debe başlıkları

en son gerçekten mutlu hissedilen an

  • yağmurdan sonra sokakta biriken su birikintisinde kağıttan gemi yüzdürmeye çalışırdım. gemi bir uçtan bir uca batmadan, sağa sola sapmadan gidebilirse mutlu olurdum. o zaman değil ama şimdi düşününce gerçekten mutlu olduğum son zamanlarmış. şimdi kağıttan gemi nasıl yapılır onu bile unuttum. işe giderken su birikintisi görünce neresinden geçeceğimi şaşırıyorum. o gemi böyle yürümüyor artık.

  • hatırlamıyorum.....

  • 3 ay aradan sonra, biraz önce bana watsapp'tan özledim, yarın görüşelim yazdığı an ... bu gece uyuyabilir miyim? yarın ne giyeyim?
    seksi mi?
    hanım hanımcık mı ?
    yoksa ortaya karışık mı?
    hafif makyaj şart!
    sabah duş alayım, saçım daha iyi şekil alıyor.
    biliyor musun, ben de seni çok özledim.

  • hatırlamıyorum. çünkü yaşadığım bir çok mutluluk tamamen yalanmış. onları silince geriye birşey kalmıyor...

  • doğum günümde kök hücre bağışı için verdiğim kanın başka bir hastayla 10/10 uyumlu olduğunun haberini aldığım gün. eve gidince mutluluktan ağlamıştım. umarım en kısa sürede nakil gerçekleşir ve en azından bir kişi sağlığına kavuşur.

  • geçen gece benzinlikteyim. lanet olası sigara olayı için girip çıkacağım. araca geri dönerken biri arkadan ismimle 'abi' diye seslendi.

    dönüp baktığımda sima tanıdık geliyor ama çıkaramıyorum. sonra kendisini tanıttı. eleman 17 yaşlarında zayıf esmer bir delikanlı. kendisiyle uzun uzun 3-4 kere sohbet etmişliğimiz var. ama baya güzel ve sohbetimiz olmuştu. bir iki ufak paylaşımımız da oldu kendisiyle. kendisini küçükyalı çocuk esirgeme kurumunu ziyaretlerimde denk geldikçe konuştuğumuz delikanlıydı. o zamlar 13-14 yaşlarındaydı. unutmamış. bir de insan gibi insan olmuş hani. gördüğü için sarılıp ağladı. teşekkür edememiş o zamanlar şimdi teşekkür etmek istedi.

    tarif edemediğim bir mutluluk yaşadım. sizin için basit bir şey başkalarına çok fazla anlam katabiliyor.

    sonra telefonumu vermek istedim. bir sıkıntın ihtiyacın olursa ararsın dedim.

    'yok abi hiç bir isteğim. almayayım telefonunu zaten ben de kullanmıyorum. şimdi aramak isterim ararım açmazsın. duygusal adamım ben gönül koyarım istemeden.' diyince düşündürdü herif. dedim şu adamın olgunluğuna erişemedim. neyse oturduğum siteyi gösterdim uzaktan. dedim olurda lazım olurum güvenliğe söyle yeter dedim. sarıldık ayrıldık.

    mutluluk ne diye sorarlarsa o andan beri bu geliyor aklıma.

  • mutluluk ne la? ahahahah

  • sabah oğlana waffle yaptım.

    beyefendi muz istemiyomuş içinde. ona amele waffle'ı yaptım sadece nutellalı.

    muzlu blueberry'li mis gibi waffle'ı da ben yidim. oh.

  • mersin sahilinde, sabahın kurşuniliğinde denize karşı şafağın sökmesini beklerken, bir köpeğin yanıma gelip oturması ve şafak sökene kadar oturduğu yerde yarı mahmur bir eda ile çenesini yere yaslayıp benimle beraber denizi izlediği andı. ürküp gider diye başını okşamaktan bile çekinmiştim.

  • bugün kemoterapinin birinci aşaması biten eşimi hastaneden çıkarıp kucağımda eve götürmeden önce küçük bir kaçamak yaptım.

    arabayı falezlerin deniz gören yerine çektim.

    güneşin batışını görmek isterdim ama zaman öğle vaktiydi.

    arabanın içinde hiç konuşmadan birbirimize baktık bir süre. sonra bu sessizliği yorgun sesiyle o bozdu:

    "buraya neden geldik?"

    "seni çok sevdiğimi evde söylersem bu manzara kadar etkili olmaz diye..."

    "evimizde söyle. orası buradan daha güzel."