cüneyt özdemir

  • amerika'dan sıkıldığını falan düşünmüyorum. söylentilere göre kanal d'nin başına geçmesi için teklif almış, dönüş nedeni bu. tabi bu makama gelebilmesi için fiziksel dönüş yetmeyeceği için fikirsel dönüş evresine girmesi de gerekiyordu. tam olarak bu evrede şu an. damat bakan hakkında yaptığı espriyi bir gün sonra düzeltmek zorunda kalmasının da sebebi bu. insanlara sürekli ergen diyor ama kendisi fikren ergendir, oturmuş bir duruşu yoktur.

  • başlığında mütemadiyen fahrettin altun güzellenen kişi. bu tayfa aynı zamanda cüneyt özdemir de güzelliyor. ilginç bir ikili oluştu kendiliğinden.

    "fahrettin altun olayi, kabul edelim o kadar da büyük bi olay degildi. hatta tam tersi adamin, mutevazi hayatini ortaya koyup, az kalsin deger lutfediyordunuz." demiş mesela bir suserimiz.

    söz konusu kişi bir devlet yetkilisi. kamuya ait bir araziyi, pandemi ilan edilen ve belli yaştaki vatandaşların evden dahi çıkamadığı günlerde kamunun düzenlediği bir ihale ile kiralıyor.

    kiraladığı alan boğaz öngörünümüne dahil ve aylık 258 tl'ye gitmiş. burada bir yapılaşma yapılıyor. (bu kısmın önemini boğaz öngörünümü nedir bilmeyenlerin anlamaması normal. cüneyt bey de ankaralı, konuyu bilmemesi normal, bir mimar tanıdığına sorabilir) bu tespit edilince de yıkılıyor. bu arada haberi yapanlara terör soruşturması açılıyor. haberi yapan gazeteciler ve ilçe başkanı ifadeye çağrılıyor. konu hakkındaki haberler mahkeme kararıyla engelleniyor.

    cüneyt bey de bu kadar olay üstüne, "başka işiniz yok mu?" diyor. bu ülkenin resmi olarak yüzde 17'sinin başka işi yok cüneyt bey. başka işleri olmadığı için de 258 tl'ye boğazda nasıl arsa kiralanır merak ediyorlar. siz bu haber nedeniyle gazeteci arkadaşlarınızın başına gelenleri merak ettiniz mi mesela?

    sizi artık sadece evine 5 maaş giren bir insana "mütevazı" diyebilen insanların savunabilmesi bundan işte. merak ettiğimiz şeyler farklı.

  • koyunun olmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi derlermiş. şanssız kuşaksınız olm. siz gazeteci görmediniz, bir uğur mumcu tanımadınız.

    elinde selfie çubuğu amerikan sokaklarında mahallenin delisi gibi kıkırdaya kıkırdaya gezip binlerce mil öteden bile iktidar götü yalayan adama gazeteci diyorsunuz.

    size her şey müstehak.

  • adam sürekli hükümeti övüyor, memleketin ne kadar müreffeh muhalefetin ise tu kaka olduğunu anlatmaya çalışıyor. hadi tamam da bunları neden sürekli bok attığı amerika’dan yapıyor? gel kardeşim sarayın bahçesinde nagehan’la, yavuz bingöl’le takıl güzel güzel ne işin var oralarda..

  • kendini mağdur gösterme (check)

    ben tek, siz hepiniz tripleri (check)

    iktidar üyeleri için onda birini sarf edemeyeceği sözleri muhalefet için rahatça kullanma (check)

    gerçek bir gazeteci gibi kibarca programa davet etmeyip mafya gibi saat söyleyerek meydan okuma (check)

    buyrun size cüneyt özdemir...

    ne olduğunu sanmıştınız?

  • şeyma subaşı’nı yayına davet edip, yayında onunla dalga geçmeye çalışarak bundan malzeme çıkarmaya çalışan bir zat.

    yayında şeyma üslubunu bozmayıp, normal cevap verince saçma sapan yerleri twitter’a taşıyarak yayından sonra prim yapmaya çalıştı ama bu kendi karakterini ortaya çıkardı. ben kendisini takip eden birisi olarak unf ettim.

    ibizaya davet etmiş kadın seni, ki bunun kibarlık olarak olduğunu düşünüyorum mesela birisine bi yerden bahsederken sen de gel bir gün dersin ve o asla olmaz ya onun gibi ki gerçekten de davet etmişse bu senin hayatında ibiza görmediğin anlamına mı geliyor birisine istanbul’da birlikte takılalım dediğin o hiç istanbul görmemiş mi demek oluyor.

    işinize gücünüze bakmanızı tavsiye ediyorum. yayına davet ettiğiniz birisi ile dalga geçmeye çalışmak (ki beceremiyor da dalga geçilecek bir şey yok çünkü ortada) hiçbir meslek etiğine sığmaz.

  • ekrem imamoğlu’na duyduğu nefretin sebebi, seçim öncesinde imamoğlu’nun bu youtuberın program teklifini reddetmesidir. bunu zaten kendi açıklamıştı, sitem etmişti. o günlerden bugüne imamoğlu denildiğinde yüzü düşüyor, morali bozuluyor. dokunsan ağlayacak.

    bu amcamız tatlı su gazetecisidir. ırak savaşı esnasında dünyanın her yerinden gazeteciler tüm riskleri alarak sahadan haber geçerken, hatta bir kısmı basın şehidi olurken kendisi abd filosuyla takılmış, sonra da buna savaş gazeteciliği demiştir. hadi oradan! sen ancak kendin gibileri kandırırsın!

    cüneyt hızlı yol alıyor. bir yıla kalmaz ahmet hakan kıvamına gelir. zaten arada cbaşkanının uçağı için kendisine neden teklif yapılmadığını şakayla karışık söylüyor, yüzünde de o samimiyetsiz gülüşü... teklif gelse gazetecilik etiği falan bunun sikinde olmaz. zayıf karakterlidir.

    “birand yaşasaydı...” diye cümleye başlasam, gerisini herkes tahmin edebilir. ve aklı başında olan herkes üç aşağı beş yukarı benzer şekilde cümleyi tamamlar.

    şöyle sonlandırayım: cüneyt’e para verin, gerisini düşünmeyin.

  • erkan tan’ın zıplamayanı

  • california'dan susamam, korkma, korkmayın gibi naralar atan komik arkadaş. ayrıca kendisine günaydın demediği için 12 yıllık çalışanı işten çıkartıp ekmek parasıyla oynamış ve bunu gülerek anlatıyor. tey allahım... emin olun bu ülkeye en çok zarar veren kişilerin başında ego patlaması yaşayan bu tipteki adamlar gelir. iyi ki gitmiş ülkeden çok sevindim.

    ayrıca kendisi youtube videolarına yapılan eleştirel yorumları itinayla siler. eleştiriye kapalı bir arkadaş. zaten böyle yürüyen egolardan çok şey beklememek lazım.

  • son dönemlerde aşırı derecede hypelanan, adeta gözümüze sokulmaya çalışılan şahsım adına enes batur'dan bir farkı olmayan gereksiz kişilik/youteber. ekşi sözlük herkesi negatif boyutta eleştirme yeri gibi görünebilir lakin hakikat bu değildir. bu başlık altında bu şahsı öven insanlar mevcut. övebilirler de. herkes, herkesi sevmemek zorunda olmadığı gibi herkes herkesi de sevmek zorunda değil. burası hasbel kader de olsa özgür bir platform.

    bakın kıymetli arkadaşlar, yaşlarınız genç olabilir. bazı şeyleri hatırlamayabilirsiniz. ben bu adamı çok net hatırlıyorum. 2013 yılı haziran ayıydı. pek sevgili tarafsız gazeteci cüneyt bey, şöyle bir tweet atıyordu

    ''biber gazı çokluğuna rağmen ben polisin hala kontrollü bir müdahale yaptığını düşünüyorum. bu manzarada bilanço çok daha kötü olabilirdi.''

    tabi kendisi bu tweet'i sildi. ilerleyen zamanlarda ama mesela harun tekin'in kendisinin o tweetine attığı mention halen daha duruyor.

    https://twitter.com/…ekin/status/341322619259334657

    daha sonra aldığı tepkiler vesilesiyle kendini açıklama gereği duymuştu ama özrü kabahatinden büyüktü;

    https://twitter.com/…emir/status/341328441746010113

    cüneyt özdemir hiçbir zaman gazeteci olamadı bazılarımızın gözünde. he tabii ki tek derdi "herkesin gözünde gazeteci olmalıyım" değildi, sallar ya da sallamaz ayrı konu ancak hiçbir zaman tarafsız değildi. her zaman popüler olma aşkı güden ama her seferinde orta yolculuk oynayan bir insandı. gazeteci tarafsız olmalıdır, bizim ülkemizde bu pek sık rastlanan bir şey değildir. yıllarını doğan grubunda harcadı. cnn türk açıldığından beri orada. hatta kurucularından. yani yönetimsel belli konularda söz hakkı var. etmiş midir? "yeter artık bu penguen belgeseli yahu?!" falan demiş midir? bilemiyoruz. tweet atmıştı lakin yine samimiyetsizlik akmakaytı her harfinden. arada hafif muhalif olurdu, izleyenin ağzına bir parmak bal çalardı sonra tekrar latent bir şekilde iktidar överdi.

    geçen yıllar kendisini de değiştirmedi. bir ara anchorman oldu tüm samimiyetsizliği ve iticiliğiyle. sürekli göz önünde olmaya çalıştı, her zaman yaptığı gibi. bir kurtulamadık şu adamdan. yahu bakın arkadaşlar, ben evde oturan(işsiz) kendi hayat mücadelesini idame ettirmeye çalışan, kendi halinde gariban bir insanım. rafine zevklerim falan da yok. ben evde gün boyunca kendimle, problemlerimle yüzleşmekten bıkan ve usanan, bunları da ne bileyim işte; oyundu, filmdi, twitter'dı, buraydı yahut youtube'tu kullanarak bir şekilde aşmaya çalışan, kafasını berraklaştırmaya çalışan bir insanım. arkadaş, buraya giriyorum bu adam. twitter'a giriyorum bu adam. yemek yiyeceğim 5 dklık bir video açıyorum youtube'dan, sağda prometed video önerisiyle yine bu adam. videoyu engelliyorum, anasayfaya gidiyorum yine yine bu adam. cüneyt özdemir bey, maşallah beyhude harcayacak ne çok paranız varmış? yoksa temel ihtiyaçlarınız; barınma, yeme&içme ve gündeme gelmek mi?

    bu şahıs belli ki aşırı hırslı bir adam. geçen yıllar kendisinden bu konuda hiçbir şey götürmemiş. maşallah. oldukça stratejik bir evlilik yapmış. türker inanoğlu ile gülşen bubikoğlu'nun tek çocuğu olan zeynep inanoğlu ile evlenmiş. türker inanoğlu epey zengin bir adam. kendisi yeşilçam'ın patronu gibi bir şeydi. o yıllarda yaptığı servetini de mantıklı kullanmış. kızına epey iyi bir eğitim aldırmış. kızı, koç lisesi'ni birincilikle bitirmiş sonra harvard'da elektrik elektronik mühendisliği okumuş daha sonra da cambridge'de bilgisayar dili, metin ve internet teknolojisi üzerine master yapmış, bir sürü muazzam iş yapmış. kendisinin cv'sini inceledim. incelerken, hicap duydum. çok başarılı bir kadın ve çok da takdir ettim. zira babasına bağlı kalmamış, süper bir kariyer yapmış. bilirsiniz, zengin babaların çocukları çoğunlukla başarısız olurlar ve hayatlarını babalarının servetini yiyerek geçinirler. o kendi rotasını çizmiş, kendi ayaklarının üzerinde durmayı tercih etmiş. çok da başarılı olmuş. helal olsun kadına. ancak sonrasında da cüneyt özdemir ile evlilik yapmış. kendisi şu anda palo alto networks'te chief marketing officer'imiş. şirket san francisco'da. epey iyi kazandığı bilgisini vermeye gerek yoktur sanırım. şuna gelmek istiyorum; şu anda cüneyt özdemir, eşinin nüfuzuyla california'da o itici ve samimiyetsiz gülüşüyle videolar çekip durmakta. he bekar olsa cnn türk sebebiyle muhtemelen bir b1-b2 vizesi alırdı, 10 senelik. 6 ayda bir giriş çıkış yapardı falan(belki de greencard'ı vardır bilemem). bence, şu anda oturduğu evde ne bileyim şu andaki standartlarınıa da sahip olamazdı. yine güzel yaşardı ama bu kadar rahat olamazdı. alınmayın cüneyt bey, yermek için söylemiyorum fakat bu bir fact.

    bu genel durum, geçen günlerde yaptığı şeyma subaşı geyiğiyle bir tezat oluşturuyor. kimdir şeyma subaşı? şu sıralar en popüler gold diggerımız. vasfı nedir? acun ılıcalı'nın eski karısı olmak. bakıyoruz, cüneyt özdemir'e. kimdir? güya gazeteci. gazeteci olarak bir başarısı var mıdır? muhakkak 3-5 kimsenin umrunda olmayacak ödülü ne bileyim x üniversitesi'nin yılın gazetecisi seçmişliği vardır. ama sahiden kimdir? tarafsız mıdır? değildir. ya bunu da geçtim. birand'ı da sevmezdim ama adam hiç değilse 32. gün gibi çok önemli bir iş yaptı ve bunu yıllarca sürdürdü. uğur dündar ki onu da sevmem. yıllarca arena'yı yaptı, sundu, evvelinde trt'de bir sürü haber yaptı falan filan. fatih altaylı mesela. bu kadar baskının, dayatmanın olduğu bir dönemde teke tek programında(cübbeliyi çıkarması hariç tabi) çok kıymetli adamları çıkarıp, çok güzel programlar yaptırdı ki 2010'da yaptığı, kürşat demirci'nin konuk olduğu bu bölümü izlemediyseniz tavsiye ederim. kürşat bey akıyor. derya adam. dinlerken hakikaten keyif aldım ve fatih altaylı gıcıktır mıcıktır falan ama şimdi sezar'ın hakkı sezar'a, adam muhabbetleri dinleye dinleye kendisini çok geliştirmiş. her konuda kör topal bir bilgisi var ve bilgisi olmadığı hususlarda konuşmuyor, susuyor, dinliyor. zeki bir adam.

    heh, geldik işin cüneyt özdemir kısmına. şimdi bu adamlar da gazeteci. bu da gazeteci. ki uğur mumcu, çetin emeç gibi gazetecilerin ismini zikretmedim çünkü hakaret olur. kariyerini savaş muhabirliğiyle parlatmış. yani coşkun aral da savaş muhabiriydi. kıyaslanabilir mi? ya rahmetli savaş ay da savaş muhabiriydi. o adamın anlattıklarını bile hatırlıyorum da bu adama dair hatırladığım hiçbir şey yok. bu ona uyuz olduğum için değil. misal yukarda defaatle "sevmiyorum" dediğim insanların yaptıkları güzel şeyleri hatırlıyorum. objektifim. cüneyt özdemir'de tek bir tane güzel bir şey yok. kunter kunt'u bile hatırlıyorum ya. levent kırca hatta hamit el sabah & cevat kelle ikilisini yaratmıştı ondan o dönem ondan ilham alarak. bu adam o kadar silik, o kadar orta yolcu bir gazeteciydi ki ne kimse iyi bir işini hatırlar ne de iyi anar. ancak yazıyorsun google'a "cüneyt özdemir kimdir?" diye. ne ödüller, ne plaketler, "5n1k ile uzun yıllar harikalar yarattı"lar. ya biz de izledik arkadaşım, neyin harikası? adam gelmiş 50 yaşına. 50 ya. yarım asır. tek bir dişe dokunur ne iş yapmıştır? reza zarrab davasındaki haberleriyle türkiye gazeteciler cemiyeti’nin "en iyi tv haber programcısı" ödülünü almış mesela. yahu sarışın, balık etli bir abla vardı laikçi teyze kıvamında o ağır taraflı olmasına rağmen, mimikleri berbat, aşırı şımarık olmasına rağmen cüneyt özdemir'den daha iyi bilgi veriyordu. ödülü alma sebebi de resmi gazeteci sıfatıyla davayı takip eden tek türk olmasıydı herhalde.(başkaları varsa da biz görmedik)

    yani özetle cüneyt özdemir, kendisi de fark etmiş olacak ki gazeteciliği falan boşvermiş "zaten yapmıyordum ki ehehehe" diye vlog çekerek youtuberlığa sarmış. gazeteci diyemezdim kendisine faal gazetecilik yaptığı dönemler ama youtuber diyebilirim. ilgi çekmenin hakkını veriyor. türk halkının nelere duyarlı olduğunu iyi tahlil etmiş 30 yıllık meslek hayatında. mesela ilk bu adamı takip ettiren şey neydi, burda ve twitter'da günlerce kafamızı şişirdiler. çocukluktan kalma bir aşk hikayesi. "ertelemeyin :(" konseptli bir hikaye. türk halkı sever böyle mutsuz sonla biten acıtasyon içerikli, yarım kalmış aşk hikayelerini. sırf takipçi çekmek için bilinçli anlatılan bir hikâye. aynı dönemlerde sözlüğe de geldi. ordan da biraz takipçi yaptı. şimdi şeyma. şeyma subaşı benim asla anlam veremediğim ve veremeyeceğim bir üne sahip. instagram'da milyonlarca takipçisi var. son derece gereksiz bir şahıs. kendisi de iyi hit getireceğini bildiği için ordaki fırsatı görmüş ama win win oldu. şeyma'nın kitabının reklamı yapıldı(reklamın iyisi kötüsü olmaz) cüneyt özdemir takipçi ve izlenme elde etti. sözlükte garip bir şekilde her videosu sonrası başlığına entryler giriliyor falan. kuzum siz her izlediğiniz şeyi yazıyor musunuz buraya? 2003-2009 arası böyle okan bayülgen'in programlarını izlerken buraya "an itibariyle şöyle şöyle yapılmakta olan..." diye entry giren tipler vardı. okan bayülgen'in para vermediği paralı elemanları. bunlar da öyle midir bilmiyorum fakat gereksiz bir övgü ve gündeme getirilme durumu var, tiksinti verdi ve ben de koptum bunları yazıyorum.

    sayın, özdemir. öncelikle belirtmek isterim ki, gülüşleriniz ve kahkahalarınız ziyadesiyle itici. uzun yıllardır onbinlerce tv figürü tanıdık, gördük. aralarında en zorlama kahkahayı atan şüphesiz bir sizsiniz, diğeri de zerrin özer. ikinci olarak samimiyetiniz hiçbir zaman var olmadı. insanlarla "samimiyim ben" tripleriyle vloglarınızda konuşuyorsunuz. lakin değilsiniz. bu kabak gibi belli oluyor. yeni jenerasyon anlamaz. youtube'un da kahir ekseriyeti onlar. avantajınız bu. ancak eski topraklar, o samimiyetsizliği ormanda yaralanmış bir ceylanın kanının kokusunu alan kurtlar gibi alırlar ve sizde bu samimiyetsizlik o kadar bariz, o kadar galiz ki bunu cümlelere dökebilmek benim için "bile" çok zor. benim gözümde şeyma subaşı'ndan farkınız yok. şeyma subaşı boş bir celebrity olabilir, gereksiz olabilir, gold digger olabilir hepimiz hem fikiriz. yazdığı kitaptan beklentiniz neydi? yeni bir gorki mi bekliyordunuz? yazdığı kitap ne olabilir? bomboş içerikli bir kitap olacaktı elbette. yayınevi, ününü kullanarak kitap yazdırmış. takipçileri alır. yayınevi de şeyma da kazanır staratejisiyle çıkarılmış bir kitap. elbette ki hayatın anlamı olmayacaktı. bir sartre, bir camus tadı arıyordunuz sanırım okumadan evvel? hay aksi nasıl da hayal kırıklığına uğratmış kız sizi. üzüldüm. konuya dönecek olursak, sizi ayıran pek bir fark yok. evet o kadın acun ılıcalı sayesinde var oldu. ünlendi. siz, eşinizden önce de pekâlâ vardınız. bir şeyler yapıyordunuz. size eşiniz sayesinde var oldunuz diyemem bu öküzlük ve hak yeme olur ancak şu andaki varlığınız, amerika serüvenleriniz falan onun vesilesiyle oluyormuş gibi geliyor. bana ve birçok insana da. herkese değildir tabi. dolayısıyla bu da sizi, pratikte olmasa da teorik olarak şeyma'nın lezzet benzeri yapıyor. "ben o kadar boş insan mıyım, ben böyle cümleler yazar mıyım?" diye çıkışabilirsiniz. sizin de vaktiyle neler söylediğinizi yukarda paylaştım.

    şimdi değinmek istediğim son iki şey kaldı. birincisi atilla taş mevzusu. atilla taş için kim bundan 20 yıl önce ham çökelek iken, garip gurip danslar edip, o kulak tırmalayan sesiyle her yerden çıkarken bir gün gelecek memlekette yargı dağıtacak derdi? bugün geldiği nokta bu. adam sonuna kadar haklı. bakın atilla taş'ı da sevmem. siz korkup, hep orta yolculuk yaparken o adam hapis yattı. "bile" derken? atilla taş berbat bir şarkıcıyken bile sizden daha fazla gazetecilik yapmıştır. yani bugün ikiniz ortadan kaybolsanız emin olun atilla taş'ı anan ve arayan daha çok insan çıkar. çünkü sizin yaptığınız "kimseyi incitmeden, kimseyi küstürmeden gazetecilik" ekolünü bugün binlerce adam yapıyor bu ülkede zaten. twitter'da 6.71 milyon takipçiniz varmış. bana organik bir rakam gibi gelmiyor. 10 yıldır twitter kullanıyorum. twitter'ı avcumun içi gibi bilirim. twitter'ın faal türkiye kullanıcısı 3 milyondur. hatta facebook'un kullanıcısı sayısı twitter'dan çok daha fazladır türkiye'de. instagram'ın da twitter'dan fazla olma ihtimali var. araştırmadım instagram'ı ama facebook için eminim. 6.71 milyon takipçili adamın facebook sayfasının kaç takipçisi var? 3806. instagram? 500.000. instagram takipçi sayısı bile organik durmuyor. paylaştığınız videoların ortalama görüntülenme sıklığı 80-100k arası. bazı videoları 400-500k görüntülenme almış, onlar da kemik takipçileri tarafından yürütülmüş videoları. bol like almış, yorum almış videolar diğer insanların timeline'ına düşüyor ve onlar da görüp izliyor belki onlar da beğeniyor, onların sayesinde de başka timelinelara düşüyor ve bu döngü epey gidiyor. youtube'da da 1 milyona ulaşmış. 1 milyon takipçisi olan birisiniz, niye son attığınız "tosuncuk" videosu 190 binlerde takılmış? en nihayetinde şeymalı videodan 2 günde 2 milyon izlenme almayı başarmışsınız. hadi herkesin ilgisini çekmez falan, takipçi oranıyla izlenme oranı çok fark ediyor. bunu biliyorum. atıyorum bir kanal var 400k takipçisi var. videoları ortalama 50-150k arası izlenme alıyor. nadiren bazı videoları yürür, trendlere falan girer. 300-500k bazen 1-2 milyon izlenme alır. böyledir bu. 1 milyon takipçili adamın da videoları bir zahmet 200-250k izlensin. ancak o da olmuyor. burda bir tezat var. bir şeyle itham etmiyorum ama durum göründüğü gibi değil sanki. belki de ben hiç bilmiyorumdur bu işleri ve bariz şekilde yanılıyorumdur :)

    kendisi için "hırslı" demiştim ya yukarıda bununla alakalı bu durum. çok ünlü, çok önemli biriymiş gibi görmek/göstermek istiyor kendini. ancak bir yandan "tüm bu ünüme rağmen bakın ne kadar da samimiyim" intibası uyandırmaya çalışıyor. bu da ziyadesiyle itici duruyor.

    son olarak cnn türk mevzusuna değinmek istiyorum. bu entry'i buraya kadar okuyabilmiş sevgili genç kardeşim, yaşın 15'tir 16'dır belki 21'dir 22'dir. sen bilmezsin bu cnn türk tayfasını. bunlar çok tuhaf insanlar. bunlar ün sahibi olmak için ve iyi para kazanmak için ideallerini çöpe atmışlardır. cnn türk geçmişli yahut hali hazırda çalışıyor olup da tarafsız olabilmiş, gerçek anlamda gazetecilik/televizyonculuk yapabilmiş tek bir insan yoktur. ahmet hakan... şirin payzın... cümle kurmaya dahi gerek yok. nagehan alçı... daha da sayarım da benim son sayacağım insan son günlerin popüler ismi, ilgi çekmek için adeta çırpınan bir wannabe cüneyt özdemir. cem seymen. biliyorsunuz, kendisi ülkede liyakat olduğunu, torpil olmadığını düşünen bir modern çağ düşünürü. bir felsefeci. orta gelirli eski bir belediye başkanı ve eski vekilin oğlu. vaktiyle öğrenciyken biriktirdiği parayla çantasını alıp abd'ye gitmiş :) ya yok random atacağım adsaljdksakjakjsakjsa bir kişi kendisi. evet hangimiz şu an günde 16 saat, haftada 1 gün izinle asgari ücret alıp, biriktirebildiğimiz(!) paralarla abd vizesi ve abd uçak bileti+cep harçlığı yapmıyor ve gitmiyoruz ki? hepimiz geçtik bu yollardan. enivey, sayın pek kıymetli cüneyt özdemir şu anda california eyaleti sınırları içinde yaşıyor. yani yurtdışında. peki sevgili meslektaşı ve kanaldaşı cem seymen'in yurtdışında yaşamayı onursuzca görmesi sizce kaç point? video burda;

    https://twitter.com/…sit/status/1049965807470608384

    acaba cüneyt özdemir ne düşünüyordur bu konu hakkında bir yurtdışında yaşayan insan olarak? hadi dalga geçiyorsunuz ya şeyma ile bilmem ne ile hadi cüneyt özdemir beyefendi, on numara mizahlık malzeme bırakıyorum size. buyrun. bakalım yapabilecek misiniz? ben hiç zannetmiyorum. ayrıca hangi ajansla çalışıyorsanız pr işi için, bırakın. zira aşırı kötüler. paranıza yazık. daha da yazarım, bilen bilir ama sıkıldım. çok lüzumsuzsunuz. gülüşünüz aklıma geldikçe reflüm azıyor. iyi geceler.