debe başlıkları

yazarken ellerini birakan herif26
ekşi sözlük profili

  • 25 eylül 2017 şenol güneş basın toplantısı

    fatih terim kadar yüreği olmayan herifin basın toplantısı.

    fatih terim olaylı mersin maçından sonra çıkıp; "hakaret ettim" demiştir. "ben buyum" demiştir. "hislerimi belli ederim" demiştir.
    "bundan dolayı eğer ceza yiyeceksem, devam! ben buyum, yalanla dolanla kalamam öyle, bir şey yapmadan atıldım. atıldıktan sonra da her şeyi yaptım. evet! onun cezasını çekerim ben!" demiştir.

    "galatasaray camia'sı bu!" diyerek de olaya noktasını koymuş ardından 9 maç ceza yemiştir.

    kendisini sevmem ama kendisi 756123 şenol güneş eder.
    taşak böyle bir şey.

    milletin annesine orospu dedikten sonra "mırın kırın ben öyle demedim ki gak guk" etmenin nasıl bir şey olduğunu da beşiktaş camiasından şenol hoca'ya bakarak öğrenebilirsiniz.

  • jahrein

    (bkz: jahrein kim amk)

  • bafetimbi gomis

    gol attigin pozisyon oncesinde ataga cikan kasimpasa defansindan topu cal, 1

    topla bulusan takim arkadasin sana pas vermeden once yine rakip defansa fake atip kendini bosa cikar, 2

    pasi almadan once iki kere ofsayttan cik, pas bekle, 3

    gelen topu mukemmel sekilde stop et, 4

    topu cekip rakip kaleciyi ve stoperi pazara yolla, 5

    zayif ayaginla koseye yuvarla, 6

    eeee butun bu boklari yedikten sonra, "kusura bakmayin abi, kazara oldu" diyemezsin. inanmazlar.

    sikerler olm, hepimizi sikerler.

  • selçuk inan'ın aşırı adamlık içeren röportajı

    beinsports'a verdiği beyin yakan röportajdır.
    video

    özet: adamlık, adamım ben, sen adam mısın, çünkü demin söylediğim gibi ben adamım, adamlıque, adam gibi duruyorum şu an, bana bakınca ilk ne görüyorsun mesela ben bir adam görüyorum, 0 ile 10 arasındaki bir ölçekte en az arda turan kadar adamım, hayır bu kadar şaşırılacak bir şey yok çünkü hep adamdım zaten, adam olmak önemli, adam gibi adam olmak en önemlisi, bir adamdan daha fazla, adam gibi adam, yani adam^2, iki kere adam gibi, a d a m

  • jason denayer

    galatasaray'in; drogba'li, sneijder'li, melo'lu zamanlarinda 6+0+4 yabanci sinirlamasini getiren federasyon, galasataray'in yukselisini durdurmak icin yine yabanci siniri kurali koyup bunu sezon sonu aciklayacaktir.

    yoksa bu takim bu ligin anasini sikecek. asamoah da gelince evlere senlik bi sezon izleyecegiz.

    kaldi ki su anki galatasaray bile orospu cocuklarini cildirtmaya yetiyor. bu takima; feghouli, denayer ve asamoah katilinca bi sekilde onunun kesilmesi gerekecek.

    bu entry dursun burda.

  • yasin öztekin

    burada önemli olan yasin öztekin değildir.

    sahada 90 dakika boyunca it gibi bir oraya bir buraya depara kalkmış rodrigues'tir.
    oyuna girdiği andan itibaren koşan eren derdiyok'tur.
    gol atmak için hırsından deliren ancak buna rağmen bencillik yapmayan bafetimbi gomis'tir.
    maçın son anına kadar yaptığı presten vazgeçmeyen mariano'dur.
    sahada abartıdan uzak, sadece işini yapan fernando'dur.
    bir takım görüntüsü çizen diğer değerli futbolcularımızdır.

    bu adamın maçta yaptıkları kendisini bağlamıyor. bu adam, bu güzel insanların emeklerine saygısızlık yapıyor. bu adam takım içindeki pozitif havayı sınırları olmayan iticiliği ve bencilliğiyle sabote ediyor.

    selçuk inan için de yazdıklarım aynen geçerli.
    ikisinin de götüne ivedikle tekme basılmalı. uzun vadede bu hareketlerinin sonucu trajik olacak.

    bu adamların götüne teneke bağlanıp yollanmıyorsa, taraftar tepkisini ciddi şekilde koymalı.

    yaptıkları şey, bencillikten öte sabotajdır.

  • wesley sneijder

    2016/2017 sezonu,

    podolski; 17 gol + 8 asist (gonderildi)
    bruma; 11 gol + 8 asist (gonderildi)
    sneijder; 5 gol + 17 asist (?)

    selçuk; 6 gol (4'u penalti) + 3 asist (galatasaray'in evladi)

    o izdirabini sikerim dursun, aklindan bile gecirme (:

  • 14 haziran 2017 londra'da 27 katlı binadaki yangın

    "bizde de el kadar bebeler yurtta öldü" diyerek ölüm yaristiranlar bile gelmis. o binada yanan insanlar icin sirf londra'da yasiyorlar diye kinayeli kinayeli masumlar, magdurlar yakistirmasi yapilmis.

    vay amina koyim arkadas, vay vicdanini sikeyim.

    su goruntuleri izledikten sonra aklina gelen ilk sey bu olabilir mi ya insanin.

    aklim dilim tutuluyor, bu nasil bir orospu cocuklugudur ya.

  • 3 haziran 2017 güngören saldırısı

    hayır, başlık sahibine niye küfür ediyorsunuz.
    adam bilgi aktarmaya çalışıyor. yok kaynak nerede, yarak nerede?

    çok duyarlıymış tribinizi sikeyim. al götüne sokarsın şimdi kaynağı.

  • 24 mayıs 2017 afc ajax manchester united maçı

    bugun bu kupaya "cok sikko ya valla zorla izliyoruz" diyen adamla, gecen ay seri penalti atislarinda kalp krizi gecirdigini iddia eden adam, ayni adam.

    yazik lan, kuruldugu gunden beri hic alamadiyda demek ki..

  • 18 mayıs 2017 dolar kuru

    her klavyesi olan yazmasın arkadaşım şu sözlüğe!

    borsayı ve internetin bok çukuru denilen yerleri yıllardır yakından takip eden biri olarak dolardaki bu sıçrayışın nedenini size elimden geldiğince anlatayım.

    şu sıralar internetin arka odalarında konuşulan bir iddia var.
    erdoğan ile trump'ın kameralar ardındaki sohbetine dünyayı yöneten büyük ailelerin ve tarikatların da katıldığı söyleniyor.
    çoğunuzun adını dahi duymadığı yahudi kökenli "nalay nid koy halla" tarikatının lideri erdoğan'a akıl uçuklatacak bir yaptırımdan bahsetmiş. ibranice orijinal metni bırakıyorum gerisi sizde.

    --- spoiler ---
    nıslıtapak relpitah mami
    --- spoiler ---

  • dursun özbek

    bence en tehlikelisi "seni o koltuktan oyle bir indirecegiz ki" diyerek vicdan masturbasyonu yapmak.

    ayni hata yillar boyu siyasal islam icin tekrarlandi.
    "sonlari yakindir", "siyasal islami oyle bir gomecegiz ki tarihin tozlu sayfalarinda bile kendisine yer bulamayacak", "bir daha bu topraklarda adi dahi anilmayacak..."

    sonuc; 15 senedir bitirilemeyen ve hatta guclenerek yoluna devam eden bir siyasal islam yapilanmasiyla karsi karsiyayiz.

    kimse yanlis anlamasin, niyetim ayar vermek falan degil.

    bazi gercekleri gorebilmek ve kabullenmek gerek.
    klavyelerinizin basindan karaladiginiz yazilar maalesef bir masalin icerisindeymissiniz gibi gercek hayatta can bulmuyor.

    gercek dunyada sonuc almak istiyorsaniz, dusuncelerinizi eyleme dokmeniz sart.

    orgutlenmeli ve ortak bi akil ile ortak bir amaca yonelik harekete gecmelisiniz.

    boyle bir taraftar hareketi baslayana kadar sadece konusmus ve kendinizi rahatlatmis olursunuz.

    uzgunum.

  • #pınarürünleriboykot

    hala bazı yumuşakçalar, yaşar holding'in "evet" dediği için boykot edildiğini iddia ediyor.
    algı operasyonuna ya da kuvvetle muhtemel bir geri zekalı olduğun için olayları yorumlama şekline ve analiz yetine sokayım.

    bu millet, yaşar holding'i evet dedi diye boykot etmiyor.
    selim yaşar, koca bir semtin basketbol takımını, sırf o semt ağırlıklı olarak hayır dediği için "tehdit" etti. sebebi bu.

    insanları bölücülükle suçladığın o algı operasyonunu ya da boktan çıkarımlarını götüne sokup uzaklaşabilirsin.
    insanları sırf zihniyetleri farklı olduğu için tehdit eden adam bölücü değil, buna tepki gösteren millet bölücü.

    yok bir kişi işten atıldıysa vebali bizim üzerimizeymiş zart zort.
    hasiktir oradan.

    o bir kişi işten çıkarıldıysa, bunun vebali halkın aklıyla taşar geçer gibi insanları tehdit eden şirket ceo'sunun boynunadır.

    seni adam yerine koyup bu yazıyı yazdığım için şimdiden pişman oldum.

  • jan olde riekerink

    taraftarimiz mal.
    her mactan sonra bu adamin basligi hortluyor.

    yemin ediyorum beyniniz yok ve bu yuzden analiz yetiniz gelismemis.

    once, dursun özbek

    tuy bitti dilimizde.
    #dursunozbekistifa

  • sözlük yazarlarının olası ölüm nedenleri

    n'abıyonuz?
    ben söyleyeyim, her gün doğal seçilimin kurbanı olmaya yaklaşıyorsunuz.

    yıllardır, kendi salaklıkları yüzünden ölen insanlarla dalga geçip etrafa darwin ödülleri dağıtıyoruz. halbuki en baba darwin ödülü'nü hak edenler biziz.

    türkiye'de yaşayan bir insansan ve türkiye'den siktir olup gitmek gibi bir şansın yoksa senin sonun büyük ihtimalle;
    bir bombalı saldırının,
    bir silahlı baskının,
    araç kullanmasını bilmeyen bir trafik magandasının,
    bir doğal afetin,
    ya da bir serseri kurşunun hedefi olmak.

    nasıl mı?

    anlatayım;

    şimdi daha 6 gün önce melih gökçek şöyle talihsiz bir açıklamada bulundu, "25 bin şehit verirsek kimse ses çıkarmasın!"
    bunun gelişigüzel bir açıklama olmadığını biliyoruz, bu sayılar beklenen sayılar. artan terör olaylarını takip eden bir yıl içinde kafadan "25 binimiz" var olarak kabul ediyorum.

    hadi diyelim ki parçalanak ya da taranarak ölmediniz. az çakal değilsiniz.
    sabah evden çıktınız servisle ya da kendi aracınızla işinize/okulunuza gidiyorsunuz.
    bam!
    noldu? orospu çocuğunun biri geldi çarptı.
    neden böyle diyorum, çünkü 2015 yılındaki trafik kazalarında "183 bin 11" adet ölümlü-yaralanmalı vaka var ve bunun %89,3'ü sürücü kusuru kaynaklı.
    183 bin 11 insan!

    hadi tamam diyelim ki yırttınız bir şekilde, iki araç arasında presslenmediniz.
    işinize/okulunuza giderken de ölmediniz. çakallıkta zirvesiniz.
    dışarda eğlenmeye çıktığında başka bir orospu çocuğunun ya da bir serseri kurşunun kurbanı oldunuz. o da olumlu.
    çünkü geri çekilip bakınca 2015 yılında türkiye’de 2 bin 175 silahlı olay basına yansıdı. bu olaylarda toplam "1951" kişi öldü.

    lan tamam kabul siz matrix neo'sunuz. kurşunlardan vıj vıj diye sıyrıldınız. çakalsınız, çakallıkta mastırsınız. benim diyen çakal sizi görünce lemur oluyor.
    bir gün evinizde oturuyorsunuz, töbe est. götüm götüm bir sallantı hissediyorsunuz. anaa, o ne amına koyim. deprem.
    evet evet, niye şaşırıyorsun ki. kandilli rasathanesi'nin açıklamasına göre, önümüzdeki 30 yıl içinde yüzde 65 oranında bir deprem riski var. tahmini ölü sayısı: 87,273.

    bu hayvanımsı sayıların en büyük nedenlerinden biri; bile bile lades diyen hükümet ve beyinleri boşaltılmış komşuların, akrabaların.
    tüm bunların dışında; senin yeterince güçlü, nitelikli ve olayların akışını değiştirecek donanıma sahip olamaman. göz göre göre sona yaklaşman doğal seçilim değil de nedir.

    bir kendine bak şimdi; kafan rahat değil, vicdanın rahat değil.
    bir komşuna bak; "memleket çoeyi"
    bir kendine bak; "çocuklarım nasıl bir ortamda büyüyecek."
    bir de komşuna; "hüloooooooooooov!"

    sen zaten bu kafayla superman olsan kanserden ölürsün amına koyim.
    sen hala burada mısın yahu,

    öldün çık.

  • para biriktirmek için yapılan tuhaf hareketler

    kullan at tras bicaklarini kullanip atmiyorum.

  • başkanlık gelmezse türkiye'nin bölünme riski var

    binali yıldırım'ın gün içinde yapmış olduğu açıklama.
    ben hiçbir şey demiyorum, bırakalım tarih konuşsun.

    şimdi düşünelim, artan terör olayları karşısında dediler ki "barış" lazım.
    barış olsun ki şehitler vermeyelim. terör örgütüyle masaya oturalım.
    biz bi' masaya otursak var ya: "wooooohoooooooooo!"

    bu isterler doğrultusunda adalet ve kalkınma partisi hükümeti tarafından çözüm süreci adı altında bir süreç başlatıldı.

    askerler sahadan çekildi, operasyonlar durduruldu.
    diyarbakır'da 1 milyonun üzerinde kişinin katılımıyla gerçekleşen nevruz kutlamalarında, imralı'da bulunan apo'nun mektubu okundu.
    apo posterleri açıldı.

    silahlar gömülüyor; her yer çiçek, her yer hüzme hüzme ışık olacak dendi.

    insanlar bas bas bağırdı: "aklınız yok mu sizin?!" diye.
    şehit eşleri, şehit yakınları kahroldu.
    aklı olan her vatandaş lanet okudu olanlara.

    e peki ardından noldu?

    çok geçmedi, pkk'dan beklenen taciz ateşleri açılmaya ve şehitler vermeye başladık.
    öyle ki tonlarca kiloluk patlayıcılar ile eylemler düzenlemeye başlandı.

    tüm bu kayıplara, tüm bu bile bile ladese karşı hükümetin açıklaması ne olmuştur sizce?

    ferhan şensoy'u utandıracak kadar düz bir "pardon".
    çözüm sürecinde terör örgütü silah stoklamış!

    hadiii yaaa?
    a aa! şu an o kadar şaşırdım ki taşaklarım uyuştu şaşkınlıktan.
    resmen a aaa!!...

    sonra noldu anlatsana biraz?

    7 haziran 2015'teki genel seçimlerde tek başına iktidar olamadı adalet ve kalkınma partisi.
    türkiye'nin neredeyse hiç alışık olmadığı canlı bomba eylemleri yapılmaya, askere ve polise karşı ciddi saldırılar düzenlenmeye başlandı.
    20 temmuz 2015 suruç patlaması
    6 eylül dağlıca saldırısı
    9 eylül ığdır saldırısı
    gibi insanları derinden sarsan saldırılar oldu.

    "istikrar yok, o yüzden böyle yav" dediniz.
    her kafadan bir ses çıkıyor dediniz.
    biz bi' tek başımıza iktidar olsak var ya: "wooooohoooooooooo!"

    seçim tekrarlandı 1 kasım 2015'te adalet ve kalkınma partisi yine tek başına iktidar partisi konumuna geldi.

    e peki, sooora noldu sayın canım cancişkolarım?

    memleketin her köşesinde insanlar canlı bomba eylemlerinin kurbanı olmaya, parçalanarak ölmeye devam etti. masum insanlar.
    işine giden, okuluna giden, hava almaya çıkmış gündelik hayatları olan insanlar ara sokakları tercih etmeye başladı

    istikrar abidesi ankara'da; beş ay içinde üç patlama oldu.
    istanbul'un en işlek caddesinde,
    en büyük havalimanında patlamalar meydana geldi.

    yazamıyorum hepsini, biliyorsunuz.
    benim takip edemediğim kadar patlama ve terör saldırısı sonucu ülkede yüzlerce şehit verdik.
    yaralanan binlerce masum vatandaşımız oldu.

    şimdi tüm bunlar yaşanmışken diyorsunuz ki;

    "başkanlık gelmezse türkiye'nin bölünme riski var."
    başkanlık olsa var ya; "voooooooooooohoooooooo!"

    ben ne diyorum biliyor musun?

    : )

  • 28 ekim 2016 cuma namazı hutbesi rezaleti

    cumhuriyet bayramı arifesinde "cumhuriyet bayramı'ndan" tek kelime söz edilmeyerek kayıtlara geçen rezalettir.

    "cami'lerde cumhuriyetten bahsedilmesini mi bekliyordun lan zübük?! orası ibadethane!" diyecek arkadaşlara şimdiden ne düşündüğümü söyleyeyim;

    evet sayın amına koyduğum, bekliyordum.

    darbeyi takip eden üç bin beşyüz hafta "15 temmuz'un" konuşulduğu, iktidar propagandasından önümüzü göremediğimiz camilerde "28 ekim 2016" günü cumhuriyetten ve cumhuriyet bayramından iki kelime laf edilmesini bekledim.

    yoktu.
    neden olsun ki? camiler ülkenin büyük bir bölümüne hitap etmek ve algı yönetmek için nimet.

    ben, lan neyse adamı dinden imandan soğuttunuz yine.

    bokunuzda boğulursunuz umarım.

  • vücut geliştirme

    uzun sayılabilecek bir süredir spor yapıyorum.

    dün lat pulldown'dayım kolları açmış bara yerleştirmişim, indir kaldır indir kaldır derken birdenbire,
    ben n'apıyorum amkq? dedim.

    farkındayım, sofistike bir kendini anlama ve sorgulama çabası değil.
    "ben, şu an napıyorum amına koyim?"

    nedir yani aşağı yukarı, aşağı yukarı.
    çok afedersiniz, "bu ne anasını sikeyim!" bile dedim. sinirlendim kendime.

    etrafıma baktım. salonun boş olduğu bi' saatti, "tek mal benim herhalde" diye düşünüp tribe girdim. o an yaptığım şey çok saçma geldi.
    kollar açık kukla gibi ağır bi' şeyleri indirip kaldırıyorum. ne şimdi bu?

    forklift miyim amk ben?!
    bu muyum? böyle bi şey miyim?!

    sikerler diyip seviyeyi yükseltmeden isyan bayraklarını çektim, tekrarı tamamlamadan hareketi yarısında bıraktım.

    çünkü, bu nereye varacak abi. yani gidip bi tenis oynasam, yakın dövüş sporlarından biriyle ilgilensem çok daha sosyal şeyler ve yine spor en nihayetinde.

    "tek derdi kaslarını şişirmek olan şekilci bir insan mıyım? benim spor anlayışım bu mu?!"

    o gazla soyunma odasına yöneldim. bu sporla olan ilişiğimi, eldivenlerimi ve shaker'ımı masanın üzerine koyup tek taraflı olarak kesecektim.

    soyunma odasına giderken verdiğim kararı gözden geçirmeme sebep olan tombalak bir dayı gördüm.
    koşu bandında cayır cayır koşuyordu. dayının da bir yere gittiği yoktu ama koşuyordu.
    belki daha sağlıklı hissetmek, belki de geceleri şehrin adaletini daha rahat sağlamak için koşuyordu. bilemiyorum. tek bildiğim azminden ve istikrarından etkilendim.

    sporu bırakma kararım kadar kötü bi kararı en son, cordoba-barcelona maçı için cordoba'ya iç saha lan sürpriz olur diyip 30tl oynadığım zaman vermiştim.

    aslında, kendim için yaptığım ender güzel şeylerden biri spordu.

    zaman zaman böyle motivasyon kayıpları ve düşüşler yaşayabiliyor insan.

    işinde, derslerinde, arkadaşlıklarında, ilişkilerinde ve aklıma şu an için gelmeyen birçok hede'de bunlar yaşanabilir.

    önemli olan bunları hiç yaşamıyor olmak değil.
    bence önemli olan bunların kısa süreli çalkantılı dönemler olduğunun farkına varmak ve devam edebilmek.

    bir de mevzubahis takım barçaysa rakibe oynamamak.

    bunlar önemli.

  • jan olde riekerink

    bu adamla beraber neden sevinmiyorsunuz lan?!

    gol atilinca en cok bu adama sarilacaksiniz!

    etrafinda 360 derece donup sevincini paylasacak birini bulamayinca tevizyonu kucaklayasim geldi orospu cocuklari.

    akilli olun.