treeoflife15
profili

  • 2 milyar dolarlık pistlerin üstüne hastane yapmak

    amaç pistleri yok etmek değil.
    amaç pistlerin yaklaşma bölgesinde imar kanununa göre kat kısıtlaması olan bölgenin kat sınırını kaldırmak.
    havaalanlarında yaklaşma bölgesi denilen yaklaşık 5 kmlik bir bölgede uçakların yaklaşırken çarpmaması için kat sınırlaması vardır.
    şimdi pistler bu özelliği yitirince o bölgede kat sınırlaması kalkıyor.
    bırakın milyar doları katrilyon dolarlık ranta ulaştılar.
    tebrikler.
    ülkeden nasıl güzel rant sağlanır uzmanlaştılar 18 yılda.

  • ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı

    felsefe, din, tarih, sosyoloji hakkında sorularım ve sorunlarım var. insanlar da cabası. hayatta soruları tersinden sorunca cevapların anlamını kaybettiğini öğrendim.

    aynı konuları aynı insanlarla konuşmak bizi bir yere götürmüyor. kısır döngü içinde kendi kuyruğumuzu kovalarken buluyoruz kendimizi.

    yeni "insan"larla tanışıp sohbet etmek, dibine vurmak isterseniz yazın.

    edit: ama lütfen okumuyorsanız, film seyretmiyorsanız, hayatta toplumun kutsadığı değerleri tatmin edip bununla övünmekten öte bir amacınız yoksa, bana yazıp ne kendi zamanınızı ne de benim zamanımı harcamayın.
    saygılar

    rootoflife

  • vasıfsız iş yapan iş yerlerinin çoğalması

    öncelikle kesinlikle hakaret amaçlı yazmıyorum, sadece içler acısı eğitim ve ekonomik durumu göstermesi açısından tesbitte bulunacağım.

    nelerdir bu vasıfsız iş yapan iş yerleri. çiğ köfte bayileri, halı yıkamacılar, oto yıkamacılar vb.

    öncelikle çiğ köfteciler: bayilik sistemi ile çoğalan virüs gibiler. eline ekmek sucuk versen tost yapamayacak adamlar gıda sektöründe iş yapıyor, tatlandırılmış fabrikasyon çamur satıyorlar. adına da çiğ köfte diyorlar. ulan ben çiğ köfte yoğururum yıllardır. evde 5-6 kişiye yetecek çiğ köfte yapmak 1 saatimi alıyor. ve yiyenler "eğer bu çiğ köfteyse diğerleri küfürdür" diyor.

    oto ve halı yıkamacılar: vasıfsız gibi görünse de aslında çok kabiliyet ve dikkat isteyen işler. ama kim takar. bir hava tankı, komprassör, köpük ve su tabancası aldın mı al sana oto yıkamacı oldun. belge istemez, diploma istemez. arabamı yeni açılan bir oto yıkamaya bıraktım. kaportasında 3 su tabancası darbesi ile geri getirdiler. gidip hesap sorunca da bize böyle geldi diye savunuyorlar.

    neyse diyeceğim şudur. bu tür meslekler asla uzun boylu bir iş kolu olarak görülmemeli. bu tür iş yapan arkadaşlar daha kaliteli iş yapan katma değer üreten sektörlere yönelmeliler. neden mi ? cevabı çok basit. birincisi herkes bu işleri yapmaya başladı. kar oranınız sürekli düşecek. gün gelecek karnınızı zor doyuracaksınız.

    oto yıkamacıların çoğu elle yıkama yapıyor. uzun ve maliyetli bir yıkama şekli. gün gelecek her şehire breaking bad dizisindeki gibi araç yıkama yapan konveyör bantlı hızlı bir araç yıkama merkezi açılacak. diğer iş yerleri kapanmak zorunda kalacak. hızlı ve ucuza yıkatmak varken neden 1 saat arabayı bir amatörün eline bırakalım ve daha fazla para ödeyelim.

    çiğ köfteciler kendi üretmedikleri bir gıdayı satıyorlar. gıda basit gibi görünse de bir gün bir çiğ köfte fabrikasında imalat hatası olur yüzlerce insan zehirlenir. ülke genelinde haber olur. kimse dönüp bir daha çiğ köfte almaz. ertesi gün tüm çiğ köfteciler kapatmak zorunda kalır.

  • içine girilmesi kolay çıkması zor şeyler

    (bkz: hapishane)
    (bkz: aşk)

    en zoru: (bkz: digitürk aboneliği)

  • pazar sabahı erken kalkmak

    asıl lanet olan pazar sabah uyumaktır. hatta her sabah uyumaktır.
    hayatın kısa olduğundan şikayet edenlerin en büyük iki yüzlülüğüdür uyumak.
    güneş doğarken uyanık olmak, hatta güneş doğarken dışarıda olmak kadar güzel bir şey yok.

  • kadınların orgazm olması haramdır

    kadınların kadın olmasını da haram yapın da birbirinizi sikin ondan sonra amk. trollükte bir yere kadar yani.

    zoraki edit: bir suser'ın uyarısı var. kadınları eylemin odağındaki obje olarak görmüşsün. hatta alternatif sunmuşsun diyor. hayır efenim asıl demek istediğim bu zihniyette insanların kadınların saçının teline bile dokunamaması lazım.
    edit 2: suriyeli göçmenlerden dinlediğim bir olay var. anneleri tarafından sünnet edilmiş kadınların zorla kendi kızlarını sünnet ettiğini anlatıyorlardı. yani bu zihniyette sadece erkekler değil ruhsuzlaşmış kadınlar da var

  • babalar yazar olsa alacakları olası nick'ler

    (bkz: buraya girmek için neye basıyoruz)

  • gerekirse twitter kapatılır

    en sonunda twitter'ın akp'yi kapatmasıyla sonuçlanacak girişimdir

  • tahta üzerinde yemek servisi

    doğal görünüşü nedeniyle, konsept yapalım diye kasan mekanların saçmalamasıdır.
    evet tahta doğaldır. üstüne oturmak için kullanırsan doğaldır. inşaat malzemesi olarak kullanırsan yine doğaldır. ama üstünde yemek servis edeceğim dersen bok yemiş olursun.

    neden mi? tahta'nın yemek sonrası temizliği aşırı zordur. üstü düz değildir. üstündeki çok küçük minik yarıklar nedeniyle elle, bulaşık bezi ile tamamen temizlenmesi neredeyse imkansızdır. endüstriyel makinalar ve ilaçlar ile temizlendiğinde kimyasalları absorbe eder. üstüne konan sıcak ete geri iade eder.

    bir de böyle servis yapan mekanlarda, tahtanın kalınlığı ile hesabın kalınlığı doğru orantılı oluyor.

    edit: tahta üzerinde yemek servisi başlığını gündeme sokmayı başardım. birçok insan bunu okuyacak ve yanlışlığın farkına varacak. bu olay, yapmacık, modern görünümlü, gösterişli gerçek kaliteden uzak tek amacı müşteri düdüklemek olan bir çok mekana baya bi masraf açacak.
    acaip sevinçliyim. *

  • iki yıllık s4te facebook uygulamasının çalışmaması

  • sırrı süreyya önder'in terörist gibi ölme talebi

    biri şehit olayım der, biri terörist gibi öleyim der. öyle oturduğunuz yerden konuşmayın.

    sizi şöyle meydana alalım.

  • tsk'nın kandile kara harekatı yapmamasının sebebi

    pkk sultanbeylide saldırı düzenliyor. adam kalkmış hala kandil diyor.

  • adblock'un reklamcılara 21.8milyar $ kaybettirmesi

    beter olun amk dediğim olaydır. beynimizi gözlerimizi s.ktiniz heryerden fırlayan reklamlarla

    adblock programlarının mobil cihazlarda kullanmaya başlamasıyla 2015 yılında zarar katlanmış

    kaynak: pagefair adobe araştırması

    edit: çok ilginçtir etrafımda adblock'tan habersiz bir dünya insan varmış. iş yerinde muhabbetini açtım. buradakilerin üçte ikisinin adblocktan haberi yok. reklamcıların daha bunlar iyi günleri sanırım
    "yaşasın açık kaynak tarayıcı ve yazılımlar"

    edit 2: araştırma metninde mobile firefox kullanıcılarının henüz sadece %16sı adblock kullanıyormuş. ben de kendime misyon edindim. gördüğüm herkese anlatıyorum nasıl kullanılacağını.

    istek üzerine edit:
    adblock nedir? nasıl kullanılır? adblock, internet sayfalarında görünen reklamları bloke eden, tarayıcılar üzerine kurulabilen eklentilerin genel adı. en ünlüsü adblock plus
    nasıl kurulur? firefox için : araçlar->eklentiler->eklenti edin-> adblock plus aratıp kurabilirsiniz.
    aradığınızda bir çok adblock plus çıkar. bunlar içinde reklam eklentisi olan bile var. dikkat edin. adı adblock plus olanı kurun. sonrasından sizden bir engelleme listesi seçmenizi isteyecek. genelde ilk önerdiği easy list. kabul edin. reklamlara veda edin. kurulum linki chrome için link

    son edit: tahminimce sözlük yönetimi tarafından gelirlerine zarar vereceği için kısa sürede silinecek başlıktır. başlığa destek verin herkes haberdar olsun : )

    not: adblock'un en önemli faydası reklam içeriğinin download edilmesini engelleyerek veri kullanımını azaltması. yani direk cebinize katkısı var. hem 3g hem de adsl'de download'un bir ücreti var sonuçta.
    bir faydası da hareketli görüntü özellikle flash animasyon içeren reklamlar işlemci gücünü sömürüyor bazı siteler yavaş bilgisayarları bile kilitliyordu.

  • 5 ağustos 2015 istanbul'da kar yağışı

    (bkz: sabah erken saatlerde içmeye başlamak)

  • 1 ağustos 2015 digitürk rezaleti

    bugünün rezaleti de benden olsun. aslında rezalet diyorum ama suç, digitürkün ne olduğunu bile bile digiturke üye olan bendedir.
    neyse efenim konuya gelelim. 3 yıl önce uygun görünün bir kampanya ile digiturk üyeliği aldım. çanak anten taktılar. opsiyonel plus cihaz istemiştim gelip onu kurdular. ilk gelen faturalar 15 lira civarındaydı. ikinci sene 30 lira oldu. son 7-8 aydır 50nin altına düşmeyince ben de kapattırayım dedim. demez olaydım. uzun call center görüşmelerinden sonra üyelik iptal işlemi başladı. benden bana verdikleri plus özellikli kutuyu bayiye geri teslim etmemi istediler.
    mesai saatinde izin alıp kutuyu söktüm. götürdüm. kutuyu alan eleman açtı inceledi. daha sonra cihaz birlikte verilen hdmi kablosunu kutuya koyduğum halde yok dedi. "nasıl yani orada işte" dedim. "bu bizim kablomuz değil bizim kablomuzun üstünde digitürk logosu olur" dedi. ne fark eder ki diye kükrememe rağmen bu şekilde kutuyu teslim alması için 50 tl kablo ücretini ödemem gerekiğini söyledi. (son dakika golü diye buna derler sanırım) digitürkü tekrar aradım. yarım saat ivr'da bekledikten sonra karşıma çıkan kıza anlattım durumu. o da benzer şeyler söyleyince iyice delirdim. eve geri gidip kontrol ettim başka hdmi kablo yok. kurulumu yapan elemana ulaşalım dedim. o bayi kapanmış. elemanın adını bile bulamadılar. mecbur ödedim 50 tl'yi.
    hayatımda bu kadar rezil bir kurum, kural, işleyiş görmedim.

    not: digitürk abonesi olmayı aklının ucundan geçirenler bir daha düşünsün derim.

    edit: bir digiturk çalışanı başlık altına entry girince anladım firmanın neden bu halde olduğunu. daha okuduğunu anlamayan zeka yoksunlarını doldurmuşlar firmaya.
    bilal'e anlatır gibi bir daha anlatayım. kutunun anasını siken yok. ilk gün nasıl getirdilerse, kumandası vs herşeyi ile özenle paketleyip geri götürdüm. rezalet istedikleri paranın miktarı değil sayın digiturk sever. hiçbir yerde yazmayan "kablonun üzerinde digiturk logosu olması" saçmalığı. kendi verdikleri kabloyu geri almamaları. alayının amk.