frege14
profili

  • prenses gibi yetiştirilen kız

    -nuri!
    -efendim aşkım?
    -fotoğrafımı çek.
    -çekim aşkım.
    -düzgün çek nuri. on numara olsun.
    -tamam aşkım.
    -nuri bana kahvaltı getir.
    -getirim aşkım.
    -nuri bana tatlı getir.
    -getirim bitanem.
    -nuri bana mücevher al.
    -alim bebeğim.
    -nuri bana çanta al.
    -alim aşkım.
    -nuri bana düğün yap
    -yapim aşkım.
    -öyle ucuz düğün istemem. kraliyet düğünü yapacaksın.
    -yapim bitanem.
    -nuri anneme hizmet et.
    -edim aşkım.
    -nuri babama hizmet et.
    -edim bebeğim.
    -nuri sen banka hesabından bana haber vermeden para mı çektin bugün?
    -aşkım, karnım çok acıkmıştı, tavuk döner aldım kendime.
    -seni boşarım nuri. bi daha bana sormadan bir kuruş harcamiceksin.
    -tamam aşkım.
    -nuri bana yeni ev al.
    -alim aşkım.
    -nuri bana yeni araba al.
    -alim bitanem.
    -nuri ben çocuk sıcdım, bana altın külçesi al.
    -alim bebeyim.
    -nuri çocuklara bakıcı getir.
    -getirim bitanem.
    -nuri bu çocukları özel okula ver.
    -verim bebeyim.
    -nuri senden soğudum. boşanma davası aç bana.
    -açım bitanem.
    -50 bin bana, 10 bin çocuğa, 30 bin lira da sevgilime nafaka ödüceksin nuri.
    -ödüyyüm aşkım.

  • çukur (dizi)

    haftalar sonra tv karşısına oturup tamamen sıkıntıdan boş boş zap yaparken dünya televizyonculuk tarihindeki en efsane zeka özürlü sahneye ve senaryoya denk gelmiş olmam sebebiyle, kalbimde ve anılarımda her zaman yer edecek olan dizi.

    15 metreden birbirine kalaşnikoflarla binlerce mermi sıkıp bir kişiyi bile vuramayan 300 kişi.

    ya bi de m16 ile first person shooter kamerasıyla çekim yapmışlar. böyle m16'nın namlusu kalabalığa doğru dönmüş, adam sıkıyor, m16'dan mermi kovanları patır patır akıp yere düşüyor. namlunun ucunda kalabalığı görüyoruz, ama bir tane adam yere düşmüyor...

    hadi bunu yazdınız, yazarken kafanız iyiydi. çekerken kimse sizi uyarmadı mı? hadi çekenlerin de kafası iyiydi, o sette oyuncular dahil en az 300 kişi var. hocam şimdi ben tam namlunun önündeyim ve bana ateş ediliyor, yere düşmem, vurulmam gerekmiyor mu diye biri bile sormaz mı? hadi o figüranların hepsi sokakta toplanmış apaçiler. kafaları bunlara basmıyor, peki... bu sahneyi yayına koyan tv yöneticileri, teknisyenler vs, hiçkimse mi şaşırmadı buna?

    vay anasını ya.

    çukur dizisi efsaneymiş gerçekten.

  • aşık olunacak erkek bulmanın zor olmasının nedeni

    kadıncadan türkçe'ye çeviriyorum:

    "aşık olunacak erkek": beni prenses yapacak, akranlarıma hava atacağım prenses gelinliği giydirecek, prenses düğünü yapacak keriz erkek..

    "aşık olunacak erkek bulmanın zor olması": sözlükte bu kerizlerden varsa, beni bulsun.

    "aşık olunacak erkek bulmanın zor olmasının nedeni": keriz koca adayının anası, babası, danası, dıdısı da olmazsa süper olur. kerizi yolarken yoluma taş koymasınlar.

  • erkek yazarlardan kadın yazarlara sorular

    ablalarım merhaba,

    ben şimdi aranızdan biriyle evlenmek istiyorum. ama bazı şartlarım var.

    öncelikle gelip beni annemden babamdan isteyeceksiniz. çünkü ben kişiliksiz, kimliksiz, yetişkin olamamış, kendi kararlarını alamayan bir sefilim. anam babam izin vermeli ki sizinle evleneyim.

    sonraki şartım ise nişanlılığımız boyunca beni hediyelere boğmanız. çünkü ben kraliçeyim, pardon kralım ve şımartılarak, hediyelerle yüceltilerek yaşamayı hak ediyorum. eğer aldığınız hediyeleri beğenmezsem, eğer cimri olduğunuzu düşünürsem, nişanı atarım.

    üçüncü şartım ise annemin size vereceği takı listesini alıp getirmeniz. bu takı listesinde duruma göre, toplamda 200-300 bin liralık mücevher olabilir. bana rolex saatler, altın gömlek düğmeleri vs... anneme, teyzeme, babama, halama falan da bir sürü mücevher alınacak. çünkü ben sefil, leş karakterli, evleneceğim kadını maddi anlamda sömürerek ailemi zengin etmeyi ve bu amaçla malafingomu pazara çıkarmış bir kancığım.

    son olarak da, bana çok güzel bir düğün yapmanızı istiyorum. en az yüz bin liralık, çok gösterişli bir düğün olmalı ve bu düğün sırasında da hem benim akrabalarımın, hem sizin akrabalarınızın taktığı tüm hediyeleri, takıları ben alacağım. ayrıca düğün boyunca fotğraflar çektirip çektirip sosyal medyay basıp, bakın ben kraliçe, pardon kral oldum diye tüm akranlarıma hava atacağım. çünkü ben ciğersiz bir ruh hastasıyım. evliliği de iğrenç kral egomu tatmin edecek bir araç olarak kullanmak istiyorum.

    şimdi, benimle evlenmek isteyen sözlük kızlarından özel mesajla teklif bekliyorum. teklifleri, detaylı şekilde yazarsanız, hepsini bir araya getirip en iyi tekliflere cevap vereceğim.

    cimri kızlar mesaj atmasın.

  • sevgilisini pideciye götüren fakir erkek

    ah be ana kuzusu tıfıl dostlarım. başlığı çok yanlış anlamışsınız.

    kızlar, onları pideciye götürmenizi dert etmezler.

    kızlar, fakir olmanızı dert ederler.

    zenginseniz, kızı pideciye hatta tavuk dönerciye bile götürebilirsiniz, kikiri kikiri diye gülerek, ay ne kadar etkileyici bir erkeksin börkeeee diyerek tavuk dönerlerini afiyetle yerler.

    ama zengin olmak zorundasınız.

    paranız yoksa işte böyle sevgilisini pideciye götüren "fakir" erkek olursunuz, arkanızdan küfrederler, her yere yazar, şikayet eder, küfrederler, söylemediklerini bırakmazlar.

    dostlarım, kadınlar sevmek için değil, boşamak için yaratılmış canlılardır, kulağınızın bir köşesinde dursun bu bilgi.

  • bir kitabın tırt olduğunu anlama yöntemleri

    sayfalarına kocaman kocaman puntolarla, kezban atasözleri basmış olmasıdır.

    "çingeneler bağıra çağıra kavga eder, prensesler bir bakışıyla döver."

    bütün sayfaların kocaman kocaman puntolarla yazılmış bu cümlelerle dolu olduğunu düşünün...

    ve işin acıklısı, bu kitabın yüz binlerce sattığını hayal edin.

  • ekşi itiraf

    bir yerlerde dinleyemediğim, henüz keşfetmediğim, benden habersiz çalınan çok güzel şarkılar var ve bu beni çok üzüyor niyazi abi.

    müzik bu pis dünyanın bana verdiği tek güzel lezzet ve birilerinin onu benden habersiz çalıp söylüyor olması, sevdiğim kadının sağda solda kırıştırıp başkalarıyla flört etmesi fikri kadar acı veriyor.

  • mehmet aydın'ın latin bir kızla ayıplı videosu

    ah be koçerolar...

    bi kezban görürsünüz, size iki gülümsedi diye o cahil varoş orospuya yüzükler, mücevherler akıtırsınız.

    kezbanın ailesiyle tanışırsınız, elinize tutuşturdukları servet değerindeki takı listesini gider alır, kezbanın kezban annesinin eline verirsiniz.

    kezban istiyor diye gelinliklere, düğünlere, palyaço damatlıklara servet akıtısınız, gelin başı, gelinin anası başı, gelinin halası başı, gelinin teyzesi başı, gelinin dınısının dınısı başına, küçük servetler yatırırsınız.

    kezban karınız istiyor diye pastel pembe, mavi kaadife sikko koltuklarınıza, yeni gelin evi programı kadar niş iğrenç mobilyalarınıza servetler akıtırsınız...

    etrafa hava atmak, statüm olsun diye 30 bin liralık yabancı otomobil için devlete 150 bin lira vergi ödeyip paranızı çöpe atmak hiç umrunuzda olmaz...

    bütün bunlar size dokunmuyor da, hayatın tokat attığı bir adam olmaktan sıkılıp dünyaya son bir tokat atmak istemiş bir tosunun yükselişine ve latin orospularını pompalayarak yaşama isteğine crowdfund sağlamak için 3-5 bin lira destek olduğunuz için mi ağlıyorsunuz? ya siz ne biçim insanlarsınız?

  • 1.60 boyunda 45 kilo kumral pürüzsüz ateşli hatun

    büyürken erkeklerden gördüğü aşırı ilgi sebebiyle, kukişkosunda mücevher sakladığına ve erkeklerin kukişkosunda delik açarak mücevherleri çalmak istediğine inanır.

    kısacası saykodur. aşık olursanız, evlenirseniz, gönül verirseniz, hayatınızı siker atar.

    denemesi bedava.

  • almanya bütçesinin 45 milyar dolar fazla vermesi

    kızlarının kendilerini prenses sanmak yerine çalışıp üreten bireyler olmasından kaynaklı bir problemdir.

    bu zavallı alman kızları, bizim mükemmel kızlarımız gibi götlerini büyütecekleri bir evliliğin hayaliyle zengin koca bulup peri masalı düğünleri yapacak kaliteye ulaşsalar, yılda 200 milyar dolar açık vermeyi başaracak bir toplum olabilirlerdi.

    yazık.

  • fransız ihtilali'nin sebebi tuzdu

    insan hücresinin iç yapısının tuzdan oluştuğundan haberdar olmayanların alay edeceği konu.

    vücudunuzun temel yapı taşı olan hüceler sodyum /potasyum pompası prensibi ile nefes alır ve yaşarlar. eğer tuz almazsanız, ölürsünüz.

    https://www.youtube.com/…e_continue=7&v=c_h-onqfjpq

    tuz aslında tehlikeli/zararlı bir madde değildir. tuzu nasıl kullanacağınızı bilmezseniz tuz ölümcül olur. tuzun yanında vücudunuza potasyum da almak zorundasınız aksi halde hipertansiyondan başlar, kalp krizine ve felce kadar her türlü belaya koşarak ulaşırsınız.

    cahil insanlar çoğunlukla hipertansiyon sorunu yaşamamak, kilo almamak, "su toplamamak" için tuzu azaltılar... tuzu fazlasıyla azaltırsanız hücreleriniz ölmeye başlar, hızla yaşlanır ve sonunda mortingen...

    tuzu abartmadan, sağlıklı şekilde tüketirken vücudunuza potasyum da alacaksınız ki kan akışınız düzene girsin, hücreleriniz nefes alsın, yaşam süreciniz sağlıklı devam etsin. olay bu. karatay'ın dediği şey, tuz yerine şekeri kesin. asıl zehir şeker.. tuzu da nasıl kullanacağınızı öğrenmeniz lazım.

    kadın haklı beyler. ablamız size finladiya'da ilkokullarda öğretilen sodyum potasyum pompası gerçeğini anlatmaya çalışmış. ama bizim cahil halka sodyum dersen, potasyum dersen bi bok anlamaz. tuz diycen, muz diycen, patates, ıspanak diycen.

    ya ben ne anlatıyorum? hayatındaki en büyük hayali gelinlik giyip düğün yapmak olan moronlara ortaokul 2 biyoloji dersi veriyorum. bu moronlar ortaokulda o dersi dinleyip anlayacak beyne sahip olsalar zaten böyle moron olmazlardı. gaza geldim yazdım, çok pişmanım. tamam tuz muz yemeyin. evet. tabi canım, çok haklısınız. doğru söylüyosunuz. tamam, yemeyin, tabi ki.

    ana avrat söven tepkiler üzerine gelen edit: arkadaşlar lütfen tuz kullanmayın.

  • sözlükteki uzun yol seven yazarlar

    sırf karımdan kaçıp direksiyon başında kafa dinlemek için amaçsızca ülkenin kuzeyinden güneyine inip geri dönen bir kader kurbanı olarak, benim.

  • kadın siniriyle mücadele

    obeziteyle mücadele gibi, topluma bilinç kazandırılarak sürdürülmesi ve devlet politikası haline getirilmesi gereken geniş çaplı sağlık operasyonudur.

    öncelikle şu önemli videoyu seyretmenizi rica ediyorum: https://www.youtube.com/watch?v=4f8dzq8g0v8

    bugün ülkedeki neredeyse her erkek sevgilisinin, karısının, nişanlısının, yavuklusunun sinir krizlerinden, sürekli kavga çıkarmasından, istediği bir şey olmadığında ortalığı aleve vermesinden şikayet ediyorsa, kadınlarımızın ağır bir sinir hastalığının pençesinde kendisinin ve erkeğin hayatını törpülediğini kolayca görebilirsiniz.

    dolayısıyla, kadın sinirinin obeziteden daha ağır bir tehdit olduğunu kabul edelim ve toplumca bununla mücadele edelim.

    çevremizde sinir krizi geçiren kadınlar gördüğümüzde onların burnuna işaret parmağımızı götürelim ve şşşş sakin bebeğim diyelim.

    çevremizde sinir krizi geçiren kadınlar gördüğümüzde onlara hemen tek taş yüzük alıp, onları mücevhere boğma alışkanlığımızdan vazgeçelim. çünkü böyle yaparak kadınları, pavlov deneyindeki hayvanlar gibi, sinirlendikçe mücevher geliyor düşüncesine şartlamış oluyoruz. kadınlarımız sinirlenmeyi zenginleşmenin en kolay yolu olarak algılamaya başlıyorlar. lütfen bunu yapmayalım.

    çevremizde sinir krizi geçiren kadınlar gördüğümüzde onlardan hemen özür dileme refleksinden vazgeçelim. sinir krizi geçiren kadın haklıdır diye bir şey yok. gayet de haksızlar ve bunu bildikleri için üste çıkmak amacıyla sinire başvurup bizi bastırmaya ve istediklerini yaptırmaya çalışıyorlar. markette istediği çikolata alınmadığında kendini yerlere atıp anırıp bağıran küçük çocuklara annelerinin babalarının kayıtsız kalması gibi, bırakın yerlerde yuvarlansınlar, bağırsınlar, ortalığı kırıp döksünler, avaz avaz anırsınlar. hiç oralı olmayın, onlar yokmuş gibi yapın. terbiye olana kadar kendilerine zarar versinler. çok da fifi.

    çevremizde sinir krizi geçiren bir kadın gördüğümüzde, eğer bu bizim sevgilimizse, onu hemen oracıkta terk edelim. (bkz: nikah iptal ilişki bitti bavulunu al evimden çık)

    çevremizde sinir krizi geçiren bir kadın gördüğümüzde bilelim ki, hayatımızı mahvetmek, bizi köleleştirmek için planlar kuran çakal bir kadının hedefindeyiz ve o kadın bu planlarını gerçekleştirmek için varıyla yokuyla, bütün varlığı ile hedefine kilitlenmiş, gerektiğinde de böyle teatral krizlerle bizim direncimizi düşürerek boynumuza tasmayı geçirmeye çalışıyor. kanmayalım. yemezler.

    sevgili sinir hastası hanımlar, lütfen, tedavi olup öyle aşık olun.

    hiçbir kadın için kendinizi bu işkenceye kurban etmeyin gençler, buyrun bir tane daha: https://www.youtube.com/watch?v=3rs6xafmqv0

    bir diğeri: https://www.youtube.com/watch?v=qjvzkvkwhnm

    peki, size bazı önemi sorular soracağım, kendinize şu soruların cevabını vermeye çalışın:

    size ruh hastalarını tedavi edesiniz diye para mı veriyorlar? böyle bir göreviniz mi var? annesi babası prensesim diye seve seve kızını ruh hastası yaparken, siz mi onları iyileştireceksiniz? gönderin anası babası doktorlara, ilaçlara servet yatırıp kızlarını tedavi etsinler. siz niçin hayatınızı bir sinir hastasını tedavi etmek için harcıyorsunuz genç dostlarım? ya aileleri ya da devlet tedavi etsin onları. bu bizim sorunumuz değil.

    erkeği tavlarken her türlü rolü yapan, sakin, şefkat dolu, sevgi dolu, aşk dolu kadın pozlarına giren ama erkeği ele geçirdikten, imzaları attıktan sonra şiddetle, mobbingle, sinir krizleriyle erkeği pasifize etmek için her türlü çirkinliği yapan bu insanlar size normal mi geliyor dostlar? lütfen kendinizi bilinçlendirin ve çevrenize de bu bilinci aşılayın, her yerde, her fırsatta kadın sinirine karşı bilinç oluşturmaya çalışın ki, toplumda tamamen erkekleri sömürmek için alışkanlık haline gelmiş olan ve normal karşılanan bu çirkin gelenek artık azalarak son bulsun.

    ayrıca unutmayın, bu şiddetin, sinirin bir de pasif versiyonu var. sizi tamamen bilinçli uygulanan pasif öfkeyle triple, duygusal şiddetle pasifize edip yaşam enerjinizi çalmaya çalışan kadınları unutmayın. seven insan, sevdiğine bunu yapmaz. pasif veya aktif, şiddet, öfke, asabiyet, sinir krizleri ile yaşamak zorunda kaldığınızı düşünüyorsanız, siz aslında sevilmiyorsunuz, sadece karınız/sevgiliniz tarafından sömürülüyorsunuz demektir.

    buna izin vermeyin. kendinize bunu yapmayın. terk edin.

    hiçbir kadının şiddetine, sinir krizlerine, asabiyetine maruz kalmayı kabullenmek zorunda değilsiniz.

    ayrıca boş bir zamanınızda şu felsefeyi de detaylıca incelemenizi tavsiye ederim: mgtow

    son olarak şunu da hatırlatayım, birazdan bu başlığa üşüşüp, "kidini irkiği yik, öfki hirkis için zirirlidir. kidin ifkisi demeyin, insin ifkisi diyiciksiniz," gibi saçmalıklar zırvalayan meriçlerle karşılaşacağız, bu gazlara da gelmeyin. sorunu teşhis etmeyi engelleyen bu tür girişimler yüzünden onlarca yıldır toplum bu sorundan kurtulamadı. öfke problemi olan insan gidip tedavisini oluyor. ama öfke problemi olan kadınlara bunu kabul ettirmek bile mümkün olmuyor çünkü toplum bunu kanıksamış, bu bir normal haline gelmiş. kadındır sinirlenir, hakkı var, kocası onu sinirlendirmiştir, sinirlenmeye hakkı var deniliyor ve kadın yine mağdur, suçlu yine erkek oluyor.

    bu oyunlara gelmeyin. sorunun adını doğru koyun: kadın siniri.

    hayatınızı mahvetmeyin ve bu insanlardan koşarak kaçın. onları sevmeyin, onlara aşık olmayın, onlarla ilişki yürütmek için çaba sarf etmeyin, kahraman olmaya çalışmayın, destek olmaya kalkışmayın, bu çukura girip de çıkabilen erkek daha görülmedi. yaşınız gençken kaçın, kendinizi kurtarın koçerolar.

  • ripple

    şımarık, sik beyinli, herhangi bir kadın gibi bir karım var.

    canı sıkılıyor, mücevher istiyor. canı sıkılıyor, 10 yıldızlı otelde tatil istiyor. canı sıkılıyor, onu bunu istiyor. üstelik bunları kendi maaşıyla da yapmıyor, kocam dil misin sen yapacaksın diye benden istiyor.

    ben de şöyle bir mantık geliştirdim.

    karım benden ne zaman bir şey istese, hayır deyip, istediği şeyin parasıyla ripple alıyorum.

    normal, sıradan, herhangi bir gerizekalı erkek olsaydım, tabi ki o paraları karıma istediklerini almak için harcayacaktım. dolayısıyla, ripple birgün çöp bile olsa, zaten çöpe gidecek olan parayı yatırdığım için, para yükselmiş mi, batmış mı, hiç sikimde değil.

    ama şu da bir gerçek ki, karıyı boşayacağım garanti ve bu evlilik bana havadan güzel para kazandırdı, 0.15, 0.20 dolardan aldığım ripple'lar bugün 1 dolar bandına geldi. %400! üstelik kazandığım para resmen kayıtlarda görünmediği için boşanma davasında karımla paylaşmak zorunda da değilim. ripple'ın önümüzdeki 3-5 yıl içinde yeni zirveler göreceği de malum. sadece gerizekalı bir karının şımarık isteklerine hayır diyerek ikinci bir servet yarattım kendime. o paraları da boşandıktan sonra orospularla yiyeceğim. teşekkürler kancık karım.