debe başlıkları

31 cektikten sonra yasanan pismanlik4
ekşi sözlük profili

  • düğün istemeyen erkek

    akıllı erkektir. düğün dediğin şey zaten akrabalar arasında ki sidik yarışından başka bir şey değil. o sevimsiz, suratsız, samimiyetsiz akrabalara gösteriş yapmak için 2-3 saatliğine 60-70 bin lira harcamak gerizekalılıktan başka hiç birşey değil. o parayı bir gecede o anlamsız sikindirik bir adet uğruna harcamaktansa eşinle dünyayı gezebilir ya da altına aracın yoksa güzel bir araba çekebilirsin.
    bu düğün mevzusunu çıkartan insanın ben amına koyim.

  • ekşi itiraf

    hayatımın en sikindirik gününü yaşıyorum son bir kaç saattir.

    kendimi bildim bileli yaşadığım evde en üst düzeyde psikolojik bir savaş var ve bu savaşta en çok sıkıntıyı çeken taraf benim. ama ben çok sabırlı bir insandım yıllarca buna dayandım. ve bu savaş sayesinde inanılmaz derece de güçlü bir psikolojim olmuş, ama aynı zamanda da psikolojik sorunları olan biri olmuştum. ben küçüklükten beri hep profesyonel bir sporcu olmak istemiştim ve 12 yaşında bir spor kulübüne yazıldım(boks). kulübe gidebilmek için yol parasına ihtiyacım var ve bu yol parasını evden istediğim zaman sen salaksın, sen beceriksizsin, sen yapamazsın tarzı cevaplar aldım. bu tür şeyleri duymak moralimi müthiş derece de bozsa da ve spora olan ilgimi azaltsa da yine de başarılı bir boksör olmak istiyordum. ve yol parasını bulabilmek için okuldan geldiğim zaman ve antrenmanların olmadığı günler dışarı çıkıp hurda topluyor inşaatlardan bakır çalıyordum hurdacıya satmak için. buna bir süre devam ettim(6ay kadar). ama artık o küçük bedenle ciddi anlamda çok yorulmuştum ve dayanamayıp ailem yüzünden sporu bırakmak zorunda kaldım. hayatımda istediğim ilk şey böylece ellerimden kayıp gitti. ve henüz daha 12 yaşında iken ilk kez ben bu evi terkedeceğim cümlesi aklımdan geçti.

    derken yıllar geçti bizim evde ki savaş eksiksiz bir şekilde devam ediyordu. yıllar böyle geçti. artık iletişim fakültesinde okumak istiyordum. ama küçük yaşta beni yönlendiren birisi olmadığı için ve ne yapacağımı bilemediğimden dolayı bir meslek lisesinde okumak zorunda kaldım. bu liseden mezun olunca bi sik olamayacağımı biliyordum ama bunu değiştirmek için elimden birşey gelmiyordu. bomboş bir 4 yıl geçti. sonra meslek lisesinden yatay geçiş yaparak 2 yıllık sikindirik bir bölüme gittim onu da parasızlıktan bir süre sonra bırakmak zorunda kaldım. iletişim fakültesinde okumak istiyordum. temeli bile olmayan ben iletişim fakültesine gitmeyi bırak, üniversite sınavına girmiş ve sınavdan sıfır çekmiştim. ve sıfır çektiğimi öğrendiğim gün o an 19 yaşında iken ben bu evi terkedeceğim cümlesi aklımdan geçti yine. zaman geçtikçe ve ailem yüzünden bir şeyler yapamadığım için yavaş yavaş içinde kin ve nefret biriken birisi oluyordum. bir an önce birşeyler yapmam gerektiğini biliyordum, çünkü zaman geçiyor ve benim geç kalmamam gerek. ama maalesef hiçbir sik yapamadım. ve yaşama sevincim yavaş yavaş gidiyordu.

    kendi ihtiyaçlarımı karşılamam gerekiyordu ve bu yüzden garsonluk/komilik/hammallık/kuryelik/sanayi/muavinlik ve daha sayamadığım bu tarz en üst düzeyde nefret ettiğim işlerde çalışmak zorunda kaldım ve bu işlerin içinde yıllar geçti. küçükken büyük adam olur bu çocuk dedikleri ben bir hiç olmuştum. bu işler sayesinde yüzlerce insan tanıdım. ve insanlardan gerçekten nefret ettim. ben insanlara karşı hep naif ve kibar bir insan olmaya çalıştım. ama bu iyi niyetim sonuna kadar suistimal edildi. artık insanlara karşı müthiş bir kin ve nefret dolu birisi oldum. bir gün iş çıkış saati geldiğinde elimi yüzümü yıkamak için lavaboya indim. aynada kendime ve ellerime baktım kendime acıdım ve istemsizce gözümden bir damla yaş aktı. ruhsuz, içinde sadece kin, öfke ve nefret duygusu olan, yaşama sevinci ve birşeylere karşı bir hevesi olmayan bir canlı oldum. daha doğrusu bunun sebebi hiçbir konuda bana destek olmayan ve hayatım boyunca bana psikolojik şiddet uygulayan ailem, ve işyerinde ki sikimde ki kıl kadar değeri olmayan orospu çocukları el birliğiyle benim böyle bir canlı olmama sebep oldu. kendime insan diyemiyorum çünkü ben insanlıktan çıktım artık.

    eve gitsem kaos ortamı, işe gitsem ruhumu sömüren orospu evlatları. intihar noktasına geldim ama bunu yapamıyordum. yapamıyor oluşumun sebebi ahiret inancına sahip oluşum.

    bir kaç saat önce bir ailenin yaşayabileceği en büyük şekilde bir kavga yaşadık ve artık buna dayanamadığımı sabrımın kalmadığını farkettim. aklıma benim bu evi bir gün terkedeceğim geldi. ve o bir günün geleceğini tahmin etmiyordum ama o gün bugündü. sanırım benim için en doğrusu da buydu. ve evet elime küçük bir valiz aldım o evin kapısından son kez çıktım. kimse de nereye gidiyorsun demedi. evi terkettim, terkettim ama cüzdana baktığımda cüzdan da 1lira 75kuruş paradan başka para yok. cebimde ki son parayı da dolmuşa verip otogara gittim. otogardaydım ve çaresizliği bugün tattım. evi terkettim ama nereye gideceğim? ne yapacağım? bir insanın yaşabileceği en sikindirik en iğrenç duyguymuş çaresizlik. eğer çaresizlikten daha kötü duygu var diyenler varsa onlar gerçekten çaresizliği tatmamış, yaşadığını sandığı en büyük çaresizlik cebinde 2lira daha fazla parası olmadığı için arkadaşı pelinsu'ya şişman bir hamburger alamadığı anda ki yaşadığı çaresizliktir onunkisi. otogarda peki şimdi ne olacak diye düşünürken telefonu açtım baktım rehbere, onlarca isim olmasına rağmen arayabileceğim bir tek kişi yok. arkadaşım sandığım insanları aramaya elim gitmeyince gerçekten onların arkadaş değil de sadece birer tanıdık olduklarını anladım. ve rehberde ki herkesi sildim. otogarda bir kaç saat uyudum. sonra aklıma otobüse kaçak binme fikri geldi. otobüs kalkış saatlerini gösteren tabelaya baktım. 30 dakika sonra muğlaya giden bir araç var. aracın gelmesini bekledim. aracın kalkmasına son 2dakika kala araca bindim çünkü aracı kesiyordum araç dolumu yoksa boşmu gidiyor diye. eğer boşşa binecektim ve şansıma boşmuş. geçtim arkaya oturdum. telefonu açtım hemen muğlanın ilçelerine bakıyorum çünkü muavin biletimi görmek ister ya da elinde ki liste de ismimin olmadığını görünce, ben gideceğim yerde ki yazıhaneden daha henüz yer ayırttığımı söyleyip muavin belasını öyle atlatacaktım. ve öyle de oldu. tahmin ettiğimden daha kolay oldu. sadece inmek istediğim yeri sordu sonra da siktir oldu gitti. şuan bunları muğlaya ve daha önce hiç gitmediğim bir yere giden bir otobüsten yazıyorum. inince ne yapacağım hakkımda en ufak bir fikrim yok. tek bildiğim hayatın benim için yeniden başladığı ve insanların iğrenç canlılar olduğu.
    teşekkürler ailem, teşekkürler yaşama sevincimi ve birşeylere olan hevesimi elimden alan orospu çocukları. bir gencin hayatını el birliğiyle sikip attınız.

    kin ve nefret dolu çok acınası bir haldeyim.

  • mesajlaşılan erkeğin bir anda mesajlaşmayı kesmesi

    hiç bir işiniz olmadığı halde gelen mesaja sırf popi görünmek için çok yoğunum çok meşgulüm herkes bana mesaj atıyor hahahaha triplerine girip 45 dakika sonra cevap yazarsanız o erkekte sikerim böyle kızın ense traşını deyip seninle ilişiği keser tabi.

  • çaylak onay listesi

    oha lan yazar olmuşum hiç beklemiyordum, mesaj atın hemen.
    ekşiye kayıt olduğum zaman
    rte başbakandı
    üniversite başlamıştı
    askerlik derdim vardı
    müslüm babam yaşıyordu
    ceza ile sagopa küs değildi
    süleyman çakır ölmemişti
    pazar günleri leğenle sobanın yanında banyo yapardım... vb uzar gider.

    çaylaklıktan yazar olana kadar geçen sürede ise
    rte cumhurbaşkanı oldu
    okul bitti iş güç sahibi oldum şimdi 3.5 yaşında kızım var
    askerliği subay olarak yaptım
    müslüm babacığımı toprağa vereli 4.5 yıl oldu
    ceza ve sagopa kajmer yaşlandı
    süleyman çakır öleli 13 sene oldu dizi komple yalan oldu
    soba devri artık büyükşehirlerde kalktı.

    vay anasını ya bu uzun ve meşakkatli yolda neler görmüşüm.