debe başlıkları

suriyeli sığınmacılar

  • net olarak söylemeliyim ki adam değildirler.

    bunlar yüzünden ırkçı-faşist olacağım yemin ediyorum. hepsinden nefret eder hale geldim.

    bir kaç gün öncesinin akşamı metrobüsten inip dolmuşa atladım, ayakta gidiyorum. yanımda da orta yaşın biraz üzerinde bir adam ve kadın var, beraberler. ellerinde iki küçük el bavulu var sanırım hava alanından geliyorlar. neyse bizimle birlikte iki kadın daha ayakta duruyor. dolmuşun orta kapısındaki merdivenlerinde de 25-30 yaşları arasında, kılığı kıyafeti düzgün ( dilenci olmayan ) bir suriyeli, dolmuşun iniş-biniş merdivenine oturmuş son ses ( arapca ) konuşuyor.çantalı olan çift inmek için müsaade istediler ama bu lavuk telefonla konuştuğu için duymadı adam kibar bir şekilde tekrar izin istedi tekrar tık yok sonra adam eliyle bunun omzuna dokunarak '' oğlum şöyle bir yol ver inelim biz '' dedi. bu göt veren oturduğu yerden artistce doğruldu ve adama arapca bir şeyler söyledi muhtemelen küfür etti ya adamın kendisini eliyle dürtmesinden rahatsız oldu. adam da bu arapca bir şey saydırınca küfür ettiğini düşünerek tam inerken buna '' oh be memleket sizin olmuş tamamen rahatlığa bak '' demesiyle dolmuşun içinde yüksek bir yerde olan bu yavşak, adamın ense köküne doğru bir tekme salladı ve tam arkadan omuzuna bir tane yapıştırdı. adam şok oldu eşi de çığlık attı ki tam o anda dolmuş şoförü otomotik kapıyı kapattı. içeride olayı görenler de ben dahil şoktayız ama benim beynime kan sıçradı tabi. o sırada içeride oturan vatandaşlardan birisi de bu yavşağa '' sen o adama neden vurdun şimdi, sana bir şey mi dedi adam, müsade istedi senden '' dedi. bu yavşak sanki az önce az bir bok yemiş gibi bir de üstüne diğer adama diklenmeye başladı. artık benim devler yandı ve tutamadım kendimi. allah ne verdiyse bu yavşağa girdim arabanın içinde. muhtemelen de hayatı boyunca öyle bir sopa yememiştir kimseden.

    sözün özü şu bu insanlar adam değiller. bu insanlarda saygı yok. ne kendilerine kapıyı açan bu ülkeye ne de bu ülke insanına gram saygıları ve şükranları yok. bunlar daha şimdiden bu kadar geniş, rahat ve saldırgan davranıyorlarsa yarın öbür gün vatandaşlık aldıklarında ve örgütlendiklerinde neler yaparlar varın siz tahmin edin. çok değil üç beş sene sonrası için nur topu gibi bir yeni gündem maddemiz var.

    edit: imla.

  • savaşmaktan kaçıp sevişenlerdir. nefret ediyorum.

    yedikleri kapa pisleyen adamları neden savunuyorsunuz? kötüye kötü demek ırkçılık değildir. yazılanların hepsi doğru. hırsızlık yapıyorlar, kendilerine sağlanan imkanlara hıyanet ediyorlar. hangisi yanlış?

    tek amaç ülkeye karıştırılarak araplaşma sürecine katkıda bulunmaları. başarıldı da. sokaklar arap görünümlü pislik tiplerle doldu. dükkanlarda arapça yazılar var. bu ülkenin kimyasını değiştirmenin en kolay yolu kendi ülkesini satıp kaçmış alçak köpekleri karıştırmak içimize. onu da başardılar.

    esad öyle mutludur ki ülkesindeki pislik çapulcu hırsız namussuz ne kadar işe yaramaz varsa defolup gitti diye.

    doktorum. her gün bir sürü hastaya ultrason yapıyorum. gelen 10 gebeden 8'i suriyeli. hem de hatay'da mersin'de yaşamıyorum. marmara'dayım. habire hamamböceği gibi ürüyorlar. 27 yaşında 6. çocuğuna kez gebe kalmış. oruç tutmuş bebek ölmüş. kısacası hem kendisi öldürmüş hem daha da üzülüyor.

  • istanbul'un bir ilçesindeki toplum sağlığı merkezinde çalışan doktor bir arkadaşım 2004 doğumlu suriyeli bir kız çocuğunun 31. hafta gebelik kaydını girdi bugün. hemen ihbar et dedim, ailenin imzalı kağıdı olduğu için ihbar edilemiyormuş. bazı milletlerin kültürü olmaz, onlar kültür üretemez, pedofili ve mizojini üretir.
    gebelik, 2004. ikisini aynı cümle içinde duyunca tüyleriniz ürpermiyorsa insan değilsiniz.

  • "huzurumuz bozuluyor diye suriyeli göçmenleri ülkelerine gönderip ölmelerine göz yummayı kendimize nasıl kabul ettireceğiz?" diyerek savunulan insan topluluğu.

    • senin vatandaşın sefaletten bir tık ötede yaşarken
    • senin vatandaşın hastaneye gidebilmek için devletin her ay düzenli olarak dayattığı haracı ödemek zorundayken
    • senin vatandaşın bir ev alabilmek için minimum 15 yıl köpek gibi çalışıp yarı aç yarı tok yaşarken
    • senin vatandaşın memur olabilmek için yıllarca köpek gibi kpss'ye çalışıp, dershanelerde sürünürken
    • yine senin gençlerin üniversitelere girebilmek köpek gibi çalışıp, dershanelerde sürünürken
    • senin vatandaşın aldığı nefes hariç her şeye fahiş vergiler öderken
    • bunların hepsi suriyelilere peşkeş çekilirken
    senin vicdanın nerede?

    neymiş öleceklermiş, kimse ölsünler demiyor ama 10 sene sonra bunların biti kanlandığında ölen sen olacaksın. daha götümüzde donumuz yok, nefesimiz açlıktan kokuyor, hırsızların osmanlıcılık hayallerine figüranlık yapıyoruz.
    ülkenin her türlü kaynağı hırsız siyasiler tarafından yağmalanırken, vatandaşı sürünürken, suriyelilerin refahı da eksik kalsın.
    ha çok üzülüyorsan al evine besle kardeş, hatta maaşının hepsini bunlara bağışla. eğer evde senden ekmek bekleyen çocuğun varsa siktir et açlıktan gebersin sübyan.

    ülke için şehit olmuş garibanların ailelerine tahsis edilen evler "para" bahane edilerek ellerinden alınıyor, siz ne sayıklıyorsunuz lan?
    burada onlarca kişi mültecilerin hangi şartlarda kabul edilip, ne şekilde barındırılacakları konusunda sayfalarca yazı yazdı. hala utanmadan ilgilenmeyelim de ölsünler diye duygu sömürüsü yapılıyor.

  • suriye televizyon kanallarında esat'ın; kurtulduk! açıklamalarına maruz kalan insanlardır.

    elin esat'ı, suriye kanallarına çıkıp sürekli bu açıklamaları yapıyor. ülkemizi temizledik, pisliklerden kurtulduk. tüm kötü insanları, suçluları, katilleri aileleri ile birlikte türkiye'ye gönderdik hayırlı olsun! artık daha laik bir suriye için önümüz açık diye açıklama yapıyor. laik diyor laik!

    zaten adam ülkeyi laik yönettiği din istismarı ile yönetmediği için amerika tarafından al aşağı edilmek isteniyor. arabistan, kuvyet vb. ülkerler din ile yönetildiği için her türlü işini istismar ile yaptırıyor o ülkelerin yöneticilerine. ama esat dişli çıktı direniyor.

    akrabam var suriye de, türk vatandaşı. çocukları da türk vatandaşı ama hiç biri türkiye'ye geri dönmek istemiyor. o da söylüyor size gelen insanlar buranın pkk sıydı zaten diyor ve ekliyor; allah ülkemizin(türkiye'nin) yardımcısı olsun!

    toplama kamplarından yetişen insanlar, çocuklar genellikle terörist oluyor. afrika kamplarında, orta doğu kamplarında yetişen insanların neredeyse hepsi terörist gruplara katıldı. bizimkiler de oyle olacak. zaten buraya gelirlerken de öyleydiler. şimdiden başladılar bıçak, taş, sopa kullanmaya türk halkına haberlerde hep görüyoruz, karşılaşıyoruz. yakında silahlanacaklar da. bizim de silahlanmamız gerekecek belki de canımızı, namusumuzu korumak için.

    bir de bu insanlar türk vatandaşı olacak ve bizimle aynı haklara sahip olacaklar.

    vay halimize vay!

    proje tıkır tıkır işliyor vallahi halkımız sağ olsun.

  • bana göre çok büyük bir kısmı suriyeli yıkılmacılardır.

    bildiğiniz gibi cumhurbaşkanı erdoğan geçen günlerde “suriyeli sığınmacıların teröre ve suça bulaşmamış olanlarına istedikleri takdirde vatandaşlık verebiliriz” açıklamasından sonra birden bire ortalık birbirine girdi. kimisi bu savaş mağduru insanların ülkemizde “kalifikasyon” arttırmasını umarken, kimisi bunu bir başkanlık yatırımı olarak gördü.
    akşam cnn türk’te haberlerde izlediğimde bir istatistik paylaşıldı, suriyeli yıkılmacıların yaklaşık olarak sadece yüzde yedisinin üniversite mezunu olduğu, sadece yüzde dokuzunun eğitimli olduğu, büyük bir kısmının ise okuryazar olmadığı söylendi. bu suriyelilerin kalifiye olanlarının ise altı yıldır zaten dünya’nın çeşitli ülkelerine yerleştirildiği bildirildi. hatta kanada’nın bu suriyelilerden sadece yirmi binini kabul ettiğini bunun için ise bazı şartlar ortaya koyduğunu anlattılar. buna göre kanada sadece aile olanları kabul etmiş ( ileride aile birleştirme bahanesi ile sayının artmaması için), sadece eğitimli olanları almış ve en önemlisi de üç yıllık izleme sonucuna entegrasyonu takip ederek kesin karar vereceklerini bildirmişler.

    bayram tatili için çok sevdiğim memleketim hatay’da idim. tuık verilerine göre hatay’da 386 077 adet suriyeli yıkılmacımız var. bayram tatilinden bende oluşan bazı bilgi ve izlenimler aşağıdaki gibi;

    • memleketim hatay’ın küçük bir ilçesi, tüm ilçenin neredeyse birbirine akraba olduğu bir ilçeden bahsediyorum, konuştuğum akraba ve arkadaşlardan aldığım bilgiye göre köyler ve beldeler dahil bu ilçede toplam 350 adet esnaf var, sadece ilçe merkezinde ise toplamda 55 adet suriyeli esnaf var. yani yaklaşık olarak ilçe merkezindeki esnafın yüzde yirmisi suriyeli yıkılmacılardan.
    • halk bu memlekette ahırdan bozma evlerini bu yıkılmacılara altı yüz yedi yüz lira gibi fahiş fiyatlara kiraya veriyor. burada ev sahipleri çok memnun, ancak kiracı olan türkler ne durumda tahmin edersiniz, türkler o evlere atık suriyelilerden daha çok para vermek durumunda.
    • ilçede ciddi anlamda bir çöp sıkıntısı var, aslına bakarsanız bu ilçede su sıkıntısı da vardı da allahtan cehape zihniyetindeki büyük şehir belediyesine bağlı hatsu yetkilileri su sorununu çözmüş, nasıl çözdüklerini araştırdığımda ise hatsu’nun tek bir su aramadıkları sadece kayıp ve kaçakları engellediğini öğrendim.
    • ilçe zannedersiniz ki beyoğlu, gündüz ciddi anlamda trafik sıkıntısı var, antakya merkez kadar trafiği var bu küçük ilçenin. ancak bu suriyeli yıkılmacılar akşam olduğunda sokağa çıkıyorlar, arife gecesi saat 3 gibi cadde ana baba günüydü.
    • tatlıcıdan, bakkala, berberden, kaportacıya, lokantacıdan ayakkabıcıya kadar bir çok suriyeli esnaf var, işin güzeli bu yıkılmacıların dükkanından alışveriş yapanlar sadece yurttaşları değil, artık ucuz diye türkler de bu yıkılmacılardan alışverişe başlamış. vergi yok, ceza yok, sigorta yok, temizlik kontrolü yok, iş sağlığı güvenliği yok, şeker, çay un suriye’den kaçak, sigara diğer taraftan kaçak geliyor. bu kalemlerin bindirdiği gider kalemleri olmadığından da haliyle maliyetler düşük.
    • antakya merkezde iki cuma namazına gittim. zannedersiniz mekke, her tarafta arap entarili tipler vardı, hutbe çok yakında arapça verilirse hiç şaşırmam.
    • sokakta kara peçeli kadın sayısı gözle görülür şekilde fazla, yaklaşık bir karış sakallı erkekler ve üç adım arkalarında peçeli kadınlar, yanlarında elli santim boyunda türbanlı hatta peçeli çocuklar görebiliyorsunuz.
    • dilencilik ve fuhuş ile istismar edilen yüzlerce çocuk ve kadın var. bunun yol açacağı sosyal patlama ve sağlık sorunları çıkmak üzere.
    • bayramdan üç gün önce antakya merkezde stadyumda bir iftar yemeği verildi, iftara mr. düşük profil de katıldı. buraya akp yöneticisi ve üyesi çoğu kişi alınmadı, yüzlerce otobüsle suriyeli yıkılmacılar taşındı ve en acısı da polis güvenlik nedeni ile bunları doğru düzgün aramaz iken ilçe kaymakamları, savcıların, hakimlerin araçları didik didik arandı.
    • bahsettiğim bu küçük ilçede akp’nin son seçimdeki oy oranı yaklaşık yüzde yetmiş. toplamda on sekiz bin suriyeli var ve bir sonraki seçimde bu arkadaşlar oy kullanırsa belediye başkanı yüzde yüz suriyeli olacak, çünkü ilçedeki son oy kullanabilen türk sayısı yaklaşık dört bin idi.
    • hatay'da suç oranı artmış durumda, kendi kardeşim hatay da yer olmasına rağmen tayin istemedi hataya, bazı hataylı memurlar tayin istemiyor, adamlar kia ve hundai araçları ile trafiğin anasını belliyorlar, korkuları yok, adam ölümden kaçmış gelmiş, ipler mi senin polisini.

    bundan beş sene evvel büyük lider emevi camiinde cuma namazı kılmak niyetinde iken şu anda habib neccar camisinde haber vermeden cuma namazı kılmak isteseler yer bulamayacak durumdalar. beş sene önce güney komşumuz bir iç savaşa düştü, bugün baktığımızda herkesin bir kazanımı oldu,

    bazıları şunlar ;
    • rusya artık sıcak denizlerde.
    • esad en azınan kendisine bağlı bir toprağa ve halka sahip.
    • pyd özerk devletini kurdu ve neredeyse tüm dünya tanıdı.
    • işid kendi propagandasını yaptı.
    • abd ve batılı devletler buradan kaliteli elemanları aldılar ve kalifikasyonlarını arttırdılar.

    peki biz ne yaptık bu sırada;
    • hiç dâhil olmadığımız savaşa tırlarca silah gönderdik.
    • 11.5 milyar dolar para harcadık.
    • onlarca canlı bomba saldırısı yaşadık ( son iki kalifiye yıkılmacı bayramdan hemen önce reyhanlı’da patladı)
    • bir stratejik deha başbakan harcadık.

    yani bizimle alakası olmayan bir savaşın en çok kaybedeni olmuş durumdayız. stratejik deha diye ben buna derim. üstelik bunların özgürlük savaşçısı olduğunu iddia edenlere de sorarım, dünya üzerinde kendi ülkesinin özgürlüğü başka tprakalrda taşak kebabı yaparak kazanmış bir tek millet var mı?

    peki yarın bir seçim olsa ne olacak, şahsi fikrim hiç bir şey değişmeyecek, bir çok insan aynı yere oy verecek ve akp gene yüzde elli dolaylarında bir oy alacak. çünkü birileri bu gece televizyonda zinayı övse, yarın " başkan haklı biz de zaten orospu çocuğuyuz" ( burada cinsel bir ayrımılık söz konusu değildir, kadını aşağılama niyeti yoktur) diye başlık atacak en az beş gazete ve benim anam senin anandan daha çok zina yaptı yarışına girişecek binlerce insan var.

    aranızda su veren itfaiyeyi arayan varsa kendilerini güney sınırına davet ediyorum. hortumun bir ucu yani iftaiye ankara beştepe dolaylarında. diğer ucu da üzülerek söylüyorum ki hepimizin götünde.

  • benim çevremde çocuk sahibi olmak isteyip de zorlanmadan olan bir tane arkadaşım yok. zaten çok az çocuk sahibi olmak isteyen var, onlar da ancak tedaviyle, "bugün bizim saat 2 gibi sevişmemiz gerek" falan. bu sex machine'ler ne yapıyor da böyle üçer beşer doğuruyor bi fikrim yok. çocuğu olan bi arkadaşım bebeğin altını biraz bekletti diye çocuğun pamuk götü nar gibi kızarmış, pişikten uyuyamıyor. bunların yavruları dışarda maşallah çelik gibiler. lan ben küçükken anahtar deliğinden baksam 3 gün ateşim inmezdi. adamlar mülteci falan ama her biri ayrı sex bomb, terminator, everlasting existence.

  • bunlara "sığınmacı:(" gibi bilinç altına acziyet konsepti işleyen kelime seçmeyelim, kullanmayalım.

    suriyeli kaçaklar olur, işgalciler olur, vatan kavramını idrak edemeden vatandaş olmaya kalkanlar olur, işine eşine ortak olanlar olur, sınırı geçer geçmez üreyenler olur, hatta dark walkers olur seçin deyin ama "sığınmacı:(" demeyin.

    (bkz: suriyelilere vatandaşlık veren vatan hainleri)

    kadınlarını hamile bıraka bıraka sokakta dilendirir veyahut pazarlarken kendileri plajdan plaja akan türkçe konuşmaya tenezzül etmeyen, hesap ödenecekken "tayyip erdoğan'ın misafiriyim" diyerek kalkıp giden organizma sürüleridir.

    insan kelimesi kendilerine lükstür.
    gelsin eksiler. biri söylemeliydi.

  • bir gün erdoğan'ın, bu mültecilerin kılıçdaroğlu yüzünden ülkeye geldiğini ve ülkenin huzurunu bozduğunu söyleme; akp seçmeninin ise buna inanma ve bunu tartışmalarda argüman olarak kullanma ihtimali var. kimse de çıkıp, yok canım o kadar da değil diyemez. diyebilir misiniz?

    hayat çok garip.

  • geçen, afrikalı bir saat satıcısı gencin önünden geçerken gene aklıma bunlar geldi. afrikalılara saygı duydum, adam ekmeğinin derdinde.