debe başlıkları

steam

  • yazarlığım boyunca bu başlıkta çok üst düzey saçmalıklara şahit oldum. kiminde güldüm, kiminde klavyeyi kemirdim kiminde ise "vöah aq" dedim.

    öyle ki "steamden aldığım oyunlar hoparlörümde hışırtı yapıyor" diyen adam da vardı burada -ki kendisi benim bir numaramdır bu konuda, idolümdür-
    "steam niye ramazan bayramında indirim yapmıyor amınakoyim?" diyen adam da vardı,
    "yaa ben şimdi cs go alcam aslında da işte şu kadar verirsem şu kadarım kalıyor ama ben paramın üç bölü yirmisiyle ayrıca ekmek alıcam üstüne para da artsın sonra işte taksitle telefon alıcam o yüzden cs go nerden alıyım?" diye kendi ekonomik planlarını paylaşan da vardı. var yani, saçmalık bol.

    işte bu adamların arasından sıyrılarak doğrudan ikinci sıraya yerleşecek saçmalığı yazmayı başaran yazarı, ikinci idolümü de az önce buldum:

    "bağlaçlarıdoğruyazamayanorospuçocuklarısizoyunoynamayınulan" diyen delikanlı.

    muhteşem değil mi ya? inci gibi parlıyor valla başlıkta. nefis. mesela arada indirimcilere de çingene demiş. kaçırmamış fırsatı. tam bir şölen havası hakim.

    tanım: bir yarrak.

  • steam cüzdan hesabıyla kredi kartı borcu ödenebilen platform. te allam ya.

  • oyun oynayanlara hayatsız diyen çomarları göstermiş başlık.

  • okundu. allah kabul etsin.

  • (#60272979)
    yeşil ışık yandı! :)
    birkaç saat önce! nasıl heyecanlı ve mutluyuz anlatamam! kardeşimin hayalleri gerçek oluyor. hem de bu genç yaşta! emeğinin hakkıyla ve sizin desteğinizle! teşekkürler sözlük! teşekkürler suserler!
    bunu şimdi büyük bir mutlulukla söyleyebilirim. artık bizi yeşil ışık yanan oyunlar arasında bulabilirsiniz :) ya da alın size kısa yol burada
    gönülden teşekkürler!

  • kardeşim, 20 yaşında, aylarca yazılım yazdı, en sonunda kendi oyununu çıkardı, yazılımcı olmasına rağmen grafikleri bile kendi yaptı, gurur duyuyorum.
    destek olmak isterseniz linki burada : link
    yorum yazanlara oyun çıkınca ücretsiz key de verecek.
    insanın hayatta severek bir şeyler yapması ve ortaya bir şeyler çıkarması ne kadar da güzel.

    edit: kardeşim oyunu yüklediğinden itibaren 23 saat geçti, 371 evet aldık, top100'e girmemize az kaldı. umarım son yeni editte yeşil ışık yandı müjdesi veririz. teşekkürler!

  • (bkz: $3bn)

    abi tamam k'yı anladık, kısa oluyor, 3k yazıyorsun 3 bin falan da
    $3bn nedir amk programlama dili gibi. yazsana 3 milyar dolar diye, bak ne güzel duruyor.

    ama yok billion daha havalı.

  • abi hırsızlığı falan geçtim de, steam'e alışınca torrent çok amele geliyor. uğraşmaya hiç değmez. 4,5 tl'ye witcher 2 aldım mesela. bunu torrentten bulacaksın da, bozuk çıkmayacak da falan filan. gerek yok heyecan aramaya. ayrıca nasıl kitap alıp kütüphane dizmek keyif veriyorsa insana, bunda da oyunlardan oluşan bir kütüphane yaratmak o kadar zevkli.

  • "torrent dururken netflixe her ay 9 dolar bayılmak enayilik" diyen amerikalı ölücülerin kuzenleri buraya da geliyor.

    ölücülüğe veya ahlaksızlığa ekonomik kılıflar bulsak bile, bunlar elmayla armutu karşılaştırdıklarını farketmiyorlar.

    netflixin verdiği hizmet, sadece torrentten de bulacağın filmleri izlemek değil. her yerden/cihazdan izleyebilmek, anında başlayabilmek, dosya yönetimiyle uğraşmamak, virüslü veya bozuk filmleri endişe etmemek, ultra-kişiselleştirilmiş tavsiyeler almak, vs. torrentin avantajıysa, popüler programların yeni bölümlerini yüksek kalitede izleyebilmek. netflixe üye olup, nokta atışlar için arada sırada torrent kullanmak mantıklı.

    steamin verdiği hizmetse, görece netflixten bile daha iyi. netflixin tüm avantajlarına sahip ve bu avantajlar oyun alanında daha da önemli (virüs daha büyük sorun, bozuk kurulum daha büyük külfet). netflixin hiç bir dezavantajına sahip değil (oyunlar çıktıkları anda buradalar, kalite farkı yok). ek olarak beğenmediğini iade imkanı, otomatik yama, dlc ve mod kolaylığı, save dosyalarının ve oyun profillerinin silinme tehlikesi olmadan cloudda durması, achievements, vs. tabii çoğu kişi için en mühimi de multiplayer oynayabilmek.

    yani bırak elmayla armutu, bunlar çürük elmayla charlize theronun yaladığı taze armutu karşılaştırıp "çürük elma bedavayken, o armutu niye (y)alasın ki?" diyorlar. garip bir örnek oldu, peki şu nasıl: charlize theron'u yalamak dururken virüslü şişme bebek sipariş etmek?

    (kadınlar, bu analojiler bir gün elbette size de uygun hale gelecek, işte o gün muasır medeniyetler seviyesine çıkmış olacağız)