debe başlıkları

robin van persie

  • fenerbahçeli değilim hatta fenerbahçeden nefret eden birisi olarak bu adamın yaptıkları benim çok zoruma gidiyor. alçakça, şerefsizce işler yapmakta bu adam ekmeğine ihanet etmekte. sakatım de fenerle melihland'a gitme ama milli takıma koşa koşa git. terbiyesiz ahlaksız adam iş ahlakı sıfır senden daha yaşlı olan drogbadaki etoodaki iş ahlakının yarısı olsaydı keşke.

  • arsenal ve manchester united'taki performansıyla bir dünya yıldızı haline gelmiş fenerbahçeli futbolcu. köse midir, değil midir bilmiyorum ama adamı hep aynı saç stiliyle ve istikrarıyla anımsıyorum. oynadığı tüm takımlarda - fenerbahçe hariç- tüm takım yatsa, koşmasa bu adam canını dişine takıp koşar, bir şekilde golünü atardı. o yüzden fener'e geldiğinde, sakat da olsa iyileşip efsaneliğine yakışır bir performans sergileyeceğinden emindim. en olmadı bir e'too bir drogba performansı bekledim. ama sempati duyduğum futbolcunun bu hareketleri beni hem şaşırttı hem üzdü. yazık. kendini koskoca fenerbahçe'den büyük görüyor. hiç beklemezdim.

  • "oğlumla evimizin bahçesinde futbol oynarken, ikimiz de en sevdiğimiz futbolcular olurduk. o, ben olurdu, ben ise takımdan ayrı düz koşu."

    robin van persie

  • bu sene de beşiktaş'a veya galatasaray'a birer gol atıp 5.7 milyon euro'yu cebe indirir.

  • oğlum bu adam ya kanser ya aids filan lan. bitmiş, tükenmiş, iflahı sikilmiş bir halde. tam bir geberik.

  • fenerbahçenin en ihtiyacı olduğu zamanda yine sakatlanarak fenerbahçeyi yüzüstü bırakmış sümük reis.

    tabi ki futbolcu sakatlanabilir ama bu ne be kardeşim insan biraz dikkat eder kendine takımda forvet kalmamış daha sezon açılmadan avrupaya gitme durumumuzu belirleyecek maçta yoksun.

    şu taraftarın sevgisini bu kadar haketmeyen bir adam daha hatırlamıyorum. bu adamın fenerbahçe ile adı anıldığında heyecandan uyuyamamış gelişini flight radardan takip etmiştim. oyuna ilk girdiği atromitos maçında oyuna girdiği sırada televizyon başında ayağa kalkıp alkışlamıştım. ama şu an kendisinden nefret etme raddesindeyim.

    wan der wiel ve kendisi sağolsun iş ahlakı yüksek hollandalı imajını yıktı. helal olsun persie iyi yiyiciymişsin. ayda bir maç oynayıp geri kalan zamanlarda ona buna trip atarak 5 milyon euroları cukkaladın.

  • amerika nın küçük kasabalarından birinde yaşıyorum ve buranın nüfusu 70 bin falan, şehir merkezini saymıyorum sadece yaşadığım kasabayı söylüyorum. bu kasabanın daha da dışarısında ufak bir ben diyeyim köy siz deyin yerleşim birimi bayağı küçük bir yer daha var sanırım nüfüsu 2-3 bin falandır bazen oraya balık avlamaya gidiyorum. neyse bu gittiğimin bir keresinde orada aldi market var, burayı bilmeyenler için söyleyeyim türkiye deki bim in orjinali yani ucuzluk marketi. işte oradan içecek falan birşeyler almak için girdim ve burada bizim bildiğimiz ayakla oynan futbolu hiç sallayan yoktur kimse maç sonucu da bilmez kuralları da bilmez.

    neyse aldım içecekleri kasaya geldim üzerimde de fenerbahçe yağmurluğu var. kasadaki çocuk üzerindeki armaya baktı ve şey dedi; ben bu takımı biliyorum neydi adı? dedim saçmalama nereden bileceksin bu türkiye de bir futbol klübünün arması. çocuk bana şöyle dedi; bu robin van persie nin oynadığı takım değil mi ?

    fenerbahçenin mal bir başkanın ve türkiye nin mal adetleri dolayısıyla böyle bir adamın adından yeterince faydalanamamış olmamız onun bir efsane olduğunu değiştirmiyor. 30 milyon euro bu adamın sadece adı için bile verir çin klüpleri ki burak yılmaz gibi bir çöpe bile para verdilerse.

  • mahmutla çarpıştı evet ama yumruğunu da suratına net geçirdi adamın burnu kırıldı ve alnı açıldı çünkü diğer elini de tırnağı geldi muhtemelen. pozisyon çok net kırmızı kart ve davranış insanlık dışıydı. her maç mutlaka benzer bir çirkeflik yapıyordu ama bu gerçekten rezaletti gaddarlık dahi değil bu, tekme at ittir sert gir ama adamın burnunu kırmak nedir ya hu? burun kolay kırılmaz beyler, yanlışlıkla falan da kırılmaz, dürüst olalım.

    not: sapına kadar fenerbahçe.

  • \0/
    _\

  • bir fenerbahçeli olarak söylüyorum bu adamın bugün yaptıklarını savunan içten pazarlıkçı, kalitesiz, varoş ruhludur. zamanında melo aynı hareketleri yaparken söven insanlar bugün bu adamı savunuyolar. sonra gelip ligin kalitesizliğinden dem vuruyolar. bırakın arkadaş asıl kalitesiz olan sizsiniz, lig değil. müstahak size bu lig.