debe başlıkları

oğuzhan özyakup

  • kendisini beğenmeyenlerin quaresma'ya tapıyor olması şaşırtmayan kaptanımız. sanırım topu eveleyip geveleyip kaybetmesi lazım direk ileri oynayınca sıkıntı yaratıyor. aksi halde çok sevilir ve havalara çıkartılırdı. evet oğuzhan eğer ekşi'de kabul görmek istiyorsan 4 kere çalım atmaya çalış ve çoğunlukla 3.de bazen dördüncüde kaybet. her duran topun başına geç. frikikleri uzaya gönder. kornerlerin hepsini istisnasız ön direğe zayıfça kes. rabona, tırıvırı eksik etme. şampiyonluk için kritik bir maçta sarı kart gördükten sonra hakemi alkışla. aynı maçta dakika onda rakibin sırtına tekme at durup dururken. bunları yaparsan tamamdır. çöp demez kimse sana. hadi koçum göreyim seni.
    edit: ha bak hatta arkasından ağıt yaktığımız marcelo'nun son dakikada kendi kalesine gol attığı derbide yine arkasından üzüldüğümüz aboubakar'a topukla çok iyi bir pası vardı kaleciyle karşı karşıya bırakmıştı abou'yu. abou tabi uzaya fırlattı ama gomez olsa asmıştı mesela baya net pozisyondu. o hayalet maçlardan birinde bunu yapmıştı. bu direk aklıma gelen tabi. oturup uğraşsam daha fazlasını da bulurum.

  • bugün selçuk inan performansı göstererek 50 milyon euro len mq'dan 50.000 euro'ya gerilemiş futbolcu. senin zor konsantre olan yapını, sert geçen maçlardaki çekingenliğini sevsinsinler. yetenekli olmasına yeteneklisin de profesyonelliğin manuel fernandes kadar be oğlum. avrupa kulüpleri ne yapsınlar seni? bir de "avrupa hedefim var" tribi yapıyorsun. granit xhaka'dan daha büyük fiyasko olursun. senede 50 maç oynasan bunun 15'inde iyi 35'inde kötüsün. ortan yok. o iyi 15 maçın alayı da güçsüz, iddiasız takımlara. büyüklere geldi mi tıkanıyor haspam. balıkesir'de doğup büyümüş senden 5 yaş ufak cengiz'in gelip takımı perişan etmesini izlersin anca. işte o çocuk 15 milyon euro'ya roma'ya gider. sana kıyıp 7.5'tan fazla vermediler, vermezler de. selçuk inan'a da haksızlık etmeyeyim, o bunun yaşındayken deli topçuydu. bize trabzon'dayken attığı bir gol var ki hâlâ aklımda. birçok zorlu maçta büyük işler yapmıştı. ben oğuzhan'ın bir tane böyle derbi olur, zor anadolu deplasmanı olur, avrupa'da güçlü takımlara karşı olur iş yaptığını hatırlamıyorum. silinip gidiyor hepsinde. yokları oynuyor.

    senden kaç yaş ufak adamlar ne alıp yürüdüler. renato sanchez, tiemoue bakayoko, dele alli, youri tielemans ve daha nicesi. sende yıllardır tık yok. üstüne koymak yok. istikrarlı olmak yok. "5 takım var gitmek istediğim" tribi yapıyorsun. o takımlar da chelsea, arsenal, manu, barça, real. hangi birinde bırak 18'i 25'e girebilirsin? hangisi seni yedek yapar? en fazla rezerve takımlarda oynarsın. hadi türkiye'de yetişmiş olsan neyse. diyeceğim ki yetersiz tesisler, torpilli kötü hocalar falanlar filanlar. bu bahanelerin ardına sığınırdın kesin.

    ama nice efsane oyuncuyu bağrından çıkarmış hollanda'da doğup, büyüyüp orada yetişip, ihtisasını da ingiltere'de genç yetiştirme konusunda kafadan ilk üç'te olan ve dünya'ya nice genci yıldız olarak geri kazandırmış arsenal'da yaptın. üstelik 2 yıldan fazladır da şenol güneş ile çalışıyorsun. böylesine şanslı ve muhteşem bir geçmişe sahip bir insan ilerleyip beast mode'da oynayacağına bu kadar mı geriye gider be kardeşim? bu kadar mı nankör olur, bu kadar mı elindekilerin kıymetini bilmez? senin yerinde olmak isteyen belki yüz milyonlarca insan vardır şu gezegende. ülkedeki futbol dışında başka meslekler yapan ve futbol endüstrisini maddi olarak büyüten nice erkeğin hayalini kurduğu noktadasın. milli takım, beşiktaş, belli bir popülarite, güzel maaş, rahat yaşam, evler&arabalar, güzel kadınlar. bunları bulunca futbola olan motivasyonunu mu kaybettin? "avrupa hedefleri" olan insan ptt 2. lig(1 de değil) topçusu vasatlığında oynamaz çünkü. ordan birini koysak daha çok ısırır, daha çok basardı. savaşırdı.

    sizi izleyen insanların hayatları boyunca çalışsa dahi kazanamayacağı hatta hayal edemeyecekleri paraları belki 6 ayda kazanıyorsunuz. karşılığını da bu kadar ruhsuz, bu kadar isteksiz, bu kadar verimsiz olarak mı ödüyorsunuz? geceleri nasıl rahat uyuyorsunuz oğlum siz? kafanız nerelerde? ha oldu, ha olacak dedik yeni sergen dedik yasin sülün'e dönüştün. buraları okuduğunu biliyorum. tolga zengin ağabeyin ile takılmaya devam et aferin. topunuz bir necip etmezsiniz be. yazık size umut bağlayanlara, sevip, savunanlara.

  • oğuzhan muhtemelen tüm dünya'ya yayılmış arsenal scout ekibi ağının radarına takılan bir oyuncuydu, alkmaar alt yapısında oynarken potansiyelli olarak görülmüş ki arsenal'e transfer olmuş. arsenal'de oynadığı süre içerisinde arsenal'de hiç forma giyememiş sadece 1-2 kere lig kupası maçlarında oynamış. onun dışında sürekli olarak arsenal'in alt yaş takımlarında ve rezerve takımlarında oynayıp daha sonrasında beşiktaş'a transfer oldu. yani hiçbir zaman o beklentilere cevap verememiş, hatta kıpırdama bile gösterememiş ki önemsiz bir maç kadrosuna bile dahil edilmemiş veya sonradan oyuna girmemiş.

    oğuzhan beşiktaş'a gelirken 20 yaşındaydı, cengiz'in şuanda roma'ya transfer olduğu yaşla aynı. beşiktaş'a gelirken bırakın herhangi bir büyük kulübü, kendisiyle ilgilenen başka bir kulüp bile yoktu belki, şimdi hatırlayamadım tam. çünkü arsenal'de geçirdiği o 4 sene içerisinde üst seviyeye çıkamamış, sadece potansiyelli bir oyuncu olarak kalmıştı. beşiktaş'a geldi yaşı ilerledi, yaşıyla birlikte tecrübe kazandı, iyi bir takım oyuncusu oldu. yeri geldi çok kötü oynadı küfredenler oldu yeri geldi aldığı alt yapı eğitimini kanıtlarcasına iyi oynayıp maç kazandırdı. şuanda 25 yaşında, ne 18 yaşındaki bir oyuncu gibi hızlı gelişim gösterebilir ne de bu saatten sonra futbol dünyasında marka haline gelebilir.

    cengiz dediğimiz çocuk 20 yaşında, daha geçen sezondan bu çocuğun yazın iyi bir kulübe gideceğine kesin gözüyle bakılıyordu. milyonlarca futbolcu arasında "wonderkid" olarak gösterilen nadir oyunculardan. avrupa'nın önemli kulüpleri sezonun bitmesiyle kendisinin peşine takıldı ve roma'ya transfer oldu. roma'nın bu yaşta as takımda oynatmayı düşüneceği kadar yetenekli. zaten roma'nın şuanki sportif direktörü olan monchi'yi biraz tanıyorsanız ki bu kadar saçma konuşan adamların tanımasını beklemem, bu adamın yeteneklerine inanmadığı oyuncuya bu paraları verdirttiğini göremezsiniz. ha bu çocuk olur olmaz ki bana göre olacak, bu tür transferlerin maliyeti en düşük bu rakamlardan başlıyor hele bir de transferinde rekabet ortamı oluşmuşsa daha uçuyor. yani gelecekte beklenilen noktaya gelemese bile bak şu kadar para verilmişti diye savunabilinecek bir durum değil bu, bunlar risk transferleri. büyük kulüplerin hepsi neredeyse her yaz bu tarz transferler yapıyor.

    o yüzden cengiz'in 13 ettiği ortamda oğuzhan diye başlayan bir cümle görürseniz, yazının geri kalanını hiç okumayın, gerek yok zaman kaybı çünkü. yazının devamı yazıyı yazan kişinin futbol cahilliği katsayısını okudukça arttıracak nitelikte olacaktır. adam bugün avrupa piyasasında sayısız alternatifini bulabileceğiniz, hayatının hiçbir döneminde wonderkid seviyesinin yanından bile geçememiş ama yaşı ilerledikçe bir şekilde iyi bir futbolcu olmuş bir oyuncu ile koskoca dünya transfer piyasasında sayıları kendi bölgelerinde belki bir elin parmağını geçmeyecek bir oyuncuyu kıyaslıyor ve onun daha fazla edebileceğini iddia ediyor. bak aralarında 5 yaş olma konusuna hiç girmiyorum.

    bu futbol cahillerinin tezi de 19-20 yaşındaki çocuğun avrupa'da herhangi bir maça çıkmış olmaması ki gerizekalı onu da yanlış biliyor, bu adam shakhtar'a karşı bile ilk 11 oynadı. zaten şampiyonlar ligi'nde en kötü sadece grup aşamasında oynamış olsa bile fiyatı 40 milyon euro civarından başlardı. önümüzde mbappe örneği var, 100 milyon euro'nun üzerinde rakamlar telaffuz ediliyor kendisi için. şampiyonlar lig yarı finalinde oynadı. 3-5 maça çıksa bile bu maçlar böyle oyuncular için çok büyük referanstır, zaten bu seviyede ve organizasyonlarda yer almış çok yetenekli oyuncuların ne kadara satıldığını her yaz döneminde görüyorsunuz. direk fiyat katlıyor yani.

    bir de epl'de homegrown statüsündeyiş de o avantajı varmış. lan premier league takımlarına git de ki oğuzhan'ı 10 milyon euro'ya satma kararı aldık. kaç tane takım teklif yapar bi bak bakalım, ilgilenen çıkmaz belki. son olarak şey var bir de, cengiz 3000 kişiye oynayan takımda oynuyormuş en çok buna güldüm. ya nasıl gerizekalısınız gerçekten futbolu izleyebilmeniz bile başarı o zekayla. kendi takımınız dışında dış dünyayla hiçbir alakanız yok. mbappe dediğiniz adam monaco'da ortalama 10000 kişiye bile oynayamıyor sezonda, monaco stadı olan louis'nun kapasitesi 18000 civarında zaten yarısı bile dolmuyor. bence de cengiz, mbappe falan kim ya çakılı beşiktaş tribünü önünde kaç bin taraftara oynayan, oynadığı her şampiyonlar ligi maçı sonrasında tüm avrupa basınının methiyeler düzdüğü oğuzhan en az 50 milyon euro, çok büyük futbolcu olacak abisi.

    artık futbol başlıklarından da milleti engellemek lazım sanırım. troll falan engelliyoruz, adamın troll olduğu belli beklenti yok da bu adam cahil, konuştukça dibe batıyor ve söylediklerinin doğruluğuna da kendini inandırıyor ama konu hakkında bilgisi sıfır bile değil. üzerine bir de milletle dalga geçtiğini zannediyor kendi çapında. tam aklı yok fikri var durumu.

  • kendisi jose mourinho'nun en büyük pişmanlığıdır. mourinho'nun, yakın çevresine "keşke pogba balonuna 110 milyon vereceğimize, üstüne 40 milyon daha koyup 150 milyona oziyi alsaydık." dediğini biliyor muydunuz? işte kendisi böyle büyük bir topçudur.

  • beşiktaş'ın uyguladığı ücret politikasından çıktığını gösterir ki bu iyi bir şey değil.

    kur türkiye'de bu denli yüksek iken, nasıl oluyor da tavan maaşı 1.750 milyon euro olan kulüp birden 2+ milyon euro ücretlere çıkıyor? hiç gelirimiz arttı tatavası yapmayın.

    oğuzhan'ı severim, beşiktaş başlığını okuyan beni tanır zaten, hiçbir futbolcuyu da gömmem beşiktaş'ın değerine laf söylemek olmaz.

    ama kulüp menfaatleri çerçevesinde maaş işi quaresma ile zıvanadan çıkmıştı, şimdi iyice kontrolden çıkacak. ozi 2,4 alırken quaresma 2 alırken, fabri de ister artık bi 2 milyon, ordan atiba da ister bi 2.1 falan, sonra marcelo, sonra cenk derken zort diye başımıza 2-3 milyon euro toplamda bilanço.

    bir de oyuncuya ne kadar çok verirseniz o kadar oynar diye bir durum da söz konusu değil. oğuzhan geleceği parlak, yetenekli, akıllı bir adam ama bu kadar garanti para bu kadar uzun süre alırken ne kadar diri tutabilirsiniz bu adamı? galatasaray'ın evlatlarına bakıp ibret almak lazım.

    beşiktaş hiçbir şey değilken oğuzhan'ı aldı, yetiştirdi, adam etti patlattı, kendisine güvendi. beşiktaş'ın da oğuzhan'da emeği vardır ve böyle uçuk rakamlar kabul edilemez.

    haber doğru ise olan olmuştur katılmam mümkün değildir bir beşiktaşlı olarak.

  • atiba için yazdım dün gece (bkz: #67615846), oğuzhan için de geçerli.

    yeri gelince "oyun kurucu, 10 numara" diye sergen ile karşılaştırdığınız adam maçın büyük bölümünde lyon'un beklerini ve kanatlarını kovaladı. niye? başta quaresma beyimiz olmak üzere öndeki dörtlü bizim sahaya dönmediği, dönse bile rakibini kovalamadığı için atiba ve oğuzhan her atakta 4-5 kişiyi karşılamak zorunda kaldı.

    mesela dün aboubakar olsaydı, diakhaby denen ibibik valbuena'nın lacazette'in ayağına rahat rahat 40 m top atamazdı. iki topla ceza sahası ön alanımıza geldiler hep. avrupa'da üst düzey takımlarla oynarken ilerde sert basmazsanız mücadele edemezsiniz.

    neyse geçmiş olsun, canları sağ olsun.

  • oguzhan vs rvp

    iki pozisyonda da oğuzhan hakem ile konuşuyor.
    rakip ile hiç bir işi yok.
    hakeme bir itiraz da yok.
    beşiktaş kaptanı. hakem ile konuşuyor. sonra ikisi de tamam diyor ve oyuna dönüyor.
    rvp koşup geliyor. (ne işi varsa).
    bir şeyler söylüyor. sonra oğuzhan'a bir tane çakıyor. tosiç'in kafasından daha da sert bir darbedir bu arada. oğuzhan ondan sonra konuşuyor ve "burnun kalkık" hareketini yapıyor.
    rvp hala yalan söylüyor. o hareket hollanda'da küfür filan değil. "kendini beğenmişsin" anlamında.

    2. pozisyonda oğuzhan tekrar hakemle konuşuyor. rvp yine geliyor.
    yine hakemin önünde. bu sefer sırtına bir tane çakıyor.
    hakem iki pozisyonu da seyrediyor.
    ondan sonra "oğuzhan rvp'yi gerdi, maçı gerdi" oluyor.
    maç boyunca bundan başka da hiç bir hareketi yok. rvp itti kaktı. alper yolunu kesti azarladı. topsuz alanda tekmeledi. tüm maç topu ayağına her aldığında tekmelendi.
    "oğuzhan maçı gerdi".
    tosiç'in alnına temasıyla kendini havuza bırakır gibi bırakan adam "profesyonel". bir dakika içinde iki tane yumruk yiyip de hakeme "hocam görmüyor musun?" diyen adam çirkef...

    böyle yüzsüz, karatkersiz ve iki yüzlü tiplersiniz işte...

  • kendisine yıldız kaymıştır.

  • zamanında melo'yu attırdığı gibi bugün de van persie'yi attırmaya çalıştı, van persie de o iş öyle olmaz orospu çocuğu dedi, çıkardı masaya koydu. mevzu bundan ibaret.

  • kendini yere bırakmışmış da penaltı aldırmışmış. dün tartışmasız bütün spor yorumcuları en fanatik fenerlisi rıdvan a kadar herkes ozzy nin pozisyonuna penaltı diyordu, sen hangi futbol bilginle neyin referansını alarak burada algı sıçmaya çalışıyorsun e be **evladı. sonra beşiktaş taraftarı küfür ediyor, çok re re rö. e ananın a** ama şerefsiz p**, ananın a**.. şimdi s**tir ol git. s**kik.

    tanım: bağzı o**pu evlatlarını kudurtan futbolcudur, bu sezon henüz istediğimiz seviyeye de ulaşamamıştır.

    edit: küfür vs