debe başlıkları

muharrem ince

  • muhaliflerin neden kaybettiğinin göstergesidir.
    bizim putlarımız yok, liderlere tapmıyoruz.
    dün sevdiğimizi yeri geldiğinde eleştirebiliyoruz.
    vazgeçmeyi, körü körüne bağlanmayı sevmiyoruz.
    yanlış yapanın üstünü çizebiliyoruz.
    işte bu yüzden biatçılara yenik düşüyor, %52'lik kısmı bir türlü ikna edemiyoruz. görünen o ki put yapmayı beceremeyişimizden oluyor bunlar.

  • kendisini çok çok çok sevmekteyim... mustafa kemal gibi kokuyor demiştim.

    ama son dönemlerde özellikle seçim sonrasındaki hareketlerini anlayamıyorum, gerçekten iyi niyetle anlamaya çalışıyorum ama anlayamıyorum...

    seçim sonuçlarını kedi gibi kabul etmesini anlamıyorum, o gece ekranlardan kaçmasını anlamıyorum, iktidarın ve havuz medyasının kendisini övmesini anlamıyorum, arkasından yürüyen milyonları hiçe saymasını anlamıyorum, bir daha chp'ye aday olmayacağım dedikten sonra darbe yolu ile genel başkanı indirmeye çalışmasını anlamıyorum,

    herşeyi geç, bitik chp'nin oyu belli iken chp sevdasını anlamıyorum, yeni bir oluşumun liderliğinden imtina etmesini anlamıyorum, hepi kökü %25 olan ve halkın çok büyük kısmı tarafından net bir şekilde nefret edilen bir siyasi nostalji uğruna geleceğimize olan umuttan vazgeçmemizi anlamıyorum.

    ben bu adam için hayatımda yapmadığım şeyleri yaptım, hala da yaparım, siyasi bir organizasyona para yolladım, sandık başında müşahitlik yaptım, kavga ettim... hala da yaparım ama muharrem ince kan kaybediyor... anlamıyorum hocam...

    hocam sen de mi düzenin adamı oldun? sen de mi ortak gayeye hizmet eder oldun?

    yapma bize bunu, ne olur yapma! çekin vurun daha iyi aq!

  • gerçekleri duymak istemiyorsanız dinlememeniz gereken siyasetçidir.

    adam gerçekleri çatır çatır suratımıza söyleyip, uyanın artık diyor. efendiler buradan hala sallıyor seçim gecesi açıklanamayan olaylar var. he yavru he, ufo görüldü, poltergeist vakası vardı o gece. muhalefet kaybetti işte, bu kadar basit. arkasında bir komplo teorisi aramaya gerek yok. en yakın rakibine 10 milyon oy fark atmış biri cumhurbaşkanı seçildi. bu gerçekle yüzleşin diyor muharrem ince.

    seçim gecesi niye ekranlara çıkmadı. iyi ki çıkmamış. alelacele ekranlara çıkanların nasıl saçmaladığını gördük, chp adına utanç verici bir geceydi. muharrem ince bu soytarılıktan kendisini soyutlayarak son yılların bir siyasetçi adına en iyi işini yaptı.

    kendisinden umutluyuz. bir şeyi çok doğru söylüyor. önümüzdeki seçim 5 yıl sonra olmayacak. ve biz yine onun yanında olup %30'u nasıl % 51 yaparız sorunsalını aşmaya çalışacağız. mücadele etmek böyle birşeydir.

  • 4 günlük bir tatile çıkmasını bir türlü anlayamayanlar bana şu karikatürü hatırlattı.

    50 gün 100 küsur miting. deli misiniz?

  • aman sakın ha, bu pembelere kanıp parti falan kurmaya kalkma, gidip youtube kanalı açma dediğim politikacı. ekşiye dikkat et, kaç adam harcadı bu lavuklar saymakla bitmez. gaza gelme.

  • oğlum bu adam twitterda yazmayınca, sosyal medyada aktif olmadıkça, sevgilisinden mesaj alamamış delikanlı gibi üzülüp ''acaba ne yapıyor şimdi'' diye düşünen bir ben miyim?

    bi taraftan şeytan alttan alta dürtüyor, yaz ''uyudun mu'' diye.

    biz uyumadık!

  • muharrem ince mecliste öyle sıradan bir vekil değildi; hiç olmadı.

    o yanlış yok edendim şunu yanlış yaptı denebilir hakkında. herkes kendi anelizini yapabilir. ancak şöyle bir gerçek var; bilmem kaç kış sonra bu adam çıktı %30 u geçti.

    ilk efsaneleştiği yıl 2009 olması lazım. 2010 bütçsi görüşülürken çıktı bam bam bam koydu. bakınız. bu konuşmanın en vurucu yeri şüphesiz ki “ abd’den korktuğunuz kadar allah’tan korksaydınız bu memleketi bu hale getirmezdiniz” cümlesiydi. ayrıca siz bakmayın muharrem ince’yi tayyip erdoğan kendisi karşısında görmek istedi diyen sığırlara. çünkü bu konuşma yine dönemin başbakanı recep tayyip erdoğanın muharrem ince’yi dinlediği son bütçe görüşmeleridir. bu tarihten sonraki bütün bütçe görüşmelerinde söz muharrem ince’ye geldiği zaman başbakan genel kurulu terketmiştir. geldiyse konuşmadan sonra geri gelmiştir.

    gelelim 2011 bütçe görüşmelerine. başbakana yine bam bam bam şeklinde saydırıp “ ve siz sayın milletvekilleri; bu bakanlar kurulunu aklayan paklayan sayın milletvekilleri; kabe’de, mekke’de tavaf ederken mecliste oy kullanma becerisini gösteren sayın evliyalar..” demesi bu konuşmanın climaxi idi. bakınız.

    takvim yaprakları (akp öncesinde takvim de yoktu) 2012 yılını gösterirken biraz daha kişisel, arınç ve canikli ağırlıklı, ama yine de boş geçmeyen bir konuşması var. diyor ki “ siz devlet malına bonkör, vatandaşın sorununa bakarkör, cumhuriyet değerlerine nankör, türkiye’ye diktatör oldunuz.” bakınız.

    2013 bütçe görüşmeleriyle ilgili şu var :
    “ halkı kandırmayın! bu topraklarda bismillah demeyi kimse suç saymadı. ama siz elhamdulillah demeyi öğrenemesiniz; şükretmeyi bilmediniz.”bakınız.

    ve gelelim en etkileyici konuşmalarından birine. bu konuşma ile ilgili herhangi bir şey yazmaya gerek yok. ezberlediğimi farkettim zaten. ahı var!

    ve daha niceleri. yeri geldi hakan şükürü itin götüne soktu. hatta çıkardı bidaha soktu. yeri geldi arınça meydan okudu, “dokunulmazlığımı kaldırmayan şerefsizdir, namussuzdur!” dedi. diğer grup başkanvekillerini patates etti. yeri geldi altan tana çıkardı vurdu. yeri geldi meclis başkanına ayar verdi.

    bir sürü şey yaptı. silivriye gitti hakime ayar verdi. arabanın içinde uyuyan sivil polise milleti tedirgin ediyorsun git buradan dedi. kürsüden savcılara seslendi; o iddianamelerinizi adam gibi yazın dedi. dedi de dedi.

    16 yıllık milletvekilliğinde utanılacak tek bir iş yapmadı.

    bütün konuşmaları hatırımdadır. benim hakkım kendisine helaldir.

  • gecesini gündüzüne katarak tek başına didinen şu insan evladı adamcağızı kolayca satmaya, gömmeye, arkanızda bırakmaya ne meyilliymişsiniz be muhalifler. kuzum siz 50 günden ne umdunuz, menstrüel döngünün bile 28 gün aldığı bu evrende tek başına bir insanın nasıl bir mucize yaratmasını beklediniz ki "ayı ikiye böleceğim" diye söz verip sizi peru çöllerine toplamış da sonra bölememiş gibi ağlaşıyorsunuz? alelade bir küsmek de değil sövüp sayıyorsunuz, kendi partisinin yapayalnız bıraktığı, bülent tezcan ve küçükkaya'nın müşkül duruma düşürdüğü adama bir de siz vuruyorsunuz. öğlen yemeği arasında kore şehitleri caddesi'nde yürürken etrafa, eve gelince apartmandaki komşulara, "akp'ye oy verenler beni silsinler lütfeean" diye buyurarak nazım hikmet kültür merkezi'ne dönüştürdüğünüz sosyal medyanıza bakarak "bu iş ilk turda tamam :)" diyecek kadar bilinç kaybı yaşayınca aslında "normal" olan dev bir hezimet gibi gözüktü. bi de bana elitist, chp kadın kolları, sardunya severler derneği başkanı derlerdi ya şu halinize, realizmi elinizden uçan balonunu kaçıran çocuk gibi kaçırmanıza bakınca kendimi kepez tarım kredi kooperatifine gidip gelen mandacı hasan emmi gibi hissediyorum. yemin ederim gördüğüm manzara karşısında instagram'ı inleten kır düğünlerinizden 8 ay sonra şiddetli geçimsizlikten çatır çutur boşanmalarınızı anlamaya başladım maçka parkı'nın narin çiçekleri.

    etten kemikten bir ademoğlunu, mitinglerine gidip canlı canlı gördüğünüz 54 yaşında görmüş geçirmiş bir adamı, twitter'da yıllardır boş boş sallayan, tweetlerini rt'leyen kadınlara bakıp beğendiklerine "merhaba ayşecan, karamsarlık ruhumuzu esir almış olsa da direnmeye devam edeceğiz... bu arada memelerin çok güzel" diye dm'den yürüyen, günde 5 defa "y a r g ı l a n a c a k s ı n ı z" yazmazsa toksik şoka giren sikko kanaat önderlerinizden biri sandınız herhalde. ne yapsaydı, sokağa çıkın da geberin mi deseydi? dese çıkacak mısın, nah çıkarsın, ben bitirme jürisi için 53 saat uykusuz kalıp bayılıp kafamı küvetin kenarına çarpmış insanım, öyle kolayca ölemem.
    ulan 1 insan bu be, tek bir insan, oylarınızı korumak için elinden gelenin on katını yapmadı mı sanıyorsunuz, size söylediği her şeyi unutup "sittir et ya iki saat kestireyim şurada" diye devrilip uyudu mu zannediyorsunuz? hz. hızır mı bu adam 2-3 yerde birden belirsin, daha kıçıyla başının senkronizasyonunu sağlayamayan chp bu adama dün geceki süreçte yardım etmediği gibi ip olup ayağına dolandı. ismail küçükkaya'nın ağzına malzeme olmayı, bizleri hayal kırıklığına uğratmayı o da istemezdi ama yapamadı.
    yapamadı arkadaşım, insan bazen yapamayan bir canlıdır. sen bütün söz verip yapamayanları bir anda silip atıyor musun? annenin babanın, sevgilinin bir şeyi yapacağım diyip yapamadığı hiç mi olmadı?

    bu adam istanbul'un fatih'inde %33 oy almış, ben 1,5 sene önce nickini verip rencide etmek istemediğim bir arkadaşım* sayesinde fatih'te 5 saat geçirip, hayatımda ilk kez gözleri dahil tamamen kapalı kadınlar görünce hepimizi böyle yapacaklar diye ortalığı inletip yataklara düştüm, ağzımda burnumda yaralar çıktı, karaköy'de el ele gezen gayleri filan görmeye götürdüler de öyle iyileştim. işte bu adam o fatih'te her üç kişiden birinin oyunu almış, bi görün bunu, bi takdir edin yahu. köprü kemirsinler, yemeğe koyacak soğan bulamasınlar, kıçlarına don alamasınlar, mahsulleri çürüsün, inşallah ölürler demekle olmuyor bu iş. bu adam bunu demedi, bakın demiyormuş gibi yapmadı direkt demedi. avcı - toplayıcılık dediğimiz şey bitmedi, form değiştirdi, hayattaki tek gayesi 13 kişilik geniş ailede 11 kişinin çalışmasıyla, hayatında önünden bile geçmeyeceğin yere 3 katlı bi apartman dikebilmek olan adama güzel sanatlar fakültesi binasına el konulması hiçbir şey ifade etmiyor, sadece para pul meselesinden değil başka şeylerden de maslow piramidi'nde çok ayrı yerlerdesiniz, birbirinizi görmüyorsunuz. bu kişiler bu adamı seçtiler diye ne yapalım, sürekli kusalım mı, hayatımızı genç werther'in acıları'na mı çevirelim, jim jones tarikatı gibi toplu halde intihar mı edelim? bildiğimiz gibi yaşamaya devam edeceğiz, öncesi ve sonrası olmayan tek hayatımızda bundan başka yapacak bir şeyimiz yok.

    adam çıktı açıklamasını yaptı, seçim şarkısıyla uykusunu böldüğü bebekten kazanan tarafın seçmenine kadar herkesin gönlünü aldı, adam gönüller yaptı. ben orada uykusuz, dürüst, kırgın, güçlü, yorgun, hakkaniyetli, gerçek bir insan gördüm. ağlamanın, adamı kovmanın, küfretmenin, sonra son videosuna bakıp bir anda içip içip "ühühee sni çk svyrm şu an ksyrm" diye arayan deli pmsli gibi davranmanın bir manası yok, allah sizinle sevgili olana da sabır versin borderline reyizler ben 2 gün tahammül edemezdim asdfşlk. 14 yıldır oy kullanma hakkına sahibim, hayatımda ilk kez birine gönülsüz görev ifası olarak değil yürekten oy verdim, eskiden mitinge gidenlerle "yeaa bu kadar mı seviyorsunuz bu hayatı, şuna bak umudu var galiba yazık" diye dalga geçerdim, şu nazenin bünyemle sabahın köründe yollara düşüp 6 saat ıslanarak kavrularak gık demeden dikildim, hakkım da oyum da helal olsun, bana gelecekteki bir güne dair umut, neşe ve güneş ışığı verdin sevgili muharrem ince, ben de sana bu şarkıyı armağan ediyorum iyi insan, insan insan.

  • çoktan kazandı, haberiniz yok.

    kazansa da kazanamasa da, çoktan kazandı.

  • bugünkü yayında;

    --- spoiler ---

    erdoğan'ı gözünüzde çok büyütmeyin. 7 haziran'da 39-40lara inmişti. 7 haziranda erdoğan gitmişti, muhalefet gereğini yapamadı. yok yenilirse gitmezmiş. siz yenin de bakın nasıl götürüyorum erdoğan'ı...
    --- spoiler ---

    diyen milyonların sevgilisi..