debe başlıkları

igor tudor

  • sinan gümüs'ü bilerek sirf yuhalatip terbiye etmek icin oyuna soktuysa kendisini sirf bu hareketinden dolayi tebrik ederim.

  • (bkz: cum to galatasaray)

  • %100 futbol muydu neydi çıktı oraya; önde basıcaz, çok koşucaz, you know, futbol öyle oynanır, you know, pres, koşma, you know, antrenman zar zurt anlattı anlattı ...

    sonra bir baktık galatasaray avrupa kupalarında "ilk" maçına çıkan östersunds'a karşı 11 kişiyle kendi yarı sahasında bekliyor. bu acayip de 2-0 kaybettiğimiz maçtan sonra çıkmış defansta çok kompakt oynadık pozisyon vermedik falan diyor, bizimle dalga geçiyor.

    bu adamla lig üçüncülüğü büyük başarıdır. deplasmanda 10'dan fazla maç kazansın dişimi kırarım. nasıl prandelli'nin bi bok yapamayacağı daha oynadığı ilk hazırlık maçında belli olduysa, bununki de o hesap. dursun ve saz ekibi göz göre göre galatasaray'ın 1 sezonunu daha çöpe atıyor.

  • sneijder için takımı yönetiyor falan yazmışlar da, ya lütfen yönetsin allah aşkına yönetsin, en kötü tarık çamdal falan yönetsin, bu nedir ya?

  • bruma, podolski ve sneijder'i göndererek yönetimin masaligindan baska bi boka yaramadigini ispatlamis hirvat comari.

    ayagin ilk tökezlediginde 40000 kisi sneijder diye tezahurat yapsin, o masaligini yaptigin dursun ilk kimi siktir ediyor goreceksin tudor efendi.

    tüm sezonumuzun ve motivasyonumuzun icine sican insandir, bu saatten sonra anasinin amina kadar yolu var.

  • galatasaray'a tek yararı juventus'dayken 1998 yılında, suat kaya'ya kafayla yaptığı asisttir.

  • 2 ay önce galatsaraylılar;

    - tam da galatasaray vizyonuna uygun, savaşçı agresif hoca. bize çok şey katacak.

    1.5 ay önce galatasaylılar;

    - takım 120 km koştu abi. süper. adam iyi hoca.

    1 ay önce galatasaraylılar;

    - adam bambaşka bir sistem uyguluyor aga, olacak olacak zaman lazım.

    15 gün öce galatasaraylılar;

    - çok defansif oynatıyo be abi, ama olsun seneye taş gibi takım kurar.

    şimdi galatasaraylılar;

    - hoca falan değil siktirsin gitsin amk hırvat çomarı.

    (bkz: lol)

  • bana kalırsa tudor'un 3'lü defans ısrarı tamamen italya ligiyle alâkalı. tıpkı bizde ingiltere'ye gitmek istediği için ingiliz takımlarına karşı bir obradoviç kesilen biliç gibi tudor da italya'ya gitmenin yolunu yapıyor. bunun için de 3'lü defans pratiğini çözmeye çalışıyor. henüz çözemedi. karabük'te de çözememişti. orada yakaladığı çıkış istikrar bulmamıştı. bir beşiktaş maçı yüzünden şu an galatasaray'da. kim inkâr ederse etsin.

    tudor bu 3'lü defans işini galatasaray'da çözerse soluğu italya'da alır. ama öyle ama böyle. bunun skora veya lig tablosuna yansıması da önemli değil. yeter ki kendi kafasında oturtsun. bunu söylememin sebebi, galatasaray defans ve kanatlarının bu sisteme uymadığını tudor'un da adı gibi bildiğini düşünmem. diğer ihtimal zekâ seviyesiyle ilgili olduğu için ilki akla daha yatkın.

    asıl meseleye gelelim: türkiye'de bir takım 3'lü defans oynayabilir mi? oynarsa nasıl oynar? ne derece başarılı olur?

    somut örnekten gidelim:

    türkiye'de en son 3'lü defans oynayıp başarılı olan takım: beşiktaş.

    sezon: 2002-2003.

    o beşiktaş'ın teknik direktörü: lucescu. italyan futbolunu en az italyan taktisyenler kadar iyi bilen lucescu.

    o beşiktaş'ın defans hattı: zago - ronaldo - ahmet yıldırım

    o beşiktaş'ın kanatları: kaan dobra - ibrahim üzülmez

    normalde 3-5-2 ve varyasyonlarını veya 3-4-3'ü oynayan italyan takımlarında zanetti, zambrotta, grosso ayarında veya onlara yakın kanat adamları vardır. ülkede neredeyse her takımın ezbere bildiği bir sistem olduğu için gerekli mevkilere uygun oyuncu yetişir. futbolcular 3'lü defans kurgusunda nasıl oynayacaklarını bilirler. bu nedenle de 3'lü defans oynamak işlerine gelir. bunların arasından çıkıntılık yapıp 4-4-2 veya 4-5-1 varyasyonlarını uygulayan takımlar da vardır elbette. bunlar genelde koşullar nedeniyle, bazen de teknik direktörün tercihi doğrultusunda bu sistemle oynarlar.

    beşiktaş'a dönersek; biz 100. yılımızı yaşadığımız sezona aslında 4'lü defansla başlamıştık. lucescu takımın bocaladığını görünce, sanırım 4. haftadan sonra (8 de olabilir) 3'lü defansa dönmüş ve sezon sonunda puan rekoruyla şampiyon olmuştuk. bu tamamen eldeki futbolcuların 3-5-2'ye daha yatkın olması nedeniyle yapılmış bir tercihti. teşhis ve tedavi yerindeydi.

    tudor ise elindeki topçulara, özelliklerine, mental seviyelerine hiç bakmadan doğrudan bu sisteme geçti. çünkü acelesi var. bak, sezon sonunda atıyorum, udinese teklif gönderse, yarım dakka durmaz, gider. adam oraya kapağı atmak istiyor çünkü. hedefi italya ligi. sonu eski takımı juventus'a çıkacak bir yolculuğun hayalini kuruyor adam. bütün mesaisini buna harcıyor. karabük'te de aynısını yapıyordu. galatasaray'da da devam ediyor. tudor, taktik repertuarını genişletmeye çalışıyor. bunun için de yarıştan erken kopmuş bir galatasaray'dan daha ideal bir deneme tahtası bulamazdı.

    eğer kalırsa gelecek sene de devam edecek buna. beraber futbol da oynadıkları conte abisi gibi olmaya çalışacak. bi sürü adam gönderip, yerlerine maddi sebeplerle 3., 4. hattâ 5. tercihi olan adamları alacak. galatasaray'ı bir yerlere getiremeyecek belki ama hedefleri için kendini geliştirmiş olacak. mesele bundan ibaret. karabük'le beşiktaş'ı yendi diye adamı teknik direktörlüğe getiren galatasaray da ceremesini çekecek artık. nereye kadar, göreceğiz.

  • riekerink'in eline su dökemez.gül gibi adamı gönderdiler.sunulan saçma anayasaya da hayır galatasaray yönetimine de

  • her 5-2-3 oynatanı juve'ye teknik direktör yapacaklarını sanan hırvat çomarı.