debe başlıkları

ekşi itiraf

  • biraz önce kahkaha atarken çay bardağı elimden düştü, mutlu olunca elim kolum tutmuyor resmen, hayatım bu seyirde ilerlese keşke; sakar ama mutlu

  • bugün geri geri hamle yaparken dokundum bir arabaya, yurt dışındayım, dil bilmiyorum ama araba kiralık masraf zerre umrumda değil. sakince arabadan indim hatalıyım kabul ediyorum tutanak tutup halledebiliriz dedim. karşı taraf iner inmez kapa çeneni direk polis arıyorum falan diye bağırdı, ağlamaya başladı. ben de uzatmamak için döndüm, arabaları kenara çektik polisi bekledik.

    15 dakika içinde polis geldi, polis gelir gelmez iki tarafa da sordu ne oldu diye, ben hatalıyım tutanak tutalım dedim dinlemeden bağırmaya başladı,kavga etmek istemiyorum ama karşı tarafın tutumu rahatsız edici ben sadece sakince evime gitmek istiyorum dedim. polis daha arabaları görmediğinden ambulansı aradınız mı? yaralı var mı diye sordu arabayı gösterip bilmem iç kanamam olabilir arabaların haline baksanıza dedim. güldük ortam yatıştı neyse polis memuru arabalara baktı evet hatalısınız ama tutanak tutmayı kabul ettiğiniz yardımcı olmaya çalıştığınız için ceza kesmiyorum dedi. kadın bu arada sürekli bağırıyor yandan lehçe sanırım nasıl olur falan demeye çalışıyordu. sonra polis kadına neden polisi aradınız karşı taraf sizinle antlaşmayı kabul ediyormuş zaten diye bir kalay çekti. sonra da polisi boş yere yormaktan ceza kesti.

    oh olsun amk sarı çıyanı. o 350 zlt götüne girsin.

  • evi yeni taşımışım. yeni eve geçerken de su ögrenci kafasından kurtulayim salondaki cekyatlari değiştireyim koltuk takimi alayim dedim. neyse eskileri de iki üç saatligine bodrum kattaki merdivenlerin oraya bıraktırdım ki eve bir daha cikarip asagi indirilmesin zaten salonda yer yok. neyse o gün en alt kattaki bir hanzo kapıya dayandı. kisaca konusma soyleydi;

    hanzo-o koltuklari oradan hemen alin
    ben-tamam iki üç saate alinacak bosuna yukari tasinmadi o yüzden
    hanzo-yok o koltuklar hemen gidecek vs vs.

    neyse benim de gunun yorgunlugu falan derken bosluguma geldi tamam demis bulundum ve bizim hanzo gitti. ama benim de icimde kaldi sonradan. bir sey yapmam lazim.

    telefona polis telsizi sesi cikaran bir uygulama indirdim. bu hanzoyla iki üç karsilasmamizda denk geliyormus gibi uygulamadan polis telsizi sesi acmaya basladim. bu gerizekali beni sivil polis, mit calisani gibi bir sey sanmaya basladi. yine denk gelmis gibi telefonla konusurken gizemli cumleler kurdum falan.

    su an ben eve girerken soyle yapiyoruz. bu hanzo beni gordugunde onunu ilikliyor ve istisnasiz iyi aksamlar amirim diyor.

    bunu buraya neden yazdim. ıcimde kaldi arkadas. her karsilasmamizda gulmemek icin kendimi zor tutuyorum.

  • daha 5 günlük minik kızım solunum cihazına bağlı, her yerinden kablolar fışkırırken ona birşey olursa bedenini nerede toprağa vereceğimi düşünüyordum sadece. o kadar umutsuz, o kadar çaresiz hissediyordum.

    çok şükür rabbim bağışladı bana, ama ne içimdeki o korku geçti ne de sebebini bilmediğim o koca boşluk.

    minik kuzumu her kucağıma alışımda, her dokunuşumda, her koklayışımda mutluluk değil hüzün hissediyor olmak perişan ediyor beni.

    minicik bedeni, kalbi o büyük ameliyata dayandı, hayata tutundu, yaşamayı seçti o, ama ben ona sütümü bile veremiyorum. o, o kadar güçlüyken, benim bu kadar güçsüz, beceriksiz olmam kahrediyor beni.

  • annemi çok seviyorum çocuklar.
    annem çok güçlü bir kadın. annem, annesiz büyümüş bir kız çocuğu... balkanların dağ köyünden buralara göçüp gelmiş annesiz bir kız çocuğu. benim annem çok güzel bir kadın, tüm anneler gibi... ama bazı annelerden daha güçlü minicik bir kız çocuğu. hayat annelere pek şefkatli davranmıyor ama siz davranın. annelerinizi öpün. anne yaptığınız kadınları da öpün.

  • hani demiş ya lord chesterfield; söylediklerini duyurmak için hiç kimseyi kolundan tutma, dinlemeye istekli değillerse onları tutacağına çeneni tut diye. hah işte bunu uygulayabilsem geceleri sinir olmadan dalabilirim muhtemelen uykuya.

  • cocuklugumdan bugune kadar kimsenin kolayca sahip olamayacagi seylere sahip oldum. genis imkanlar, yurtdislarinda tatiller ve ardi arkasi kesilmeyen egitimler, maddi imkansizlik nedir tatmadim hic. her zaman param cebimdeydi, manevi destegim hep arkamdaydi. her sey o kadar tikirinda isliyordu ki "bir saniye" diye dusunurdum. "ınsanlar yeri geliyor aci cekiyor, sikinti yasiyorlar, didinip durmalarina ragmen benim sahip olmak icin calismaya tenezzul bile etmeyecegim seylere sahip olamiyorlar; nedir beni bu kadar degerli kilan?" diye dusunurdum. her sey cok yolundaydi.

    ancak sunun da farkindaydim, herkes bir sekilde ya sevdigiyle, yakiniyla, maddi gucuyle ya da sagligiyla bir sekilde imtihan olacakti.

    benim imtihanimdir belki- oyle bir sekilde geldi ki, altindan kalkamadigimi ve asla kalkamayacagimi dusunuyorum bazen. nefesim kesiliyor. ne yaptim allahim sana diyorum. kimi kirdim, hirsizlik mi yaptim diyorum. kimin hakkini yedim diyorum.

    bunu bir suser olarak degil bir abiniz olarak soyluyorum degerli yazar/caylak ve okuyucular. asla ardi kesilmez dediginiz seyleri kaybetmek saniye meselesi. senelerdir calisip sahip oldugunuz seyler bir anda yok olabiliyor ve kendinizi taniyamiyorsunuz. bilin ki imtihan ediliyorsunuz.

    ımtihan edilmeniz kotu bir seyler yaptiginiz icin degil ayrica. sizi olgunlastirmasi, degerinizin daha iyi anlasilmasi, daha iyi biri olmaniz icin basiniza gelir bu tur seyler. tek cikar yolu calismak, daha fazla calismak ve inanip sukretmek.

    ben de basima bunun bir hayra vesile olmasi icin geldigini dusunuyor ve sukrediyorum allaha. kolay olmuyor ama cabaliyorum.

    ınsallah guzel gunler yakinda ve yarindadir. gozlerinizden opuyorum.

  • gözlerimin önünde çevrimiçi oluyorlar.. elimden hiçbir şey gelmiyor.

  • “zor zamanlar olur
    nasıl çıkarsan içinden
    omurgan öyle şekillenir.”

  • hafif de olsa beni rahatsız eden göbeği eritmek için spora başladım 2 ay kadar önce. bir kaç gün önce de cardio niyetine ip atlamaya karar verdim, gittim decathlondan ip falan aldım. ama hiç beklemediğim bir şey oldu.

    olum ben ip atlayamıyorum lan. dünyanın %98inin çok kolay bir şekilde yaptığı, bacak kadar çocukların fıldır fıldır atladığı ipi, ben atlayamıyorum. bildiğin ipi çevirmeye odaklanıp ya çok zıplıyorum ya da iki ayağımla zıplayamıyorum. bu yaşımda ip atlamayı beceremeyen bir salak olduğumu fark ettim, moralim çok bozuk. etrafımdakilere söylesem çok fena taşak geçerler.

    valla çok bozuldu moralim lan. napıcam ben öğrenilir mi bu şey?