debe başlıkları

celal şengör

  • kendisine söven gruplar şöyle:

    evrim karşıtı, arap masalcısı-islamcı yaratılışçılar;
    marks dinine tapan, çift saatli popülist ergenler;
    sosyalist görünümlü kürt ve ermeni milliyetçileri;
    bok, 12 eylül ve postal muhabbetinden bıkmayan pembe götlü cihangir solcuları.

    yani bu adama sempati duyarsanız, devasa bir kanser kitlesine savaş açmışsınız demektir. e bunu kim istemez?

  • “yarın akşam” diye son dakikada mı söylenir sözlüğe geleceği.

    bu adama ciddiye alıp cevap vereceği bir soru sormaya hazırlanmak 2 gün sürer..

  • demokrasiye sempatim yok dediyse kesinlikle şu sebepledir.

    "demokrasi, bir eğitim işidir. eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. devam edilirse demagoglar türer. demagoglardan da diktatörler çıkar.''

    platon

  • an itibariyle bir konuşma yapıyor herhalde, izlemedim ancak burada yapılan yorumlarla ilgili ekleyeyim ki;
    demokrasinin eğitimsiz toplumlarda totaliter rejime kayacağını celal şengör den çok daha önce platon söylemiştir. keza platon yine demokrasinin en iyi yönetim şekli olmadığını söylemiştir, ve haklıdır.

    edit; platon gidip "demokrasi en iyi yönetim şekli değildir" demiyor elbette.

  • bugün teke tek programında efsaneviydi. antik çağ kapsamında bilim ve felsefeye dair ders verircesine program yaptı adam. bir felsefe mezunu olarak şunu rahatça söyleyebilirim. bizim üniversitelerde malesef felsefeden sadece felsefe tarihi okutulması anlaşıldığı için, bugünkü 2 saatlik programı izleyenler bir dönemlik antik çağ felsefe dersini almış kadar olurlar. 2 saatte anlattığını bir dönemde doğru düzgün anlatamayan proflar falan var sözde üniversitelerimizde. hiç ironi, abartı yapmıyorum. bana kalırsa bu programın aynısından 4-5 tane daha yapılırsa türkiye'deki hemen hemen çoğu üniversitenin felsefe bölümünün 4 senelik müfredatını daha iyi bir şekilde halledebilirler.

  • caner taslamana denen adnan oktar müridini kaale almadığı için çomarların saldırısına uğrayan, yaşayan en büyük türk bilim insanı.

  • -her zırvalayan adama ''aman efendim zatıaliniz zırvalıyor, gelin bunu tartışalım'' diyecek halim yok

    hahahahahahahahahaha

  • yıllar önce, amerikan bilimler akademisinin sitesinden, türk üyelerini sorgulamıştım. üç isim çıktı. celal şengör, aziz sancar ve adını hatırlayamadığım ama yanlış hatırlamıyorsam itü jeolojiden celal hocanın meslektaşıydı.

    çin hükümeti tibet'in jeolojik olarak incelenmesini ister. bu konuda çalışacak uzman akademisyenlere davetler gönderilir. bu davetlerden biri kevin burke'ye gider. kevin burke hem celal hocanın university at albany'den hocası hem de çalışma arkadaşı. çünkü celal şengör'e daha öğrenci iken akademisyenlere tahsis edilen ofislerden biri verilmiş. buna itiraz eden öğrencilere de "celal şengör'ün yaptığı yayınlar adedince yayın yapan her öğrenciye aynı imkanlar tanınacaktır" sözü, 'panoya ilanla' yazılı olarak verilmiş. buna rağmen celal şengör mezun olana kadar kimse onun yaptığı kadar yayın yapamamış.

    dönelim kevin burke ve tibet'e. hoca bu daveti öğrenince, kendisinin de tibet konusunda çalışmaları ve ilgisi olduğunu açıklayan bir mektup yazarak çin'e gönderir. ardından çin'den hocaya davet gelir. hoca çin'e gider. önemli olan nokta ise tibet'in kısa bir zaman öncesine kadar dünyaya kapalı olması. yani hoca modern zamanlarda tibet'i ilk ziyaret eden yabancılardan biri.

    grubu karşılayan ve beraber fotoğraf çektiren(ki muhtemelen bu akademisyenleri davet fikrinin ve çin'in dünyaya açılmasının da babası) deng xiaoping, grubun en genç üyesini sorar. o dünyanın çevresinden davet ettikleri kalabalık akademisyen grubunun en genç üyesi celal şengör'dür. nihayetinde celal şengör ve deng xiaoping karşılıklı kadeh kaldırır ve baijiu içerler.

    grubun beraber çektirdiği fotoğrafları da var ama saygısızlık etmek istemediğimden yayınlamadım. bu bilgilerin tamamını bir bilim adamının serüveni isimli kitaptan okumuştum. hocanın dört yılda yazımı tamamlanmış, çok detaylı ve güzel bir biyografisi. herkese tavsiye ederim.

    bu da 1983 tarihli hoca ve kevin burke'nin gezegenler enstitüsünde yayınlanmış çalışmaları. tibet'le mukayeseli olarak venüs üzerindeki isthar terra için bir hipotez.

    http://www.lpi.usra.edu/…ings/lpsc1984/pdf/1053.pdf

    yani neye dayanarak abartılıyor diyorsunuz? bilgi sıfır, okumak yok, öğrendiğini sorgulamak yok. oturduğun yerden, hiç bilgi sahibi olmadan "ama bence böyle" demek var.

  • uzun zamandır içimizdeki beyinsizler çıkıp da bok atmıyordu bu adama, yine başlamışlar. rüyalarında falan gördüler heralde.

    bir tane bilimsel kitabı yokmuş. bilim kitapla değil makaleyle yapılır, buyur.

    halkı tanımıyormuş. ulan sizin gibi aptallar bile bu adamın halkı nasıl da iyi tanıdığını ortaya koyuyor, zahmet edip okursanız kendisini sizin gibi aptallardan çokça bahsettiğini görürsünüz.

    eğitimle alakalı hiç bir şey yapmıyormuş. oğlum adam eğitim bakanı mı, ne yapacak? işi gücü olan, devamlı kendi alanında çalışan bir adamcağız bu. o kadar işinin arasında yine de fırsat bulup bol bol tv'ye çıktı belki bir iki kişi anlattıklarımdan bir şeyler öğrenir diye. türkiye'de yapılmış en iyi evrim sunumunu yaptı adam tv'de daha ne yapsın?

    ayrıca bir bilim adamı olarak kendisi neyin bilim olduğunu neyin olmadığını işsiz aptallardan daha iyi bilir elbet.

    ha bi de oğlum şu "avrupa bilim dünyası" neyden vazgeçmiş bi açıklayın hele?

  • komutanlar aklanınca ne kadar haklı olduğunu bir kez daha görmüş olduk. 27 ekim 2013'te balyoz ve ergenekon için (hürriyet'teki yılmaz özdil köşesinde) şunları yazmıştı:
    "komutanlarım arasında kaç tanesini kendisine isnad edilen suçu işlemişse, toplayıp bana onların cezasını versinler yatayım! onlara itimadım bu kadar yüksek. ama bir şartım var; gerçek mahkeme isterim!"