debe başlıkları

beşiktaş

  • şampiyonlar ligi'nde daha 4. hafta oynanmadan 5. haftaya lider giren takım.

    anlayamazsınız.

  • millete hayal satmaktan vazgeçin mk. takım yokları oynuyor haftalardır sos veriyoruz ama bazı taraftarlar her maç sonu "sezon sonu şampiyon olacak takımdır" diyip duruyorlar beyfendiler. millette mal gibi favlayıp duruyor.

    8. haftaya geldik bi ayaklarınız yere bassın lan artık.

    beyler kibre düşmeyin dedik hatırlıyor musunuz. çok değil 3-5 hafta oluyor. burada yok ona öyle buna böyle çakarız goygoyu dönüyorken. bazıları da bu kibir değil biz artık eski beşiktaş değiliz diyorlardı. hiç değişmiyor mk götü kalkanın götünde patlıyor ağzından çıkan. bizim taraftarda iki senede götü iyi kaldırmıştı artık daha realist olabiliriz umarım. oyuncular da keza.

    birileri de çıkmış pereira gibi gs'de puan kaybedecek falan diyor. te allaam.

    götler kalkmış bunun başka açıklaması yok. kimse ligi siklemiyor artık. rakip seçerek oynuyoruz besbelli. bi takım portoyla leipzig'i yenip gençlere isabetli şut atamıyorsa orada mental anlamda sıkıntılar vardır.

    penaltıdan gol atmışız maç 2-1 olmuş caner gelip hocaya bişiler anlatıyor şenol hocanın sikinde değil kafa sallayıp geçiştiriyor. mağlubiyetten daha fazla canımı sıkan bu benim. 1-0 mağlup iken çift forveti niye bozduk o da ayrı konu. ozzy bugün kariyerinin en kötü maçını çıkardı ama 75'e kadar oyunda kaldı. tolgay'a ayıp oldu açıkçası. adriano ne kadar büyük topçu imiş herkes görmüştür umarım.

    hepsini siktir edelim maç kazanacak bir oyun planımız yoktu beyler kusura bakmayın. kaliteli ayaklar sayesinde skor elde etmeye çalışıyoruz. nerde 2 sene önce takır takır oynayan beşiktaş. iyice eski fb'ye döndük. q7'nin babel'in kısacası takimdaki kaliteli futbolcuların ayağına bakıyor takım. 20 dakika tempo yapamıyoruz ki o upuzun bir başka entry konusu aslına bakılırsa.

    geçen sezon sonu en iyi futbolu oynayan takım olmak istiyoruz dedik. şu ana kadar lig için en iyiyi siktir et, iyi futbol oynadığımız bile söylenemez. buradan da lig zor döner. kusura bakmayın. ben hayallere söylemlere değil gerçeklere bakıyorum o gerçekte şu ki bu takım bu oyunla devam ettiği sürece şampiyon falan olamaz. şu ana kadar haketmiyoruz da zaten o yüzden böyle devam edeceksek olmayalım.

    her boka istatistik verip duruyorsunuz ya ben de bir istatistik vereyim şenol hoca ilk kez 2 maç üst üste puan kaybetmişti beşiktaşta geçen ts maçında. bu maçla ilk kez 3 maç üst üste puan kaybetti. buyrun buradan çıkarım yapın ne çıkarımı yapacaksanız.

    takımın hocanın arkasında duracaksak amenna duralım ki durmalıyız. özellikle de bugün durulsun bu takımın ve şenol hocanın arkasında ancak bunu şampiyon olacağız diye herhangi bir mantıklı dayanağı olmayan argümanlarla yapmayalım. takımın şu an yapıcı eleştirel yorumlara nasıl futbolumuzu düzeltirize ihtiyacı var. sizin sini simpiyin ilicigiz demeye değil. o şekildeki yaklaşımlarınızla beşiktaşa kötülük ediyorsunuz farkında mısınız bilmiyorum ama.

    ben şampiyonluk istemiyorum ama lig sonuncusunu oyun olarak ezmek, ezemesem de mücadele istiyorum.

    benim sinirim takıma da değil. götü kalkık taraftarların haftalardır orada burada sezon sonu şampiyon olacağız diye gezmesine. olamazsın mk bu futbolla olamazsın. futbolu geç sizde ki bu kafa yapısı ile hiç bi sikim olamazsın.

  • sene sonunda alacağı muhtemel şampiyonluk için şimdiden çok hevesliyim. bence yaşadığım en mutluluk verici şampiyonluk olacak. nedenini son 3 haftayı hatırlayan herkes anlıyordur sanırım. tekrar hızlıca bir özet geçelim.

    - 23 eylül 2017. fenerbahçe - beşiktaş maçı. fenerbahçe kaybederse yarıştan kopuyor. maça, önceki senenin yine beşiktaş - fenerbahçe maçından sabıkalı olan ali palabıyık atanıyor. maçta beşiktaş'ın 3 oyuncusu kırmızı kart görüyor. hocası tribüne yollanıyor. rakibine iki penaltı veriliyor. attığı 1 nizami golü verilmiyor, 2 tartışmaya bile açık olmayan penaltısı verilmiyor.

    - 26 eylül 2017. yaralı beşiktaş şampiyonlar ligi'nde leipzig karşısına çıkıyor. herkes bu maçla birlikte beşiktaş'ın kesin düşüşünün başlayacağını düşünüyor. beşiktaş adil bir yönetimle oynatılan maçta taş gibi bir futbol sergiliyor ve 2-0 kazanıyor. takımdan yüz çevirmesi beklenen taraftar, rakip forvete geçici sağırlık yaşatıyor. ve takım şampiyonlar ligi grubunda liderliğini, en yakın rakibine 1 maç fark atarak perçinliyor.

    - 1 ekim 2017. en önemli 3 oyuncusundan ve hocasından yoksun beşiktaş, trabzonspor'u ağırlıyor. maç genelinde üstün bir oyun sergiliyor. 2-1 öndeyken %100 pozisyon kaçırıyor. talihsiz bir golle maçı 2-2 tamamlıyor.

    - 2 ekim 2017. trabzonspor maçından sonra soyunma odasında yaşanan talisca - caner tartışması; "talisca caner'e uçan tekme attı" olarak lanse ediliyor. olayın harlanması için takım içinde çoğu oyuncuyu takip etmeyen tolga zengin'in talisca'yı takipten çıkardığı yazılıyor. kutuplaştırma çalışmaları karşılıklı takım içi sağduyuyla çözülüyor.

    - 4 ekim 2017. çarşı grubundan olduğunu iddia eden bir takım şahıslar sedat peker'i çarşı'ya davet ediyor. burada bir toplantı düzenleniyor. böylece beşiktaş'ı ve çarşı'yı bir takım kafa yapılarına yaklaştırma çalışması yapılıyor. beşiktaş'ın duruşuna zeval verilmeye çalışılıyor. çarşı resmi hesabından bu kişilerle alakası olmadığı açıklıyor.

    - 9 ekim 2017. ampute milli takımı'mızın isteği üzerine beşiktaş kulübü zemin yenileme çalışmalarına son verip vodafone park'ı takımımıza açıyor. bakan bunun için beşiktaş'a teşekkür ederken recep tayyip erdoğan tarafından sözü kesiliyor. stadı devletin paralarıyla yaptığımızı ima ediyor lanlı lunlu bir üslupla. spor toto'nun kendi reklamını yapma karşılığı verdiği 40 milyon tl kafamıza kakılıyor ve bir lütufmuş gibi gösteriliyor. stadın 400 milyon tl maliyeti olduğunu hatırlatalım.

    - 12 ekim 2017. beşiktaş'ın stadını yaparken iflas eden bir firma beşiktaş'a saldırıyor. kayyum atanmış olan bu firma beşiktaş'a dava açmış durumda değil. çünkü hiçbir hakları olmadığını ve hatta burada mağdur olanın beşiktaş olduğunu onlar da çok iyi biliyor. ama birilerinden yemlenmeleri sonucu ortalığı bulandırıyolar. buna en çok da fanatik gazetesi yardım ediyor. resmi siteden bu haber sert bir şekilde yalanlanıyor ve fanatik gazetesiyle ilişkiler donduruluyor.

    biz beşiktaş'a karşı başlatılan sistematik savaş başlığını açtığımızda gülenler burada mı ? onlar güledursun, biz bu durumlara hazırdık. hiçbir şey gardımızı düşüremez. size önümüze taş koymak yetmez artık, yollarımıza mayın döşeyeceksiniz. biz tüm yaptıklarınıza rağmen büyük hedeflerimize bir saniye bile sendelemeden yürümeye devam edeceğiz.

    ve tüm bu yapılanlardan sonra şampiyon olmanın tadı, bu ligde daha önce kazanılan hiçbir şampiyonluğa benzemeyecek. motorlara binip dolmabahçe'ye öyle bir geleceğiz ki, vazgeçmek mümkün olmayacak.

    bu akşamki maç nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, bu semtte sokaklar yine denize çıkacak. bu takım şampiyon, yine şampiyon olacak !

  • liderden 5 puan geride olmasının yegane sebebi, lige fikstür dezavantajıyla başlamasıdır. bakın ali palabıyık'ın gasp ettiği 5 puandır demiyorum. ona rağmen lider olurduk. sebebini dilim döndüğünce açıklayacağım.

    2000 yılından beri şampiyonluk yarışında bulunan takımların fikstürlerini inceledim. yaklaşık 5 günümü aldı bu analizi yapmak. ama şuanda ligdeki takımları nete yakın çizgilerle gruplandırabildim. şampiyonluk yarışında olan takımların; büyük çoğunlukla kazandıkları maçlara (%84) kolay maçlar, genellikle kazandıkları maçlara (%68) orta seviye maçlar, bazen kazanıp (%56) bazen puan kaybettikleri (%44) maçlara zor maçlar, genellikle puan kaybettikleri (%66 puan kaybı) maçlara çok zor maçlar diyeceğim. buna göre ligdeki 18 takıma karşı yapılan maçları gruplarsam :

    kolay maçlar : evde oynanan; osmanlıspor, gençlerbirliği, kardemir karabükspor, kasımpaşa, antalyaspor, akhisar belediyespor, kayserispor, göztepe, alanyaspor, yeni malatyaspor, sivasspor maçlarıyla deplasmanda oynanan; kayserispor, alanyaspor, yeni malatyaspor, osmanlıspor maçları bu kategoriye giriyor. bu maçlar genelde 3 puanla geçilmiş.

    orta seviye maçlar : evde oynanan; konyaspor, bursaspor ve başakşehir maçlarıyla, deplasmanda oynanan gençlerbirliği, sivasspor, göztepe, akhisar belediyespor, antalyaspor ve kasımpaşa maçları bu kategoriye giriyor. bu maçlar genelde kazanılsa da puan kayıpları da sıkça yaşanıyor.

    zor maçlar : evde oynanan; beşiktaş, galatasaray, fenerbahçe, trabzonspor maçlarıyla, deplasmanda oynanan; kardemir karabükspor, bursaspor ve konyaspor maçları bu kategoriye giriyor. bu maçlarda puan kayıpları sürpriz olarak algılanmıyor.

    çok zor maçlar : beşiktaş, galatasaray, fenerbahçe, trabzonspor ve başakşehir deplasmanları bu kategoriye giriyor. puan kaybı ihtimali çok yüksek olan maçlar.

    not : yeni malatyaspor lige ilk kez çıktığı için malatyaspor'un istatistikleri kullanıldı. başakşehir'in istatistiklerine eski adı istanbul büyükşehir belediyespor'un istatistikleri de eklendi. osmanlıspor'un istatistiğine eski ismi ankaraspor da eklendi.

    şimdi bu gruplara göre şampiyonluk yarışında olan takımların ilk 7 hafta fikstürlerini inceleyelim.

    galatasaray : evde; kayserispor, sivasspor, kasımpaşa, kardemir karabükspor maçları yaptı. osmanlıspor, bursaspor ve antalyaspor deplasmanlarına çıktı. (5 kolay maç, 1 orta seviye maç, 1 zor maç, 0 çok zor maç) 19 puan.

    beşiktaş : evde; antalyaspor, bursaspor, konyaspor ve trabzonsporla oynadı. kasımpaşa, karabükspor ve fenerbahçe deplasmanlarına çıktı. (1 kolay maç, 3 orta seviye maç, 2 zor maç, 1 çok zor maç) 14 puan.

    fenerbahçe : evde; trabzonspor, başakşehir, beşiktaş'la oynadı. deplasmanda; göztepe, gençlerbirliği, alanyaspor ve akhisar belediyespor'la oynadı. (1 kolay maç, 4 orta seviye maç, 2 zor maç, 0 çok zor maç) 11 puan.

    başakşehir fk : evde; bursaspor, konyaspor, trabzonspor'la oynadı. deplasmanda; karabükspor, fenerbahçe, gençlerbirliği ve göztepe'ye karşı oynadı. (0 kolay maç, 4 orta seviye maç, 2 zor maç, 1 çok zor maç) 13 puan.

    trabzonspor : evde; konyaspor, gençlerbirliği ve alanyaspor'a karşı oynadılar. deplasmanda; fenerbahçe, göztepe, başakşehir ve beşiktaş maçlarına çıktılar. (2 kolay maç, 2 orta seviye maç, 0 zor maç, 3 çok zor maç) 9 puan.

    ligimizde son 17 yılda şampiyon olmuş takımların galibiyet ortalaması 23,64. yani sezonda 24 galibiyet alan takım çok yüksek ihtimalle şampiyon oluyor. bu 24 galibiyetin kategorilere göre bantları şöyle: 15 kolay maçtan 11-14 arası galibiyet, 9 orta seviye maçtan 5-8 arası galibiyet, 6 zor maçtan 2-5 arası galibiyet ve 4 çok zor maçtan 0-3 arası galibiyet bir takımı şampiyon yapar.

    beşiktaş 1 kolay, 3 orta seviye, 2 zor, 1 de çok zor maç yaptı demiştik. beşiktaş 15 kolay maçında 1/1 gidiyor, 9 orta seviye maçında 2/3 gidiyor, 6 zor maçında 1/2 gidiyor, 4 çok zor maçında 0/1 gidiyor. hala puan kaybetme özgürlüğünün olduğu ortalama 2 kolay, 2 orta seviye, 4 zor, 2 çok zor maçı var. her bir kategoride ne kadar üst sınırı zorlarsak diğer kategoriler rahatlar tabii ki. 15 kolay maçı da alıp hiçbir çok zor maçı almama özgürlüğünü kendin yaratabilirsin.

    buna göre siz puan durumunu nasıl görüyorsunuz bilmem. ama bence şuanda galatasaray, beşiktaş ve başakşehir kıyasıya yarışı sürdürüyor. trabzonspor ve fenerbahçe gerektiğinden fazla puan kaybediyor.

    tabii istatistiğin gösteremeyeceği şeyler var. evde oynadığın antalyaspor maçında sadece rakip takım taraftarı vardı mesela. ne kadar ev sayabilirsin ? o maçta yenilmedin. karabük deplasmanında 10 kişi kalıp bir de penaltı kaçırdın. yenilmedin. trabzonspor maçına 3 cezalı, 2 sakat ve hocandan yoksun çıktın. yenilmedin. 12 senedir galip gelemediğin statta seni; rakibine 2 penaltı vererek, 3 oyuncuna kırmızı kart çıkararak, 2 penaltını ve 1 nizami golünü de vermeyerek yenebildiler. o halde bile son 10 dakika korkudan titrettin. bu fikstür arasında, 2 adet şampiyonlar ligi maçına çıktın ve ikişer farklı 2 galibiyet aldın.

    geçen yıl da, ondan önceki yıl da çok karamsar arkadaşa laf anlattım burada. hiçbiri ikna olmadı. ama iki senedir mayıs'ta gelip bana teşekkür ediyolar. takımdan emin olun. 2 aralık gecesi görüşelim. zafer bizim olacak.

  • 1910'da ilk tescil edilen spor kulübü olur, "biz niye tescil alamadık" diye ağlarlar.

    1924'te ilk istanbul ligi şampiyonu olur, "bizim sahamız yoktu" diye ağlarlar.

    1952 yılında milli takım'ın yerine sahaya çıkar. bu onurun nişanı olarak armasına bayrak hediye edilir. "bize niye bayrak verilmedi" diye ağlarlar.

    uefa'ya takım göndermek için 57 ve 58 yıllarında milli lig kurulur, beşiktaş şampiyon olur. "bu şampiyonluklar neden sayılıyor" diye ağlarlar.

    1960'da şampiyon olur, "yabancı teknik direktörle şampiyon olmak kolay" diye ağlarlar.

    1966'da şampiyon olur, "derbi kazanamadan şampiyon oldular" diye ağlarlar.

    1982'de şampiyon olur, "14 yıl sonra şampiyon oluyorlar, utanmadan seviniyolar" diye ağlarlar.

    1986'da şampiyon olur, "averajla şampiyon oldular" diye ağlarlar.

    1989-1992 arasında 3 yıl üst üste şampiyon olur, "şampiyonluk sayısı eşitlensin diye beşiktaş'a yardım ediyolar" diye ağlarlar.

    1995'te şampiyon olur, "galatasaray ve fenerbahçe yarışta yok diye şampiyon oldular" diye ağlarlar.

    2000'de barcelona'yı 3-0 yener, "barcelona eski gücünde değil" diye ağlarlar.

    2003'te şampiyon olur "beşiktaş'ı yüzüncü yılında şampiyon yaptılar" diye ağlarlar.

    yine aynı yıl londra'da chelsea'yi 0-2 yener, "şansa bala kazandılar" diye ağlarlar.

    2006'da ilk süper kupa'nın şampiyonu olur, "galatasaray'ın kadrosu oturmamıştı" diye ağlarlar.

    2007'de liverpool'u inönü stadı'nda 2-1 yener, "liverpool tatile gelmiş" diye ağlarlar.

    2009'da şampiyon olur, "sivasspor'la şampiyonluk yarışına girdiler" diye ağlarlar.

    aynı yıl deplasmanda manchester united'ı yener. "manchester paf takımla çıktı" diye ağlarlar.

    2014'te avrupa ligi grubundan lider çıkar, "grupta sağlam rakip yoktu" diye ağlarlar.

    2015'te liverpool'u eler, "tarihin en zayıf liverpool'u" diye ağlarlar.

    2016'da şampiyon olur, "hakemlerle şampiyon oldular" diye ağlarlar.

    aynı sene deplasmanda napoli'yi yener, evinde 0-3'ten maç çevirir, "bu nasıl şampiyonlar ligi grubu" diye ağlarlar.

    2017'de avrupa ligi'nde çeyrek finale çıkar, "bizim zamanımızda bu turnuva daha zordu" diye ağlarlar.

    2017'de şampiyon olur, "yıldırım demirören'in beşiktaş'a borcu var, ondan şampiyon yapıyolar" diye ağlarlar.

    aynı yıl şampiyonlar ligi grubuna 6 puanla başlar, "bu gruptan da çıkamazlarsa yuh zaten" diye ağlarlar.

    ve beşiktaşlı ağlaklığı diye başlıklar açıp sayfa sayfa entry girerler.

    onlar ağlayadursun, sen daha da yüksel beşiktaş !

  • arkadaşlar saçmalamayın fb ve gs kötü olduğu için beşiktaş avrupada başarılı oluyor.

  • 9-10 yaşlarındaydım, okuldaki sıra arkadaşım burak dahil 48 kişilik sınıfta 3-4 tane beşiktaşlı çocuk vardı, bizim baba fenerbahçeli olduğu için doğal olarak ben de fenerbahçeli olmuştum.

    o sıralar beşiktaş başarısız bir sezon geçiriyordu önceki sezonlardan farksız olarak, ben de her zamanki gibi arkadaşı kızdırıyordum, yüzü hafif diğer tarafa çevrikti, ağlayacak gibi oldu sinirden ve yumruğunu sıkarak bana doğru döndü "beşiktaş şampiyon olacak diye tutulmaz." minvalinde bir şey söyledi, dumur olmuştum çünkü bu zamana kadar olan başarı odaklı algım zedelenmişti, bir futbol takımı şampiyon olsun, galip gelsin diye desteklenmezse niye desteklenir anlamamıştım.
    eski kuşak beşiktaşlı babasından duyduğu her şeyi bana anlatmaya başladı; onur, gurur, şeref, alın teri.

    allah var etkilenmiştim kendisinden, takımımı değiştirmemiştim ama eskisi gibi onunla uğraşmıyordum, bir gün hafta sonu oynanacak olan maça babasıyla gideceğini isterse benim de gelebileceğimi söyledi, babam kombineli olduğu için kadıköy'de maça çok gitmiştim fakat başka bir yerde maç izlememiştim, hem yeni başlayan beşiktaş sempatimin hem de başka bir stada gidip maç izlemenin merağıyla
    babamdan izin koparıp hüseyin amcanın elini tutarak gittik maça.
    inönü'de yeni açığa girdiğimiz ilk anı, o atmosferi (şerefsizim şu an bile tüylerim diken diken) unutamıyorum, 90 dakika boyunca belki 20 dakika sahada oynanan maçı izlemiştim, gözlerim hep tribünlerdeydi, maç trabzon'laydı, 0-0 bitmişti.
    o gün yastığa kafayı koyup, gözümü kapattığımda özellikle kapalı aklımdan gitmiyordu, bir kıza aşık olup aklından çıkaramazsın ya aynen o misal.

    ertesi gün beşiktaşlı olmak istediğimi iyiden iyiye kabullendim fakat bunu babama söylemek argo tabirle göt isterdi, kendisi dediğim gibi öyle soft bir izleyiciden ziyade kombinesi olan, yatağımdaki nevresim takımımdan, kalemtıraşıma kadar sarı-lacivert alan bir taraftardı, bütün çocuklar gibi ben de çekindiğim şeyi ilk önce anneme söyledim, kendisi pek önem vermedi bu duruma "aman oğlum ne olacak, bir şey demez baban." dedi akşam işten geldiğinde bak oğlumuz sana bir şey söyleyecek dedi, içime doğru sıçtığım nadir anlardandır, gözlerine bakmadan bir çırpıda söyleyiverdim, babam yüzüme dahi bakmadan " o zaman benim oğlum değilmiş!" dedi ve odasına gitti.
    yaklaşık 2 hafta benimle hiç konuşmadı, yemek masasında benim yanımdaki tuzluğu annemden istiyordu düşünün, bu durumun ne kadar ağır olduğunu anlamanız için tekrar çocuk yaşta olduğumun altını çiziyorum.

    bizim burak'a beşiktaşlı olduğumu söylediğimde sarıldı, 2 gün sonra ilk formamı burak getirmişti bana, hüseyin amca almıştı, o çakma formayı babam eve gelene kadar üstümden çıkarmaz o gelince saklardım, aradan 2 hafta geçtikten sonra babam kahve içerken yanına çağırdı ve beni başımdan öptü, "eğer galatasaraylı olsaydın böyle 1-2 hafta değil ölene kadar konuşmazdım." dedi, ne kadar ciddiydi bilmiyordum ama aşırı gurur duyuyordum, üzülmüştüm hatta çocukluğun da verdiği duygusallıkla ağladığım bile olmuştu ama geri adım atmamıştım ve sonunda kabul görmüştüm.

    işte benim de beşiktaşlı oluşumun hikayesi böyle, büyük bir kıyımla kaybettiğimiz fenerbahçe maçında bu gururu tekrar bize yaşattığın için teşekkür ederim beşiktaş'ım.

    sevinmek için sevmedik biz seni
    sen yenilmişsin umrumda değil ki
    şereftir bu yolda seninle yürümek
    hep kol kola bir gün değil, her gün beşiktaş!

  • mehmet akif'in çok sevdiğim bir şiiridir seyfi baba. mehmet akif, düşmüş durumda olan seyfi baba'ya ziyarete gider şiirde. kalkarken de adama para vermeye yeltenir ve kesesini boş görür. sonra şu dörtlükle devam eder:

    "bir de baktım ki: tek onluk bile yokmuş kesede;
    mühürüm boynunu bükmüş duruyormuş sâde !
    o zaman koptu içimden şu tehassür ebedî:
    ya hamiyyetsiz olaydım, ya param olsa idi !"

    şu maçtan sonra gördüklerimi ibretle izliyorum. maçta olanları hepimiz biliyoruz. üzerinden geçelim. verilen kırmızı kartlar doğru. penaltıların ikisi de doğru. ama maça direkt etki eden üç pozisyon var. beşiktaş'a verilmeyen ilk penaltı. beşiktaş'ın ofsayt gerekçesiyle verilmeyen golü. pozisyon piero'ya göre 77 cm nizami gol. beşiktaş'a verilmeyen ikinci penaltı. ozan tufan topu dirseğiyle dürtüyor. özetle maçta verilmeyen 2 penaltı ve 1 gol var. hepsi de beşiktaş'ın aleyhine.

    ve maç bitti. fenerbahçe taraftarı tüm bunlara rağmen "koyduk mu" diyerek eğleniyor. galibiyetten dolayı en ufak bir mahcubiyetleri yok. aşırı mutlular. fenerbahçe as başkanı mahmut uslu, caner erkin'e özel hayatında yaşadıklarıyla hadsizce saldırıyor ve hakemin beşiktaş'ı kolladığını söylüyordu. o anda fenerium, seviyesi anaokulu olan bir ürün satışa koyuyordu. öte yandan rıdvan dilmen maçı fenerbahçe'nin hak ettiği söylüyor, beşiktaş aleyhine tartışmalı pozisyonlar sorulduğundaysa "görmedim" demekle yetiniyordu şeytanca. aykut kocaman, "gerçekçi olmak gerekirse, bizim tarafımızdaki hataların bir hayli fazla olduğu bir hakemle zor bir maçı geride bıraktık." dedi maç sonunda. utanmadılar. utanmayacaklar.

    bugün 3 puan bizim olabilirdi. bizde bu oyunları yapıp hamiyyetsizce bir 3 puanla evimize dönebilirdik. duayla himmetle 20 kez şampiyon olabilirdik. evimizde 12 yıldır ayak oyunlarıyla namağlup olmaya devam edebilirdik. hakem dostlarımız olabilirdi, külhanbeyi bir kulüp başkanımız tff'yi ve mhk'yı yönetebilirdi. elden düşme oyuncularımıza milyon €'lar veren paravan kulüplerimiz olabilirdi. şike yapabilirdik. şike yüzünden ceza almaya ramak kala kıçımızı kurtaran bir emir erimiz olabilirdi. şampiyonluk yarışında birilerine teşvik primi yedirebilirdik. bu şekilde çok daha başarılı olurduk. 15 kere değil 25 kere şampiyon olurduk. hiçbir derbiyi kaybetmezdik. futbolu biz yönetir, rakiplerimiz başarı olduğunda sistem değiştirir, hocalarını ayartmaya çalışırdık. türkiye'nin en başarılı kulübü olurduk.

    peki ister miydin bunu beşiktaşlı ? istemezdin dimi ? işte beşiktaş budur. onlarda olmayan budur. biz paramızın olmamasını şerefimizin olmamasına tercih eden insanlarız. bu yüzden bu takıma gönül verdik. bu yüzden mücadele veriyoruz.

    hep derler ya beşiktaş taraftarı takımına eksta bir bağlı diye. o beşiktaş'ın bize verdiği mutluluğun büyüklüğünden kaynaklı. çünkü hamiyyetli bir şekilde şampiyon olmanın tadı başka hiçbir şeyde yok. bu senenin sonunda da bu olacak.

    onlar hem hamiyyeti, hem parası olmayanlar olarak kalacak. zafer bizim olacak.

  • sadece 18 faul yaptigi maçta

    toplamda 9 sarı ve 3 kırmızı kartla cezalandirildi.

    avrupa futbol tarihinde böyle bi anormali daha önce hiç yaşanmamiş olabilir.

  • yanmış, kül olmuş; birileri yanışıyla alay ederken küllerinden doğmuştur. önce alaycıları avlamış, gözünü avrupa'ya dikmiştir. siz beşiktaş 'ı rakip olarak görmezken; artık siz beşiktaş'ın rakibi olacak konumda değilsiniz.

    başarılarımızda bu tip arkadaşların da büyük payı var. beşiktaş sizi domine ederken yıldızınızla övündünüz, "biz niye şampiyon olamıyoruz" demediniz. beşiktaş avrupa ligi çeyrek finalinden elenince 17 yıl önce kazandığınız kupayla övündünüz, "biz niye avrupa'da yokuz" demediniz. beşiktaş 6 gol yediğinde alay ettiniz, "biz niye 9 yıldır şampiyonlar ligi'ne gidemiyoruz" demediniz. beşiktaş süper kupa maçında kaybedince alay ettiniz, "biz niye süper kupa maçına bile çıkamadık" demediniz. beşiktaş'ın 15 puan gerisinde olduğunuz halde puan kayıplarıyla alay ettiniz, "biz niye burada kaldık" demediniz. "beşiktaş; fenerbahçe ve galatasaray ortada yokken şampiyon oluyor" dediniz, "biz niye ortada yokuz" demediniz. kötü yönetimlerinize rağmen kazanılan ilk maçta, yapılan ilk iyi transferde, diğer branşlarda gelen bir kupada her şeyi unuttunuz. beşiktaş'ın geçmişiyle alay edip, kendi geçmiş başarılarınızla mastürbe oldunuz. şimdi bugün ve gelecek beşiktaş'ın, sizin de payınız var. çok teşekkürler. allah herkese böyle rakip versin.

    üstlerine basarak, daha da yüksel beşiktaş !