debe başlıkları

aziz sancar

  • bir konferansta soru-cevap yapılıyor ve bir soru yöneltiliyor.

    ----------------------------------------------------------------------------------
    -'bir çok hastalığın temel sebebi olarak gösterilen stresin, dna'nın onarım mekanizması üzerinde olumsuz bir etkisi var mıdır?

    cevabı ise;

    +“bildiğimiz konular var, bilmediğimiz konular var. mesela ben biyokimyada nobel ödülü almış bir insanım. bu her şeyi biliyorum anlamına gelmez, bu konuda bir şey söylersem bunun faydadan ziyade zararı olur. stres birçok hastalıklara sebep oluyor ama dna'ya zarar vermesi konusunda ben bir çalışma yapmadım, o bakımdan bir şey söyleyemem"
    ------------------------------------------------------------------------------------

    ya ben cevabı okuyunca, afedersiniz, keyif oldum arkadaşlar.

    naifliğie, mütevaziliğe bakar mısınız ? koskoca profesör, sizce orada 2-3 cümle söyleyip, gayette mantıklı bir cevapla konuyu geçiştiremez mi ? bence geçiştirir ve kimsede çıkıp birşey diyemez çünkü oradaki soruyla alakalı konunun en uzman kişisinden, her ne kadar konuya vakıf olmasada daha iyi bildiğine ben eminim.

    ama adam diyor ki, ben biyokimya alanında uzmanım bu her konuda profesör olduğum anlamına gelmiyor, diyor.

    lan bu ülkedenin kahvehanelerinde bile insanlar bilim, sanat, spor, siyaset, yemek, seks, teknoloji alanlarında profesör nidalarıyla cevaplar yağdırıyor. sen nasıl bu kadar mütevazi olabilirsin, sen nobel sen milyon.
    aklımı çıldıracağım.

    haber kaynağı

  • antkabir'e ödülü vermek ve tapınak sunağına hediye bırakmak arasında benzerlik kuran arkadaşlar var da bir nokta unutuluyor sanırım. anıtkabir sadece bir mezar değil, aynı zamanda bir müzedir. kişisel eşyalar dışında, türk milletinin mustafa kemal atatürk öncülüğünde gerçekleştirdiği başarıların gösterildiği bir yerdir aynı zamanda. aziz sancar da bir türk olarak ilerlediği yolda mustafa kemal atatürk'ü kendisne rehber edinmiş bir kişi olduğuna göre (ben söylemiyorum. konuşmalarında bu vurguyu kendisi yapıyor) ödülü anıtkabir'e vermesi oldukça normal geliyor bana.

    ha vermese benim aklımın ucundan geçmezdi açıkçası niye anıtkabir'e vermiyor diye. ama vermeye karar verdiyse de bunun oldukça mantıklı bir açıklaması var.

    bir kez daha söylüyorum anıtkabir bir mezardan çok müzedir. mozolenin bulunduğu kısım açıkçası beni en az heyecanlandıran yerdir. siyasilerin resmi bayramlarda gelip gittiği yer diye kazınmıştır aklıma hep. müze kısmında dolaşmak ise çok farklı duygulara gark edebiliyor insanı. keşke siyasilerimiz de (gelmiş geçmiş hepsi için konuşuyorum) her bayramda mozoleye çelenk bıraktıktan sonra şöyle müzede bir gezse...

    umarım anıtkabir komutanlığı da müzede bu ödüle en güzel yerlerden birini ayırır ve gelenler gördükçe hem gurur duyar (sadece gurur duymak yetmez) hem de ilham alır.

    p.s: cumhurbaşkanının davetine icabet etmesi ve hakkında "allah razı olsun" demesi bence garipsenecek bir durum değil. kaldı ki cumhurbaşkanı çağırmasa "bak gördün mü çağırmadı" veya "sallamadı" diyecekti büyük bir kesim. günlük siyasetle yorumlamamak gerek bütün bu olayları.

  • medreseden yetişmemiştir.

    * bölgenizdeki okullar bunun için yeterli miydi?
    - maalesef biz memleket olarak, her şeyimizi tenkitten hoşlanıyoruz. o dönem okullarımız harikaydı. olağanüstü öğretmenlerim vardı ilkokulda. oradaki ilkokul eğitimini burada amerika’daki en iyi ilkokullarda verirler mi vermezler mi bilmiyorum. o kadar iyiydi.

    * öğretmenler mi iyiydi?
    - tabii. çoğu köy enstitüleri mezunuydu. çok idealist insanlardı.
    http://www.hurriyet.com.tr/…beni-terk-etti-30282793

  • sen bilimde çığır aç, geceni gündüzüne katıp çalış ve sonunda dünyanın en önemli sağlık sorunlarından birine çözüm bul, insanlığa katkı sağla ama sana gelen ilk soru kürt musun arap mısın olsun. ve bu soruya kızdığın için de tek yaptığı yemek içmek tuvalete gitmek gibi yaşamsal fonksiyonları gerçekleştirmek olan adamlar tarafından ırkçı diye yaftalan. insanların büyük bir kısmı gerizekalı. tüm kalbimle inanıyorum buna.

  • nobel aldığı gün hakkında yaklaşık 500 tane entry girilen ve görebildiğim kadarıyla bu entry'lerin

    - %47'sinin etnik köken belirleme çabaları,
    - %20'sinin "zengin miydi fakir miydi ailesi aşiretti şöyleydi böyleydi hdp'li akrabası varmış" muhabbeti,
    - %18'inin "bu başarı bizim değil eğitimini abd'de almış / hayır lan öyle olur mu tıp fakültesini burada bitirmiş" atışması,
    - %10'unun "işte bunlar cumhuriyet'in eseri" muhabbeti

    olduğu bilim adamı. kalan %5'ün %4'ü de neden ülkemizdeki eğitimin kötü olduğunu ve başarılı olabilmek için abd'ye gitmesi gerektiğini sorguluyor. bu %4'lük kesme cevap vereyim:

    adamın nobel almasını sağlayan çalışmaları hakkında girilen entry'lerin oranı %1 olduğu için öyle olabilir mesela.

    ulan beş yüz tane entry girmişsiniz, adamın kim olduğu, hayatı, ne yaptığı ve neden nobel aldığıyla ilgili haber97.com'dan öğren(eme)diğiniz şeylerle boş boş konuşup durmuşsunuz.

  • tomas lindahl ve paul modrich ile birlikte 2015 nobel kimya ödülünü paylaşmıştır. saygılar.