debe başlıkları

aykut kocaman

  • o kadar defansif oynatıyor ki, istifayı bile "geri çekmiş".

    allah bu camiaya sabır, aziz yıldırım ve ekibine de akıl ve izan versin.

  • 2 sene önce ramazan ayıydı. hatta sanırım ramazanın da son günü falan.
    ertesi gün 9 günlük tatile girecektik ve çok heyecanlıydık.

    mesainin bitmesine dakikalar kala patronla tartıştık. sebebini hatırlamıyorum ama ciddi anlamda birbirimize girdik.
    kafaya koydum, işi bırakıyorum.

    istifa dilekçemi yazdım, mesai arkadaşlarımla falan vedalaştım. ciddi ciddi gidiyorum.

    bir arkadaşım vardı, oktay. tam bir donanım haber ölücüsü.

    “aga sen mal mısın amk” dedi ve gülmeye başladı.
    - niye lan?
    + aga bence yarın istifa et.
    - yarın tatil.
    + o zaman ertesi gün istifa et amk.
    - aga o gün de tatil.
    + olsun lan. sen de 3 gün sonra istifa edersin.
    - 9 gün tatil oğlum.
    + nihayet kafan çalışmaya başladı amk. 1 saat daha bekle. zaten 9 gün tatil, hiç çalışmadan para alacaksın. tatil bitince de gelir, istifanı verirsin.
    - oğlum ayıp lan, hiç etik değil.
    + sen mi kurtarıcan şirketi, sanane amk?

    oktay’ın tavsiyesini dinledim ve istifa etmek için bayram tatilinin bitmesini bekledim. 9 gün boyunca çalışmadan para aldım. ben mi kurtarıcam şirketi banane amk?

    bunu bizim oktay bile düşünebiliyorsa; aykut her türlü düşünmüştür.
    milli maç arası var bu hafta. nerden baksanız 15 gün resmi maç yok. aykut mal mı amk istifa etsin. adam ayda zilyon tl para kazanıyor. 15 gün boyunca çalışmadan para almayı kim istemez?

    aykut mu kurtaracak kulübü, ona ne amk?

  • aykut kocaman istifa etti zannedenlere;

    aykut kocaman 2009 yilinda, sezon bitimine 2 ay kala, daumun yerine gecmeyi sahaya inmeyi asla dusunmuyorum asla boyle birsey olmayacak dedi, 2 ay sonra daum gitti aykut sahaya indi

    aykut kocaman 2006 da anelka elle golu atinca, turk sporunun en kara gununu yasadik, hic boyle zirve bir olay gormemistim, burama kadar geldi, teknik direktorluk kariyerimi bitiriyorum dedi, 1 hafta sonra takimiyla maca cikiyordu, hocaligi birakamadi

    simdi ayni aykut kocaman, acikca istifa ettim ediyorum diyemiyor, gerekeni yapicam gibi muallak laflar ediyor. olacak olan cok belli. yonetim ikna edecek ve kalacak. kimse gidiyor gitti zannetmesin. ıstifa edecek adam cikar birakiyorum derdi. gerekeni yapacam vsvs hepsi hikayedir. hele hele yukaridaki iki paragrafta anlatilan olaylarda sozunu yemis, aciklamalarinin geregi icraatleri yapamamis bir adam icin..

    aykut kocaman korkak, yetersiz, garantici, temkinli, buyuk takimlar icin capsiz bir hoca oldugu gibi, sozlerini de devamli yiyen asla kocaman olamayacak basit bir adamdir.

    sozunu yine yedigini hepbirlikte gorecegiz..

  • karmakarışık konuşmalarıyla ve sikimsonik koşu mesafeleriyle futbol konusunda kendisini uzman gibi gösteriyor ama bu adamın futboldan tek anladığı öne geçince ofansif adamı çıkartıp defansif oyuncuyu sahaya sürmek ya da takımı geri çekmek. yani 12 yaşında veletlerin pes oynarken yaptığı şey. sanıyor ki 50 tane defans oyuncusu oynatsam gol yemeyeceğim. topu kalenden ne kadar uzak tutarsan, gol yeme olasılığın o kadar düşer ama ''kocaman gururumuza'' göre bu yalan.

    mesela 2012'de 31. hafta şampiyonluk maçında, 15 dk'da 2-0'ı yakalayıp golleri bulduktan sonra aniden geri çekilip son dakikada baros'un direkten dönen topuyla zoraki 2-2 berabere bitirdiğimiz galatasaray maçı.

    mesela yine 2012'de canımız alex'in son golü olacağını bilmediğimiz maçta 2-0 öndeyken alex'i çıkarıp baroni'yi alması ve maçı yine yoğun baskı yiyip 2-2 bitirmemiz. marsilya'nın son dk golünü atan da valbuena'ydı.

    son olarak da tabii ki kayserispor'a karşı valbuena'yı çıkarıp topal'ı oyuna alması ve maçı sikmesi. bahsettiğim bu 3 maç da kadıköy'de oynandı.

    aziz'den, aykut'tan ve leş romantik aykut sevicilerden tiksiniyorum. görünen köy kılavuz istemez.

    (bkz: yallah konya'ya)

  • yetenekli bir teknik direktor.

    neden mi? cevabi sizsiniz sayin fenerbahce taraftari arkadaslar. sizi, 17'de 16 yapabilecegine inandirmayi basarmistir vakt-i zamaninda. ikna etme konusunda hayli yeteneklidir yani, anlamayanlar olabilir arada.

    hatta o kadar yeteneklidir ki bu konuda, kendisinin yonettigi iki takim (2011 ve 2017 fenerbahce takimlari) arasinda -alex de souza disarida birakildiginda- cok buyuk kalite farki olmamasina ragmen ve simdiki takimin halini feryat figan izliyorken, 6 sene once kendisinin teknik direktorlugunde hakkiyla sampiyon olduklarina hala inanmaktadir cogu fenerbahce taraftari. hatta soyle demekte bazilari: "2010-2011 sezonunda alex'in ustun performansi sayesinde sampiyon oldun ama simdi hebele hubele aykut efendi." baya da inanirlar buna, sizin de inanmanizi beklerler bir de.

    kitleleri ikna etme ve gol atma disinda pek de bir ozelligi olmayan bu sahis hakkinda uzun zamandir bir seyler anlatmak, bir seyler yazmak istiyordum. bugune denk geldi. kendisini bir trabzonspor taraftari olarak hep efendi biri olarak bilirdim, o meshur 95-96 sezonu trabzon'daki mactan sonraki demeci nedeniyle. her ne kadar o donemki baskanlarinin binbir turlu gayreti, siyasi caba ve bir daha asla izlenemeyecek bir rustu rencber performansindan sonra bizi yenmis olsalar da kendisi oyun olarak trabzonspor'un hak ettigini itiraf ediyor, sanssizlik eseri bu sonucun olustugunu soyluyordu.

    gel zaman git zaman kendisi fenerbahce teknik direktoru oldu 2010 yilinda. cok beklenti olmasina karsin sezonun ilk yarisi beklenen sonuclar ve futbol gelmeyince fenerbahce mac eksigi ile lider trabzonspor'un 12 puan gerisine dusmustu. ic sahada sivasspor maci vardi ve biz trabzonsporlular bir puan kaybi daha gelir mi diye beklemeye baslamistik. beklenen olmadi, son dakikalara dogru kadikoy buyusune kapilan hakem ceza sahasina yakin bir yerde olmayan bir faul caldi, alex koseye birakti ve fenerbahce zor bela 1-0 kazandi, puan farki da 9'da kaldi. bizde ise fenerbahce'nin hicbir pozitif yani olmayan bir futbol ile aldigi 3 puan nedeniyle buruk bir sevinc vardi. "bu sene bunlar bize yetisemez".

    ama isin icinde baska isler vardi tabi. bu yetenekli sahis yukarda anlattigim mactan 3-4 hafta once trabzonspor'un kazandigi bir penaltidan sonra "trabzonspor'un penaltilari irdelenmeli" diye algi kasmis, fenerbahce taraftari da alkislamis, "haggaten yua" demislerdi. bizim saygi duydugumuz futbol adami gidiyor, yerine kendi takiminin rezil oyununa bakmadan once rakibine calinan penaltilara goz dikmis, algi yaratmaya calisan sinsi bir adam geliyordu. devre arasinda ise klasik fener medyasi goreve baslamis, trabzonspor penaltilari asagi, trabzonspor penaltilari yukari anlatip duruyorlardi. biz ise emindik. "bunlar bize yetisemez."

    derken ankaragucu macinda bir penaltimiz es geciliyor, fenerbahce macinda basta jaja olmak uzere butun ofansif oyuncularimiz tabiri caizse tekme tokat dovuluyor ve yine bir penaltimizin es gecildigi antalyaspor maci ile fark bir anda 2'ye iniyordu. biz hala kendimizden emin "bunlar bize yetisemez, illa ki onlar da puan kaybedecek" diyorduk.

    ama aga babalar oyle istemiyormus, bilmiyorduk. her seye ragmen bir hafta dahi puan olarak geri dusmedigi, ama sampiyonluk sevinci calinan sezon sonunda senol gunes'in basin toplantisi ile bogazimiz dugumleniyor, haksizliga bir sekilde bas kaldirmak istiyor ama yapamiyorduk.

    3 temmuz olayi, tahkim kurulu karari, 58. madde, "bir kisinin hatasi, butun camiayi baglamaz" saklabanligi, "yaptiysam fenerbahce icin yaptim" piskinligi, uefa'nin karari, cas davalari meselelerini geciyorum. yerim dar. ne oldugunu akli basindaki herkes biliyor.

    sonra bu yetenekli sahis bate borisov, viktoria plzen gibi takimlari eleyerek ciktigi yari final oncesinde, onlara guya haksizlik yapan birilerine "selam" gonderiyordu yari finalden, algi kasarak. yari finale cikmisti ya hani, onunu kesmek isteseniz bile kesemezdiniz hacilar. anladiniz onu dimi? o siralar da su an kendisine "git" diyenler "bravoo" diye bagiriyordu.

    sonra o takimdan, bok bulasmis ligin degerini korumak icin uygulanan ve bir daha uygulanmayan (herkes de normal karsiliyor bunu bu arada) play-off sisteminin son macinda kendi sahasinda galatasaray'a sampiyonlugu kaybedince kotu oldu bu yetenekli sahis. simdilerde cogunuzun soyledigi gibi takim kotu oynuyor diye degil yani. o gun kazansaniz, kelebekler gibi ucacaktiniz ortalarda, kimi kandiriyorsunuz? sizin derdiniz futbol ile, oyun ile degil. hayatta kazanma, basarili olma gibi bir zevki tatmayan, bunu futbolda arayan insanlarsiniz, o kadar.

    neyse, bugune geliyoruz. yine rezil oynayan takimi, galibiyet primi olarak telefon dagitan bir makedon takimina iki kez yenilerek basladigi sezonda lig yarisinda var olabilsin diye pisledigi "galatasaray'in puan farki suni" isimli algi calismasini yine fenerbahce taraftari alkisladi, yine "haggaten yua" dediler. takimin rezil futboluna ragmen skandal hakem hatalari ile kazandiklari besiktas macindan sonra "heehueeu" demekten bir beis duymadilar. "kocaman umutlarimiz" dediler. ve bugun, 3-1 one gecilen kayserispor macini kadikoy'de 7 defansif oyuncu ile 3-3 bitirerek fenerbahce taraftarinin bir bolumunu derin bir uykudan uyandirmayi sanirim basardi. cunku, hic kafa karisacak bir sey yok bu sefer. sampiyonluk olayi yok, derbi degil, hakem hatasi yok, ne bileyim kirmizi kart goren yok, sanssizlik falan yok. apacik. kadikoy'de 3-1 one gectiniz. yetenekli sahis, oyuncu degisiklikleri ve taktiksel degisiklikler yapti. mac sonu 7 defansif oyuncu ve sonuc 3-3. e bir suredir de kazanma hissinden uzakta kalinca kafalar calismaya basladi sanirim. bilemiyorum.

    bir de ben soyleyeyim garanti olsun;

    kendisi mantigin hicbir zorlamasi, olasi hicbir senaryo dahilinde herhangi bir futbol takimina -evet real madrid falan da dahil- pes pese oynanan 17 resmi macin 16'sini kazandiracak capta ve yetenekte bir teknik direktor degildir. bunun ustune, isi zora dustugunde kamuoyunu yonlendirmeye ve algi yaratmaya calisan sinsi bir insandir.

    adini zikretmeyi bile zul gordugum bu sahis yonetimindeki fenerbahce futbol takimini keyifle izliyor, fenerbahce taraftarinin buyuk bir bolumunu olusturan bilinc yoksunu kesime ise "size mustehak" diyorum.

    gelen mesajlar uzerine duzeltme: yetenekli sahis, play-off sezonu degil sonraki sezon kovulmus. normalde kaynaklara bakarak yazarim ama yaziyi adeta iki arada bir derede yazdim, hafizama guvendim. yanilmisim kusura bakmayin, duzeltme yapildi. ama yine de anafikri degistiren bir detay degildi. bir ikincisi, galatasaray'a maci degil sampiyonlugu kaybetmesini kastetmistim, kucuk bir duzeltme de orada yapildi. son olarak, destek ve takdir mesajlari icin toplu bir tesekkur olsun buradan. yalniz, sonradan ben bile okumaya usendim la, valla iyi sabirmis sizdeki de.

  • şerefin varsa siktir olup gidersin bu takımdan allahın belası kibirli korkak köpek.

    not:ersun yanal ulan!

  • 8 puan geride olduğu takım 10 kişi oynarken takımı 0-0'a razı oynatan hoca. bunun hocalığını beğenen gerizekalıdır. ölümüne nefret ediyorum.

  • beşiktaş maçı'ndan sonra fikret orman, ahmet nur çebi, şenol güneş bir açıklama yaptı mı cumartesi gecesi? yapmadı.

    pazar, pazartesi, salı günü hiç bir demeç verildi mi? verilmedi. takımın cl'de hayati bir maçı vardı ve bu suni olaylarla uğraşmaya gerek duymadı yönetim haklı olarak.

    aykut kocaman cumartesi konuştu, pazartesi konuştu; perşembe hürriyet'e konuştu; bugün tam sayfa yayınlandı.
    şekip mosturoğlu çarşamba günü 2 saat beşiktaş'ı konuştu; güya 3 oyuncuya imza töreni düzenlemişler; ligin 7. haftası gelmiş. her cümlesinde beşiktaş, fikret orman, beşiktaş, şenol güneş.

    yetmedi bugün fenerbahçe resmi sitesinden tam sayfa yazı paylaştı; beşiktaş, şenol güneş, fikret orman bla bla bla..

    beşiktaş'ın resmi sitesi bir yazı paylaştı mı? resmi twitter accountu tek bir tweet attı mı? atmadı.

    sonra çıkmış "beşiktaş'ın kurguladığı oyun...". beşiktaş'ın kurguladığı oyunu porto ve liepzig maçlarında izleyebilirsin şirin baba.

    senşn kurguladığın oyunda ise takımın 45 dk'nın tek kornerini 93'te atabiliyor, kaleyi bulan şut 1.

    hayırlı işler. çatır çutur.

  • yarım kalan işlerim var demişti gelmeden önce, geçen sefer tam amına koyamamıştı takımın şimdi işlerini tamamlıyor.

  • bu adamı hiç sevmem bir fenerli olarak, oynattığı toptan da gram zevk almam. her entrymde kendisine söverim, orada duruyor.

    amaaa dallamanın teki gelmiş sanki aykut un çok sikindeymiş gibi döşemiş salak salak cümleleri.

    neymiş fenerbahçe gibi küçük takımlar falan filan, bunu diyen sikiğin formasında 2 yıldız var, 2 şampiyonluğu da beleş haram amk.

    şike demiş, kendi takımı niye avrupa'ya gidememiş göt söyleyemez.

    çingene bir topcunuz var takımı sattı, her maç kırmızı görmesi lazım, hocanız çakma filozof her boku yer söver sayar ama efendi hep beşiktaştır.

    eziklik sizin genlerinize işlemiş, hep 3. büyük muamelesi gördüğünüz için sanırım. adam gibi top oynasalardı da alsalardı maçı, hani uzay futbolu oynuyordunuz ya.