debe başlıkları

aykut kocaman

  • aykut kocaman'ın algısı yüzünden galatasaray bugün kaybetmiştir. geçtiğimiz hafta da yine aykut kocaman'ın yaptığı algı yüzünden israil'in uçağı düşürülmüştü. abd seçimlerinde hillary'nin kaybetmesinde de aykut kocaman'ın parmağı olabilir.

    ne aykutmuş arkadaş. iki maç kazandı diye top oynamayı beceremeyen bütün ağlakların hedef noktası oldu. hay ben size algı kelimesini öğreten öğretmenin de basın yayın organının da... ulan aykut hoca bizi kanser ediyosun arada ama sırf bu tiplere inat şampiyon yap feneri gözünü seveyim. yazın konuşacak teori kasacak bi konuları olsun. hepsi kurtlar vadisi senaristi komplo teorisyeni amk...

  • oyuncuları sarı kart gördü diye, hadi fenerbahçe'nin teknik direktörü olmasını geçtim, bir insana orospu çocuğu diyebilecek yavşakları göstermiştir. korkmayın lan bu kadar, acıtmayacağız.

  • son yıllarda fenerbahçe'de mantıklı ne kadar iş varsa çoğunun kendisi döneminde yapılmış olması kesinlikle tesadüf değil. başakşehir ile belki de tamam mı devam mı maçının olduğu gün, böyle bir entry'yi kalabalıklar içinde kaybetmek istemezdim ama bunları yazmasam, söylemesem olmaz.

    salih uçan'ın önünü açan , ona şans verip roma'ya transfer edilmesini sağlayan kendisi. gökay iravul, recep niyaz filan bunların da ismini aykut hoca sayesinde biliyoruz, her ne kadar bu arkadaşlar salih kadar başarılı olamasa da. şimdi taraftarın gözbebeği olan eljif elmas, oğuz kağan güçtekin yine aykut hoca sayesinde şans bulan oyuncular. hem de öyle bitmiş bir maçta , son 5 dakika değil. bayağı bayağı rekabetin had safhada olduğu, tansiyonun yüksek olduğu maçlarda ciddi süreler buluyor bu çocuklar. haklarını da vereyim ikisi de tabanca gibi, ozan tufan oynayıp şampiyon olacağımıza bu çocuklar oynasın ikinci olalım kabulümdür.

    salih, benfica deplasmanında nasıl oynadıysa oğuz kağan da, eljif elmas da aynı şekilde oynuyor. samed karakoç da ilk bakışta çok beklentiye sokmasa da iyi şut çekme özelliği olduğundan kendini geliştirebilirse diğerlerinden bir adım öteye geçebilir. ben samed ile rijad bajiç'i bir yönden benzetiyorum. şöyle ki bajiç , konyaspor'a katılıp da yeni yeni şans bulurken bir maçta izlemiştim. bu adamı da nerden buldular, bundan adam olur mu demiştim. o adam iki yıl içinde seri a'ya gitti. samed de iyi şut atma özelliğine sahip, şu an çok göze batmasa da zaman içinde takıma girebilirse adından söz ettirebilir.

    diğer gençlere bakıyoruz, rapaiç'in oğlunu altyapıya almışlar. andreas kilit diye bir stoper topçu almışlar, 1.90'dan fazla boyu var. duisburg'tan oğuzhan can diye bir çocuk daha aldılar, 10 numara oynuyormuş. sayınca eljif, oğuz kağan, samed, oğuzhan, kilit, oğul rapaiç olmak üzere aklıma gelen 6 tane genç var. bunların 2 tanesi bile kadroya girebilse büyük başarı olur, ki iki tanesi zaten şu anda oynayan oyuncular eljif ve oğuz kağan.

    şimdi bu genç oyuncu hamlesi var ama bir yandan günü kurtaracak topçular da lazım. valbuena, alındığı zaman aykut hoca çok eleştirilmişti 33lük kısa boylu adamdan medet umuyor diye. şimdi aykut hoca yine en çok valbuş yüzünden eleştiriliyor. ne kadar ironik değil mi? eski dönemlerden yine yabo dayı lakaplı yobo, dirk kuyt gibi kısa vade çözümlerde büyük verim sağlarken salih uçan'ı da o tecrübeli kadroya monte etmenin peşindeydi.

    taktik, oyuncu tercihi, puan sıralaması önemli şeyler ama yukarıda saydığım iş olmadığı zaman, sürdürülebilir olmuyor. aykut hoca yarışan takıma gençleri monte etmenin her zaman yollarını aramıştır. paran olsa da olmasa da, seninle 2 yıl idman yapmış ve güven verebilmiş topçun, yeni transferden daha az risklidir. atletico madrid, dortmund bunlar şampiyonlar liginde finali zorlarken takımlarını yıldız oyuncu transferiyle doldurmadı. sizin beğenmediğiniz, kendi liglerine göre vasat denebilecek oyuncuları üst seviyeye taşıdı. genç çocukları aldı fişek gibi topçulara çevirdi. fenerbahçe'nin de avrupa'da yapabileceği, kendine koyabileceği hedef maksimum bu olmalıdır. kimse avrupa'da bir barcelona olma hayali kurmasın. ancak ligde atletico gibi, dortmund gibi olması kabul edilemez elbette. ligi domine etmesi lazım.

    aykut hoca da bu hedefin peşinde, ancak hep söylüyoruz bu 1 senede olabilecek bir iş değil. sezon başı acele transferlerden sonra, devre arası düzeltme ve takviye şansı bile olmadı. ona rağmen yarışın içindeyiz, bugün belki yarıştan koparız da ancak bu doğru işlerin sürdürülmesi lazım. ben ali koç gelirse , en az 1 yıl daha aykut hoca ile devam edeceğini, etmesi gerektiğini düşünüyorum. ha 1 yılın sonunda beklenen seviyeye gelmez ise o zaman , gerekli değişiklik yapılır. hatta ali koç'un şu an çıkıp, yalandan da olsa seçilirse aykut hoca ile devam edeceğini açıklaması bile büyük bir güven verir ve taraftarın tansiyonunu almaya yeter. sezon sonu ali koç yine başka hoca alacaksa alsın ama şampiyonluk şansı hala varken çıkıp vereceği destek ile getireceği hava, saha dışında camianın lideri yapar kendisini. takım şampiyon olursa bunda en büyük pay ali koç'un olur.

    herkesin bir hayali var bu takımla ilgili. benim hayalim ligi domine eden, avrupaya düzenli giden, yarı finalleri finalleri zorlayan bir takım oluşturulması. bunun tuğlaları bu sezon konuluyor, şampiyon olursak ne ala, olamasak da seneye bu takımın nereye evrileceğini çok merak ediyorum. bunu görebilmenin tek yolu da ne yazık ki saha içi sonuçları. o yüzden bu akşamki başakşehir maçında en az 1 puan almalı bu takım. bol şans hocam, bildiğinden şaşma ama biraz da bu taraftarı yemle yoksa bunlar seni yiyecek haberin olsun. bu kitle galile'yi yemiş, einstein almanyayı terketmiş bu gibi tipler yüzünden, seni mi harcamayacak bu su katılmamış cehalet.

  • sezon sonu ali koç başkan olduğunda siktiri yiyecek olan futbol katili.

    alex -haksız olarak- kovulurken aziz yıldırım nasıl bir muamele yaptıysa ali koç da bu gölgesinden bile korkacak tıynetteki herifi kovarken aynı muameleyi yapmalı. tören yapmadan, kulüp sitesinden yapılacak 1-2 satırlık bir açıklama yeterli bu adam için.

  • temel bir gün yanlışlıkla otobanda ters yola girer. bakar ki herkes üstüne üstüne gelmekte. o sırada da radyoda bir aracın otobanda ters yöne girdiği anonsu geçilir. temel de şöyle der ; "ne bir aracı, bunların hepsi ters yöne gidiyor."

    burası aykut kocaman başlığıydı değil mi?

    pardon...

  • ya kendisini savunmuş gibi olmayım da, bugünkü basın toplantısında valbuena hakkında söyledikleri tamamen yanlış anlaşılıyor. adama valbuena hafta içi idmana çıkmamış, bir sorun mu var gibi soru sordular. onun cevabı da kasığında ağrı olduğunu söyledi inanıyorum ona sakatım diyorsa sakattır dedi. bu sözünü desteklemek içinse valbuena topla beraber yatağa giden çocuklar gibi top oynamayı çok seviyor, böyle bir adam antreman bile olsa top oynamaktan kaçmaz demek istedi. yarım saattir farklı kanallarda o dediği lafın topla çok oynuyor demiş gibi algılandığını ve eleştirildiğini gördüm. gerçekten benim dediğim şeyi söylüyor, dikkatli dinleyin abi en baştan.

  • futbol denen şeyden nefret ettirdin be. ulan birine tahammül edemiyoruz, adam ikisini birden hem de önlü arkalı oynatıyor. sana inat tv'nin sol kanada denk gelen kısmına bant çekeceğim aq.

  • şimdi her şey bitti, fenerbahçeli'liğimizi yarıştıracağız galiba. ben sizin elinize veririm? nasıl veriyorsun? aykut'un sırtından forma aldım. bravo. adam kıdemli abicim, yapacak bir şey yok. ezildik.

    ben de fenerbahçe ile alakalı yaşadığım, yaptığım şeyleri anlatırım da niye anlatayım? oldum olası kıdemciliği, böbürlenmeyi sevmem.

    ben fenerbahçe'yi aykut kocaman yüzünden sevmedim. alex yüzünden de sevmedim. aklınıza kim geliyorsa. başarısı için de sevmedim. skor taraftarı olsam vardar maçından sonra gelip asıl problem aykut kocaman değil demezdim. şimdi eklemiyorum girime, açıp okuyabilirsiniz.

    sene başından beri fb taraftarı arasında, fb'nin yoluna taş koymak için kırk takla atan bir oluşum var. kırk takla atıyorlar. yemin ediyorum, gs'den, bjk'den daha çok istiyorlar fb'nin kaybetmesini. çünkü nefret ediyorlar aykut kocaman'dan. sıkıntı oynattığı futbol da değil. 35 yaşındaki alex'in aykut kocaman döneminde gitmesi. çoğu için durum bu. fb kaybedince aykut kocaman ve aziz yıldırım'ın zarar göreceğini, bu sayede fb'nin önünün açılacağını düşünüyorlar. ali koç'un aykut kocaman'ı anında kovacağını sanıyorlar mesela. bir hayal dünyasında yaşıyorlar. eminim ali koç da başkan olursa aykut kocaman'la devam edecek ancak yaşayıp görmek lazım.

    bugün sahaya çıkardığı takımın, geçen seneden tek tük farklılıkları var. geçen sene stoperde kjaer-skrtel vardı. sol bek hak, sağ bek şener. orta saha yine josef-topal, sağ açık lens, sol açık alper potuk/volkan şen, ileri uçta sow vs. geçen sene bu takıma advocaat, adeta bir anadolu takımı gibi kontratak futbolu oynatıyordu. her maç fb 150-200 pas yapardı, lens'e topu atardık, o da gol yapabilirse yapardı. sonra patladı tabi bu taktik. advocaat her maç çıkıp oyuncuları ezdi. oyuncular şöyle kötü, böyle kötü, berbat, rezalet. takımın zaten az olan özgüveninin bi' tarafına koymuştu kendisi. o her maç tıklım tıklım olan saraçoğlu'na birkaç bin taraftar gitmeye başlamıştı. fb 2 maç üst üste kazanırsa şaşırır hâle gelmiştik.

    bugün geldiğimiz noktada, kazanma alışkanlığı kazanmış, rakibin açığını kovalamak yerine kendi oyununu oynamaya çalışan, rakibin çıkmasına fazla müsade etmeyen bir fenerbahçe var. bu oyunu beğenmiyor olabilirsin ama bugün fb kendi oyununu oynamaya çalışıyor. ben geçen sezon kahroluyordum, özellikle saraçoğlu'ndaki maçlarda. 17 maçta 8 galibiyet almıştı fb saraçoğlu'nda ve dediğim gibi aykut kocaman'ın kadrosuyla, advocaat'ın kadrosu arasında ahım şahım bir fark yok. bunun sebebi aykut kocaman da değil. sakatlıklar, cezalar, hiç eksik olmuyor. daha birkaç hafta önce alper'i ileri uçta oynatmak zorunda kaldı. önümüzdeki hafta için elinde 1 tane stoper var. mehmet ekici diye bir adam transfer ettik en sıkıntılı mevki dediğimiz orta sahaya, herif 16 maçta toplam 195 dakika oynayabildi. hep sakat. ozan'ı ortada oynattı, takım hücumda harikalar yaratmadı, savunmada sıçtı. takımın sol beki ismail. bütün bunlar yetmezmiş gibi sezon başında berbat bir volkan demirel performansı ve bir o kadar kötü bir kameni performansıyla, saçma sapan mağlubiyetler, puan kayıpları geldi.

    bu takımı aykut kocaman'dan başka kimse kolay kolay toparlayamazdı. para olsaydı, her mevkiye transfer yapabilseydik, bir tane yabancı teknik direktör bulurdun, al yönet derdin ama topal'ı, ismail'i, şener'i, aatif'ı falan verdin yani aykut kocaman'a. adamın da sihirli değneği yok. zamana ihtiyacımız var dedi. sezon başındaki sıkıntılı başlangıcı bekliyordu zaten. hep böyle gitmeyecek dedi, sonuçta yukarıya tırmanmaya başladı fb. her şey anında olsun istiyorsunuz.

    ersun yanal dönemi futbolunu özlüyorsunuz belki ama bakın aynı ersun yanal da ts'de dikiş tutturamadı. rıza çalımbay geçti takımın başına, ts yukarı tırmandı. rıza hoca ts'yi nasıl oynaması gerekiyorsa öyle oynatıyor. savunma disiplininden kopmuyor takımı. süper oynatmıyor ts'yi ama kazandırıyor. aykut kocaman da öyle.

    öyle bir eleştiriliyor ki aykut kocaman, sanki kendisi fb'nin başına geçmeden önce fb yaldır yaldır top oynuyordu. ölmüştük ağlayanımız yoktu. son 3 sezonda tam bir çöpe dönüştürdüler fb futbol takımını. biraz biraz kendine gelmeye başladı takım ama yetmiyor bazılarına. tabi geçmişten de kinliler, salla babam salla. sanki aykut kocaman yerine başka birisi olsaydı, fb çok süper durumda olacaktı. son 3 sezonda 3 tane teknik direktör geldi, hangisiyle fb çok süper şeyler başardı? advocaat'la avrupa'da ilerledi diyorsan, aykut hoca seni avrupa'nın zirvesine yaklaştırdı. kupa diyorsan, son 3 sezonda 1 tane kupa alamadı fb. seni şampiyon da yaptı bu adam, senelerce alamadığın tr kupasını da aldırdı. oyun kalitesini hiç konuşmayalım. geride kalan 3 sezon çöptü. saçma sapan eleştirmeyi, geçmişe takılıp kalmayı bi' bırakın da, şu adam sezonu tamamlasın. tudor'a yapıldığı gibi biz de aykut hocanın tepesinde kılıç mı sallayalım sürekli?

    benim çevremde fb taraftarı olup aykut kocaman'a ölümüne sallayan, fb kaybetsin de aykut gitsin diyen hiç kimse yok. çevrem geniştir fb konusunda. sözlüğe bir giriyorum, bunlardan kaynıyor. neyse ki azınlıklar.

  • o kadar defansif oynatıyor ki, istifayı bile "geri çekmiş".

    allah bu camiaya sabır, aziz yıldırım ve ekibine de akıl ve izan versin.

  • 2 sene önce ramazan ayıydı. hatta sanırım ramazanın da son günü falan.
    ertesi gün 9 günlük tatile girecektik ve çok heyecanlıydık.

    mesainin bitmesine dakikalar kala patronla tartıştık. sebebini hatırlamıyorum ama ciddi anlamda birbirimize girdik.
    kafaya koydum, işi bırakıyorum.

    istifa dilekçemi yazdım, mesai arkadaşlarımla falan vedalaştım. ciddi ciddi gidiyorum.

    bir arkadaşım vardı, oktay. tam bir donanım haber ölücüsü.

    “aga sen mal mısın amk” dedi ve gülmeye başladı.
    - niye lan?
    + aga bence yarın istifa et.
    - yarın tatil.
    + o zaman ertesi gün istifa et amk.
    - aga o gün de tatil.
    + olsun lan. sen de 3 gün sonra istifa edersin.
    - 9 gün tatil oğlum.
    + nihayet kafan çalışmaya başladı amk. 1 saat daha bekle. zaten 9 gün tatil, hiç çalışmadan para alacaksın. tatil bitince de gelir, istifanı verirsin.
    - oğlum ayıp lan, hiç etik değil.
    + sen mi kurtarıcan şirketi, sanane amk?

    oktay’ın tavsiyesini dinledim ve istifa etmek için bayram tatilinin bitmesini bekledim. 9 gün boyunca çalışmadan para aldım. ben mi kurtarıcam şirketi banane amk?

    bunu bizim oktay bile düşünebiliyorsa; aykut her türlü düşünmüştür.
    milli maç arası var bu hafta. nerden baksanız 15 gün resmi maç yok. aykut mal mı amk istifa etsin. adam ayda zilyon tl para kazanıyor. 15 gün boyunca çalışmadan para almayı kim istemez?

    aykut mu kurtaracak kulübü, ona ne amk?