debe başlıkları

anlayasınız diye onu arapça olarak indirdik

  • --- spoiler ---
    (bkz: ateistlerin dinle ilgilenmesi)
    arkadaşım gidin kitap falan okuyun neden vakit harcıyorsunuz inanmadığınız şeylere?
    --- spoiler ---

    müslümanlar arasında oldukça yaygın bir düşüncedir bu. sürekli merak ederler "ateistler neden sürekli dinle ilgileniyorlar?"

    öncelikle islamı tenkit eden herkes ateist değil. islamı tenkit edenler imanı zayıflamış ve kendini ikna edebilecek bir takım gerekçeler arayan müslümanlar olabileceği gibi, ateist, deist, agnostik, ignostik, hıristiyan, yahudi, şaman, tengriist ya da diğer binlerce tanrıdan birine inanan başka biri de olabilir.

    dolayısıyla türkiye özelinde birilerinin sürekli islamla ilgileniyor, islamı araşatırıyor ve bulduğu tezlerle islamı tenkit ediyor oluşunun sebeplerini merak ediyorsanız eğer; şahsım adına islamla ilgileniyor oluşumun gerekçelerini şöylece bir özet geçeyim.

    ben islamı tenkit ediyorum çünkü:

    1- islam, türkiye'de yaşayan her bireyin her vücut hücresini etkiliyor. mesela çok basit bir örnek vereyim, birinin yaşadığı apartman dairesinin hemen dibine bir cami yapılıyor ve balkonun karşısından medeniyetin ona sağladığı hoperlörler yardımı ile avazı çıktığı kadar bağıran bir hoca efendinin ezanına maruz bırakılıyor. evini satıp minarelere daha uzak bir ev almak isteyen kişiye bunu da yaptırmıyor sistem çünkü balkonunun tam karşısı minare olduğu için evinin değeri düşüyor. camiinin yapımına karşı çıktığı zaman da din düşmanı damgası yiyerek toplumdan soyutlanıyor. durduk yere düşmanlar edinmiş oluyor.

    2- islamı insanlara bir dava gibi sunan siyasetçiler yüzünden demokrasi uygulanamıyor. bazı insanlar bir siyasinin sadece namaz kılıyor oluşuna bile oy verebiliyor ve bu insanlara bu alışkanlığı edindiren ideoloji islamın ta kendisi. yani üniversite diploması bile tartışmalı olan ve hayatında muhtemelen ne felsefeye ne de objektif tarihe, demokrasinin gelişimine, hukuk tarihine, hukukun bizzat kendisine dair hiç bir bilgisi olmayan bir imam hatip mezunu tarafından yönetilmek zorunda kalıyorum. mağdurum.

    3- cemaatler, devleti ve diyanet işleri başkanlığını, devletin resmi din ideolojisini, resmi din eğitimini ele geçirmeye ve kendi mikro-ideolojilerini hakim ideoloji yapmaya uğraşıyorlar, kendi inandıkları 15. yüzyıldaki, 10. yüzyıldaki insan üretimi islam kaynaklarını bu resmi ideolojinin temel kaynaklarından yapmaya çabalıyorlar. bu uğurda devlet içinde kadrolar oluşturuyor, torpil ve adam kayırma denen yöntemleri fetvalarla meşru hale getirebiliyorlar; çünkü kurana göre bile islam zafer kazancaksa sonunda, bu uğurda yapılan her türlü namussuzluk mübahtır.

    4- tüm bunlar yaşanırken "bunların hiçbiri gerçek islam değil" diyen bir takım kişilerin islamı aklama çabası, bunların insan hatası olduğu iddiası oysa kuranın gerçekten kusursuz bir kitap olduğu tezi midemi bulandırıyor. çünkü hem mağdurum hem de mağduriyetimin kendime göre gerekçelerini dile getirince bu tip mesnetsiz bahanlerle tartışma ortamı geçiştirilmeye çalışılıyor ve yapılan açıklamalar da mağduriyetimi devam ettirmekten ve hatta katlanarak arttırkmaktan başka bir şeye yaramıyor. gerçek islamın ne olup olmadığı umrumda değil, ben toplum genelinde uygulanışına bakarım. ibadetini yapan, imanı kuvvetli müslümanların nerdeyse tümü hırsız bir paritye sırf bir "dava" güdüyor diye oy veriyormu veriyor? ben islamın beni etkileyen sonuçlarına bakarım.

    5- islam, ülkede modern bir eğitim sistemi kurulmasına izin vermiyor, 1 milyon imam hatip öğrencisi var ve bunlar matematik dersi yerine fıkıh, coğrafya yerine de arap tarihi dersi alan çocuklar, yani hiçbir vasıfları yok ve ben mecbur muyum üretime ve hizmet sektörüne hiçbir katkısı olmayacak bunca vasıfsız insanı kendi vergilerimden beslemeye? islam bu izni bugün vermediği gibi, geçmiş dönemlerde modern olmayan eğitim sistemlerinin dahi kurulmasına izin vermemişti, kız çocuklarının okumasını defakto olarak yasaklayan islam ülkedeki kadın nüfusunun yani nüfusun yarısının üretimden uzak kalmasına sebep olmuştur. eğitimin ve bilimin kadrini kıymetini bilmeyen kadınlar tarafından da eğitim ve bilimin kadrini kıymetini bilmeyen çocuklar yetiştirilmiştir. dolayısıyla bugün bir cahiller ordusu içinde yaşamaya mahkum bırakıldım, ayrıca bu cahiller ordusu tarafından yönetildim ve hala yönetiliyorum. bana bunca zulmü yaptıktan sonra bir de tüm bu mağduriyetin kendime göre gerekçelerinin bunlar olduğunu söyleme hakkıma da mı tecavüz edeceksiniz?

    yani ben mesela tarihi bir antik kenti gezerken 2000 yıllık eserlerin üzerinde "kalp", "seni seviyorum hatice" falan yazılı olduğunu görünce "acaba bu ülke neden bu halde" diye merak ediyorum ve okumaya düşünmeye başlıyorum ve sonuçta bu insanların bu kadar cahil ve ilkel kalmış olmalarının sebebinin 100 yıllık bir zaman diliminin ötesinde bir şey olduğunu görüyorum. sonra diğer müslüman ülkeleri düşünüyorum ki bir kaçında yaşamışlığım vardır. türkiye'nin bunların içinde en iyisi olduğunu görüp islam ülkelerinin içinde bulunduğu zilletin sebebini merak etmeye başlıyorum. bu da beni en son kuranın sahihliğini inceleme noktasına getiriyor.

    hadi ben tüm bunları yapıp düşünüyorum da, sen neler düşündün yeğen? hiç ömründe bir şeyler düşündün mü?