debe başlıkları

30 yaşında bekar kadın

  • evlenmek isteyenlere kezban ,30 yaşında olup evlenmeyenlere de evde kalmış dediğinize göre.
    e bir karar verin .

  • 36 yaşında bekar kadınım, en önemli şeyi söyliyim dünyanın her yerine istersem gidip yerleşebiliyorum çünkü sanatciyim, hayallerimin peşinden gidiyorum. ailemle yaşıyorum çünkü kira ödemek için patron kölesi olmadım onun yerine sabah akşam resim yapıyorum. ve evet satıyorum daha da satarım, bu arada bekarım ve inanılmaz genç gosteriyorum çünkü yaratıcı ruhum beni genç ve diri tutuyor. ha dünyanın her yerine kolaylıkla gider ve para kazanırım ama bekarim... saçma sapan mesaj atmayin kalbinizi kırarım çapsız ve kadınları küçümseyen tek başarısı erkek olmak olan beyler ...

  • arkadaşın birisi "35 yaşında bekar bir erkek olarak evlenmek istemeyeceğim kadındır." demiş. #80431341

    dostum zaten seni kimse tercih etmemiş o yüzden 35 yaşına kadar bekar kalmışsın. ondan senin tercih belirtmen zaten buradaki kadınların pek umurunda değildir bence.

    (bkz: böyle düşmüyor)

  • evliliği sadece "düzenli seks hayatı" zanneden salakları gösteren başlık. güzel kardeşlerim evlilik dediğiniz müessese 5 dakikalık zevkleriniz üzerine kurulmuyor. kafa uymadığı sürece seksten bile zevk almamaya başlayacaksınız. bu yüzden evlenmenin, sevmenin yaşı yok. tamamen kişilerin uyumu ile alakalı. bu 30 yaşında erkek 20 yaşında kadın da olabilir, 30 yaşında kadın 25 yaşında erkek arasında da olabilir. tamamen kişisel yani. genelleme yapıp insanların canını sıkmayın.

  • 34 yaşında bekar ve ailesiyle yaşayan, kendince özgür bir kadın olarak evde kaldım. sanki sizin evinizde kaldık. dert oldu sözlüktekilerin sülalesine.

  • evde kalmis kadindir diyenler olmus. birileri sunlara artik 2018 yilinda yasadigimizi ve biz kadinlarin evlenmekten öte yasam motivasyonumuz oldugunu soylese keske. kimse merakli degil yani biriyle 40 yil gecirip, cocuk boku temizlemeye. hayat guzel. kuslar martilar falan.

  • iki, üç senedir sözlükteki popüler başlıklara pek uğramıyordum. 30 yaşında bekar kadın başlığı aklıma, kadının yaşı olmaz deyişini hatırlatan, kazancakis'in vios kai politia tou alexi zormpa romanında, zorba karakterinin anlattığı kısa bir hikayeyi getirdi.

    -hikaye, sayfalar arasında -karşılıklı konuşma şeklinde- biraz dağınık, karman çorman bir haldeydi. satır aralarındaki kopmalar dahil, titizlikle elden geçirdim:

    köyün birinde, 80 yaşında nine ile karşılıklı pencerede genç bir kız otururmuş. köyün delikanlıları, her cumartesi akşamı aldıkları alkolün de etkisiyle aşka gelip, kulaklarına bir dal fesleğen takıp, kızın camının altında serenat yaparlarmış. işte, her cumartesi akşamı o seksen yaşındaki kadın, delikanlılar kızın camının altına geldiğinde, minderini penceresinin önüne çeker, gizlice aynayı alır ve başında ne kadar saç kalmışsa, onları ha babam tarar dururmuş. delikanlıların kendisine bakıp bakmadığını öğrenmek için çevresine bir kaç kaçamak bakış atıp, delikanlılardan birisi penceresine yaklaştı mı usulca toparlanır, uyur taklidi yaparmış ama ne uykusu, seksen yaşındaki o kadın serenadı beklermiş.

    yine günlerden bir gün her zamanki kalabalık grubun içinden bir genç, yaşlı kadının penceresine yaklaşıp "neden her cumartesi günü dudaklarına ceviz kabuğu sürüp saçını tarıyorsun? ne sanıyorsun yani? serenadı senin için mi yapıyoruz? biz karşı camdaki kızı arzuluyoruz, seni değil ihtiyar!" diyerek kadıncağıza çıkışmış. çıkışmış çıkışmasına ama o genç, bir kadının ne olduğunu ilk kez o gece, orada anlamış. ihtiyar kadının çenesi titreyerek, gözlerinden iki damla yaş akmış. çok değil, iki ay içinde yaşlı kadıncağız ölüm döşeğine düşmüş ve can çekişerek ölmüş.

    hikaye, okuru tekraren bir kadının yaşı, görünümü fark etmeksizin değer görmek, arzulanmak ister düşüncesine sevk ediyor. (30 yaş kısmı, tamam) geriye kalıyor bekarlık. o da zaten bir tercih meselesi. schopenhauer de evliliğe dair kitabında şu satırları yazmamış mı, "evlenmek, haklarınızı yarıya indirmek, görevlerinizi ikiye katlamak demektir."

    edit: imla.

  • bi gün de gerizekali cahil kadınlardan şikayet edin ulan. size ne milletin yaşından. sen mi doğurdun? sen mi nüfusa kaydettin? sanane!

    kişinin maruz kaldığınız yönleri ile ilgili şikayetlerde bulunun. mesela zekası. ama tabii sizde de az olunca fark edemiyorsunuz.

  • hayallerin hammaddesidir.

    ciddili yazarsam:

    2017'de bir havadis değeri içeren 30 yaşına gelmiş bir kadının evlenmemiş olması değil, 20'lerindeki bir kadının evlenmiş olmasıdır.

  • türk erkeklerinin çok ciddi sorunları olduğunu, sadece var olarak kanıtlayan kadındır.

    deneyimleriniz ve hayal dünyalarınızla kurduğunuz kadın imajı korkunç bir acıma duygusu yaratıyor. demek ki ya kültürsüz, görgüsüz, cahil, entrikacı, kolay manipüle eden / edilen dişilere maruz kalmışsınız ya da sizden başka herkesin muazzam kadınlarla yattığını sanıyor, öfke kusuyorsunuz.

    türk kadınını kezbanlıkla eleştiren türk erkeği hakikaten ilginç bir canlı. çelişki yumağı, iki yüzlü, sabiti değeri ölçeği yok. kalibrasyon çığlıkları atıyor. kalibrasyon çabasına getirdiği eleştiri " o reddettiğiniz adamlar artık 20' likleri sikiyor " şeklinde gelişiyor. türk erkeği ne istediğini bilmiyor, ne istediğini anlamaya çalışan, anlayan kadına kin kusuyor.

    mesela bu başlıkta kin kusan erkeklerin çoğu, kendi cemiyetindeki muhabbette " kadın olsam kesin orospu olurdum herkese verirdim " diyor. tüm kadınları " orospu ve namuslu " diye iki sınıfta ele alıyor. gözlem, tanıma, anlama hak getire. asgari iletişim yeteneklerinden mahrum, sosyal becerileri sınırlı; ama herkes şarap tadımcısı gibi türk kadınına etiket yapıştırıyor.

    20' li yaşlarının başında, çocuğuna öğretecek hiçbir şeyi yokken evlenip kunulayan hatun modelini bu başlıkta göğe çıkarıyor. birey olmak kadar normal ve zaruri hedefler koyan kadınlar envai manyaklıkla aşağılanıyor, sosyal korkulara sevk edilmeye çalışıyor. sonra başka " gömme " başlığında az önce yücelttiği 20' lik evli hatunları kezbanlıkla suçluyor, her haline, her davranışına kulp buluyor.

    sahiden ilginç bir erkek profili var bu toplumda. hele ki 90 senesinden sonra gelen nesillerin, istisnalar münezzeh; contayı yaktığı, bujilere meme yaptırdığı ayan beyan ortada.

    türk kadını sizi nasıl tatmin edecek? sahiden, hiç kadın idenizi mantıkla ölçtünüz mü?

    erken evlenirse namusludur. geç evlenirse kırk tane yemiş de içinden seçmiş. yahut topala kalmış.

    çalışmaz, asalak olur. boşanır orospu. nafaka alıyorsa kara dul.

    çalışır, yine orospu olur. kariyer yapar, müdür metresi denir. hedef koyar, vajinalı hep bunlar denir.

    hemen çocuk yaparsa avcı, akılsız; çocuk yapmazsa döl tutmaz, çocuk yapmak istemiyorsa kesin lezbiyen.

    hele ki kültüre görgüye deneyime önem veriyorsa kesin yollu, değil mi? kitap okuyorsa kesin dili uzundur, sadece ucuz aşk romanı okuyordur. hobisi varsa ayaktır, tuzaktır. spor yapıyorsa kesin aranıyordur. seyahat arzusu varsa " dünya mutfağına " açılmak istiyordur.

    auschwitz' i görmek istiyordur mesela ya da hayali müze gezmektir, erasmus yapar; babasının şerefini burada dilinize dolarsınız. para biriktirir tatil planlar, bastığı kum sayısı kadar iftira atarsınız. sevdiği sergi konser olur, konferans takip eder loca çerezi dersiniz.

    mesela kadın tayt giyiyorsa spor salonuna gitmiyordur, yürüyüş yapmıyordur; tek derdi sizin pantolonlarınızın içindeki zavallı et parçasını ele geçirmektir.

    mesela kadın gece sokağa çıkıyorsa ya aranıyordur, ya ipini koparmıştır, ya da " işten " dönüyordur. o kadın acile eczaneye gitmiş olamaz, market bakkal arıyor olamaz, sokağa canı zavallı çükünüzü çekmiyorsa çıkmış olamaz.

    kadının bir benliği olamaz. hedefi, hayali, planı, beyni, kendi kararı, tercihi olamaz. kadın dediğin şişme bebek olur, sümsüğü koyup susturmaya bile gerek kalmaz.

    işte bu yüzden 30 yaşındaki kadınlar bekar beyler.

    biz kendimizi sizin rezil fantezilerinize, tutarsız ahlak ölçeklerinize, iki yüzlü söylem ve eylemlerinize göre tanımlamıyoruz. bizim boyumuz sizin pantolonunuzun ağından daha uzun. ciğer yerine taşıdığınız leş bizim adımız değil.

    biz kaliteli eğitim ve öğretim görmek istiyoruz. sizin bize vermeye tenezzül ettiğiniz " ilgi alanları " bize dar geliyor. uzaydan, fizikten, sanattan, tarihten bahsedebilmek istiyoruz. hangi ekolden geldiği, kimden para aldığı belirsiz hilkat garibelerinin yazdığı din kitapları ile bilmem ne ustaların çıkarttığı leş, kuşe kağıt yemek kitapları bize yetmiyor.

    bize mahallelerimiz dar geliyor. gözümüzün açılmasından, farklılığı fark etmemizden, mukayese yeteneği geliştirmemizden ödünüz kopuyor ya; daha da korkun. korkudan geberin, yığılın sokak köşelerine. kimse de kaldırmasın, abide niyetine kokun mazgal tepelerinde. siz yerinizde sabit kalabilesiniz diye bizi sıkıştırmak istediğiniz kontrollü alanlar, belirlenmiş yaşamlar ancak muhabbet kuşlarına yeter. duymak istediğiniz cümleleri boncuğunuza, mavişinize ezberletin.

    biz üretmek istiyoruz. fabrikada da, sanayide de, sürücü koltuğunda da, devletin en tepesinde de yerimiz var. yenilik getirmek isteyen hemcinslerinize bile kazmadığınız kuyu kalmıyor, tevekkeli, kadının pay sahibi olup işi ele almasına direniyorsunuz.

    biz iyi ya da kötü, bu toplumun bir parçası; etkeni olmak istiyoruz. bizi paranoyalara, kumaşlara, geleneklere dolayıp gümüşlükte saklamaya çalışıyorsunuz ya; biz antika vazo ya da tipsiz biblodan fazlasıyız. biz toplumun sayısal yarısı, gizli mimarı, emek yoğun çalışanıyız. kaderlerimizi iki yüzlü, çelişkiden geberecek menfaatçilere teslim etmek istemiyoruz.

    mesela biz çocuk sahibi olursak, ona öğretebileceğimiz bir şeyler olsun istiyoruz. dünyadan bihaber, kendisine vermeye tenezzül ettiklerini tekrarlayan, korkak, bilgisiz, görgüsüz kuluçka makineleri olmak istemiyoruz. çocuğumuza öğretecek bir çalgı bilelim, sorularına yanıt verecek donanımı kuralım, başı sıkıştığında öğüt verebilelim istiyoruz.

    işte bu yüzden, önümüze çıkan ilk adamla evlenmek istemiyoruz.

    daha doğrusu, biz sizinle evlenmek istemiyoruz.

    biz ahlakına ve omurgasına güvenebileceğimiz erkekler istiyoruz. arkası dönükken bile üstümüzdeki hakkını savunmamızı hak edecek adamlar istiyoruz. saygı duygusuna sahip, adil, haddini yolu yordamı üslubu bilen erkekleri övüyoruz. iki kelime sohbet edebileceğimiz, bize bir şeyler öğretebilecek, hayatı paylaşabileceğimize inandığımız erkeklere evet diyoruz.

    yani bunca küfrünüzün, iftiranızın, karalamanızın sebebi gün ışığı gibi ortada: standartlar yükseldi.

    daha iyisi olmak yerine, daha iyiyi arayan kadınları tüm ilkelliğinizle geriye çekmeye çalışıyorsunuz sadece. çünkü biliyorsunuz, başaramazsınız evde kalan asıl siz olacaksınız.