debe başlıkları

29 aralık 2017 iran olayları

  • #73166305

    şöyle bir entry girdim, geçen gün, hem yazılanlar hem de yeni gelişmeler nedeniyle güncelleme yapma ihtiyacı duydum.

    tabi ki iran siyaseti uzmanı değilim, gerçi iran gibi kapalı kutu bir ülke hakkında uzman olduğunu iddia etmek çok havalı bir durum.

    belirtiğim gibi çeşitli aralıklarla 5 yılım geçti, çok fazla insan ile tanışma fırsatım oldu, tahran, tebriz, urmiye, ardabil,maku,hoy. gittik geldik zamanında, önceleri ticaret, sonraları mesleki bazıları da turistlik amaçlı gezilerdi.

    iran; hem bize inanılmaz benzeyen hem de bizim ile alakası olmayan bir ülke, çok farklı dinamikleri var.

    bugün yaşananları, siyasal islam, şeriat yönetimine indirgemek, içinde doğruluk payı olsa da tam olarak gerçeği yansıtmıyor, parası olan gayet güzel yaşıyor iranda, kanunların çoğu göstermelik, şöyle bir örnek vereyim, iran, antalya ya uçak seferlerini yasakladı, sebebi iranlıların antalyada günah işleme ihtimali ama iranlılar istanbul, ankara, adana aktarmalı antalya ya geldiler, iran bunu bilmiyor mu, gayet de iyi biliyor, bu sadece iranda gücün kimde olduğunu göstermek için yapılmış bir adım.
    koca seriat devleti, antalya yı yasaklayıp, istanbulu serbest bırakmasında bir mantık ararsınız değil mi? değil, her hangi bir mantığı olan uygulama değildi.

    islami yönetim, özellikle şia yönetimi çok farklı bir dizayn ve daha çok parası olmayan kitlelere uygulanıyor, misal recm bir gövde gösterisi, rejimin, göstermiş olduğu bir sopa, dinde yeri ne kadar var ne kadar yok bilemeyeceğim ama uygulanma gerekçesi din,uygulama amacı ben buradayım mesajı.

    zaten tarihsel olarak iran'ın islam ile ilişkisi problemli, siyasi ve askeri yenilgi sonrası islama geçen bir devlet iran ama arkasında tarihsel kökleri olan bir yapı var, araplar ile kaynaşması kolay olmamış, hatta hiç olmamış, ilk fırsatta, kendisini farklı bir kulvara atmış, uzun zaman da türklerin yönetiminde kalmış, farsiler yönetimi daha yeni almışlar ki iddiaları iranın gerçek sahiplerinin kendileri olduğu yönünde,

    misal, şöyle bir tablo anlatılmış; sosyalistler, milliyetçiler, islamcılar, doğru bir tarz değil, problemli
    doğru yaklaşım şu;
    farsiler, azeriler, kürtler, yer yer araplarda var ama sayıları ve konumları tehdit oluşturmuyor

    devrim öncesi zaten bölünme iki secenekli;
    şah yanlıları, şah karşıtları
    şah yanlıları
    sosyalist olmayan azeriler, sunni kürtler ve araplardan oluşuyor daha ziyade
    (bkz: şah karşıtları)
    sosyalistler, farsiler, şia kürtlerden oluşuyor.

    burada, iranda ki milliyetçilik fars milliyetçiliği,
    benim karşılaştığım azeriler, kendilerini azeri olarak tanımlıyor ve çoğunluğu şia, kendi verdikleri örnek ile türkiye de bir kürt ne kadar türk milliyetçisi oluyorsa iranda da bir azeri o kadar iran milliyetçisi oluyor, iranlı olmaktan gurur duyuyorlar ama iran milliyetçiliği şu an ki haliyle fars milliyetçiliği olarak yansıdığından kendilerini öyle tanımlamıyorlar.
    dedim ya çok garip bir ülke, hemen hemen her kavram birbirine girmiş durumda, zaten karmaşık olan bu sosyal yapı, devrim sonrası iyice alt üst oluyor.
    anlatılanlara göre olayları tamamen değiştiren bugune getiren ise iran-ırak savaşı, savaş sonrası işler iyiden iyiye değişiyor iranda, olay bir şia milliyetçiliğine dönüyor,
    rejim şöyle bir yola gidiyor, şia olan azerilere yol veriyor ve azeriler iranda zenginleşiyor, öyle bir durum var ki bugun kuzey iranda hiçbir dil bilmeden türkçe ile çok rahatlıkla yaşayabilirsiniz
    azerilerin, kültürlerini korumlarına ve rejime bağlı kalmak şartıyla zenginleşmelerine izin veriliyor
    yani ortada şöyle bir tablo var,
    yönetimi ele geçirmek için en stratejik hamle olan şia kartını kullanan farsiler
    yönetimsel anlamda olmasa da ticari ve kültürel alanda etkili olan azeriler.

    olay şu değil, bütün farsiler ile azeriler zengin, refah içinde yaşıyor, böyle değil, yine bir azınlık bu refahı yaşıyor, çoğunluk perişan ama çoğunluğu organize edecek veya finanse edecek kimseler olmadığından pek bir gerilim yaşanmıyordu,en azından yakın zamana kadar

    sonra, iranı ciddi anlamda etkileyecek iki gelişme oldu

    1) gelişen teknoloji, iranda gençleri etkilemeye başladı, tabi ki bu gariban gençler değildi, zengin ailerin çocukları daha çok eğlence daha çok özgürlük istemeye başladılar,
    ''bakın, beni tahranda bir mekana götürdüler, eski püskü bir binanın içinden girdik, o mekanı al koy istanbula, 1 ay önceden rezervasyon yapmamışsan giremezsin''
    neyse, gençlerin anlatımına göre, bu eğlence isteği kısa zamanda yayıldı, peki bu nasıl alt tabakaya indi, zengin çocuklar, fakir ama güzel kızları, yakışıklı erkekleri aralarına almaya başlamasıyla, bu kültürün yayılması da uzun sürmedi, zengin çocukların şikayeti biraz yüzeyseldi çünkü imkanlar fazla idi, yurt dışı kapıları açıktı ama gariban çocukları için durum böyle değildi ve sikerim böyle düzeni sloganı dillere düşmeye başladı, kibar feyzo filminde hani, başlık parasına isyan eden gençler vardıya, onun gibi düşünün, filmde ki gibi hemen etkili olmadı ama fitil yakılmıştı artık.

    iran bununla baş edebilirdi, önce şiddetli bir tepki sonra göstermelik bir kaç yumuşama, görmezden gelme, eylemi yaptı, iran için asıl problem yeni başlıyordu ki yazının başında belirttiğim yeni geliişmelerin, önü olacak problemler.

    2) iranda , yoğun bir kürt nüfusu var, bu nüfüs şia, sunni olarak ayrılmış olsa da çoğunluk şia, ne devrime ne de devrim sonrasına pek ses etmediler, zaten çok fazla edecek güçleri yoktu ama ortaya pkk çıktı, yine kibar feyzo filmine gidin, orada ki pankartları hatırlayın, başlık parası kalksın, özgürlük, faşo ağailk başta pek etkili olmadı ama yıllar geçtikçe ve pkk varlığını sürdürdükçe, her hangi bir imkanı olmayan kürt gençleri olaya dahil olmaya başladılar.

    şimdi şunu anlamak lazım, pkk yı falan övdüğüm yok, saldırmayın hemen, ama ortada şöyle bir durum var, ekonomik ve siyasal anlamda her hangi bir gücünüz yok ve sizin karşınıza kızlı erkekli bir grup geliyor, size özgürlükten, başka bir hayattan bahsediyor, neyse hem bu hem de iranlı kürtlerin akraba oldukları türkiye de ki kürtler ile iletişimi, bir kürt hareketini başlattı, burada iranın pek hesaba katmadığı iki durum oldu,
    birincisi, pkk içerisinde var olan alevi kanat, iranlı şia kürtler ile iletişimi daha kolay sağladı, iranın din kartını kullanmasını engelledi
    ikincisi ise, yıllardır türkiyeye karşı, pkk ya destek olan iran'a türkiye, öyle göte böyle yarrak diyerek, pkk nın iranda örgütlenmesine pek ses etmedi, pjakkuruluşunda, iranın yıllardır yaptığını yapıp görmezden geldi

    bu iran için ciddi bir tehtid olarak algılandı ve çok sert tepki geldi, iran,hem pjak a hemde kürt siyasi hareketine büyük darbe vurdu, ama burada da artık fitil ateşlenmişti hem pjak hem kürt siyasi hareketi geri çekilse de arkasına abd ve israili almıştı, gerisi zaten güncel konular.

    şimdi, olayların gelişme düzeyi, kürt şehirlerine kayıyor, sosyal medya da iranlı kürtler tarafından ayaklanma çağrıları yapılıyor,
    bu oyun daha önce sahnelenmişti, hem iran hem de iranlı kürtler bu oyunun nasıl sonuçlanacağını biliyorlardı,
    soru şu ki hem pjak hem de iranlı kürt siyasi hareketi, bu sonucu bile bile neden bu işe kalkışıyorlar
    iki seçenek var,
    birincisi, denemekten zarar gelmez, ortam gerildi bir daha şansımızı deneyelim
    ikincisi, abd ve israil destekli bir kalkışma

    herhangi bir dış destek olmazsa, iranda bir kaç güne idam vinçlerini tekrar görme ihtimalimiz var ki bu çok yüksek, her hangi bir dış destek var ise iranın nasıl bir tavır göstereceği onemli

    bu olayları sadece şeriat yönetimine bağlamak ne kadar doğru bilmiyorum ama iran dönülmez bir yola girdi,sonuçları tüm bölgeyi etkileyecek.

    edit: şöyle bir yaklaşım var, mollalar giderse ne olur? iran çok eski bir medeniyet, öyle 50-100 yıllık bir geçmişi yok, sonra inanılmaz bir yetişmiş kadrosu var, özellikle yurt dışında büyük bir potansiyeli var, öyle libya, suriye gibi değiller adamlar
    kapalı kutu sozune takılanlar olmuş, cevap verme gereği bile duymuyorum.

  • iran islam cumhuriyeti, 1979 yılında aşağılık bir yalanın üzerine kuruldu. şah muhammed rıza pehlevi indirilidikten sonra ayetullah humeyni tarafından organize edilen referandumun sonuçlarına göre güya iran'ın %98.2'si 1979 martında iran'ın bir "islam cumhuriyeti" olmasını onayladılar. iran anayasasının birinci maddesinde de yazar bu referandum sonucu: %98.2 evet.

    iran anayasasının birinci maddesi:

    madde 1
    --- spoiler ---
    iran devletinin yönetim şekli, ayetullah humeyni liderliğindeki muzaffer islam devrimi sonrası gerçekleşen 29-30 mart 1979 tarihli referandumda, iran halkının hak ve egemenlik konusundaki uzun süredir var olan inançlarına dayanarak seçmenlerin % 98,2'sinin olumlu oyu ile onayladığı islam cumhuriyetidir.
    --- spoiler ---

    bu sonuç yetmedi güya iran'ın %99.5'i aralık 1979' da yukarıdaki anayasayı onayladılar.

    bu da yetmedi humeyni öldükten sonra 1989 yılında iran'ın güya %97.6'sı anayasa değişikliği ile şeriat anayasasını tekrar onayladılar.

    bu referandum sonuçlarının sahteliği köre bile zahir cühelaya bile malumdur. tümünün şeriatçıların aşağılık komploları olduğu, şeriatçı ahlakının ve namussuzluğunun bir tezahürü olduğu apaçık ortadadır. iran devleti aşağılık bir yalanın üzerine kurulmuştur zira o dönem iran'da şeriattan nefret eden milyonlarca seküler/solcu/dinsiz/sosyalist vs. insan yaşamaktadır. hatta milyonlarca şeriat karşıtı insan iran'da hala mevcuttur. geçen 38 yılda bir çoğunun şeriata olan nefreti katlanarak artmıştır.

    1979 yılında iran'ın siyasal çatışma ortamında üç ana grup vardı:

    1-sosyalistler
    2-milliyetçiler
    3-islamcılar

    üçünün de ortak noktası amerikan karşıtlığıydı. çünkü şah pehlevi döneminde amerikalı ve diğer batılı ekspatlar enerji şirketleri aracılığı ile iran'a yerleşiyor ve burada üst sınıf toplum olarak yaşıyorlardı. sayıları da çoktu. kendilerine ait güvenlikli siteleri ve mahalleleri vardı, alışveriş alanları ayrıydı toplu taşıma sistemi bile amerikalıya özel lüks otobüsler ile avam iranlıların tıklım tıklım kalabalık araçlarının farklı oluşu üzerine kuruluydu. bu tip manzaralar sonucu iran 60'lı ve 70'li yıllarda bilhassa petrol krizlerinde fiyatı artan petrolün etkisi ile ekonomik olarak ciddi bir gelişme göstermesine rağmen toplumun her kesminde şahın iran'ın zenginliklerini batıya peşkeş çektiği düşüncesi hakimdi. bu üç gruptan en güçlü, sesi en fazla çıkan, en eğitimli, devlet bürokrasisinde örgütlü, medyaya hakim grup sosyalistlerdi. devrim öncesi iran fotoğraflarında bolca görürsünüz bu güruhu. devrime kadar kimse kimseye bulaşmadı. ancak humeyni, devrim sonrası sosyalistlerin "yerli ve milli" olmadığı iddiası ile milliyetçilerle ittifak kurdu. sosyalistlerin global anlamda ezeli ve ebedi düşmanı milliyetçiler bu ittifaka dünden hazırdı zaten. sonrasında milliyetçiler de pişman oldular muhtemelen ancak iş işten geçmişti. tüm islam yoğun ülkelerde klasik milliyetçinin vasfı islamcılar tarafından manipüle edilmektir, kullanılmaktır. çünkü müslüman yoğun ülkelerde milliyetçi, milliyeti ve kimliği arap dininde aramaktadır. mesela 1986 yılında iran'ın bir köyünün ilk recim hadisesi gerçekleşti. köylüler tahran'dan gönderilen mollanın fetvası ile kendi köylerinden komşuları, akrabaları bir kadını kuma gömüp taşlayarak öldürdüler. oysa belki yüzlerce yıldır o köyde daha önce hiç recm olmuyordu. bu gerçek hikayenin filmini izleyebilirsiniz: (bkz: soraya'yı taşlamak). recm iran'da hala uygulanıyor. dünyada recm cezası veren 6 ülke var: tahmin edin.... evet altısı da müslüman!

    iran islam devletini kuran (ayetullah) ruhullah humeyni 10 yıllık mutlak diktatörlükten sonra 1989 yılında öldü. yerine mollalar meclisinin seçimi ile (ayetullah) ali hamaney geldi. 1989'dan beri 29 yıldır iran'ın değişmez mutlak lideri ali hamaney'dir. bunu türkçe'ye "dini lider" diye çeviriyorlar da aslında ingilizcede verilen sıfat doğrudur: supreme leader, yani "iran'da ne var ne yok her bokun lideri/mutlak diktatör. iran'ın mutlak diktatörlük makamına gelecek kişi "uzmanlar meclisi" (meclis-i habregane rehberi) isimli 88 üyeli bir meclis tarafından seçilir. bu meclisteki "din bilgini, molla" denilen şahıslar için her 8 yılda bir genel seçim yapılır. son seçim 2016 yılında yapıldı. bu meclis bir dini lider seçer ve o dini lider ölene kadar iran'ın mutlak lideri olur. aslında buna seçim demek doğru olmaz çünkü bir önceki dini lider ölmeden önce kimi işaret etmişse o kişi dini lider seçilir. çünkü meclisteki mollalar ona oy verirler. mesela iran'ın ilk dini lideri ayetullah humeyni 1989'da ölmeden önce bugünkü dini lider olan ali hamaney'i işaret etmiştir. ve bu meclisin aslında dini lideri görevden alma yetkisi de vardır ancak dini lider bir kez seçildi mi diğer üyeler bir daha onu görevden almaya falan cesaret edemezler. yani her halükarda seçilen kişi ölene kadar mutlak diktatördür. bunun dışında iran'da bir de mebusluk ve başkanlık seçimleri vs. vardır ama tümü formalitedir. çünkü esas güç mollaların ve askerlerin elindedir. zira iran'da kimin başkanlık seçimine katılacağı "muhafızlar konseyi" isimli bir yapı tarafından denetlenir. yani "ben solcu ateyist bir lezbiyenim başkan olmak istiyorum" diye seçime katılamazsın. iran anayasasına yani şii şeriatına sadakat yemini edeceksin ve referansla falan onaylanacaksın ancak öyle seçime katılabilirsin. yani iran'daki başkanlık hiç bir halta yaramaz. iran'da sistem budur.

    iran ordularının başkomutanı dini lider/supreme leader (rehber, rehber-i inkılap, rehber-i muazzamı ingılabı islami) ali hamaneydir. iran ordusu iki bölümdür:

    1-iran islam cumhuriyet ordusu
    2-iran devrim muhafızları ordusu

    iran anayasasının başlangıç hükümlerinde "ideolojik ordu" başlığı altında iran devrim muhafızları ordusunun tanımı yapılır. enfal suresi 60. ayetteki "sizler de onlara karşı cihat için atlarınızı hazırlayın..." şeklinde geçen ifadeye referans verilir ve anayasanın 143-151 maddeleri arasında bu ordunun misyonu detaylandırılır; islam cumhuriyetini ve islam anayasasını korumak dışında uluslararası cihat görevi olduğu da vurgulanır.

    devrim muhafızları ordusu ( kısaca sepah ya da pasdaran denir) vahşi köpeklerden oluşur. gezi direnişinde istiklaldeki kadıncağıza palayla saldıran o şerefsizlerden mamul bir ordu düşünün. işte o ordu devrim muhafızları ordusudur. bu orduya her asker anayasa gereği seçmece alınır. camilerden mollaların referansı ile güvenilir vatandaşlardan seçilir ve 125 bin askerin ve ek olarak her an olası bir iç savaşta isyancıları ezmeye hazır organize ve maaşlı en aşağı 90 bin paramiliter gücün tümü "rehber" ali hamaneye ölümüne sadıktır. bu ordunun ekonomik gücü muazzamdır. iran ekonomisinin üçte birinin devrim muhafızları ordusu tarafından yönetildiği iddia ediliyor. gayrimenkulleri, menkulleri ve şirketleri var; mesela khatam adında (devlet ihalelerini silip süpüren) büyük bir müteahhitlik firması var bu ordunun. yani bu ordunun kendisi ve özellikle üst düzey mensupları iran'ın neyi var neyi yok halihazırda sömürmektedir. iran halkının parazitidir.

    iran, dünyada en fazla petrolü olan 4. ülke. doğalgaz rezervlerinde ise dünyada 2. sırada. yani iran'ın aslında dünyanın en zengin ve müreffeh ülkelerinden biri olması lazım. buna rağmen milli gelir sıralamasında 81 milyon nüfusu ile iran türkiye'nin çok gerisinde. türkiye 735 milyar dolar ile 18. sırada iken iran islam cumhuriyeti 412 milyar dolar ile 27. sırada.

    şeriat vesayeti nedeniyle iran'da halka hesap vermeli ve siyasi sorumluluk üstlenmeli asgari seviyede açık bir yönetim yoktur. bu nedenle iran yönetimi siyasi sorumluluk üstlenmeden nükleer silah üretmeye çalışır ve başta abd olmak üzere uluslararası kamuoyundan 40 yıldır ambargo yer. dünyanın en zangin halklarından biri olması gereken iran halkı da sefalet içinde yaşar. iran'da hayat pahalılığı türkiye'nin çok daha ötesindedir. araba ve ev fiyatları türkiyedekinden fazladır mesela. maaşlar da ortalamada türkiye'den daha düşüktür. molla rejimi "şahı gönderdik artık iran'ın zenginliklerini halka dağıtıyoruz" adı altında herkese türk parası ile 40-50 tl'ye denk gelecek bir aylık bağlamıştır. bunları bir kaç ay önce muhabbet ettiğimiz iranlı farisi bir arkadaşım söylemişti bana, ha bir de "keşke iran'da hiç petrol ve doğalgaz olmasaydı, petrol ve doğal gaz olduğu sürece bu şerefsizler tepemizden inmeyecek" demişti.

    29 aralık 2017 iran olayları hakkında şahsi düşüncem dışardan bir müdahele olmadan iç dinamiklerle; toplumsal hareketlerle, protestolarla, valilik ele geçirmelerle falan iran'ın ensesine yapışmış, kanlanmış ve semirmiş bu arap efsanesine efsunlu kenelerden kurtulması mümkün değildir. mollalar, devrim muhafızları ve onların beslediği paramiliter kitleler büyük bir iç savaş ile iran ovaları kan gölüne dönmeden ve o savaşı kaybettiklerine emin olmadan iktidarı asla başka bir vesayete teslim etmezler. doğu toplumları için en azından önümüzdeki 100 yıl daha liberal ya da sosyal demokrasi bir hedeftir. toplumu demokrasiye en hızlı şekilde taşıyacak vesayetler ise iyi tercihtir. bu anlamda iran'ın şah sonrası şah hanedanı vesayetinden demokrasiye geçmesi beklenemezdi. doğu toplumlarında vesayet boşluk kabul etmez. devlet sahipsiz kaldığı zaman o devletin sahibi/vasisi boşluğu illaki bir şekilde doldurulur. kimse dolduramazsa batı gelir kendi doldurur. batıda ise işler farklıdır, batı dünyası 60'lı yıllarda toplumsal başkaldırılarla ve kamuoyu oluşturma kabiliyetini elde etmekle devleti 10 bin yıldır süregelen vesayetlerden kurtarmışlardır. almanya'da gördük: koskoca cumhurbaşkanı bir kol saati yüzünden yargılandı. içinde islam olan toplumlarda bu olmaz. çünkü islamcılar eğer iktidarda değillerse devlete hesap sormak için değil iktidarı ele almak için ayaklanırlar. eğer iktidarda iseler de devlete hesap soranları ezmek için sokağa çıkar ve ayaklanırlar. yani islamcılık demokrasiye asla müsaade etmez. iran zaten 40 yıldır ekonomik potansiyelinin belki onda biri ile bir islam cumhuriyeti olarak varlığını sürdürüyor. ekonomi istediği kadar kötüye gitsin yine de pek bir şey değişmez. mesele temelde şeriat meselesidir, sonra şeriatı ayakta tutacak finansman meselesidir, sonra da allaha bu kadar hizmet eden adamın dünyada elde ettiği mükafat meselesidir.

    iran'daki şeriatçılar, 81 milyonluk bir ülkenin anayasasına (5. madde) mehdi diye birinin var olduğunu ve kıyamete yakın elbet bir gün zuhur edeceğini, o şartlar altında iktidarın fıkıhçı mollalara geçmesi gerektiğini yazacak kadar kafası bulanmış ruh hastalarıdır.

    4000 yıllık meşhur şiraz şarabı bu asalaklar yüzünden 40 yıldır üretilemiyor. şiraz'da bağları talan ettiler, şarap imalathanelerini yıktılar. çok cüzi bir kesim hala yapabiliyor bu şarabı. devlet kanallarında yayınlanan kliplerde kadın oynaması yasakmış. özel kanallarda çıkan kadınlı danslı kliplerdeki şarkıcıların da iran'a girmesi yasakmış. zaten muazzam bir beyin göç var. genelde türkiye üzerinden kanada'ya gidiyorlar. avrupa'da ezan ve islam karşıtı bir ton iranlı yaşıyor, bir çoğu türkiye'de yaşayabiliyor. sanatçısı aydını hep ülke dışında. adamlar iran'ın sanat, müzik, şiir, edebiyat, bilim, sosyal bilim ekonomi alanında tarihsel çizgisine yaraşır şekilde ilerleme potansiyelini resmen yok ettiler. iran'da 20-30 milyon civarı türki insan yaşıyor. bunların içinde örneğin 1-2 milyon civarı kaşkay türkü var. bunlar anadolunun yörük alevileri gibidir aynı. çarşaf burka vs. giymezler. hala göçebe yaşıyorlar. 1979'dan sonra onların kadınlarına bile şehirde çarşaf/çador giyme mecburiyeti getirildi.

    içinde islam olan ülkelerde islamcı iktidarında devrim muhafızları ordusu bir kez kuruldu mu oyun bitmiştir: game over. ondan sonra ne kadar çabalarsan çabala bir daha medeniyetin zerresini göremezsin. iran için şeriatçının şeriatı kaim kılmada finansal kaynağı petrol ve doğalgaz ise türkiye'deki şeriatçı çete için bu kaynak yeşil sermayedir.

    sosyalistler, milliyetçiler ve islamcılar... üçü de hem iran'da hem de türkiye'de mevcut. dün de mevcuttu bugün de mevcut. ancak iran 1979'da karanlığa gömüldü çünkü iran'da kemalizm ve kemalistler yoktu. kemalizm ve türevi bir ideolojinin olmadığı islam toplumlarının devletleri milliyetçi-sosyalist kavgasını fırsat bilen islamcıların bütün coğrafyaya hükmetmesi ile sonuçlanır. islamcılar bizim ülkemize de bunca zarar verdiler, moderate ve seküler vatandaşlara hayatı dar ettiler ancak türkiye bir gün iran olmayacaksa bu sadece ve sadece osmanlı tarafından 400 senede sistemli olarak araplaştırılmış türk toplumunu 90 yıllık hakimiyetinde bir nebze olsun normal insana çevirmeyi başaran kemalizmin sayesindedir.

  • ulan birgün de isveçte olay çıksında oradan mülteci gelsin, ukraynadan gelsin lan bıktım iranından suriyesinden ırağından. olmuyor işte dinle ülke yönetilmiyor amk salakları.

  • şaşırmamak lazım. evrenin kuralıdır:

    bi şeyi çok sıkarsan eninde sonunda patlar

    iran'da özgürlüğe aç milyonlarca güzel insan var. bizim değerini bilmiyor olmamız özgürlük ve insan hakları dediğiniz şeyin çok değerli olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

    ve evet tarih gösteriyor ki * özgürlük ve hak dediğiniz şeyler verilmez alınır.