debe başlıkları

şeyma subaşı

  • flash tv nin insana bürünmüş hali. dünya yanıyor, halaya devam.

  • sene olmuş 2018 hala gözlüklü, şapkalı tiplerin olduğu yaşar alptekin disko ortamları kaldı mı ya? bu kadar değişik , birbiriyle alakasız tip hangi amaçla, hangi etkinlik için bir araya gelmiş olabilir, insan hayret ediyor. ergenler gibi ev partileri falan mı yapıyorlar nedir?

    bir de şeyma'yı kıskanan kadınlar diyerek ayar verenler var. vallahi en son kıskanacağım insan bu kadın olabilir. sosyal medya çıktığından beri öğrendiğim önemli 2 şey var; kim mutluluğunu insanların gözüne gözüne sokuyorsa o kişi aslında hiç mutlu değildir, bir de ne kadar çok zengin olursan o kadar amaçsız, hedefsiz ve tatminsiz olursun ki bu kadının ne kadar tatminsiz olduğu ve beğenilme dürtüsü paylaştığı aşırı avam videolarından belli oluyor. azıcık aşımız ağrısız başımız a dostlar.

  • bugün bi kaç fotosunu gördüm. küçük kızına topuklu ayakkabı ve yarı çıplak partygirl kıyafetleri giydirdiği fotoğraflarını 2.6 milyon takipçisi olan açık insatgram hesabına koymuş. pedofiliden, çocuk istismarından ve teşhirden bahsedilen tepkiler gelmiş bu hanıma. sevmeyeni zaten çok olduğundan, tam topun ucunda olan bu hanım kızımızın da cevabı “ sizi mahkemeye verecem” şeklinde olmuş.
    neyi verecen mahkemeye diye sorasım geldi, ondan yazıyorum.
    4 yaşında bi kız çocuğuna topuklu parlak bot giydirerek, onu yarı çıplak kıyafetlerle sergilemek nedir arkadaş? çocuk çocuk gibi giyinir, kadın gibi diil. isviçre’de yaşıyor olsak “ siz çocuğu teşhir etmişsiniz” diye, suistimalden asıl kendisi ceza alır. ama burası türkiye cehennemi. ve kendisi de hükümete yakın bi medya patronu karısı. (karı)
    biz de giydik küçükken annemizin topuklu pabuçlarını, rujlarını sürdük. ama kimse görmedi. gerek yok çünkü. maymun olmadık çocuk olduk.
    düşünemiyorum mesela annemin bana kadınsı giysiler giydirip, dudağıma ruj sürüp gün arkadaşlarına sergilediğini. babam psikiyatri kliniğine yatırırdı gibime geliyo.

  • milletin tüm özgürlüklerine el koyan bir iktidara yaslanarak zengin olmuş olan tipler oldukları için eleştiriliyorlar.

    sigara, içki, ve hatta neredeyse rahat rahat konser dinlemek bile hemen yemen yasaklanmış, rahat giyinenlere saldıran saldırana, iktidar kanadı ise bu saldırıları destekleyenleri besliyor.

    işte acun ılıcalı da bu iktidara sırtını yaslayarak yıllardır milyonlar kazanıyor.

    dolayısıyla bu gibi açıklar verdi mi üzerine gidilecektir, bundan daha doğal birşey yok.

  • milyar dolarlık serveti olan bir adamin karısı olmuş şahıs.

    milyar dolar servetim olacak, adriana lima gibi populer bir model ile arkadaş olucam, ha istesem manita olup reklamın taaa amina da koyma gibi bir lüksüm de olacak ama gidip tüm hayatini instagramda geciren muhtemelen 12 yaş ergen çocuğu zekasina sahip olan çirkin ve 35 kg'lık kadınla evlenicem.

    bu kadar kel alaka değişkenin bir olasılıkta birlesmesi milyonda bir ihtimal ama gel gelelim bu kadını buldu.

    biraz zevkiniz olsun arkadaş. sen ki dünya 'yı 15 kez gezmiş bir adamsın. playboy'dan karı ile evlen de demiyorum sana ama biraz kendini geliştirmiş orta seviye hoşlukta bir hatun hiç mi denk gelmedi sana koca dünyada.

  • benim için şeyma ruhu ağır yaralanmış bir hastadır. müsaade edin anlatayım;

    bir film izlemiştim, komedi filmi esasında, lise mezuniyet balosunda okulun favori yakışıklısı şişman ve de çirkin vücutlu bir oğlancağızı dalga geçmek için, çıplak şekilde sahnenin ortasına bırakıyor, tüm lise arkadaşları onu anadan doğma şekilde görüyor ve kahkahalarla gülüp alay ediyorlar. henüz bir ergen olan bu oğlancağızın yaşadığı ruhsal tahribatı duyumsayabiliriz sanırım. öyle büyük bir narsisistik yara ki bu kişiyi öyle zayıf, öyle yetersiz, öyle utanç içinde bırakır ki bu yara her zaman iyileşmeye ihtiyaç duyar. filmin devamında bizim şişman oğlancağız okulunu bitirir, kariyerinde başarılı yerlere gelir, zengin olur, spor ve diyetle kas ve yakışıklılık gibi görsel manadaki başarıyı da elde eder ama ona yetmez, çünkü yaralı ruhumuz tam da onu yaralayan tarafından onarıma ihtiyaç duyar. ve o şişko oğlan, lise arkadaşlarını yıllar sonra bir araya getirip yeni bir balo düzenler, baloda da ta taaaam diye çıplak vücudunu sergiler, ancak bu kez çıplak vücut şişko ve çirkin değil, tüm kızların hayran kalacağı kadar iyidir. herkesin taktirini toplayan adam kendince yaralandığı sahneyi yeniden oynamış, senaryosunu yazmış ancak bu sefer sahne istediği ya da arzu ettiği gibi oynanmış olur. ancak bu şekilde onu yaralayanlar tarafından, yetersiz hissettirenler tarafından beğeniye ulaştığında yaralarını sarabilmiş olur.

    şeyma'ylaaaa nalakası vaaarcılara diyeceğim şu, bu kadın bence henüz bir ergenken tüm ülke tarafından "orospu, yuva yıkan kadın, metres" damgası yedi, etiketi bu. bu çook büyük çoook ağır bir yük, sırtta kambur, midede taş, insanı çok zayıf, çok yetersiz, çok utanç içinde bırakabilecek bir acı. gün geldi devran döndü, paraya, güzelliğe, çocuğa, şöhrete, nikaha bile kavuştu. ama ona yetmiyor, onun yaralarına iyi gelmiyor, gidip amerika'da onu damgalayan bizlerden uzak yaşayabilir, adını unutturabilir, gözlerden uzaklaşabilir ama tam aksini yapıyor, görülmek ve de kabul edilmek istiyor... instagram sahne bizler de seyircisiyiz ve damgasını üzerinden almamızı istiyor, etiketini değiştirelim istiyor, onu sevelim istiyor, ben bunun için büyük mücadele verdiğini hissediyorum.

    finalde kazanır mı? bence hayır, çünkü oyununu yanlış oynuyor ve oyunu aleyhine işliyor, nasıl lehine işler kısmını ise başka bir başlıkta inceleyebilirim.

  • yok efendim kıskanıyormuşuz, yok efendim ilk taşı günahsız olanımız atsaymış bilmem ne.

    valla benim bu konuda günahım yok bırak taşı kayayı atacak masumluktayım. kimsenin yuvasını yıkmadım, metres olmadım, kapağı atmak için çocuk yapmadım. yaptığım bi zina malum nikahsızdık agshdjd onda da kuruş almadım gayet zevkine agshdjdk

    yani demem o ki, arkadaşlar kadın metres. bu konuda hemfikiriz değil mi ? e o zaman niye metresi kıskanalım allasen ?siz bi gavatı efendime söyleyeyim bi pezevengi kıskanıyor musunuz para içinde yüzünce ? cevap evetse öl zaten.

    biz kıskanmıyoruz. iğreniyoruz. kıskanan varsa da kimdir biliyo musun ? hani araban yok diye seninle görüşmeyen, pahalı mekanlara götürmüyosun diye sızlanan kezbanlar var ya hah onlar işte. içten içe birer şeyma olmak isteyen para yiyiciler. bizler değil.

    artık kıskanma lafı duymak istemiyorum. lütfen.

    edit: aşağıda okuduğunu anlamayan biri var şoktayım şu an. sözlükte ne geziyo bunlar yav. canım benim nikahsız sevişmekle metres olmak bir mi ? adam diyo ki sen de nikah olmadan sevişmişsin şeyma'ya metres diyosun. aradaki farkı anlatmıcam. beynini yorsun kendi bulsun. lütfen arkadaşa kopya vermeyin.

  • acun ılıcalı'nın bütün bunları (bekarlığa veda partisi, düğün, selfieler, hatta "ben şeyma'nın peşinden koştum" şeklinde açıklamalarını) kızı için yaptığı çok belli.
    o kız ilerde büyüyecek, annesi yüzünden okulda, sosyal hayatında geyik malzemesi olacak, basında çıkan haberleri okuyacak, eziklik hissedecek diye ilişkinin adını koyuyor. anneyi aklamaya çalışıyor.
    çünkü normal şartlarda acun ılıcalı'nın değil şeyma, bu yaştan sonra kimseyle evlenecek, bütün bu instagram/düğün/"mrs ılıcalı"/"bride :))" tırı vırılarını çekecek bi adam olduğunu zannetmiyorum.
    adam sadece "kız babası"
    ne kalbi, ne "a&ş"si, ne düğünü allaasen.

  • nasıl olsa ne derse desin zerre ingilizce bilmeyen takipçileri tarafından süper havalı bir şey demişçesine hayranlık toplayacağını bildiği için, ezberlediği bi kalıbı çok iyi ingilizce biliyormuş edasıyla konuşup video çeken kadın.

    halbuki söylediği cümlenin tam çevirisi şöyledir: "8 years later, i'm gonna get married" : "(bundan) 8 sene sonra evleneceğim."

    "after 8 years, i'm getting married" deseydi "(geçtiğimiz) 8 senenin ardından, evleniyorum" gibi bir anlam çıkacaktı.

    yazık lan, bi 8 sene daha mı bekleyecek yoksa?