debe başlıkları

ülkücü terörizmi

  • 16 şubat 1969 yılından bir görüntü ile 2015 yılından bir linç vidyosuna değin faal olan terörizmdir.

    iktidar korumasında komünist bıçaklayan ya da kürt linç eden bu hareketin kanlı geçmişine bakmak gerekir. bunu çok samimi duygularımla yazıyorum. ülkücü komando kampları (bkz: adalet partisi) ve (bkz: süleyman demirel) himayesinde nasıl ki kanlı tarihinin zirvesine çıktı , bugün bir benzerini güncel olarak yeniden yaşayacağımızı düşündüğüm için bu başlığı açtım.
    6-7 ekim 2015 olaylarında pratik olarak metropollerde benzeri olaylar yaşandığı için geçmişe referans verme ihtiyacı duydum. ayrıca adalet partisi yerine adalet ve kalkınma partisi , süleyman demirel yerine recep tayyip erdoğan koyduğum ve onların desteğinde bir mhp öngördüğüm için bu işe giriştim.

    aynı zamanda mhp veya paramiliter ülkücü komando ruhunun bu ülkede geçmişte/günümüzde acımasızca katlettiği chp ve katletmeyi dört gözle bekledikleri hdp'liler ile içeriden ve dışardan bir koalisyon kuracağını düşünmediğim ve bazı saftirikler heveslenmesin diye yazdım. bu konuda özelden mesaj atmayın boşuna.

    mevzuu'ya girebiliriz kısaca. ülkücü terörizminin geçmişten günümüze tarihini ve şiddet eylemlerini anlatacağım.

    ilk olarak ülkü ocakları ne zaman ve niçin kurulmuştur???

    el cevap buradadır.

    yazı uzun okuyamayacağım diyenler için girişimiz böyle olsun;

    (bkz: gittikçe kitleselleşen devrimci-sol hareketin önünü kesmek için faşist terörden başka bir silahı olmayan mhp, yarı-legal silahlı örgütlenmeleri kurmakta da gecikmedi. ülkü ocaklarının yanı sıra ilki 1968'de izmir'de olmak üzere 'komando kampları' kurulmaya başlandı. bu kamplarda teorik eğitim, judo ve komando eğitimi, emekli subaylar tarafından veriliyordu. bu subaylar da tıpkı mhp'nin ve ülkü ocaklarının diğer yöneticileri gibi, ya türkeş'in 27 mayıs darbesi sırasında cunta içindeki ekibinden ya da özel harp dairesi'nin görevlendirdiği askerlerden oluşuyordu. amaç komünistlere, devrimcilere ve solculara karşı her türlü mücadeleyi göze almış vurucu timler yetiştirmekti. bu faşist eğitim kamplarının sayısı 100'e ulaşmış ve toplam 35 ile yayılmıştı. bu kamplarda yetişen gençler ilk 'stajlarını' üniversitelerdeki devrimci gençliğe taşlı, sopalı, bıçaklı, zincirli saldırılar düzenleyerek yapmışlardı. sonraları ise işi ilerletip silahlı suikastlara vardırarak, devrimcilerin toplantılarını basıp, mitinglere saldırmaya başlamışlardı.)

    bu arada " (bkz: komando kampları) araştırma konusuna dahil edilecektir.

    komando kamplarıyla ilgili olarak ; (bkz: alparslan türkeş) şunları söylüyor;

    --- spoiler ---

    türkeş, komando kamplarını açıkça savunuyor ve pervasız bir şekilde 'komünistler memleketi sahipsiz sanıp da sokak hâkimiyeti kuramazlar. onların anlayacağı dilden konuşacak memleketçi, milliyetçi çocuklar vardır. bunun için gençlerimizi mücadeleci olarak yetiştiriyoruz' diyebiliyordu.
    --- spoiler ---

    bu başlık altında fazlaca adını duyacağınız aşırı hassas milliyetçi çocuklar için güncel bir örnek (bkz: ogün samast) güzel bir poz ayakkabısının altı delik (bkz: hrant dink)i öldürdükten sonra vatan toprağı kutsaldır kaderine terk edilemez

    neredeyse 60 yıldır faşizmin şifre cümlesi budur;

    vatan toprağı kutsaldır kaderine terk edilemez. yani demokratik hukuk sistemini siktir et ve harekete geç''

    ülkü teröristlerin ilk eylemlerinin de araştırılması gerekir aynı zamanda. şöyle bir not var , kapsamılı olarak okumak isteyenler için
    atıf yapalım

    --- spoiler ---

    ilk « işleri » 31 aralık 1968 de a.ü. siyasal bilgiler fakültesi öğrenci yurdunu basmak oldu. baskına giderken « işe » çıkalım diyorlardı birbirlerine.
    « kampta her çeşit silah vardı. bir kaleşnikofun yanısıra çeşitli otomatik ve yarı otomatik silahlar bulunuyordu.. »(itiraflar, (bkz: ali yurtaslan), sy. 31)
    silahlar kan kustu.
    önce (bkz: vedat demircioğlu)’nu vurdular.
    sonra (bkz: kanlı pazar)’da (bkz: duran erdoğan) ve (bkz: ali turgut aytaç)’ı…
    19 eylül l969 da (bkz: mehmet cantekin), 23 eylül 1969’da (bkz: taylan özgür), 14 aralık 1969’da (bkz: mehmet büyüksevinç) ve (bkz: battal mehetoğlu)’nu, katlettiler.
    1970’e gelindiğinde sayı 8’e çıktı.
    sayı çıkacaktı daha… 70 sonrası kitlesel katliamlarda binlerle ifade edildi faşist kurşunlarla toprağa düşenler.
    silahlar kan kustu amacına uygun olarak. amaçları, halkı sindirmek, susturmak, kendi deyimleriyle « köle » haline getirmekti.
    kanlı pazar’da işçiydi kurşunların hedefi, öğrenci yurdunda vedat demrcioğlu…
    70 öncesi partileştler, cmkp’den mhp’ye, komando kamplarından, tit’e etko’ya kadar örgütlendiler. 71 cuntasında türkeş « görevi şerefli türk askerine bıraktık »
    --- spoiler ---;

    tüm bunlar olurken (bkz: ülkücü yemini)ne değinmek gerekir.

    tam olarak şöyle;

    --- spoiler ---

    varlığına, birliğine ve yücelerin en yücesi olduğuna inandığımız, ol deyince olduran ve gönüllerimizi iman nuruyla dolduran:
    allah'a, kur-an'a, vatana, bayrağa ve silaha yemin olsun!
    şehitlerim, gazilerim ve başbuğ'um emin olsun!
    ülkücü türk gençliği olarak;
    komünizme, faşizme, kapitalizme, siyonizme ve her türlü emperyalizme karşı mücadelemiz,
    son nefer, son nefes ve son damla kana kadardır!
    mücadelemiz milliyetçi türkiye'ye,
    turan'a kadardır!
    mücadelemizde hiç bir engel tanımayacağız!
    satanlardan olmayacağız!
    kaçanlardan olmayacağız!

    yılmayacağız!
    yıkılmayacağız!

    başaracağız! başaracağız! başaracağız!

    allah türk'ü korusun ve yüceltsin! (amin)

    (bkz: kara kuvvetleri komutanlığı nato şube müdürlüğü görevi yapan)

    alparslan türkeş'in kendi sesinden dinleyin bari

    --- spoiler ---

    ülkücü hareketin adalet partisi himayesine girmesi ile ilgili ayrıca açıklama yapmak gerekiyor. tıpkı bugün olduğu gibi ülkücü hareketin paramiliter güçlerinin (bkz: süleyman demirel) tarafından iktidarı ayakta tutmak için nasıl kullanıldıkları güncele benzer özellikler taşıyor.

    ama biz kaldığımız yerden devam edelim.

    nato şube başkanı alparslan türkeş'in kurduğu komando kampları sadece öğrenci yurtlarını basmıyordu .
    kanlı pazar ülkücü faşist palamiliter güçlerin ne için oluşturulduğunu pratik olarak gösteriyordu.

    --- spoiler ---

    kanlı pazar, 16 şubat 1969 tarihinde istanbul taksim meydanı'nda abd'nin 6. filo'sunu protesto etmek için 76 gençlik örgütünün toplandığı sırada meydana gelen olaylardır. tarihçi (bkz: feroz ahmad) ise olayı "organize bir faşist şiddet örneği" olarak nitelemiştir.[1]

    6. filo'nun istanbul'a gelişini protesto eden ankara, izmir, trabzon ve istanbul'daki küçük çaplı gösterilerin ardından, öğrenci ve işçi örgütleri 16 şubat'ta istanbul'da emperyalizm ve sömürüye karşı bir yürüyüş ve miting yapma kararı aldı. 76 gençlik örgütünün katılacağı gösteri için valilikten gereken izin de alınmıştı.[2]

    gösteri yapılmadan önceki günlerdeyse gerilim artmıştı, çünkü 14 şubat'taki cuma namazından sonra komünizmle mücadele derneği ile sağ kesimin denetiminde olan milli türk talebe birliği'nin öncülüğünde "(bkz: bayrağa saygı)" mitingi düzenlendi. bu mitingde komünistlere karşı savaş açıldığı ilan edilerek halka iki gün sonra düzenlenecek olan 6. filo'yu protesto yürüyüşü'nde komünistlere gereken dersi vermek üzere toplanma çağrısı yapıldı.[2]

    16 şubat günü, göstericiler taksim'e doğru yürüyüşe geçmek üzere beyazıt'ta toplanırken, "komünistlere gereken dersi verme" çağrısına uyan sağ görüşlü kişiler de taksim meydanı'na geldiler. burada toplu kılınan namazın ardından taşlı ve sopalı bir biçimde beklemeye koyuldular.[3] beyazıt meydanı'nda toplanan gençlik örgütleri yürüyüşe geçtiler. sultanahmet, sirkeci, eminönü, karaköy ve dolmabahçe üzerinden taksim meydanı'na ulaşan göstericilerin önünü kesen polis, alana küçük gruplar halinde girmelerini sağladı. alana girenler de burada bekleyen ve sadece iki sıra olan polis barikatını kolaylıkla aşan sağcıların sopalı, taşlı ve bıçaklı saldırısına uğradı. tekbir getiren saldırganlar, göstericileri şiddetli bir biçimde dövdü. olaylar sırasında (bkz: ali turgut aytaç) ve (bkz: duran erdoğan) adlı gençler bıçaklanarak öldürüldü.[4] bu sırada polisin saldırganları engellememesi dikkat çekti.

    ertesi gün hürriyet gazetesinde yayınlanan ali turgut aytaç'ın bıçaklandığı anı gösteren fotoğrafta bir toplum polisinin olayı sadece izlemekle yetindiğini anlaşılması toplumda büyük tepki yarattı. iktidardaki adalet partisi dışındaki siyasi partiler dönemin iç işleri bakanı faruk sükan'ın istifasını istediler. buna karşılık, sükan suçu solcu öğrencilere yükledi ve polisin normal görevini yerine getirdiğini belirterek tepkilere kayıtsız kaldı. bu arada ap üyesi bazı milletvekilleri de suçlamalara katıldılar. hatta ap senatörü mahmut vural konuyla ilgili bir genel görüşme açılmasını istese de sadece olay hakkında kısıtlı bir soruşturma yürütüldü.[2]

    6. filonun türkiye'ye gelmesi sebebiyle eylem yapan komünist gençlere bu paramiliter faşist itler bayrağa saygı mitingi adı altında saldırı düzenliyordu.

    türkiyede muhaliflerin bayrakla ayrışmasının tohumları bu tarihte atılmaya başladı. muhalifler için bayrak faşist paramiliter itleri temsil ediyordu. bu önyargı hdp tabanı tarafından daha yeni yeni kırılmaya başladı.

    merak etmeyin sevgili ülkücüler adım adım bugüne geliyoruz. sizin bahsettiğiniz toroslara, öğrenci cinayetlerine geliyoruz. sizin akp yardakçılığınıza doğru geliyoruz. hdp'ye yapılan yüz küsür faşist saldırıya , diri diri yakılmaya çalışılan (bkz: aydın taşkesen)e de geleceğiz.

    ülkücü faşizmin zamansal doğrusu ,koronolojisi şu iki cinayetle ifade edilebilir.

    1969 yılı (bkz: taylan özgür) cinayeti ve 2015 (bkz: aydın taşkesen)in yakılmak istenmesi

    --- spoiler ---

    not olarak/not yerine;

    "oluşturuluyor."

    kapsamlı bir çalışma olacak. erzurum'da diri diri yakılmaya çalışılan hdp'liden geriye doğan öz cinayetlerine değin türkiye'de kanlı bir tarihe sahip olan bu ideolojinin taraftarları için bir el kitabı olmasını umuyorum. sanırım bir aylık bir zamana ihtiyacım var.

    hdp'li legal siyasetçilere terörist diyen bu adamların legal parti döneminde bulaştıkları tüm kanlı eylemleri birer birer bu başlıkta toplayacağım...

    bu arada sizler de ülkücü hareketin kanlı maraş katliamından bir ağıt dinleyin arkadaşlar .

    mhpli faşist derler adına,tecavüz ettiler ölü kadına

    şimdilik görüşmek üzere.

    (bkz: istanbul üniversitesi katliamı)

    (bkz: maraş katliamı)

    (bkz: çorum katliamı)

    (bkz: bahçelievler katliamı)

    (bkz: sivas katliamı)

    (bkz: yıldız katliamı)

    (bkz: abdi ipekçi)

    (bkz: hrant dink cinayeti)

    (bkz: kanlı pazar)

    (bkz: duran erdoğan)

    (bkz: ali turgut aytaç)

    kaynakçacan dündar ülkücü çeteler adlı belgesel

    abdi ipekçi cinayeti belgeseli