debe başlıkları

Ekşi Sözlük Debe Listesi

Rastgele
Hepsini aç
  • 1. toplu taşımada 65 yaş beleşçiliği kaldırılsın

    güney kore'de sadece belli saatlerde uygulanıyor. onun gibi bir kısıtlama getirilebilinir.

  • 2. anıtkabir 12 yılda bitti saray'ı 2 yılda bitirdik

    bi ülkeyi de anıtkabir'in yapılma süresinde bitirenler var

  • 3. milli piyango almıyoruz kampanyası

    her yılbaşında aldığım çeyrek bileti bu sene almayarak başlattığım kampanya.
    bildiğiniz gibi çekilişler artık canlı yayında yapılmıyor ve bir güvensizlik söz konusu ama milli piyango tekel olduğu için müşterilerinin isteklerini pek takmıyor.

    boykotun asıl sebenine gelirsek krizde olduğumuz bu zor günlerde bir farkındalık oluşturarak akpden kurtulmak.

    sen vatan haini misin diyenlere de cevabım şudur: bazen bütünü kurtarmak için parçayı kopartıp atmak gerekir. akp meselesi vatan meselesidir, bu çete gitmezse malesef türkiye parçalanacaktır.

    bir çivi bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir yiğidi, o yiğit de vatanı kurtarır.

    bir bilet almayarak belki de vatanı kurtarırsınız.

    edit: arkadaslar uyardi artik canli yayinlanacakmis ama yine de svihs diyorum.

  • 4. kanguruya yumruk atan adam

    kangurunun ''bu yaptığın bence çok kaba ve hiç de hoş olmayan bir davranış biçimi'' tavrı ile yarmıştır. yazık lan! gidip sarılasım geldi hayvana.

  • 5. hindistan'da yaşanan toplu orgazm

    orgazm değildir.

    hindistan'da her yılın sonunda yapılan ''hoya'' adı verilen kutlamalardır. 1876'da hindistan'ın başkenti yeni delhi, museviler tarafından işgal edilmiş ve uzun bir süre oradaki halka baskı uygulanmıştır. evleri yakılmış, mallarına el konulmuştur. yaklaşık 8 ay süren bu baskıyı yerel halk kendi direnişiyle püskürtmüş ve büyük bir zafer kazanmıştır. bu izlediğimiz danslar ve figürler, o dönemin sosyolojik ve lan bilen yok diye sallıyorum. buraya kadar okuduysanız kusura bakmayın. bu görüntüler de psikolojimi bozdu zaten.

  • 6. türk erkeklerinin %98'inde kişilik bozukluğu var

    doğru tespit çünkü türk kadınlarının hepsi psikoloji alanında phd sahibidirler.

  • 7. seksten zevkli aşktan güzel sevgiden değerli şey

  • 8. devletim benden 20 bin dolar alsın

    devletim benden 20bin dolardan çok para almıştır.
    kabataslak bir hesapla 20.000 tl + kdv'lik bir fatura kesip gelir elde etti iseniz kdv dahil 23.600 tl eden bu gelirin 7.600 tl'si devlete gitmektedir. yani cebe kalan para 16.000 tl oluyor.

    bunun karşılığında ne verdi size uzun uzun yazayım:

    .

  • 9. dünya güzellik haritası

    kürdistan kadınlarının geçer not alamadığı efsanevi harita.

  • 10. 5 aralık 2016 1 tl sigara zammı

    ekonomiyi idare etmek için devletin dilenciliğe başlaması.
    (bkz: abi 1 tl var mı)

  • 11. poşeti parayla satan mağaza

    biz cevreyi dusunuyos tmm mi diye aciklama yapan, aslinda cevreyi sikine bile takmayan magazadir. altinda yatan sebep tamamen parasaldir. mumkun oldukca boyle yerlerden alisveris yapmiyorum. yalanci pezevengler cikip deselerki poset maliyetleri cok fazla biz de boyle yapiyoriz eyvallah ama cevreci ayagina iki yuzlu davraninca sinirleniyorum. icerde cevreye cok daha zararli seyler satiyorsun, hayvan gibi elektrik tuketiyorsun ama lafa gelince biz cok cevreciyiz o yuzden poset parali. hassiktir ordan

  • 12. hayatınız bir porno film olsa ismi ne olurdu

  • 13. izmirli ayşenur'un bileği kesilerek kaçırılması

    kan donduran bir haber...

    iddiaya göre; 16 yaşındaki bir kız izmir'de bir uyuşturucu çetesi tarafından kaçırılıyor, kurtarılıyor, sonra tekrar kaçırılıyor. babasının başvurmadığı merci kalmamış, reise bile yazmış ama yine de devlet önlem almamış.

    vahşi batıda bile akp türkiye'sine göre daha fazla hukuk vardı herhalde diye düşünüyorum artık.

    gariban baba, devlete feryadını bir türlü duyuramamış. havuzda da yazmaz bunlar, bari biz ekşiciler bir el atalım da şu konuyu gündeme alalım, belki dikkat çekebiliriz, bir kızın hayatının kurtulmasına bir etkimiz olur.

    http://www.cumhuriyet.com.tr/…migim_gorunuyor_.html

    güncelleme: kız yarı baygın halde istanbul'da otogarda bulunmuş. yine de sorumluların bulunması, konunun dikkat çekmesi ve ayşenur'un ve diğer çocuklarımızın daha iyi korunması açısından bu olayın gündemde yer almasında yarar var diye düşünüyorum.

    güncelleme 2: kaçırılma iddiasının sahte olduğuna dair yeni bir haber düştü: http://www.hurriyet.com.tr/…-asilsiz-cikti-40296554 (teşekkürler hayal hava yolları)

  • 14. erdoğan'ın üstün siyasi zekasına hayran kalmak

  • 15. eğitimin mantalitesinden memnun değilim

    reis-i cumhur haklıdır, 14 yıldır milli eğitim bakanlığı yapan chp milletvekili istifa etsin artık. her şey bir yere kadar. yeter biz de memnun değiliz. reis-i cumhur sonuna kadar haklıdır.

  • 16. boşalma sonrası yalandan kızı öpme seremonisi

    özellikle orgazm bitimi yaşanan rahatlama sonrasında kadına dokunma isteği kalmadığı bir durumda hala seni arzuluyorum yalanıdır.
    oysa o anda talaş gibi gelir hatunun dudakları, teni ise tenten'in saçı gibi.
    maksat işini gördü çekip gitti tribi yemeyeyim diye türk kızı partnere kondurulan yalan öpücüğüdür.

    yalan dünyanın küçük yalanlarından sadece biridir.
    inanma seni sikeceğiz.
    kutsal bilgi editi:
    ingiliz bilim adamları boşalma sonrası artan bir hormon nedeniyle erkeklerin seksten başka şeyler düşündüğünü keşfetmişler. bu durumun, sekse ara vermeyi sağladığı için kişi yeniden sekse hazır hale gelene kadar onu koruyan bir süreç olduğunu ve bedenin zarar görmesini de önlediğini belirtmişler.

    erkeğin boşa giden yüzbinlerce potansiyel evladının yasını tutmasıdır", "his merkezi testislerde olan bireyler için kaçınılmaz durum. hayatın tekrar anlam kazanması sperm üretim hızına bağlıdır", "erkekler için herşeyin anlamsızlaştığı an, varoluş sebebinin kalmaması nedeniyle yaşanan kısa süreli bir yıkım",
    "(bkz: sperm soykırımı depresyonu".)

  • 17. bu ülkenin en büyük külhanbeyi atatürk'tür

    atatürk keşke külhanbeyi olsaymış; o zaman bu topraklarda bir tane bile yobaz bırakmazdı.

  • 18. twitter'da fotoğrafını paylaşan kadını öldürmek

    hayret türkiye'de olmamış. başlığı görünce eski sevgili, eski koca cinayeti zannettim direk. şerefsiz çomarlar yüzünden psikolojimizin geldiği son nokta bu en nihayetinde.

  • 19. o ses türkiye

    şu an kurgu olduğu bariz bi şekilde belli olan ve zerre ses yeteneği olmayan birini adı tayyip diye sahneye çıkardılar. annesine ise recep tayyipi önceden ezberletilmiş şekilde övdürdüler.

    murat boz ve sibel can da şap şap ağzı kulaklarında alkışladılar, tarihe not düşsün.

    iyi yalayın, milyon dolarlarınıza zeval gelmesin.

  • 20. ozan tufan'ın küçüklük fotoğrafı

    bildigin zengin bebesi olmayan anadolu cocugu iste, ne gibi bir tuhafligi var anlamadim. dalga gecenlerin hepsinin cocuklugu bir macaulay culkinbir shirley templeherhalde.

  • 21. federasyon'daki bütün beşiktaşlılar gidecek

    hani beşiktaşlılar ağlaktı? başkanınız melis gibi ağlıyor lan. daha bunlar iyi günleriniz amk, daha bunlar birşey değil.

  • 22. yazar maaşlarının tl ile verilmeye başlanması

    ekonomik kriz nedeniyle hükümete yakın ekşi sözlük yönetim kurulu bu ay maaşları dolar ile değil de tl ile verileceğini açıklamış. yapacağım ilk iş aldığım parayı 5 bin dolara çevirmek olacak.

  • 23. halk fakirlikten kırılırken anıtkabir yapmak

    (bkz: hoşt çomar)

  • 24. liberal demokrat parti'li hamit

    normalde yazdığım şeylere gelen çeşitli olumsuz yorumları ayrı bir entry ile cevaplamak adetim değildir. hele ki bu kadar sevilmiş bir hikayede bunu yapmak istemezdim ancak sanırım konu hamit olduğu için biraz hassas davranıyor olabilirim. bir arkadaş hamit'i aşağıladığımı söyleyerek bazı örnekler vermiş. belki başkaları da bu doğrultuda düşünmüş olabilir diye kısa bir açıklama yapmak isterim.

    örneğin "hamit'in "çakma" deri ceketi, 8. el cep telefonu" falan demişim yazıda. önce bunu açıklayayım;

    bunlar aşağılama tanımlamaları değildir. 5 senede tanıdığın insanı 5 dakikada karşı tarafa anlatabilmek için bazı betimlemelere, detaylara ihtiyaç duyarsın. bir karakteri anlatırken değinilen detaylar sayesinde onu hiç tanımayan okuyucular belleklerinde karakteri ince ince yaratırlar. hatta mesela orada ilgili cümlenin devamında "onun ekranı çatlak 8. el telefonlar kullanan ama hayattan muazzam zevk alan hali, kafaya çok şey takmayışı..." ve hemen ardından yazdığım "..hamit'in sıradan bir günde yaptığı şeylerin yüzde 10'unu yapabilmek için hafta sonunun gelmesini bekleyenlerdendik, hamit ise vakti bol bir ücretsiz yaşam rehberiydi." cümleleriyle kendi maddiyatla örülü modern dünyamın(mızın) eleştirisini yapmaya çalışıyorum ancak bu cümlelerden hareketle basitçe hamit'i aşağıladığımı düşünen arkadaş ne yazık ki bunu fark edebilecek inceliğe sahip değil. bu gerçekten dokundu bana ve açıklamak istedim. bunun yanında benim abim de halen akıllı telefon almamakta ısrar etmekte. ben bunu da ortamlarda "adam hala tuşlu nokia kullanıyo mk" şeklinde anlatıyorum. bu ifade herhangi bir aşağılama içermez. ancak eğer hikayenin içinde; "8. el cep telefonu kullanıyor gerizekalı yaaa :))" deseydim, bak bu aşağılama olabilirdi işte. aradaki farkı umarım anlatabilmişimdir.

    bunun dışında aynı arkadaşa göre; hamit'e bey'liği layık görmemişim ve onu yine aşağılamışım. yazıdan örnek verdiği yer şu;

    "hamit bey (dikkat edin bey) bizim mahallenin imamıydı" dedi ve kesinlikle espri falan yapmıyordu"

    hikayeyi bir bütün olarak ele aldığınız zaman orada parantez içindeki (dikkat edin bey) ifadesi, hamit ile ilgili kişi arasında bizim ilk kez şahitlik ettiğimiz farklı düzeyde bir ilişkiye karşı olağanüstü şaşkınlığımızı ifade eder. bunu bu doğrultuda okuyan 100 kişiden 99'unun da böyle anladığına eminim. ne layık bulmaması yahu? sinema filmi olmadığı için o anlık şaşkınlığı klavyeden kısaca nasıl anlatabilirim bilemiyorum. bir şeye şaşırmanız için ille de onu layık bulmamanız falan gerekmez.

    aynı eleştirileri sıralayan arkadaşa göre hamit'i yalancı buluyormuşum. bir insanı 'yalancı' olarak tanımlamak ile aynı insanın çoğu zaman zararsız konularda kendini biraz fazla abartmasını komik bulmam ve buna biraz takılmam arasında oldukça fark olduğunu düşünüyorum. hamit ikinci kategorideydi ve bunu kısmen anlatmaya çalıştım yazıda. hamit mutlaka makinelerden anlıyordu ki yazıda "iş çıktığı zaman gerçekten de gider hallederdi. becerikliydi hamit" diye bir bölüm de var. ama mesela hiç teknik liseye falan gitmedi. fakat ortamlarda teknik okul mezunu olduğunu öylesine ciddi bir şekilde (kendine o konuda güvendiğinden) söylerdi ki biz bu ciddiyete gülerdik işte biraz. kuran'ı da biliyordu ama biraz işte. kesinlikle imamlık yapabilecek düzeyde bilmezdi..hatta bilgisini ispat etmek isterken herkesin bildiği bir sureyi yanlış okuyunca çok güldürmüştü bizi.

    son olarak; hiçbir insan dosdoğru değildir. hiçbir insan melek değildir. hiçbir insan sadece iyiliklerden oluşmaz. kötülükler, iyilikler, 'düzenbazlıklar' ve 'salaklıklar' her insanda vardır. aynı zamanda hiçbir insan saf kötü değildir. hiçbir insan sadece sinsi veya içten pazarlıklı olmaz. gerçek dünyadaki insanlar filmlerdeki insanlara benzemezler ve filmlerdeki karakterleri en çok bundan dolayı sevmem. hamit de bu dünyada yaşayan bizler gibi iyilikleri-kötülükleri birbirine karışmış birisiydi. ama şunu net olarak ifade edebilirim ki; hamit genelde iyi bir insandı. bunu, onu yakından tanıyan çoğu kişi böyle söyleyecektir.

    bunlar dışında, bana bu eleştirileri yapan arkadaşa katıldığım bir nokta var; yıllar geçtikçe artan bir pişmanlık. evet belki de daha çok ciddiye almalıydık o günler (hastalık günleri) hamit'i. yalnız şunu söyleyeyim o ciddiye çok almadığımız süreç 1 haftayı geçmez. sonra işin ciddiyetini anlayıp maddi manevi yanında olduk. ancak o aynı ciddiyeti kendine göstermemişti ve kendini iyi hissedince ilaçları bırakmıştı. yine de belki daha da ilgilenebilirdim, belki daha çok kontrol edebilirdim diye bir pişmanlık hissi var evet ve bunun önüne geçemiyorum. o ise bence şu anda cennetten bana bakıp "ulan hadi bırak şimdi beni, kaç kız düştü onu söyle" diyordur. cennette olduğundan nasıl emin olduğuma gelince..bu başlığın altında başka bir arkadaşın yazdığı gibi; "o bi yolunu bulmuştur".

  • 25. cine5 şifreli erotik yayını

    gözlerini kısarak izleyince şifresiz olan yayındır.

    bir neslin gözlerini bozmuştur ayrıca.

  • 26. doların yükselişinin sebebi

    doların tüm para birimlerine göre değer kazanması, doğru.
    sebebi: fed'in faiz arttırımı.

    dolarla birlikte tüm para birimlerinin tl'ye karşı değer kazanması, o da doğru.
    sebebi: türkiye'nin içler acısı hali.

  • 27. 4 aralık 2016 kasımpaşa galatasaray maçı

    yeter ulan yeter ya. yıl 2017 olacak hala ve hala sabri'ye kufur ediyoruz. allah belanızı versin. koca dünya'da yok mu bir adam ya. kaç sene oldu hala sabri oynuyor. ulan nasıl bir dönemde doğdum lan. sabri'li galatasaray, akp'li türkiye.

    edit: çok fazla ya kullanmışım. zira biraz önce o ses türkiye yarışmasında da yeteri kadar kullanıldı. o yüzden bir kısmını sildim.

  • 28. zorunlu bireysel emeklilik sistemi

    yandaşlara, suriyelilere dağıta dağıta bitti tabi devletin parası.ne oldu çıkıp suriyelilere şu kadar milyar dolar harcadık diye hava atıyordunuz.

    daha önce genel sağlık sigortası çıkartmıştınız şimdi de zorunlu bireysel emeklilik.ekonomi muhteşem dimi.

    sen saç paraları yandaşlara ona buna hiçbir yatırım yapma sonra para bitince de vatandaşın cebindeki paraları tırtıkla.ne güzel dünya.

  • 29. bir robotun tc başbakanı olması

    cok yakin gelecekte olabilecek bir durum. bildiginiz gibi robotlar'da yapay zeka olacak. tabi normalde akilli bir insan gibi sorulara cevap verebilmeleri icin gelismis bir yapay zeka programi'nin machine learning sonucunda hazirlanmis olmasi gerekiyor fakat turkiye icin bu sart gecerli degil.

    yapilacak cok basit. robota millet, milli irade, terorist, dis mihrak, abd, feto, putin dostum, esed, onlar, bunlar, siz kimsiniz gibi sayisi 1000'i gecmeyecek sekilde (ki bu sayi bir robot icin cok cok az) hizla ogretilecek. sadece bu az sayida kelime ile cumleler kurmasi icin programlanacak. birkac yil icinde basbakan secilmesi garantilenecek.

  • 30. recep tayyip erdoğan

    bugün de sol framede adının yanında 2.8b yazısı görülmemiştir.

    her gün bi umut.

  • 31. chp yerine oy verilecek alternatif parti

    ben ldp'ye oy atıcam yeter amk.

    ekleme: neden chp'ye oy vermeyeceğimi de aşağıdaki gibi değişime kapalı, farklı düşünceye saygısı olmayan seçmen kitlesi sebep olmuştur.

    benim nezdimde kemal kılıçdaroğlu ülkenin bu aşamaya gelmesinde iyi polisi oymayan bir aktördür. aksini iddia eden varsa ülkenin siyasi olarak kilitlenmesini açıklasın.

    sürekli aynı şeyi yaparak farklı sonuçlar beklemek deliliktir demiş koca einstein. ben deliler ile aynı grupta olmaktan sıkıldım.

    aşağıda götü boklu aktroll'ün chp seçmeni tercihini değiştirmesin temalı entrysi de bunun kanıtıdır.

  • 32. bedelli askerlik

    2 sene once tam askere gitmek uzereyken yine simdiki gibi bedelli askerlik calismasi yok seklinde haberler donuyordu, umidi tamamen kesmistim, teslim olacagim birlik, tarih hersey belliydi, asker alisverisi yapmis, herkesle helallesmistim, yas 31 idi ve uzun donem gidecektim, yarra yering modunda sik gibi dolastigim gunlerden biriydi ve hic beklemedigim bir anda bedelli cikti, subeden sulusu henuz almamistim ve hemen dilekce verdim, birlige teslim olacagim gun, teskeremi almis olmanin mutlulugunu yasiyor, icim icime, icim dunyalara sigmiyordu.. bedelli askerlik icin 10 sene beklemistim, 8 tane acikogretim bolumu degistirmis ve surekli tecil etmistim, en son umudumu kaybetmis ve teslim olmak uzereydim, son bir haftada hedefime ulastim.. siz de umudunuzu yitirmeyin sevgili kardeslerim. her an cikabilir..

  • 33. westworld

  • 34. abdullah gül

    arkadaş çok basit bir soru sormak istiyorum: abdullah gül bu ülkede adını üniversite'ye, müze'ye vs. verdirecek ne yaptı? bu işler bu kadar basit midir ya!

  • 35. erhan afyoncu

    murat bardakçı bunu susturduğunda çok kızardım, meğer bir bildiği varmış adamın.

  • 36. fernando muslera

    geçenlerde buralarda bir başlık vardı "recep tayyip erdoğan'a rakip olabilecek lider" diye.işte o kişi fernando muslera olabilir.

  • 37. tarkan altın madalyon'da ansızın ortaya çıkan meme

    tarkan bizim 70'lerdeki james bond'umuzdu aslında. nasıl james bond gittiği her ülkede en az 5 hatunu düzmeden gelmiyorsa, tarkan da vikingmiş, galyalıymış, germenmiş, romalıymış ayırt etmeden hatun hoplatan bir abimizdi. ki arasak daha fazla meme buluruz bu tarkan filmlerinde.

    şimdiki tarihi kahramanımız ertuğrul anca zikir çekiyor amk.

  • 38. kedi

    kardeşim sokakta bulmuş bir tane yavru kedi.

    bir gözü yok, tamamen boş göz çukuru.

    diğer gözü de dışarıya taşmış, patlak göz görünümünde.

    veterinere götürdük.

    kedicik kör olmasının yanısıra bağırsaklarından da hastaymış. hastalığın adını söyledi veteriner de unuttum. aklımda kalan "insanlardaki aids hastalığı gibi düşünün, tedavisi yok." demesi. 3-4 ay kadar ömür biçti veteriner.

    "sokakta yaşayabilir mi?" dedim. "bir arabanın altında falan kalır, görmüyor ki." dedi.

    tamam, dedim ben bakarım.
    sabahattin ile tanışın.

    http://hizliresim.com/vplbmv

    "gözünü dikebiliriz isterseniz." dedi.
    ama gözünden canı yanmıyormuş. sadece dışarıdan bakanlar korkmasın diye. ben korkmuyorum.

    veterinerden eve getirmek için durakta otobüs beklerken insanlar "ay ne sevimli"diye yanaştılar sepete ama sonra... kör olduğunu söyledim. "ayyy yazııııkk!" diye acıdılar haliyle. bir burukluk geldi bana o zaman.

    veterinerdeyken böyle duygulanmamıştım.

    veteriner kliniğinde veterinerin kendi kedisi vardı. nasıl hareketli. çiçekleri tarumar ediyor, insanlara tırmanıyor, atlıyor, zıplıyor. o kedinin bu deli deli hareketlerine gülerken veteriner benim sinmiş, hareket etmeye korkan kedim için "bu kedi de aslında böyle hareketli olurdu da görmüyor ki. sizin kediniz hiç böyle oyunlar, hareketler yapmayacak." dedi.

    "isterseniz size benim bu manyak kediyi verebilirim, bakımlarını da hep bedava yaparım." dedi şakayla. " ama bu kedi kör diye ona eziyet eder, olmaz." diye ekledi sonra.

    "evde yalnız kalmasında sıkıntı olmaz herhalde değil mi?" diye sordum.

    "yok zaten pek kıpırdamaz. zamanla eve alışınca yavaş yavaş hareket etmeye başlar." dedi.

    güzel bir 3-4 ay yaşayacağız seninle sabahattinciğim.

  • 39. beşiktaş

    geçen sene ilk yarıyı 41 puanla bitirmiş takım. bu sene 38 puanla bitirecek ama 17. maç ikinci devrenin ilk maçı o nedenle öyle olacak.

    yukarıda biri çok güldürdü, bir kaç sene daha yukarılarda olacakmışız sonra fb-gs altına gelecekmişiz. rüyadan artık uyanmalıymışız. kardeş senin gecec kıçın açık kaldı herhalde nasıl gördün la bir kaç yıl sonrasını?

    neyse bu da bir başarı. önce ilk 4 haftanın lideri sonra ilk yarının lideriydik. sonra 10 senede bir şampiyonlar yeaa deniyordu. yavaştan birkaç yıla yaymışlar. gelişme var güzel.

  • 40. ikinci kurtuluş savaşı olursa savaşır mısın

    kurtuluş savaşı'nı kime karşı vereceğimize göre değişir. 14 yıllık iktidarın yoktan var ettiği suriye sorunu yüzünden savaşa gireceğimiz suriye ve ırak'sa eğer önce bu bataklığa bizi çekenlerin evlatları gitmeli ateş hattına. belki de kurtuluş savaşı 3.kuşaktan kuzeni dahil olmak üzere tüm sülalesini zengin edip, makam mevki sahibi yapan akbabalara karşı verilmeli.

  • 41. jan olde riekerink

    ne kadar ekmek, o kadar köfte gençler. bu adam seneliği 900 bin euro'ya teknik direktörlük yapıyor. senede 4.5 milyon euro alıp, galatasaray'a da bir transfer döneminde 24 milyon euro bonservis harcatıp deplasmanda galibiyet göremeyenleri falan düşününce yine iyi performans veriyor fiyatına göre.

    iyi adam, düzgün adam. en azından futbolcularını taraftarın önüne atmıyor.

    alışsanız iyi olur, galatasaray'ın öyle üst düzey teknik direktörler getirecek maddi gücü de yok, finansal fair play cezası yedikten sonra yine finansal konuda prestiji de pek kalmadı. yine kendi içimizden çözüm üretmek durumundayız. hedef büyük transferler yapmadan (buna teknik direktör de dahil), mevcut takımla her sene adım adım büyümek olmalı. beşiktaş örneği burnunuzun dibinde. ama burnunuz büyük olduğu için yanı başınızda bu yollardan geçmiş takımın durumuna düştüğümüzü kabul etmek istemiyorsunuz.

    takımdaki en büyük sıkıntı psikolojik. bunu da basının her dediğine koşan geri zekalı taraftarımıza borçluyuz. galatasaray'da deniz bitti, biz yeniden damlaya damlaya göl yapmak mecburiyetindeyiz. o da iki günde olacak bir şey değil. denizi kurutanlara değil de, biriktirmeye çalışanlara saldırıyorsunuz. ne de olsa...
    (ara: deveye diken insanı*)

  • 42. eşinin spermlerini enjektörle içine boşaltan kadın

    hamile olduğumu öğrendikten sonra sürecin nasıl ilerlediğine dair araştırmalar yaparken rastladım enjektör kadınlarına. tabii ki kadınlar kulübünde. sanırım prezervatifin içindeki spermi alıp kendine enjekte eden kadın en masumlarından biri. sevgilisinden afedersiniz ağzına boşalmasını isteyip, sonra wcye gidip ağzındaki spermleri enjektörle çeken ve vajinasına enjekte eden kadın var. bana göre zirvenin sahibi odur.

    işin kötü yanı prezervatif delenler, eliyle alıp içine dökenler, ağzından çekenler, enjekte edenler vs çoğunlukla evli olup eşleri çocuk istemeyen kadınlar. kocan senden çocuk istemiyor bundan daha aşağılayıcı bir şey olabilir mi? çocuk yapma kararı aldığımda en büyük motivasyonum eşimin aşırı çocuk sevgisi ve isteğiydi. bir çocuğu önce baba isteyecek ya. annelik zaten testte ikinci çizgiyi gördüğü an yükleniyor kadına. babalık öyle değil, zamanla oluyor. isterse çocuk bilimci olsun hiçbir erkek istemediği çocuğa doğru dürüst babalık yapamaz. benim bu enjektör kadınlarında takıldığım nokta bu, baba sevgisinden mahrum bir çocuk dünyaya gelecek, bunu nasıl göze alıyorlar, günah ya.

    bir de evlenmek için enjekte edenler var. şunu herkes kabul eder, bebek evliliğe giden en hızlı yoldur. hadi enjekte ettiği sperm gitti dölledi yumurtayı ve bebek oldu, evlendiler diyelim. bundan sonra ne olacak hiç düşünmezler mi? hayatını çocuk yüzünden (üstelik enjekte çocuk, şırıngadan kendi imkanlarıyla) kendisiyle evlenmiş bir adamla geçirecek ya iğrenç. bunu yapan da kadın yani dünyanın ve kainatın en hassas, en kaprisli, en incelikli, en nadide varlığı. sorsan çiçektir. ne tür bir çiçek ağzından şırıngayla sperm çeker yaa.

  • 43. evrenler arası aşk yaşamanın mümkün olması

    okuduğum en şahane makalelerden birinde savunulan durum. argüman kısaca şu; eğer dawid lewis'in mümkün dünyalar teorisi (ve modal mantık) doğruysa, mümkün evrenler arasında uzak mesafe aşk ilişkisi de yaşamak mümkündür, çünkü bu mümkün evrenlerin birinde tam sizin kafanızdaki kişi varken, aynı şekilde tam olarak sizin özelliklerinizi düşleyen bir mümkün kişi de vardır. hatta onunla iletişime geçmek bile mümkündür, siz ona bir mektup yazarsanız -o kişi tam olarak sizin yazacaklarınızı bilecedüşüneceğinden dolayı- sizin mektubunuzu okuyabilir, dahası size aynı yöntemle cevap da verebilir.

    yani diyor ki yazar: yalnızlık zorunlu değil, yeter ki evrenler mümkün olsun.

    edit: bunu uzaylı diye anlayanın kafasına uzaylı kadar taş düşsün...

  • 44. gökhan gönül

    fenerbahçenin resmi ağızdan teklifi:

    ""gökhan, 1 milyon 710 bin euro garanti para alıyordu. maç başı da yaklaşık 20 bin euro alıyordu. bu sene bizden istediği ücret 2 milyon 750 bin euro garanti para, diğer şartlar aynı artı menajerine 500 bin euro istedi. yani 3 milyon 550 bin euro'ya yakın bir para. bu ücreti fenerbahçe artık veremez. önerimiz 2 milyon euro artı diğer şartlarına 'evet'ti. en son ilhan bey, '2 milyon 250 bin euro'ya çıkartalım, arkadaşlarla aradaki farkı biz hallederiz.""

    beşiktaş kap açıklaması: gökhan gönül ile anlaşmaya varılmıştır. buna göre oyuncuya;

    -2016-2017 sezonunda 1.750.000 avro,
    -2017-2018 sezonunda 1.750.000 avro,
    -2018-2019 sezonunda 1.700.000 avro,
    -2019-2020 sezonunda 1.650.000 avro garanti ücreti ödenecektir.

    ayrıca oyuncuya görev aldığı müsabakalarda puan başı 4.000 avro ödenecektir.

    beşiktaşın 2.5 puan ortalama ile oynadığı yerde(çok iyi rakam) maç başı 10.000 euro alıyorken fenerbahçede 20.000 euro alacaktı.

    harici diğer tüm şartlara da tamam demiş fenerbahçe.

    hala burada parayı seçti diye elinde hesap makinesi 3 yılda bu kadar 4 yılda bu kadar saçmalayan çocuklar var. çocuk diyorum çünkü yetişkin insanlara benzemiyor yaptıkları benzetmeler hesaplar.

    fenerbahçeden nefret ettiğinden beşiktaşın renklerine aşık olduğundan veya kendinizi inandırmaya çalıştığınız para sebebiyle gelmedi beşiktaşa. vaktinde maskesini takıp gezdiğiniz zat yüzünden geldi.

  • 45. arda turan

    el clasico'da gol atan ilk türk olamadı ama en azından "gol yediren" ilk türk oldu, bu da bir şeydir!

  • 46. 40 yaşında işsiz kalmak

    hoş birşey değildir ve son derece tatsızdır.

    zira 40-50 yaş arası, insanın meslek hayatının en tepe dönemidir. başka bir firmaya gitse hak ettiğini alamayacak, hak ettiği pozisyon açan firmalar da üç kuruş "cost reduction" tiyatrosu uğruna daha ucuza adam bulmak için junior tercih edeceklerdir 40 yaşlık pozisyona.

    düşmanıma vermesin allah. ekmek parası zor bu devirde.

  • 47. 3 aralık 2016 fenerbahçe beşiktaş maçı

    şuraya milyon defa yazılan "tosiç atılmalıydı" "tosiç kart görmeliydi" "sow'un golü ofsayt değildi" gibi sıçmıklara yazılan cevapları bile "beşiktaş mağdur" diye anlayan spastiklerin yorumladığı maç.

    bak canım kardeşim, burada yazan beşiktaşlıların %95'i sizin saçmalıklarınıza "onu da atmadı, buna da kart vermedi" diye cevap yazıyor. şurada "beşiktaş hakem sayesinde 1 puan aldı" diyen 100 tane sarışın kardeş varken belki 2 tane "fb hakem sayesinde 1 puan aldı" diye beşiktaşlı vardır.

    mahmut uslu gibi nefes aldığı her saniye ağlayan, zırlayan, ona buna bulaşan bir yaratığı bünyede barındırırken hala millete "mağdur" "ağlak" diyebilmek için doğaüstü bir yüzsüzlük lazım. o da sizde var çok şükür...

  • 48. 10 ülke gezip kendini gezgin ilan etmek

    o da kendini öyle mutlu hissediyor demek ki? hiç kimseye bir zararı olmayan bu durum bazı insanları neden rahatsız ediyor, bilemiyorum çok mu mutsuzsunuz? kişinin, en basiti yahu kendi hakkındaki düşünce özgürlüğünden ibaret basit bir şey. o kişi kendisinin gezgin olduğunu düşünürken mutlu oluyor demek ki. birilerinin küçük şeylerle mutlu olabilmesi lütfen artık başkalarını rahatsız etmesin yahu. ben bir araba jantıyım. varsa itirazı olan gelsin karşıma.

  • 49. mustafa reşit akçay

    osmanlıspor- karabukspor maçı sonrası devletimiz bir vergi memuru yollasın 20.000 dolar vermeye hazırım dedi.

    sanırım toplum olarak kokuşmuşluğun dibine vurduk.

    vatanseverlik, yardimseverlik, hayırseverlik ele ayağa düşmüş..

    yapılan iyilikler, yardımlar gözümüzün içine sokula sokula yapılıyor.

    çol samimi isen hocam gidip yapsaydın ekran başından borozanlık yapmaya gerek yok.

    tabi mensubu olduğun camia gereği yalakalık yaparak ne elde edeceksin şaşıyorum.

    yoksa terim sonrası milli takıma mı göz kırpırıyorsun?

  • 50. rusya iran ve çin bize tl üzerinden ödeme yapsın

    çok gaza gelip yapacağım uygulamadır. işte zaman içinde oluşması muhtemel sorularım:

    bu konuda rehber dokümanları yayınladınız mı?

    pazar sabahı itibariyle ekonomi bakanlığı'na telefon etsem, ben rusya'ya mal göndereceğim, dolar kullanmak istemiyorum nasıl yapayım? desem bana verilecek cevabın bir prosedürü var mı?

    dilini bilmediğim rus ve çinli ticaret ortağıma konuyu anlatacak rusça ve çince broşürleri nereden indirebilirim?

    ben kurumsal bir ihracatçıyım ve distribütör müşterilerim ile en az 5 yıllık sözleşmelerim var. bu sözleşmeleri nasıl değiştirebilirim?

    yerli para ile ticaret mantığına göre düzenlenmiş sözleşme örnekleri türkiye ihracatçılar merkezi (tim) web sitesinde var mı?

    ihracatçı birliğimin, benim olası rekabet gücü değişimime ilişkin raporları nerede? web sitelerinde bulamadım da?

    tim akademi seminerine katılmıştım bir kaç ay önce neden orada bundan hiç bahsedilmedi?

    eximbank ruble-tl ticaretine sigorta yapmıyor. hadi resmi emir ulaşmadı, ahaber de mi seyretmiyorlar?

    ben yine de emir telakki ettim ve rus bankasına türk lirası iletmeye çalıştım. ancak sistemlerinde türk lirası tanımlı değil. ne yapacağım? (taşıma işi için.)

    benim türk bankamda da ruble tanımlı değil nasıl olacak?

    yok ya çok gaza geldim, ruble alıp çantayla yollayacağım. ama o kadar rubleyi nereden bulacağım? hem o da türk lirası için zararlı değil mi?

    rus taşıma firması paraları geri göndermiş, bir de ödeme yapmadığım için tahkim davası açmış. tazminata devlet yardımcı olur mu?

    neyse malı gönderdik bir şekilde, karşı tarafa parayı tl ile gönderin diye emir geçtim. olmaz! dediler. nasıl ikna edeceğim?

    sorun yok o zaman ruble gönderin dedim. hemen evet dediler. rubleler çanta içinde geldi. nerede bozdurabilirim?

    bana muhtaç olan bir küçük dağıtımcımı tl ile ödeme için ikna ettim. ancak parayı çok geç gönderdi ve o arada türk lirasının değeri düştüğü için zarar ettim. karşılamazsanız helal olsun ama zararımı karşılayacak bir sigorta sistemimiz var mı?