debe başlıkları

Ekşi Sözlük Debe Listesi

Rastgele
Hepsini aç
  • 1. akp'nin gerçekten ülkeyi kalkındırması

    (bkz: #63498845)

    he he muhalif. evet.

  • 2. tanrıya karşı yapılacak savunma

    savunma mı?

    2. dünya savaşında yahudi bir mahkumun duvarında bulunduğu iddia edilen yazı;

    "if there is a god, he will have to beg my forgiveness.”

    ekleme: ingilizcesine denk geldiğim için o şekilde paylaşmıştım.

    orijinali: "wenn es einen gott gibt muß er mich um verzeihung bitten."
    türkçesi: "eğer bir tanrı varsa benden af dilemek zorunda kalacak."

  • 3. mahşer günü herkesin toplanıp tanrıyı linç etmesi

    olm tanrı götünüzden kan alır yapmayın.

    hayır orada götünü böcekler yemiş halde seni uyandırana ne yapabilirsin lan? ben gider tanrıdan yana olurum. bu devirde güçlüden yana olacaksın.

    hadi diyelim tanrı gitti, yerine kim gelecek? kılıçdaroğlu mu? adamda ilahlık vasfı yok bir kere.

  • 4. yeni köprüler pahalı değil eskileri ucuz

    yeni bir "zam değil, güncelleme" vakası.

    az önce tv de gördüğüm habere göre, ulaştırma bakanımız, yeni köprülerin pahalı olmadığını, eskilerin yurtdışı emsallere göre ucuz kaldığını belirtmiş.

    ek: yazılı kaynak

    madem yurtdışını emsal alıyoruz, sayın bakana sormak istiyorum;

    dünyanın en ağır ötv vs. vergisi ile araç alınan ülkedeyiz. adeta bir araba alan bir de devlete alıyor. neden bunun için yurtdışını emsal almıyorsunuz?
    norveç te elektrikli araçlar ücretsiz olarak şarj ediliyor, vergileri yok ya da yok gibi. neden bunu da emsal almıyorsunuz?
    son olarak; sizce vatandaş mı devlete hizmet eder, devlet mi vatandaşa hizmet eder?

  • 5. 16 ekim 2016 türk hava yolları rezaleti

    müşteri bilinçsizliğinin de rol oynadığı, tam olarak rezalet olarak niteleyemediğim durumdur.

    öncelikle, uçuş kapısı istanbul saati ile 11:03 gibi 207'den 202'ye değiştirilmiş.

    kanıtı burada.

    uçağın kalktığı saat 12:54.

    onun kanıtı da burada .

    kalkıştan 30 dakika önce kapıların kapandığını varsayarsak, 11:03'ten 12:24'e kadar uzanan bir süre var. 202 numaralı kapı ile 207 numaralı kapı arasındaki yürüyüş mesafesi en fazla 10 dakika. kapı değişikliği ile kapıların kapanışı arasındaki süre 80 dakika.

    bu arkadaşın bahsettiğine göre kafası karışan grup topu topu 9 kişi.

    bu seferi gerçekleştiren airbus a321 uçağının thy konfigürasyonu 180 kişiden fazla yolcu alıyor.

    thy'nin son basın açıklamasında verilen ortalama doluluk oranı %74 civarında. şuradan görülebilir...

    bu rakamları kullanarak uçakta ortalama 130'dan fazla yolcu olduğunu düşünebiliriz.

    yolculardan %93'ü kapı değişikliğine rağmen uçakta yerlerini almışsa, biraz da kalan %7'nin nerede hata yaptığını düşünmek lazım.

    ben bu tip tek taraflı rezaletlere pek itibar etmiyorum.

    evet, boston'da pazar sabahı. yeni kahvaltı yaptım. işim gücüm yok :)

    edit: evet, babaanne - dede konfigürasyonu da probleme katıldığı için bunu da düşünelim. öncelikle, uçağı kaçırır kaçırmaz, sözlüğe demeç veren elemanın babaanne ya da dede olmadığı belli. benim tahminim, 20'li, 30'lu yaşlarında bu insanlar. dahası, 100'ün üzerinde yolcu ile havalanmış uçakta bizim "rezalet" grubunun babaannesi ya da dedesi yaşında olması muhtemel insanların varlığı da neredeyse kesin gibi. yani babaanne-dede mazereti kullanan sosyal medya gençliği buraya entry girerken, gerçek babaanne ve dedeler uçağa binmiş.

    ve son olarak... uçak planlanandan neredeyse 20 dakika geç kalkmış. o 20 dakika içinde bu 9 kişinin aranmadığı, anons edilmediği, beklenmediği ne malum? bu uçuşun planlanan kalkış saati 12:35. son 7 günün ortalama kalkış saati 12:38. yani hayli dakik bir uçuş. ne hikmetse bugün 12:54'te kalkmış. evet, bence anons filan olmuş. bu 9 kişi beklenmiş.

    dediğim gibi... tek taraflı olarak kaleme alınmış, tatminkarlıktan son derece uzak bir rezalet söz konusu. hatta bence bu 9 kişiye sahip çıkan bir babaanne ya da dede olsaymış güzel güzel uçaklarını yakalarlarmış. babaanne / dede deyip geçmeyin. hepsi son derece uyanık. eski toprak. onlar bilir işlerini.

  • 6. 16 ekim 2016 fb tv maç sonu yayını

    dünyanın en ilginç yayınlarından biri olmaktadır.

    maçı stüdyodan izleyen taraftarlardan biri, "sevinmek için çok sebebimiz var illa galip gelmemize gerek yok, mesela ısıtmalı bi' stadımız var" ifadesini kullandı.

    (bkz: fenerbahçe ne güzel lan sıcacık)

    link

  • 7. kenan sofuoğlu'nun yine çocukları yenmesi

    ikinci lig değil, 4.lig gol kralıdır.
    1. moto gp (özel üretim yarış motoru 1000cc)
    2. moto gp2 (özel üretim yarış motoru 600cc)
    3. superbike (modifiyeli cadde motoru 1000cc)
    4. supersport (modifiyeli cadde motoru 600cc)

  • 8. bir öğretmenin kalitesiz olduğunu gösteren şeyler

    akp'li olması.

  • 9. yurtdışında yaşamak

    normalde pazartesi sabahi sendromu, cuma aksami mutlulugu olan biri degilim ama pazar gunleri uyandigimda gune mutlu baslarim hep.

    karsi apartmanin tam benimki hizasindaki dairede bir teyze yasiyordu. iki yil boyunca her pazar sabahi bu bayragi asiyordu, bugun oldugu gibi:

    http://i.hizliresim.com/e39avb.jpg

    yurt disinda yasadigimiz icin nadiren karsilasilan boyle seyler hosuna gidiyor insanin. iki yillik komsuyuz fakat neden sadece pazar gunleri bunu yaptigini merak ediyordum. ayni apartmanda olsak belki kapisini calar, kahvesini icerdim de, durum bu sekilde olunca sadece pazar sabahlarina mutlu uyanmakla yetindim uzun zaman.

    yaslica biriydi. ara ara balkona ciktiginda gorurdum. babanne minnoslugu vardir ya hani. aynisi iste. bundan bir ay kadar once teyze yine biraz rahatsizlanmis olacak ki, ayda bir eksik olmayan ambulans yeniden gelmis goturmustu fakat bu defa diger gun getirmedi. bir hafta oldu, bir ay oldu getirmedi.

    bir aydir pazarlarim bayraksiz geciyordu. yokluguna alismasi zor oldu. bugun uyandigimda bir baktim ki bayrak yeniden asilmis. cok mutlu oldum. iyilesmis teyze dedim. durumu facebook sayfamda anlatinca, arkadaslarim "gitsene ziyaretine oglum yaa" dedi hep bir agizdan. cesaretimi toplayip nasil becerdiysem kendimi karsi apatmanda buldum hasta ziyareti edecegim resmen.

    kapiyi bir adam acti, ogluymus. durumu basindan anlattim ayakustu, boyle boyle dedim iste en sonunda geldim. iceri buyur etti sagolsun, esi ve cocuklari da vardi ama teyzeyi goremedim salonda. herhalde icerde yatakta dinleniyordur dedim kendi kendime cunku bayrak var disarida. sonra basimdan asagi kaynar sular dokuldu "gectigimiz pazar kaybettik annemi" deyince.

    "ama bayrak disarida?" dedim, "hep o asardi pazar gunleri."

    anlatmaya basladi: "annem buraya kirk sene once, daha yirmi yasinda bile degilken gelmis istemeye istemeye. ondan sonra evlenmis, biz olmusuz, duzen kurulmus, is-guc derken bir daha mumkun olmamis ve geri donememis. annemler turkiye'den ciktiktiklarinda bir pazar gunuymus. icine dert olmus geri donus yapamamak ve neredeyse on yildir her pazar gunu bu bayragi asip gecmisi yad ederdi. ataturk'u, turkiye'yi hep cok sevdi. hepimize asiladi. simdi gelenek haline getirdigi bu bayrak gorevi bize gecti ve anisini yasatiyoruz. yine her pazar bizim tarafimizdan asilacak. cocuklarim da benden sonra asmaya devam edecek." dedi. bir yandan dinliyorum, diger taraftan dokunsalar aglayacagim gozlerin dolulugundan adami goremiyorum, kirpmaya korkuyorum. "hic komsum yok" diye mizmizlik ediyormus. "keske onceden gelseydin buraya ve tanissaydiniz" dedi. daha kotu oldum.

    "bilseydim gelmez miydim hic?" diyebildim sadece. teyze ile tanisamamak hayatimin sonuna kadar icimde yara kalacak sanirim.

  • 10. 2016 ekonomik krizi

    kriz yok diye bağıran müşterilerimizin birine vadesi gelen çekini ertelemeyeceğimizi söyledik, adam bütün müşterilerinin çeklerini 6 ay ertelettiğini, müteahhit ödemelerinin artık daire ile yapıldığını, bankaların teminat mektubu vermediğini söyleyip 3 ay erteleme yapmazsak çeki ödeyemeyeceğini söyledi. kriz filan yok diye de bağladı. öyle olmayan bir kriz işte.

  • 11. 16 ekim 2016 belediye kayyımının öldürülmesi

    devlet tarafından atanan görevlinin öldürülmesi hadisesidir. şerefsiz yavşakların ''akp kayyımı'' diye lanse edip yapılan terörizmi legal ve haklı gösterme çabası akp ye olan nefretimize rağmen yiyeceğimiz bir şark kurnazlığı değil. şerefsiz terörist partinin şerefsiz belediyelerinin şerefsiz pkk ya destek vermesine bu devlet göz mü yumacaktı?

    şerefsizleri bir kenara bırakırsak.sap ile samanı da ayırırsak. devletin görevlisi öldürülmüştür ve burada onu koruyamayan devletin zaafiyeti vardır.

    edit: ilk entry editlenmiş

  • 12. akp'nin ahlaksızlığı bitirmesi

  • 13. beyaz futbol

    rasim'in açıklayacağı isim john benjamin toshack.

    (bkz: toshack)
    (bkz: dick)

  • 14. 16 ekim 2016 fenerbahçe alanyaspor maçı

    fenerbahçe futbol takımının türk basketboluna yaptığı katkı cidden yadsınamaz.

    elde avuçta bişey kalmayınca, heriflerin basketbola ilgisi arttı. kahvede okey oynayan dayılar we have obradovic diye geziniyor amk.

  • 15. 16 ekim 2016 gaziantep patlaması

  • 16. 15 ekim 2016 pegasus rezaleti

    20 dk kala uçağa check in yapan müşteriye müstehak rezalet. adamlar check-in'i yarım saat kala kapattığını ve uçuştan en az 1 saat önce havalimanına gelmeniz gerektiğini bilet alırken belirtiyor zaten. bilet almak uçakta koltuğa sahip olmak anlamına gelmez, check in yapınca koltuk atanır. o saatte kapı açılmış ve çoktan yolcu alımı başlamıştır bile.

    öz adıyaman turizm mi bu 18 dk kala yolculuğa geliyorsun?

    edit: ss geldi sıcak sıcak: http://i.hizliresim.com/y4zp9a.png

  • 17. dünyada bu kadar aç insan varken hayvan beslemek

    işyerimdeki hayvanlara mama ve su bırakırken, etraftaki cahil moronlardan, hayvanı kıskanan tiplerden duydugum önerme. adamlar hayvanı kıskanıyo ya resmen, bana : "kedi olmak varmış anasını satiim, bedava ye iç yat" diyo, allah'ın ayısı.

    hayatta tek kuruşunu kimseye vermez, adi şerefsiz, ama bu hayvana verilen aylık 30-40 lirayı kıskanır resmen.

    hadi mama parayla madem, ondan geçtim, su bedava ama, ac hortumu doldur, hayvan içsin. onu niye yapmıyosunuz? ben olmasam hayvanlar susuzluktan ölücek lan!
    aksama kadar bahcede sigara içip, geyik muhabbeti yapıyosun, eğil de hayvana bi su ver. ama yooook maksat üzüm yemek, degil bagcıyı dovmek.

    not: 1-2 ayda bir, 67.25 tl 'ye, 15 kiloluk micho kedi maması alarak işyerindeki 20 tane kediyi doyurabiliyorum. aylık ortalama 30- 40 tl oluyo. bu parayla öğrenci okutacak halim yok di mi denyolar.

    (bkz: sokak hayvanını kıskanan cahil denyolar)

    edit: adamın aylık sigaraya verdiği para 300 tl ye yakın. içkisi de olsa sen düşün. esas kendileri gitsin cocuk okutsun.

  • 18. türk fındığının en tehlikeli gıda olması

    adamlar aflatoksin demiş, biri gelmiş radyasyon diyor, diğeri siyanür diyor, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak tam olarak bu işte.

    aflatoksin denilen şey küflerin ürettiği bir madde. bazı türlerinin son derece kanserojen olduğu tüm dünya tarafından kabul ediliyor. miktarının yüksek olması depolama hijyeninin kötü olmasına bağlı. depolama şartlarını nasıl iyileştiririz diyeceğimize büyük resmi gören dayılar gibi muhabbet etmeyi gerçekten anlamıyorum.

  • 19. şişmana sordun mu

    şunu standart dandik bir youtuber yapsa 38 izlenir, burada dalga geçmek için bile başlığı açılmaz. cem yılmaz boklayıp prim yapayım derdinde değilim de şimdi ne ki lan bu? böyle espriyi ben kardeşime yapamıyorum üç gün benle iletişimi keser.

  • 20. ben nasıl cesaret etmişim buna denilen şeyler

    16 yaşındayım,tek başıma şehri keşfetmek gibi bir huyum var,arkadaşlarıma ailemleyim,aileme arkadaşlarımlayım diyerek arazi oldum o gün.
    tekin olmadığını bildiğim bir semtte gözlemeci-kahvehane ama kadınlı erkekli bir kutlamanın yapıldığı bir yere denk geldim.süslenmiş dışarısı;aynalar,boncuklar beğendim fotoğrafını çekiyorum.
    işte o an farkettim ki içerdeki herkes bana bakıyo.bir kadın bir adam bana doğru yürümeye başladı içerden,sıçtım,adamın belinde silah var.turist sanmışlar beni,hello welcome falan diyerek içeri buyur ettiler,bakın yedi yaşından itibaren ingilizce öğrenmeye başladım ama ben bile öyle konuşabildiğimi bilmiyordum adeta bülbül misali şakıyorum ama kimse bi bok anlamıyo,yinede işimi sağlama aldım italyanım sandılar.
    türkün misafirperverliğini ben orda gördüm.çiğ köfte,içli köfte,baklava özellikle bir börek yedim tadı hala damağımda,halay çektim "hemende öğrendi" diyolar bide,çüş.dört saat takıldım orda,asker dönüşü kutlanıyordu,fakat biliyorum ki eğer türk olduğumu anlasalardı o denli nazik ve sevecen davranmazlardı.bunuda kimseye anlatmamıştım.

  • 21. aziz yıldırım

    tarihin en iyi ve başarılı galatasaray başkanı.

  • 22. istanbul kuzey ormanları'nın imara açılması

    ulan yapmayın ya. hakikaten yapmayın. siz gideceksiniz bir gün. olan geride kalanlara olacak. yapmayın arkadaş.

  • 23. devlet bahçeli

    sinan oğan'ın "başkanlığı halk oyuna sunuyoruz da, genel başkanlığı delege oyuna neden sunmuyoruz?" tweeti ile yine aklıma gelen akp destekçisi..

    http://www.yenicaggazetesi.com.tr/…risi-148306h.htm

  • 24. türk yahudilerin çocuklarına koyduğu isimler

  • 25. robin van persie

    takıma alıştığı gün, ozan tufan teknik direktör olmuş olacak.

  • 26. i love damascus

    savaşın fitili ateşlenmeden önce dünya huzur indeksinde 75 ile 92. sıra arasında olan ülkenin eski günlerine dönüş sinyalleri verdiğini gösteren etkinlik.
    türkiye küresel huzur indeksinde 110. sıradan yukarı çıkamamış ve şuanda da 163 ülke arasında 145. sırada.
    daha önce de dediğim gibi esad ülkesinin bölünmesi karşılığında ne kadar işe yaramaz tip varsa bize kitleyip kendisi, eğitimli kesim ile şam'da refah içinde yaşamaya devam ediyor.
    bunu istese yapamazdı. ama bir anda en az 3 milyon ise yaramaz adamı ülkeden gönderme fırsatı buldu ve kullandı.
    arkasında da gerçekten dürüst, hesap yaparken bile müttefik devletlerini satmayan rusya'yı aldı. rusya da hakikaten bir defa bile geri adım atmadı ve hep korudu.
    'topraaaaak' gibi bir saplantısı olmadığı için de herşey onun istediği gibi gitti.

  • 27. albaydan milli güvenlik dersi almış efsanevi nesil

    "peki hocam bizim hiç mi nükleer silahımız yok? bonba gibi bişi falan?" sorusunun ısrarla sorulduğu derslerdi. bol bol komplo teorileri sorulurdu bizim albaya. adam da ısrarla "türkiye cumhuriyeti'nin kendini savunacak gücü vardır." diye cevap verirdi. işte böyle ısrarlı sorulara bile sabırla cevap veren bir adamdı. iyi bir adam, iyi bir öğretmendi. müfredat neyse onu anlatır, geri kalan zamanda da soruları cevaplar, bizimle sohbet ederdi. öyle tekmil falan da istemedi hiç. hatta ilk ders kendini tanıttı, bizi tanıdı. "sorusu olan var mı?" diye sordu. arkadaşın biri "tekmil vercek miyiz komtanm?" diye sordu. o da "gençler burası kışla değil. siz de asker değilsiniz. siz öğrencisiniz burası da okul. ben de burada öğretmenim. bana öğretmenim ya da hocam diyebilirsiniz ama bana burada komutanım demeyin." demişti. işinden dolayı gelemediği bir hafta olduğunda, ertesi hafta derse girince gelemediği gün için özür dilerdi.
    öyle bir albaydı kendisi.

  • 28. beşiktaş

    yosmaları ve paralı köpekleri aynı potada eritip siken camia

  • 29. kenan sofuoğlu

    bazı algı yönetmenleri tarafından yine dünya şampiyonu ilan edilmeye başlanan şahıs, tekrar tekrar söylüyorum kendisi motor sporlarının amatör liginde şampiyon olup duruyor.

    hayatta en gıcık olduğum şeylerden biri saçma sapan organizasyonlara katılıp kendini dünya şampiyonu olarak lanse etmeye çalışan kişilerdir, adam wushu dünya 2. siyim diyor dünya ikinicisi olduğu ağırlık kategorisinde 3 tane sporcu var, 3. olsaydın amk.

    bu kenanda da aynı algı yaratılıyor yoksa ben adama motor sürmeyi bilmiyor falan demiyorum supersport da yarışmak için de eminim ki belli bir yetenek gerekiyordur ama kimse kusura bakmasın motogp de birinci olmadıkça kimse dünya şampiyonu falan olmuyor akıl ve mantık ölçülerine göre.

    kendisinin iktidarla arası son derece iyi, istediği üst kategoriye çıkmak için sponsor vs bulmakta sıkıntı yaşayacağını sanmıyorum, eğer yaşıyorsa da lütfen darkside da olduğunu anlasın artık. adamı sömüre sömüre iliğini kuruttular motogp de yarışacak motosiklet sağlayacak sponsor bulamıyor öyle mi! işte ben buna gülerim.

    tabi şöyle de birşey var bizim halkımız algı yoksunu olduğu için derya büyükuncu gibi marsel ilhan gibi başa güreşip altta kalan sporculardansa başaltı güreşip dünya şampiyonu olan kenan gibi sporcuları tercih ediyor eğer sebep buysa saygılar kenan, yaptığın şeye devam et.

  • 30. musul operasyonu

    - müttefik amerika bizi istemiyor, bizim yerimize pkk'nın türevleriyle iş tutmayı yeğliyor. bize karşı kullanılacağını bile bile silahlandırıyor.
    - iran'ın suriye ile sınırı bile yok, güney hattımızda hatay'dan hakkariye kadar hiç bir şii unsur yok. buna rağmen bölgede bizden daha fazla söz sahibi.
    - rusya uçağının düşürülmesini affetmesinin karşılığında bir sürü ödün koparmış, doğalgazını kakalamış, esad ile barışı dayatmış.
    - ırak'daki şii yönetim ülkesinin haline bakmadan türkiye'yi aşağılayabiliyor,
    - geri zekalıca bir mezhep siyaseti yüzünden, bölgedeki yarısı şii türkmenleri bile kaybetmişiz.
    - burada ''misak-ı milli'' diye ağlaşırken, musul operasyonuna bırakın bizi, bizim eğittiğimiz milisleri bile dahil etmiyorlar. ancak zavallıca '' sen kimsin yaa '' çekebiliyoruz.

    halimiz bu. şimdi dünyada kalan tek dostumuz katar'la öso denen çapulcu sürüsü. gelsinler hakkımızı savunsunlar. bize destek olsunlar bakalım.

  • 31. rusların en iyi olduğu konu

    çay kültürüdür.

    birkaç aydır rus klasiklerine verdim kendimi. istisnasız tüm roman karakterleri çay manyağı. sürekli semaver kuruyorlar. en zor anlarda bile çay içmekten vazgeçmiyorlar.

    örneğin, dostoyevski'nin ünlü yapıtı suç ve ceza romanının başkahramanı olan raskolnikov. 2 kadını öldürmüş baltayla. polisler ve sorguçlar delil arıyorlar, üstünde psikolojik baskı kurup sorguya çekiyorlar onu. sürekli sıtma nöbetleri geçiriyor. annesiyle kızkardeşi petersburg'a gelmiş, kafasında deli sorular, günlerdir boğazından aşağı bir lokma geçmemiş; bu kadar dert tasa var ama o kıç kadar odasına geçince "nastasya çay var mı" diye soruyor. sonra razumihin'in yanına uğruyor. onun da sefaletten götüne giyeceği don yok. tüm eşyaları rehinde. "dur sana bi çay koyim" diyor. lan çayın sırası mı?

    acaba çay hala rusların vazgeçilmezi mi diye düşünürken tv'de rus yapımı maşa ile koca ayı isimli çizgi filmine denk geldim geçenlerde. bizim trt'de de gösteriliyor sabahları. oradaki koca ayı karakteri semaveri yanından ayırmıyor. aha böyle :)

    diyeceğim şu ki; sosyal medyada yapılan onca çay geyiğine rağmen çay konusunda türkler, kesinlikle rusların eline su dökemez. adamlar içki masasında bile çayı ayrıca içiyorlarmış.

    bizim tanzimat sonrası ve cumhuriyet dönemi eserlerini de çokça okudum ama hiçbirinde "bir çay koy da kendimize gelelim azizim" diye bir şeye denk gelmedim.

    çay, rus kültürünün kadim bir unsuru. biz ise çayı çok sevsek de galiba daha sonradan haşır neşir olmuşuz.

    edit: arkadaşlardan gelen mesajlar üzerine bir iki ek bilgi.

    1) neuron arkadaşın hatırlattığı üzere osmanlı'dan beri bizde çay değil kahve kültürü hakimmiş. ayrıca 3-4 nesil öncesine kadar bizde çay lüksmüş.

    2) ssgnin yegeni arkadaşımıza göre çizgi filmde yapılan vurgu çay değil "semaver"miş. semaver zaten rusların simgesiymiş. ayrıca semaver, rusça bir kelimeymiş.

    sama=kendi
    var(it')=kaynamak

    samavar'dan semaver olarak bizim dilimize de geçmiş.

    3) manzikert nickli yazar, türklerin çay kültürünün ruslardan daha eski olduğunu belirtiyor:

    "rusya(muskovi beyliği) 1400'lere kadar küçük kabile gibi. türk hükümdarların boyunduruğu altında yaşıyorlar. çay da çin kültürüne ait bir içecek. malum türkler milattan önceki çok kadim zamanlardan beri çinlilerle bir arada. haliyle çay bizim kültürümüzde daha eski bir içecek. çay nemli bölgelerde ekiliyor, rusya'da çay yetişen bir yer bile olduğunu sanmıyorum.

    mesajı yazdıktan sonra baktım. 1638'de gelmiş çay rusya'ya"

    4) ceburaska nickli arkadaşımız ukrayna'dan bildirdi:

    "evet çay hala rusların vazgeçilmezi. ben ukrayna'da yaşıyorum, ilk geldiğim zamanlar çok şaşırmıştım. adamların her koşulda çay içmelerine. en ağır içki masasında bile çay vardı. sabah, öğlen, akşam. ama her zaman yanında tatlı bi şeyler. o yüzdendir ki kırsalda bir sürü eksik dişli tip dolanır ortada. hepsi çay ve tatlı düşkünlüğü sonucu."

    medeniyet -> ceburaska: bizim gibi mi içiyorlar? yani demek istediğim hani biz iki demlik yapıyoruz ya, birinde dem diğerinde sıcak su. onlar da öyle mi içiyorlar?

    "hayır bizim gibi değil. demlik çaydanlık altlı üstlü degil. porselen çaydanlıkta demliyorlar. ayrı bir çaydanlıkta su kaynıyor. sonra demlikte demliyorlar ama demlik tek başına duruyor. buharda demlenmiyor. çayı türk çayı gibi değil. bardakta da demlenir, iki dakikada. seylan cayi gibi çaylar."

  • 32. lise hocalarına yıllar sonra söylemek istenenler

    vildan hoca,
    kimyacimiz. sifirci vildan. okul kursuna gelmiyorum diye ilk dönem beni bıraktın. lan ne kursu babam zor bela gecindiriyor evi. annem okula geldi seninle konuşmaya. ılla ki kursa gelecek dedin. kadin yüzüğünü satti beni kursa yollamak icin. nasil bogazindan gecti o haram lokmalar. paragöz, halden anlamaz insan.
    senin gibiler yüzünden öğretmenlerin adina leke sürülüyor iste.

    hür hocam,
    sen lise hayatimin en baba hocasisin. sen oyle etkiledin ki beni oyle dürüst öyle mert oyle iyi bir insansin ki diger hocalara lanet ettim.
    senin sayende edebiyat okudum. senin yolunda ilerledim ben de öğretmen oldum. ızini kaybettim sonralari. keske okusan bu yazdigimi.

  • 33. enes ünal

    gözüme çomar görünmeyen tek türk futbolcudur.

  • 34. 2016 önlisans kpss

    ekşi sözlük'teki herkesin kurumsal bir firmada çalışan, üniversiteden lisans derecesinde mezun olan, aylık geliri 5000 lira üzeri olan kişilerden oluştuğu için sözlükten kimsenin girmediği sınavdır.

  • 35. 15 ekim 2016 tübitak iha yarışması rezaleti

    başarılı çalışmalarını uzun süredir takip ettiğim bir ekibin diskalifiye edilmesiyle haberdar olduğum rezalet...
    bilim yuvası olması gereken tübitak'ın getirildiği durumu gözler önüne seren içler acısı yarışmadır. öğrenci yarışmacıların tasarladıkları ihaları uçurması ve motive olması için düzenlenen bu yarışma adeta bir beyin göçüne teşvik programıydı. yarışma ev sahibi gebze teknik üniversitesinin sağladığı tüm imkan ve ikramlara rağmen yarışma jürileri ve hakemler tarafından adeta katledildi. ufak tefek hatalar yüzünden yarışmacı ekiplerin diskalifiye edildiği yarışmada sabit kanat kategorisinde 6 günlük yarışmanın ilk 5 gününde sadece 1 takım puan alabildi. yarışmanın son gününe girilirken puan alabilen ekibin de puanı, uçuş sırasında etrafından dolaşması gereken noktaya gitmeye niyetlenmediği bahanesiyle iptal edildi. son gün yani 15 ekim cumartesi günü ise, çok sevgili yarışma organizasyon komitesi tasarım raporu puanlarına ülkemize gelmeleri için 100 tam puan verdikleri bangladeş ve katar takımlarının uçuş yarışmasına uçak getirmeden ikincilik ve üçüncülük derecelerini alacaklarını fark etti. bunun sonucunda, önceki gün puanını kırdıkları ekibin puanını geri verip, öğle saatlerinde hiçbir dönüş noktasına uğramadan alanda dönen polonya ihasının uçuşunu (başarısız olduğu anons edilmesine rağmen) geçerli saydılar. sonuçta sadece ilk üç takımın puan alabildiği, kürsüye birilerini çıkartmak için 40 takla atan hakemlerin olduğu, inanılmaz nezaketsiz davranışlarda bulunan jürilerin yarışmacılara köpek çektiği bir yarışma oldu. emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.

    aynı zamanda canlı yayın görüntülerinin mobese kamerasını andırdığı, havada uçak görülemeyen uçuş yarışmasıdır. tüm organizatörleri kutlamak gerekiyor.

    yarışmacı olarak katılan 4 kilogramlık ihalara 180 derecelik dönüş yapmaları için bir binanın önünün gösterildiği, gebze teknik üniversitesi kütüphanesine üç farklı iha tarafından kamikaze yapılmış yarışmadır. yarışma alanındaki binalar sorulduğunda orası zaten no fly zone diyerek, ihaların kontrolden çıkma ihtimalini düşünemediklerini söyleyen jüri üyeleri içermektedir. arkadaşlar muhtemelen no fly zone çizgisini star warsvari bir güç duvarı sanıyordu.

    ev sahibi gebze teknik üniversitesinin ihaların ineceği pisti genişletelim önerisinin yarışma organizatörleri tarafından reddedildiği, pistin sonunda ve yanlarında uçurum ve kayaların uçakları yardığı yarışma olmuştur. düzenlenmiş en kötü uçuş yarışması olarak anılacaktır.

    yurt dışında başarılar kazanmış türk ekiplerinin lütfederek geldiği, geldiklerine pişman edildiği yarışmadır.

    yarışmacıların geçmemesi gereken irtifa 50 metre olarak duyrulmuş ancak ufuk kamerası 15 metreye kurulmuştu. gözündeki lazer mesafe ölçerler ile mesafe tahmini yapan hakemler bazı takımları bu sebeple elemekten bile çekinmedi. adamlar cidden göz kararı takım eledi. olan gençlerin aylarca uğraşıp yaptığı ihalara oldu.

    yarışmacıların uçuş saatlerinin bir peçeteye not edildiği yarışma olmuştur.

    uçan ekiplerin uçtuğu için puan alamadığı uçuş yarışması.

    yarışmacıların geçmesi istenen direklerin ve üzerlerine yerleştirilen kameraların açılı olduğu, trigonometri konusunda antik mısırdan geride olduğumuzu ortaya koyan yarışma.

    hakemlerin ve yarışma komitesinin neye göre seçildiği bir türlü anlaşılamayan. uçuş mekaniğinin yarışmacılar tarafından yarışma komitesine öğretildiği, onun da komite tarafından öğrenilemediği yarışma.

    sunucu hakan ka hakem komitesinden daha iyi uçuş mekaniği biliyordu.

    iki görevi olan uçuş yarışmasının, prince of persiadan esinlenilmiş ilk görevinin kimse tarafından yapılamadığı, dolayısıyla ikinci göreve de sabit kanatlı ekipler tarafından geçilemeyen yarışmadır.

    fpv ve telemetri gibi birbirine interfere edebilen sistemleri toplayıp uçuş öncesi takımlara vermek veya takımlara farklı kanallar tahsis etmek seçenekleri varken bunları tercih etmeyerek takımların birbirini sabote etmesine imkan veren, yapmış olmak için yapılan, keşke yapılmasaydı dedirten yarışmadır.

    son günü itibariyle ilk üç sıraya türkiye sınırlarına girmiş ekipler konulabilmiştir. hakem heyeti için büyük başarıdır.

    muhteşem randevu sistemli uçuş testleri sayesinde kimsenin uçamadığı, uçanın da başka takımlar veya jüri tarafından sabote edildiği uçamayış yarışması.

    cuma günü puan alan sabit kanat takımının puanını cuma akşamı yaptığı toplantıda sonunda bir bahane bularak iptal eden jüri heyetinin ertesi gün kimse puan alamayınca aynı puanı utanmadan teslim ettiği yarışmadır.

    fpv sistemini açık bırakıp yemek yemeye giden takımların olduğu yarışmadır.

    fail safe sistemlerinin denetlenmediği, kimse ölmediği için şükredilen yarışma.

    hakem ve jürinin yarışma sırasında epey yüksekten uçtuğu yarışma.

    yarışma bittiğinde sabit kanat sıralamasında bir adet quadcopter vardı. hakemler ayırt edemiyordu.

    iha üzerinde bulunan elevator, rudder gibi kontrol yüzeylerine yelpaze diyen uçuş hakemlerinin olduğu yarışmadır. kimsenin puan alamamasına şaşırmamak lazım.

  • 36. ödenen bonservisin en çok hakkını veren futbolcu

    (bkz: fernando muslera)

    adama çok bir para vermedik ama 30 milyonda vermiş olsaydık hak etmiş durumda kendisi.

  • 37. 14 ekim 2016 bylock listesi ile ihraç saçmalığı

    yiyin birbirinizi, ete para vermeyin,
    sikin birbirinizi, göte para vermeyin.

  • 38. ermenilerin anadolu çomarlarından alacağı intikam

    kızılderililerin, bugün amerika birleşik devletleri ve kanada'da yaşamakta olan, topraklarını zapt etmiş işgalci halktan (ermeniler de dahil buna) intikamını almasından sonra gerçekleşecektir.

    imza: bir rum.

  • 39. volkan şen

    yanında 3 tane arkadaşı boşken kaleye vuran adam, kale boşken pas vermeye kalktı bugün. yemin ediyorum son karar konusunda bunun kadar yeteneksiz bir adam görmedim son zamanlarda.

  • 40. yazılan mesaja anında cevap yazan kız

    benim bu. strateji kasarak ilişki yürümez. küçük hesapların peşinde koşmayın, kendiniz olun. mutlu olacağınız yoksa ne yapsanız olmaz zaten.

  • 41. ben nasıl katlanmışım buna denilen şeyler

    kapattıktan sonra aspiratör sesi.

  • 42. fernando muslera

    muslera olmasaydı şöyle olurdu,muslera olmasaydı böyle olurdu diyeceğine git fabri,boyko ve tolga üçlüsüne verdiğin maaşları topla adamakıllı kaleci al ağlama. futbol denilen oyunda kaleci oyunun bir parçası ne demek amk muslera olmasaydi siz gorurdunuz gününüzü. neuer olmasaydi bayern görürdü gününü diyor mu ki acaba dortmundlular shsjsjsjs.

    biri de şenol güneş faktöründen bjk'ye gelir diyor.koctas sentetik tinerde indirime gitti sanırım pırıl pırıl kafası. adamın kariyerinde hamzaoglu dışında çöp teknik direktör yok.mancini ile çalışmış, terimle çalışmış şimdi de riekerink gibi pozitif bir insanla çalışıyor. yani riekerink'i bırakıp "pas versene yaaa allah belani versin yaa" diyen karadeniz siveli,her anı trip olan bi adamla mı calisacak? ok muslerayi görürsem söylerim: )

    edit: gelen mesajları görseniz ağlarsınız amk. fatih terim dememin sebebi senin benim nefret etmem değil sayın gerizekalı muslera'nın çalıştıkları hocalar ve kariyerlerinden dem vurdum. valla muslera'ya sorsan fatih terim şenol güneş'ten daha iyi hoca der.cvlerine bakarsak da durum öyle nefret etmek başka kariyer başka.ayrıca terim muslera'ya ne gibi kötü bir davranışı olur ve tam aksi şenol'un pozitif katkısı olur anlamak güç jsagdfjskgvf.ya bi sikitirin gidin amk tinercileri.

  • 43. hayat bazen tatlıdır

    senaristliğini gani müjde yapıyormuş. yahu adamın işi ne kolay. hayat bilgisi word dosyasını açıp "hayat bazen tatlıdır" diye kaydediyor.

  • 44. mario gomez

    bayern münih ve beşiktaşta coşmuştu. efsane oynamıştı bu iki takımda da. büyük takım topçusudur tipik. fiorentina ve wolfsburg gibi 2. kalite takımlarda ise yokları oynamıştır.

    ayrıca kitapsızdır.

  • 45. jan olde riekerink

    ligi 1. veya 5. bitirecek takimin hocasi. turkiye'deki futbol izleyicisi sunu bilir ki, galatasaray 2. olmaz beyler. o yarisa girerse sampiyon olur, giremezse rezil olur.

  • 46. sevgili edinme konusunda hiçbir şey yapmayan insan

    işitme cihazı kullanan biri olarak kızların bu sıçtığım cihazı gördükten sonraki tavırlarından farkı sezinlediğim için uzun zaman oldu uğraşmıyorum..

  • 47. tıp okuyanların genellikle çirkin olması

    mezun olduklarında işin rengi değişiyor. kıps

  • 48. yaran inci sözlük entry'leri

    başlık: 20 tl ile iphone almak

    öncellikle denedim ve %90 başarı sağladım. başlıyorum, şimdi lc waikiki, defacto gibi mağazalara gidiyoruz. orada 20 tl'miz ile 19.90 tl değerinde herhangi bir şey alıyoruz, kasaya gidip 10 kuruşumuzu alıyoruz sonra 10-15 dk sonra tekrar gelip iade edeceğimizi söylüyoruz. size iade ederken %85-90 oranında 20 tl verecektir. (bazıları manyaklık yapıp 19.90 verebiliyor) böylece 10 kuruş kar etmiş olursunuz. bunu günde 10-20 defa tekrarlarsınız 1-2 tl olur, ayda 30-60 tl, yılda ise 360-720 olur. 10 yılda ise 3600-7200 arasında değişen bir paranız olacak. yani 10 yıl sonra bir iphone 7 alabilirsiniz...

  • 49. öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler

    imparator ipek böceği (bkz: attacus edwardsii) denilen bir tür ipek böceğinin, türünü devam ettirebilmek için, kendinden çok daha gelişmiş canlılara taş çıkartan bir yol izlemesi. şöyle ki:

    bu tırtıl kelebek olmak üzere kendine bir koza örer, gizlenmek için de yaprak kullanır. fakat yeşil taze bir yaprak onun işini görmez, zira hem renk hem de biçim olarak onu gizlemekten çok uzaktır. tırtıla onu görünmez kılacak bir yaprak gerekmektedir.

    tırtıl buna şöyle bir çözüm bulur: yaprağı kökünden ısırır. ısırılan yaprak kurumaya ve içe doğru kıvrılmaya başlar. kuruyan, kıvrılan ve renk olarak da kıvama gelen kuru bir yaprak onu kusursuz bir şekilde gizleyebilir.
    şimdi diyeceksiniz ki kuruyan yaprağın sapı yaprağı dalda tutamaz, bir de üstüne tırtılın ağırlığı eklenirse yaprak düşer. haklısınız ama tırtıl onu da düşünür. ısırmadan önce yaprağı dala ipeğini kullanarak sabitler.

    sonra tırtıl başka bir şeyi fark eder. bir sürü yeşil yaprak arasındaki bir adet kuru yaprak onu avlamak için cirit atan kuşlar tarafından kesin fark edilecektir. sonra diğer kuşlar da bu bilgiye vakıf olacaklardır. yakın gelecekte kendi yaşamı, uzak gelecekte de türünün yaşamı tehdit altında kalacaktır.

    tırtıl kardeş çözümü bulur. içinde saklanmayı düşündüğü yaprağın civarındaki 5-6 yaprağı daha ağaca bağlar ve ısırır. böylece birbirine yakın 10 tane kadar boru şeklinde yaprak olur.

    böylece iki ihtimalli bir duruma ortam hazırlar:
    * kuşun biri kuru yaprakları görür, gelip birini gagalar boş, ikincisini gagalar boş. "lan boşuna yoruldum buraya kadar" deyip gider. böylece hem yapraklardan birinin içinde bulunan tırtıl yaşamına devam eder, hem de kuşta "yeşil yapraklar arasındaki kuru yapraklarda leziz tırtıllar olabilir" bilgisi oluşmayacağı için tırtıl türünün yaşamı devam edebilir.
    * kuşlardan birisi kuru yaprakları fark edip içinde tırtıl olan yaprağı gagalar ve tırtılı yer, fakat diğer yaprakları gagaladığında içlerinin boş olduğunu görür. böylece o kuşta "yeşil yapraklar arasındaki kuru yapraklarda leziz tırtıllar olabilir" bilgisi yine oluşmaz, dolayısıyla o kuşun arkadaşlarında da oluşmaz. tırtıl böylece kendini feda eder, ama türünün devamını sağlamış olur. (bkz: büyük resim)

    kaynak: dinozorların sessiz gecesi

    not: aradım taradım, bununla ilgili bir bilgi göremedim sözlükte. varsa da eğer, yine de dursun bu yazı burada, n'aapalım.

  • 50. aşırtma şut denince akla gelen ilk futbolcu

    (bkz: adrian ilie)