debe başlıkları

Ekşi Sözlük Debe Listesi

Rastgele
Hepsini aç
  • 1. 11 mart 2018 galatasaray atiker konyaspor maçı

    konya geldi, istanbul'da yatti yatti, sikildi gitti. tam bir sehirler arasi escort hizmeti. bakimli beyler eklesin.

  • 2. büyük sarı taksi eylemi

    uber candır.
    yılbaşı gecesi 25 tl lik yola 100 lira isteyen, tepki gösterince hemen diğer taksicilerin de yanımıza üşüşüp dayılandığı tiplere bu az bile.

  • 3. 11 mart 2018 yeni malatyaspor fenerbahçe maçı

    şimd maç sonunda fener kazanırsa, artık nasıl kazandığımızın bir önemi yok bu saatten sonra alınacak üç puanın önemi çok büyük gibi bir açıklama yapılacak.

    bizim sirkimizde pardon ligimizde işler şöyle yürüyor;

    açılış
    ligin ilk haftaları : takımların zaman ihtiyacı var
    ilk yarının ortası: takım oluyoruz, önümüzdeki haftalar daha iyi olacak
    ilk yarının sonu: e zaten devre arası geldi, devre arasında eksiklemizi giderip daha iyi olacağız
    ikinci yarının başı: devre arasında çok çalıştık zamana ihtiyacımız var
    ikinci yarınjn ortası ve kritik haftalar : artık nasıl oynadığımızın önemi yok, 3 puan önemli..

    e amına koduklarım biz ne zaman takır takır oynayan takımlar göreceğiz..

    biz de bu sirke digitürk bilet vs parası ödüyoruz. allah belanızı versin

  • 4. 11 mart 2018 türk uçağının iran'da düşmesi

    düşünsene milyon euroların var babanın özel jetini alıp kız arkadaşlarınla dubaiye eğlenmeye bile gidebiliyorsun 1 saniye aklına gelirmi ki senle beraber 7 kız arkadaşınının sonu olacak bu eğlence.

    oğlum hayat çok boş ya gerçekten boş. şu kadar varlığın imkanın içinde yaşanabilecek en ağır ölümü tadıyorsun..

    düşerken keşke param olmasa dubaiye gidemesem özel uçağım olmasaydı diye yalvartır insana şu hayat.

    allahtan tüm ailelere başsağlığı dilerim çok acı be çok

    edit: açıkcaso bu olaydan sonra tuvalete dahi özel jetle giden hakan&hacı sabancı'yı merak ediyorum. ulan acaba? diyebilirler.

  • 5. bıçak kemiğe dayandı müteahhitler sokağa dökülür

    90 bin tl'ye mal ettiği daireyi 400 bin tl'ye satamamanın derdine düşmüş müteahhit beyanı. ulan daire diye millete kutu gibi 2+1 bok cukurunu 300-400 bin tl arasi sattiniz. şu an 240 ay vade ile daire satışı var, sizin boklu evinizi kim napsın? beylikdüzü'nde bir dairede duşa girdim, duşun içindeyken kendi etrafımda dönmem mümkün değil emuğa goduklarım o nasıl banyo??? batmaya mahkumsunuz, beter olun, çökün.

  • 6. afrin'de mustafa kemal gibi poz veren mehmetçik

    mustafa kemal'in askerleri her yerde.
    kahramanlarımız kusursuz bir şekilde terörle mücadelelerini sürdürüp ilerleme kaydederken, bir yandan da bizleri mutlu edecek görüntüler vermeyi ihmal etmiyorlar.

    şurada bir gurup aslan parçası, "şehitler tepesi" adını verdikleri yerde, mustafa kemal'in silah arkadaşları ile birlikte trablusgarp'ta vermiş olduğu pozun aynısını canlandırmışlar;
    https://i.hizliresim.com/3ejdjr.jpg

    106 sene öncesi ve 106 sene sonrası.
    milli ruhta değişen hiçbir şey yok...

    mustafa kemaller bitmez...
    -------------------
    bitmedi durun.
    afrin'den bir sözlük yazarı arkadaşımız bir başka fotoğraf gönderdi.
    onu da gururla paylaşıyorum;
    https://i.hizliresim.com/jqbnyb.jpg

  • 7. ölmenin en kötü yanı

    toplayacağını zannederek dağınık bıraktıklarındır.

  • 8. 10 mart 2018 nusret istinye park rezaleti

    (bkz: rezal-et)

  • 9. küçük göğüslü olmak

    erken kesildiğinizi gösterir.
    göğüs tavukta olur kadındaki memedir.

  • 10. yurt basan cumhuriyet savcısı

    habere şaşırdım, haberdeki savcının sınıf arkadaşım olduğunu görünce daha çok şaşırdım. kendisi atarlı giderli bir tipti. yapmıştır kesin.

  • 11. taksici ve müteahhitlerimize sahip çıkıyoruz

    bilhassa müteahhitlere sahip çıkılması elzem kampanya.

    daha çok bina, daha çok otopark yapmalılar. hala ırzına geçilmemiş orman arazileri var.

  • 12. 97 aldığı için ağlayan öğrencinin şimdiki hali

    (bkz: son hali görenleri şaşırttı)

  • 13. hdp'nin afrin 50 gün oldu tweet'i

    çok güzel bir cevap verilmiş tweettir.

    "adama böyle sike sike düzgün türkiye haritası çizdirirler! hani bölüyordunuz? hani ütopyanız amın feryatları?"

  • 14. ekşi itiraf

    kendine yetemeyen insanlardan haz almıyorum.

    bir insan tek başına film izleyebilmeli, tek başına yürüyüşe çıkabilmeli, tek başına bir cafe de bir şeyler içebilmeli bence.

    bunu yapamayan etrafta çok insan var. kişi kendisiyle mutlu olamıyor, sürekli birilerini arıyor. öz ruhu kendisini doyuramıyor. spor yapacak tek yapamıyor, alışveriş yapacak tek yapamıyor vs uzatmak mümkün.

    başka insanlara parazit gibi tutunup zaman geçirmek - yaşamak da denilebilir buna.

    (bkz: kendine yetememek)

  • 15. şenol güneş

    "türkiye'nin en iyilerinden. fakat;duygusal zekası düşük,lider bir kişiliğe sahip biri gibi gözükmüyor,yabancı dili yok,dünya futboluna hakim değil,yaşı 65 ve trabzonspor kimliği üstüne fazlasıyla yapışmış durumda." denmiş kendisi hakkında.

    duygusal zekası düşük değil tam tersi. bunun kanıtı da kritik maçlarda hatalar yapan, saçma sapan kart gören veya oyundan çıkarken saçmalayan oyuncuları hiç bir zaman "kaybetmemesi". bunun en canlı örneği quaresma. çingeneye bu kadar sabredip, onun hırçınlıklarını yönetebilecek başka bir hoca yok dünyada. beşiktaş'ın başında şenol güneş değil de başka bir teknik direktör olsa quaresma 2015'de geldiği gibi gene giderdi sezon sonunda.

    en basit örnek aykut kocaman-ozan tufan olayı. aykut kocaman oyuncusunun mental sorununu çözemeyince kadro dışı bırakıp onu kaybetmeyi göze alırken şenol güneş tüm oyuncularını kazanmayı hedefler. son 2.5 senede tek bir beşiktaş futbolcusu bile yedek kaldığı için "isyan etmedi". buna medel ve negredo'da dahil. duygusal zekası düşük olan bir insan hepsi yıldız ve yüksek egolu 25 tane futbolcuyu bu kadar stabil bir şekilde yönetemez.

    ---

    liderlik özelliğini anlamak için de beşiktaşlı olup takımdaki futbolcuların onun hakkında yorumlarını takip etmek lazım. takımdaki tüm futbolcularla o kadar düzgün ilişkileri var ki, hepsi hem hocanın gazabından ölesiye korkuyor, hem de ona büyük saygı gösteriyorlar. beşiktaş'a geldiği günden beri tek bir futbolcu bile şenol güneş'e ne açıktan ne de örtülü isyan etmeyi bırak eleştirmeye bile cesaret edemediler. zira takımdaki her futbolcu farkında ki "şenol güneşle takışan, tartışan, isyan eden" futbolcunun bu çatışmayı kazanma şansı yok. takımdaki en yüksek egolu futbolcular bile adama büyük saygı duyuyorlar. beşiktaşlı olmayıp da adriano, pepe, gomez, medel vb gibi kendini dünya çapında kanıtlamış futbolcuların özel röportajlarda şenol güneş'i ne kadar övdüğünü ve onun yönetim yeteneğine ne kadar güvendiğini izlemeyenler bunu bilemez.

    ---

    yabancı dili olmayan şenol güneş gidip g. kore'de takım yönetip, orada efsane olmuş bir adam. beşiktaş takımında portekizli, brezilyalı, sırp, hırvat, hollandalı, kanadalı, şilili, ispanyol futbolcular var. bunların hepsiyle mükemmel bir ilişkisi var. demek ki yabancı dile o kadar da ihtiyacı yok. önemli olan "futbolun dilini" bilmek.

    ---

    65 yaş günümüzde artık yaşlı sayılmıyor. bayern'in başında 72 yaşında teknik direktör var. alex ferguson man. united'ın başından ayrıldığında 72 yaşındaydı. şenol güneş de yaşına göre oldukça sağlıklı ve formda görünüyor. onu tanıyan herkes ne kadar "işkolik" olduğundan bahsediyor. sabah en erken tesislere gelip, en geç ayrılan her zaman o. sağlıklı ve zinde olmayan bir bünyenin bu kadar çalışkan olması imkansız. bence en az 5 sene daha üst düzey çalışacak kadar sağlıklı durumda.

    ---

    ve şu devamlı öne sürülen trabzonlu kimliği. ben şahsen ergenler ve patetik seviyede negatif görüşlü taraftar haricinde kimsenin bunu kafaya taktığını sanmıyorum. hepimiz biliyoruz hocamızın 100% has bir trabzonlu olduğunu ve hem şehrinden hem de bu kimliğinden gurur duyduğunu. beni zerre rahatsız da etmiyor. tam tersi başka bir camiada başarılı olunca kendi özünü reddetme hatasına düşseydi o zaman eleştirirdim. istediği kadar bordo-mavi giyinebilir, beni ırgalamaz. önemli olan çalıştığı ve temsil ettiği camiaya hakkıyla hizmet etmesidir.

    ayrıca şenol güneş defalarca açıkça söyledi "evet ben trabzonlu ve trabzonsporluyum ama şu an beşiktaş için çalışıyorum ve bu camianın tarzını ve ruhunu da çok seviyorum" diye. belki de tarihimiz boyunca beşiktaş taraftarı olmadığı halde beşiktaş camiasının duygularını en iyi anlayan ve karakterine en uygun hoca şenol güneş.

    ---

    bence rakip takım taraftarları şenol güneş'in beşiktaş camiasında ne kadar sevilip sayıldığının seviyesini hala çözemediler. takım kazansa da kaybetse de her maçın sonunda mutlaka adına tezahürat yapılan ve tribüne çağrılan kaç tane teknik direktör gördünüz siz türk futbolunda?

    her camiada takıntılı, futbolu sadece kazanmak sanan, her kötü günde bir günah keçisi arayan, hatta takım gayet iyi giderken bile en ufak hatayı eleştirmeyi taraftarlık sanan, takımının hocasıyla bir tür karakter uyuşmazlığı yaşayan taraftar olur. fatih terim'i seven kadar sevmeyen gs taraftarı tanıyorum ben.

    bence rakip takım taraftarları şenol güneş'i kötülemek veya küçültmeye çalışarak beşiktaş taraftarı ile arasını açabileceğini sanarak gereksiz yere algı kasıyorlar. sanıyorlar ki şenol güneş'i kötüleyerek onunla taraftar arasındaki bağı koparabilecekler veya camianın onun hakkındaki pozitif görüşlerini değiştirebilecekler. bunun nedeni beşiktaş taraftarını ve beşiktaş ruhunu "anlamamaları". zaten anlayabilselerdi onlar da beşiktaşlı olurdu.

    bu insanlar şenol güneş ile beşiktaş taraftarı arasındaki duygusal bağın, ona duyulan sevgi ve saygının boyutunu anlayamadığını veya algılayamadığını çok net görebiliyorum. zira üzerinden yapılan eleştirilerin neredeyse tamamı "karakter eleştirisi". dikkat edin, hiç bir rakip taraftarı beşiktaş'a oynattığı futbolu ve takımı yönetimini eleştiremiyor. varsa yoksa "karakter eleştirisi". ben bir beşiktaşlı olarak aykut kocaman'ın futbol mentalitesi ve taktiklerini eleştirebiliyorum ama rakip taraftarlar beşiktaş futbol takımının oyun planı veya yönetimini eleştiremiyor. çünkü beşiktaş o geldiğinden beri yenildiği maçlarda bile onların takımlarından daha doğru ve düzgün bir futbol oynuyor.

    hocanın oynattığı futbolun kalitesine veya futbol felsefesine laf edecek cesareti bulamayanlar son çare olarak "karakter eleştirisi" yapmak zorunda kalıp, ottan boktan argümanlar üretmekten öteye gidemiyor. oynattığı futbola laf edemeyenler konuşma tarzını, diksiyonunu, kıyafetini vs eleştirerek kızgınlık ve kıskançlıklarını ortaya döküyorlar.

    daha önce de yazmıştım, tekrarlayayım. ben beşiktaş yönetiminde olsam hocanın önüne ömür boyu sözleşme koyardım. o emekli olmaya karar verene kadar onun futbol bilgisinden yararlanmayı planlardım. aktif çalışmayı bıraksa bile en azından barcelona'daki johan cruyff olarak bir danışman veya planlayıcı olarak camiada kalmasını sağlarım.

    bunun yanında şunu da söylemem lazım. hepimiz gayet iyi biliyoruz ki hocanın gönlünde hala bir yerlerde "trabzonspor'u tekrar şampiyon yapmak" arzusu alev alev yanıyor. bu nedenle yarın öbür gün çıkıp da "sevgili beşiktaşlılar, her şey için teşekkürler ama ben gidip tekrar trabzonspor için emek vereceğim ve hayalimi gerçekleştireceğim" derse en ufak bir şekilde gönül koymam, sinirlenmem. yaptıkları için minnetimi sunarım, gidip orada da başarılı olup hayalini gerçekleştirmesini isterim. bu onun en büyük hakkıdır. umarım bir gün gerçekleştirir.

  • 16. survivor 2018 all-star

    ünlülerin bir günde yedikleri: sabah çikolata yediler. öğlen gönülleri yenip bol etli iki tane hamburger kazandılar. akşam romanya ile oyun oynamadan önce acun reklam babında tüm yarışmacılara pal parmak yedirdi, böyle fındıklı bol enerjili bir şey. sonra romanya'yı da yendiler ve yine ödül olarak restauranta gidip bol etli yemekler,salatalar, tatlılar falan gömdüler mideye. geçen dikkatimi çekti bazı ünlüler yemekleri bile bitirmeden kalktı. özellikle tatlı düşkünü adem bile tatlısını yarım bırakıp gitti.

    bunlar gönüllülere de 12 oyundur hiç kaybetmiyor. yine ödül olarak tavuklar, hamburgerler, yoğurtlar, süt, peynir, kuru fasulye, patates, nohut, efendime söyleyeyim mercimek, un, yumurta, kızarmış etler falan fıstık... aperatif bisküvütler, çiziler, çikolata falan derken bizden daha iyi besleniyorlar.

    yemin ediyorum bugün menemenle duruyorum sadece.

    az önce de konserve balık gömdüm ekmek arası onu yedim. onlar daha sağlıklı ve düzenli besleniyor. gerçek bu... balık demişken, daha ünlülerin de balık tutup pişirdiklerini de görmedim. oltaları mı yok? yoksa umursamıyorlar mı? onu da bilmiyorum ama eskiden ilhan mansız olsun, serhat akın falan denizden çıkmazlardı. hatta suda fazla kaldığı için ilhan'ın götü parkurlarda hep geri kalırdı. kendisi yarışmayı kazanırdı ama götü halen koşardı. çok ilginç günlerdi. maymun gibi bütün gün taşla meyve kırıp palayla hindistan cevizi ayıklardı hepsi. şimdinin all-starları ise kazandığı yemekleri bitiremeyip birbirlerine ikram ediyorlar '' al kanki sen ye, al benimkini de ye'' falan diye...

    buna keza gönüllere bakıyorum herifler serum yiyerek açlığını geçiştiriyor.

    ramazan mesela bayıldı bugün. bir aydan beri hiçbir ödül kazanamadılar ama halen de ölmediler. hesabıma göre birsen ve yağmur'un çoktan ölmesi lazımdı. ramazan'ın da komaya girip cumali'nin de anıl'ı uyurken kemirmeye başlaması gerekti. ulan kemirmek dedim de, bu sene fare bile gelip bunları kemirmiyor aga. neresini kemirecekler ki? hepsi kuru götlü oldu çıktı. emre vardı mesela. deli çocuk, kertenkele yemek için ava çıkıyordu. baktılar çocuk iyice sıyırdı hemen elediler çocuğu. yer bizi de bu diye.

    özetle, çok adaletsiz bir yarışma haline geldi. bu sene gerçekten survivor'un tadı yok ama ünlülere sorsan '' kordoş nodon oylo doyon ayop amo ho'' derler.

    o da ağızları hep dolu olduğu için böyle konuşurlar. zira parkurlardan ziyade yemek yerken daha çok yorulur hale geldiler. hiç denk değil, hiç adil değil yarışma.

    yakında gönüllülerdeki ramazan her zamanki gibi sakin bir ses tonuyla; '' e artık sikeyim yarışmanızı acun abi. şeytanın bacağını da takımcana sikeyim. buradaki parkurların da takımcana amına koyim. o açtığın sepetin de takımcana amına koyim. yeter lan?'' falan derse kimse şaşırmasın. uzun bir bipp her an karşımıza çıkabilir. bekleyip göreceğiz...

  • 17. üç bardak içeceğe 8920 tl alan esnaf

    kesin yoğunluktan olmuştur zaten buna bütün kalbimizle inandık. yetkili merci olsam direkt işletmenin kapısına mührü vurup devletin şu sıkışık günlerinde astronomik bir para cezası keser hakkında nitelikli dolandırıcılıktan dava açardım.

  • 18. taksicilerin haklı olduğu gerçeği

    ben atm’den para çekerken çantamdan telefonumu alıp, koltuğun altına atanı (çantanız ağır da olsa takside bırakmayın), 50 liraların 5 lirayla karıştırıldığı zaman 5 lira verdin numarası çekeni (ne yazık ki yemiştim), ben arabadayken gazete kağıdına sarılı bira içeni, ben daha kısa mesafe gidiyorum mesai arkadaşım daha uzun ve beni almak zorunda kaldı diye hakaret edip, ileri geri konuşanı (bunu şikayet edip, ceza kestirmiştim), ben işe giderken çay bahçesine gitmeyi teklif edeni. bunlar sadece benim aklıma gelen ve denk geldiklerimden bazıları. en iyisi bilmediğim yolu uzatır, yağmurlu günde otostopçu muamelesi yapar. taksiciler haklı değil. taksiciler şark kurnazı. eğer ağladıkları hava parası, plaka kirası, yakıtı ve bilumum masraflarını çıkarmasalar üstüne de tatlı tatlı paraları kalmasa taksicilik yapmazlar. bu parayı kimden ve ne şartlarda çıkardıkları da malum. insan gibi hizmet verip, arabanıza bineni yolunacak kaz yerine koymasanız, şehrin ortasında orman kanunlarına göre davranmasanız, uber gibi en ufak risk gördüğünüzde suçlu profiline dönüşmeseniz ve serbest piyasa şartlarında insanların istediği yerden hizmet alabileceğini unutmasanız belki rekabet şansınız da olur.

  • 19. bafetimbi gomis

    siz galatasaray'da çirkef 5 oyuncu sayın melodan sonra, ben sizin hali hazırdaki kadronuzdan 11 kurayım.

    gomis efendi, ama gs'nin hali hazırdaki kadrosu düzgün karakterlerden oluşuyor.

    edit: iftirasevmeyenspor

  • 20. patronun iş görüşmesinde mezhebin ne demesi

    - mezhebin ne?
    * cv'me yazmıştım aslında ama...
    - hmm... bakayım hemen... yazmıyor birşey.
    * hayret. o kadar mesleki önem taşıyan, kritik bir bilgiyi nasıl olmuş da yazmamışım...
    - ?!'"

  • 21. atatürk'ün fransa'da çekilmiş fotoğrafı

    beynini çıkarıp yerine turp koyduğumuz takdirde motor fonksiyonları haricinde hayatında hiçbir şey değişmeyecek yürüyen bazlamaların mustafa kemal'den nefret etmelelerinin sebebi bu fotoğraftadır.

    80 milyonu tek sıra yapıp falakaya da yatırsanız, bindirilmiş kıtalarınızla ve yarım ekmeğe 50 gr kokmuş etinizle meydanlara 5 milyon kişi de toplasanız mustafa kemal'in bıyığının ucundaki kıvrım olamayacaksınız. kudurun köpekler. nahahahhahahahahha

  • 22. türkiye'yi o diktatör bozuntusundan kurtaracağız

    (bkz: inşallah canım ya)

    kılıçdaroğlu bitti artık. oy moy yok sana. işin gücün gaz almak. bizlerin umuduyla oynamak... kendimi bildim bileli chpliyim iyi partiye vereceğim artık oyumu. devlet bahçeli'den zerre farkın yok çünkü... anca gaz al. misyonun bu kadar. rolün bu kadar sistemde. karşısında gibi göründüğün sistemin en önemli ayağı sensin. seninle güçleniyorlar. çünkü hayal etmemizi, umut etmemizi istemiyorsunuz. her defasında umudumuzu kırararak sistematik olarak yılgınlığa sürüklüyorsunuz. bilinçli olarak yapıyorsunuz bunu. düş artık çocuklarımızın geleceğinden. ilk seçimde göreceksin; seçmenin her şeyin farkına vardı. seni istemiyoruz. sen bizim inandığımız partinin inandığımız lideri değilsin. anla.

  • 23. metal müzik tarihinin en iyi introları

    “metal müziğin en güzel neleri yok ki introları olmasın?...” diyerek eksikliğini hissedip oluşturduğum liste.

    bu müzik türünde intro kültürü önemli bir şey bildiğiniz gibi.* listeyi hazırlarken şarkıların "ayrı bir isme ve kimliğe" sahip olup kendinden sonraki şarkı ile bağlantılı olmasına özen gösterdim. çoğu tahmin edileceği üzere albümlerin ilk şarkıları… tabi “en iyi” diye listelememin kişisel etkisi yadsınamaz.* *

    mutlaka unuttuklarım vardır ama aklımdakilerle başlayayım:

    akustik gitarlar ile daha albümün başından gönülleri doyuran;
    annihilatorcrystal ann

    sakin sakin yükselen;
    baroness - bullhead's psalm

    bu da albümün ikinci şarkısı meselâ;
    kreatorthe patriarch *

    opeth deyince kalblerden huzur yükselir. nasıl da huşû içerisinde;
    opethpersephone

    akustik gitarla başlayıp distortiona yatay geçişiyle ciğerleri dağlayan;
    lamb of godthe passing

    senfonik, intro gibi intro. konsere de al, peşine hangi şarkıyı koyarsan koy sırıtmaz. öyle güzel;
    cradle of filth - under pregnant skies she comes alive like miss leviathan

    biraz alplere çıkıp dağ havası almak iyi gelir;
    eluveitieorigins

    sözleriyle ne anlatıyor bilmiyorum ama bir death metal albümü için gerekli olan kaotik havayı fazlasıyla sunuyor;
    at the gates - el altar del dios desconocido

    yalnızca distortion gitarlarla melodik tatlar;
    carcass1985

    "çalın davulları" diyerek yola koyulmuş erenler... melodiler çok güzel;
    exodus - a call to arms

    kimisi üflemeli çalgılarla içimizdeki uhrevi boşluğu doldurur;
    amaseffersorrow

    kimisi de ortadoğu'nun içinden seslenir;
    myrathintro

    fondaki ney sesleriyle at üstünde yol alırmış hissiyatı veriyor. ülkemizden gelsin;
    pentagram - we come from nowhere

    yine ülkemizden 1001 gece masalları ile;
    almora - 1001 nights

    bir senfonik death metal albümünün açılışı tabii ki senfonik olur;
    fleshgod apocalypse - marche royale

    solo gitarlara doyuran performansıyla harika bir albüm açılışı bence;
    megadethdialectic chaos

    kafaya taş düşüren etkiyle bir anda girip sakin melodilerle devam ediyor. melodisiyle kalp ısıtanlardan;
    misery indexurfaust

    yoğun melodik ve distortionlu gitarlar... en sevdiğim intro türleri;
    testament - for the glory of

    piyano tuşları ve geriden gelen koro vokallerle;
    trivium - the end of everything

    bu şarkı albümün ortalarında. hattâ herhangi bir şarkının introsu da değil fakat albümü dinleyince sonraki şarkı ile bağını siz kuruyorsunuz;
    ghost - devil church

    yine albümün ortalarından ninni gibi, intro gibi intro;
    lamb of god - barbarosa

    mistik havasıyla oryantal tatlar veren pek sevimli bir örnek;
    shokran - blood

    agresif bir albüm için pek güzel bir başlangıç;
    the haunted317

    her intro entsrümantal olacak diye bir kural yok tabi. güzide bir örneği;
    system of a down - soldier side / ıntro

    opeth'ten piyano tuşlarıyla rüyalara götürüp güzel şeyler hatırlatan bir eser daha;
    opeth - heritage

    birazdan manifesto okunacak. çal be kreator;
    kreatormars mantra

    gitar tonlarına kurban. yine ülkemiz sınırları içerisinden gelsin;
    pentagram - tigris

    zillere vurdukça headbang yapma isteği doğuran pek güzel rock'n roll introsu;
    the sword - the sundering

    "birazdan burada kötü şeyler yaşanacak" havası veren bir intro. gönül telini titreten melodisi ile;
    whitechapelrise

    ***

    benim aklıma bir çırpıda gelenler bunlar. belki sonra ekleme yapıp listeyi güncellerim... introları seviyoruz, kimi albümler pata küte başlasa da böyle şeyler farklı bir tat veriyor genel olarak.

    bir sonraki "metal müzik tarihinin en iyi x'leri" başlığında buluşana kadar; beni özleyin anacığım, baaay...

    edit akbayram: arkadaşlar mesaj kutum ve telefonum kilitlendi. bir şeyi açıklığa kavuşturmak isterim: burada bahsettiğim introlar tamamen "başka bir ismi olan" farklı; geneliyle kısa olan şarkılar... başlık içerisinde bir-iki örnekten başka tamamen farklı örnekler vermişsiniz. bir sürü metallica örneği görüyorum meselâ. benim bahsettiğim introlarda metallica'dan tek bir örnek bile yok...
    lütfen bu ince çizgiyi anlayıp ayıralım.

    editcan: azorahai nickli dost bu listeyi spotify'de listelemiş. kendisine tıpkı bir türkü programı konuğu gibi "emeğine, yüreğine sağlık" deyip devil horn ile selamlıyorum.
    https://open.spotify.com/…si=8un122qyqpo0qsaotdiowq

  • 24. emre belözoğlu güzel ahlak ve terbiye merkezi

    (bkz: turkiye cumhuriyeti adalet bakanligi)

  • 25. ölünce çok üzülünen oyun karakterleri

    köylü.

    (bkz: age of empires)

  • 26. sınav iyi geçti deyip 40 alan öğrenci

    cok kotu gecti deyip 95 alan ogrenciden iyidir, umit doludur, iyimserdir. digeri ise sinsidir, evet sinsi.

  • 27. türklerin en iyi olduğu konu

    metal işçiliği.
    yıllardır iç ve dış sektördeki gözlemlerime dayanarak rahatlıkla söylerim bunu.

    çok iyi bir türk kaynakçısı ile çok iyi bir alman kaynakçısı arasında fark göremezsiniz, hatta boru kaynağı gibi ince işlerde bizimkiler bariz daha iyidir. çünkü bin yıllardır atalarımızdan gelen bir metal işçiliği geleneğimiz vardır ve el melekemiz buna yatkındır. ayrıca elemanınız yapacağınız işle ilgili olarak eğitimli değilse, sadece 1-2 kez izleyerek işin nasıl yapıldığını anlar. işte bu zanaatkarlıktır.

    bizdeki eksik; türk patron kaynakçısına 3. sınıf güvenlik malzemeleri ile 2. sınıf bir kaynak makinesi alırken, alman patronun olabilecek en iyi fiyat/performans/güvenlik ürünlerini almasıdır.

    göreceğiniz üzere yine masada kaybettik. hep izreyilin oyunu bunlar. $it!

  • 28. ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı

    yazıklar olsun dedirten başlık. adamlar direk kadınlar yazsın demiş ya hiç utanma daralma yok.

    oldu olacak söyle istediğin kıyafetleri giysin gelsin. tiplere bak yarabbi.

  • 29. ali koç'u kandırıyorlar fenerbahçe'yi bölüyorlar

    bir insan temsil ettiği camianın yüzde 80-90'ı tarafından istenmeyip hala o koltukta oturmaya devam ediyorsa kesinlikle art niyetlidir. başka şeyler yaptığına inanıyorum artık. ya para cukkalama, ya başka bir şey artık neyse ne bilmiyorum. ama çok sevdiği için değil. bir fenerli olarak aziz de aynı , chp'ye oy veren olarak kk de aynı gözümde.

  • 30. ekşi sözlük logosundaki pena

    pena değildir. kanzuk'un dürümünden akan ketçap damlasıdır.

  • 31. istanbul taksicilerine boykot

    evden mecidiyeköye korsan ile 25 tl'ye gittim. gidiş 5 tl yakmamış çocukla hesapladık. taksi ile gitsem 50 tl verecektim.

    nah binerim bir daha taksiye. abi gece 2 3 e kadar istediğin yere geliriz dedi.

    yarramı yiyin taksiciler

  • 32. fakirlerin isyan edip ayaklanmama nedeni

    orta sınıftır. herkes orta sınıf mensubu olabilir, olamadıysa bu olsa olsa ya iyi bir bölümü kazanamamış olduğundan ya da kpss'ye iyi çalışmamış olduğundandır. fakirlerin çoğunun da hayalini orta sınıf süsler. zengin olmaları belki mümkün değildir ama orta sınıfa mensup olmaları hep mümkündür; ayrıca kendileri olmadı çocukları orta sınıf olabilirler pekala. orta sınıftakiler de fakirler gibi olmaktan korktukları için yerlerinden kıpırdamaz, zengin olmaya çalışmazlar. buna çabalayanların başarısızlık hikayeleri ağızdan ağızda dolanır, kalkışanları ve çabalayanları demotive eder; hevesini kırar.

    orta sınıf ve fakirlerin aralarındaki imgelem çatışması kendi hallerine şükretmeleri, memnuniyet belirtmeleriyle sonuçlanır. zenginler böylece rahat eder. çünkü o çatışma fakirlere bitmeyen bir ümit sağlar; orta sınıfa da yerinden kıpırdamayıp başka şeylere kalkışmamaları için korku verir.

  • 33. zeytin dalı harekatı

    ulan hala şu kürtler (ülkemde ki ve diğer ülkelerde ki teröre bulaşmamış kürtleri tenzih ederim) sağda solda algı kasacam diye salya sümük ağlamıyorlar mı deli oluyorum.

    ya kardeşim kıçı kırık ırak ordusu bile yılların peşmergesinin 1 haftada içinden geçti.

    siz hala ne sikime orda burda yok kanton, yok danton hayalleri kurdunuz.

    kime ve nerenize güvendiniz de türk ordusunu ve devletini karşınıza aldınız ?

    son sözüm de afrin de bizi bekleyenlere.

    yıllardır beğenmediğiniz o bayrağımızın direğini sokmaya geliyoruz.

    sakın bir yere kaçmayın.

  • 34. fatih altaylı'nın taksici esnafını haklı bulması

    uber mafyası“.

    terör saldırısı olduğunda fahiş fiyatlar isteyen, anadolu tarafında taksiye binip sabiha gökçen havalimanına gitmek isteyen turisti önce avrupa tarafında şehir turu attırıp sonra götüren adamlar uber’e mafya diyor. gece geç vakit otobüs olmadığından mecbur kalıp bindiğiniz takside (az da alkollüyken) içiniz geçip uyuyakalsanız istanbul’da mı, yoksa içinizde mi gezdirdiğini bilemeyeceğiniz adamlar silahları çekip uber sürücülerine sıkıyor, üstüne de burada utanmadan mafya diyor. yediğiniz haram lokmalar boğazınızda kalsın.

  • 35. ingilizcedeki en güzel kalıplar

  • 36. gece bu saatte ayakta olan insan topluma zarardır

    toplumun bana verdiği zararı düşünürsek.. . zaten ondan ayaktayım.

  • 37. uber

    az önce kullandığım ve efendi gibi hizmet aldığım uygulama.

    hafta sonu diye adam arkaya sakız falan alıp koymuş, hani alkol alıp da evine dönen insanlar rahat etsinler diye. yol boyu sohbet ettik. boykottan falan bahsettim. "bu yoldan değil de şuradan gidelim trafik olmasın" dediğinde, "aman kazıklanır mıyım acaba?" hissiyati bile yaşamadım. sonuçta sistemde çıkan parayı ödüyorsunuz aşağı yukarı. hatta küsüratı bile almak istemedi, ben ısrar edip verdim.

    medeniyete ayak uyduracaksınız lan barzolar. amazon da gelecek, ona da ayak uyduracaksınız. o kadar!

  • 38. show tv'nin güney kore ile aramızda açtığı kriz

    ulan ben izlemiyorum bu kanalı, sen nerden buldun da izledin bu kanalı, sayın koreli?

  • 39. okul eğitiminin %98'inin boş olması

    hiçbir zaman okulumun, eğitimime engel olmasına izin vermedim

  • 40. mesaj atan yazarın önce entry'lerini okumak

    konusmaya değecek kalitede bir yazar mı, bana bir şey katar mı, ergen mi, trol mü diye bakmaktır.

  • 41. kalp ile akıl çatışması

    her zaman kalbin kazandığı, aklın ve senin kaybettiğin çatışmadır.
    kalbin umudu ve olasılığı savunur. aklın ise her zaman seni. umut ve olasılıklar her zaman daha parlaktır.

  • 42. yunanlıların en iyi olduğu konu

    tiyatrodaki son yılımda bir hocamdan duymuştum, kimden alıntı yaptığını bilmiyorum yanlış söylüyorsam düzeltin,
    “antik yunanda insanlar iki şey için dua ederlerdi: ekmek ve tiyatro için. sadece ilki için dua etseydik hayvanlardan bir farkımız kalmazdı”

    tanım: medeniyet dostum, medeniyet.

  • 43. volkan şen

    bunu gördükçe yabancı sınırı olmasın diyorum

    iğreniyorum net

    not : tinerci

  • 44. eczanelerin muadil ilaç verme hastalığı

    doktor ile eczacının ayrı mümessillerle daha samimi olduğuna delalettir.

  • 45. abd ve avrupa'da tekrar osmanlı korkusu oluştu

    "biz 500 senedir 1453 le övünüyoruz. tamam! çok güzel, övünelim. 2053 te 600. yıldönümü kutlanacak yine 1453 le mi övünecegiz? tamam hadi 600 sene sonra da övündük. peki 700~800 yıl geçince ne yapacağız? yine mi 1453 le övünecegiz? üzerine bir şey koymayacak mı bu ülke?"

    -prof dr özgür demirtaş-

    nacizane kendi fikrimi de yazayım: türkiye cumhuriyeti osmanlının bir sonucudur yani osmanlının yaklaşık 225 sene süren kötü gidişatı türkiye cumhuriyetinin doğum sancılarıdır.
    atatürk de bir osmanlı subayıdır. 2. mahmuttan beri osmanlı zaten batılılaşma ve avrupa medeniyeti ile kucaklaşma derdindedir ki ıslahatlar bunun için yapılmıştır. yani atatürk ve cumhuriyeti yerip osmanliya özlem duymak ayna da kendine bakıp annene ya bu ne bicim tip beni niye böyle dogurdun? demek kadar sacmadir.

  • 46. tv kumanda ışığının telefon kamerasında görünmesi

    yaklaşık 15 yıl önce küçükken öğrendiğim bilgi.

    dijital kameralar yeni yeni çıkmıştı o zaman. kumandanın tuşlarına bastım ve pıt pıt pıt yanan beyaz ışınlar gördüm.

    tabii çok sonradan öğrendim ki, kumandadan gelen infrared (kızılötesi) ışınların kameraya yansımasıymış bu.

    insan gözünün görebileceği renk frekansı ne kadar düşük değil mi?

    biz şu an rgb renk spektrumunu görebiliyoruz fakat bunun gama ışını var, alpha ışını var, infraredi var, mor ötesi ışını var, röntgen ışını var, termal ışını var. var oğlu var....

    şu küçük renk spektrumumuzda bile halen daha dünyayı net gördüğümüzü sanıyoruz. fakat bu basit gözlerle gördüğümüz, evrenin aslında çok çok düşük bir yüzdesi... devede kulak...

  • 47. yemek ve temizlikte karısına yardım eden erkek

    yanlış yolda olan adamdır. çünkü yemek ve temizlik kadının görevi değildir ve sen yardımcı olarak bu yanlışı körükleme.

    ev işleri ortaktır. erkek kadına yardım etmez, kadın ve erkek birbirlerine yardım ederler. yükü tek tarafa bağlayıp erkeği yardımcı kılmak kadına yapılan haksızlıktır.
    ''kadın ev işi yapar, erkek çalışıp para getirir''gibi çağ dışı anlayışa ayak uydurup böyle anlamsız çıkarımlar yapmayın.

    edit:
    ''bu kadar da yalaka olma''
    ''kız düşüyor mu böyle birader''
    ''"kodono yordom odon orkok olmoz"
    olması gereken bir durumu dile getirdim diye bir sürü mesaj atmışsınız çoğu da eleştiriden çok direkt saldırı amaçlı ama canınız sağ olsun herkes aynı düşünecek diye bir kural yok. fikirlerimin arkasındayım.
    not: kadın deyince beyniniz sadece tek yere çalıştığı için bu tepkileriniz normal geliyor.

  • 48. uber'in büyük emek hırsızlığı

    >namuslu kibar temiz ahlaklı
    >taksiciler

    sadece birini seçebiliyoruz sanırım.

  • 49. 11 mart 2018 en basit x bilgisi rezaleti

    10/10luk rezalet. bu başlıkların tamamının üçüncü kelimeleri olan başlıklara taşınması gerek.

    örneğin:
    en basit askerlik bilgisi başlığındaki tüm entry'ler askerlik başlığına taşınabilir.

    daha iyisi silinebilir. hatta daha da iyisi tüm bu yeni gerzekler tekrar çaylak yapılabilir.

  • 50. jet sosyete (dizi)

    -şiveni de azalt.

    bize selam mı geldi diziden?*